Kamu İhale Kanunu ile Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’na değinen Ateş, tasarıyla hükümetin iki olayı birden gerçekleştirmek istiyor peki ama neden?
Birincisi, istedikleri gibi ihale kanununu değiştirerek, yandaşlarına çok rahat ve usulsüz bir şekilde ihale vermeyi amaçlamak.
İkincisi, yerel medyanın önemli gelir kaynağı olan resmi ilanların yayımlanma zorunluluğunu ortadan kaldırmaktır. Böylelikle, hedeflenen ihalelerin ilanlarının duyurularını şeffaf olmaktan çıkarmak, teslim alamadıkları hiçbir aykırı ve özgür sesin yaşamasına da olanak tanımamak.
Kısaca; hükümet, önümüzdeki dönemde ya medyayı tamamen kendi güdümüne sokacak ya da girmeyenlere yaşama şansı vermeyecektir.
AKP’nin tüm olumsuzluklarını göz ardı eden yerel medya ise şimdi sızlanıyor. Vay efendim ilan gelirlerimiz olmayacak, ayakta duramayız diye.
Bakın biz bu köşe de AKP iktidarının ülkeyi nerelere götürdüğünü yazdıkça, iyi niyetli samimi olmadıklarını, millete hizmet yerine işbirliği içinde oldukları yabancı mahfillerin güdümünde olduğunu söyledikçe, bazı kesimler niye diye soruyorlardı. Haksız eleştiri yaptığımızı düşünüyorlardı. Ama bakın görün gelinen noktaya. Bundan sonra olacakları da söyleyelim.
AKP yönetiminin, iktidar ve çıkar hırsı ile devleti çökertiliyormuş, millet çözülüyormuş umurlarında değil. Benden sonra tufan anlayışına sahip zihniyetten başka bir şey beklemeyin.
Sevgili okuyucularım siz her türlü ihtimale göre tedbirinizi alın. Alında sonradan demedi demeyin.
Emekliye yüzde 2 zam, YÖK başkanıın aracına 145 bin YTL kira..
Kamuoyuna yansıyan "bu zıkkımları kapatalım" sözleriyle gündeme gelen YÖK Başkanı, makam aracının maliyetiyle ilgili iddiaları iki ayrı soru önergesiyle Meclis gündemine taşıyan CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, "Emeklimize yüzde 2’lik zammın reva görüldüğü bir süreçte YÖK Başkanı ve diğer ilgililere tahsis edilen araçların her birisinin yıllık kira bedeli olarak 145 bin 920 YTL ödenmesini kamuoyunun bilgisine, siyasal iktidarın vicdanına sunuyorum. Bu durum ülkenin nasıl yönetildiğinin ve AKP zihniyetinin çok acı bir örneğidir" diyor. Hükümetten ses var mı yok.
Ya başbakanlık özel kalem harcamaları neyin nesi oluyor?
CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in Başbakan Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na verdiği “Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğün 2006’da 250 milyon, 2007’de ise 290 milyon YTL’yi nereye harcandı” şeklindeki soru önergesiyle ilgili tartışmalar sürüyor. Başbakan iddialar üzerine Bunun hesabını vermeye mecbur değiliz….. İstiyorlar ki biz de kendimizi Ankara’ya hapsedelim. Beyler o devirler bitti. Sorun üreten siyaset anlayışı tarihe gömüldü. İçi boş tartışmalarla Türkiye’ye zaman kaybettiren, Türkiye’nin kaynaklarını heba eden siyaset tarzı artık tarihe karıştı. Ankara’da oturarak bu işler olmuyor, diyor.
Diyor da Türkiye’nin kaynakları acaba kimlere devredildi. Acaba? Satılmadık bir şey bırakmadılar, en büyü kuruluşların patronu yabancılar, yöneticiler yabancı. 5 yıllık iktidar döneminde istihdam yaratacak katma değer yaratacak hangi devasa kuruluş ortaya koydunuz? İki tane konut yaparak açılış yaymaktan başka neyin yatırımını yaptınız?. Bin yıl öncede dönemin liderleri ev açılışı ahır açılışı yapardı.
Hizmetten bahseden Erdoğan, Konutların haraç mezat satıldığını görmezden geliyor.
Bakın ATO’nun araştırması acı gerçeği ortaya çıkarmış. Aldığı konut kredilerini ödeyemeyen vatandaşa bankalar haciz getirmiş. Tekstil ve un fabrikaları da bankaların eline geçmiş. Geri dönmeyen krediler 12 milyar YTL'ye ulaşmış.
Geri dönmeyen kredilere karşılık haciz yoluyla el koydukları gayrimenkuller nedeniyle bankaların, emlakçıya döndüğünü belirlenmiş. Sadece İş Bankası'nın satışa sunduğu gayrimenkullerin bedeli 232 milyon YTL'yi aşarken, Vakıfbank'ın satıştaki gayrimenkullerinin bedeli 160 milyon YTL'yi bulmuş. Türkiye'nin yaşadığı ekonomik sıkıntı nedeniyle vatandaş, çiftçi, sanayici ve tüccar kredi borçlarını ödeyemeyince binlerce ipotekli konut, arsa, tarla, fabrika, dükkan ve taşıt bankaların eline geçmiş.. Bankaların satışa sunduğu gayrimenkullerin listesi gün geçtikçe kabarıyormuş..
AKP’nin hizmetleri bu. Ülkede kutuplaşma artmış durumda. Siyasi kriz değil, devlet krizi var. Devletin temel kurumları ile kavgalı bir AKP iktidarı var. Ve hala ortalığı gülistan zannediyorlar.
Beş altı yerdeki kuş gribi nedeniyle milyonlarca hayvan yok edildi. Neden? Diğer insanlara bulaşmasın diye. AKP virüsünün ise kuş gribinden de kene’den de daha ölümcül olduğunu görmek gerekir. Bakın kanser hücreleri siyasi iktidarı sarmalamış durumda. Devletin ve milletin tümünü sarmaması için yapılması gereken ne? Cevabı açık değil mi, açık. Gereken neşter vurulacaktır. Aksi halde ülke sathı meali kanser hücreleri ile ölüme gider. Hiç kimse de buna seyirci kalamaz, kalmamalıdır.
Günün Sözü. Hayal dünyanla yaşayabilirsin, ama gerçeğin acısı ile karşılaştığında neden diye hayıflanma.