Kan ve petrol tüketiminde 1 numara
Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren ABD, burada üretilen petrolün de en büyük tüketicisi. Kısacası, tüm Ortadoğu ABD’ne çalışıyor.
Dünyada ham petrolün yaklaşık 3'te biri Orta Doğu'da üretilirken, toplam tüketimin yaklaşık 4'te 1'i tek başına ABD'ne ait.
2006 yılı sonu itibariyle dünya ham petrol üretimi toplam 3 milyar 914,1 milyon tonu buldu. 2006 yılında toplam üretimin yüzde 31,2'si Orta Doğu, yüzde 21,6'sı Avrupa ve Avrasya'da, yüzde 16,5'i Kuzey Amerika'da, yüzde 12,1'i Afrika'da, yüzde 9,7'si Asya ve Uzak Doğu'da, yüzde 8,3'ü Orta ve Güney Amerika'da gerçekleştirildi.
Ülke bazında bakıldığında, 3 milyar 914,1 milyon tonluk ham petrolün 514,6 milyon tonu Suudi Arabistan, 209,8 milyon tonu İran, 311,8 milyon tonu ABD, 183,1 milyon tonu Meksika, 151,3 milyon tonu Kanada, 145,1 milyon tonu Venezuela, 183,7 milyon tonu çin, 138,3 milyon tonu Birleşik Arap Emirlikleri, 133,2 milyon tonu Kuveyt tarafından üretildi.
Petrol üretimi giderek azalıyor
Bu arada 2000 yılında 352,6 milyon ton ham petrol üreten ABD, 2001 yılında 349,2 milyon ton, 2002 yılında yılında 346,9 milyon ton, 2003 yılında 338,4 milyon ton, 2004 yılında 329,8 milyon ton, 2005 yılında 313,3 milyon ton, 2006 yılında ise 311,8 milyon ton ham petrol üretti.
Petrolün 4'te 1'ini tüketiyor
ABD, dünyada toplam petrol üretiminde yaklaşık yüzde 8'lik pay (311,8 milyon ton yıllık üretim) ile ağırlıklı bir konumda bulunsa da, ürettiği petrol tüketimine yetmiyor.
2006 yılında dünyada ham petrol tüketimi toplam 3 milyar 889,8 milyon tonu bulurken, bu miktarın yüzde 24,1'ini tek başına ABD tüketti.
Söz konusu dönemde ABD 938,8 milyon ton ham petrol tüketirken, 349,8 milyon tonluk ham petrol tüketimi ile Çin ikinci sırada, 235 milyon tonluk ham petrol tüketimi ile Japonya üçüncü sırada, 128,5 milyon tonluk tüketimi ile Rusya dördüncü sırada, 123,5 milyon tonluk ham petrol tüketimi ile de Almanya beşinci sırada yer aldı.
Türkiye ise 2006 yılında 28,5 milyon ton ham petrol tüketerek, dünya toplam tüketiminden binde 7,3 pay aldı.
Dünya ham petrol rezervi ise bir trilyon 208,2 milyar varil düzeyinde bulunuyor.
Bu miktarın yüzde 61,4'ü Orta Doğu'da, yüzde 11,9'u Avrupa ve Avrasya'da, yüzde 9,7'si Afrika'da, yüzde 8,5'i Orta ve Güney Amerika'da, yüzde 4,9'u Kuzey Amerika'da, yüzde 3,35'i Asya ve Uzak doğuda bulunuyor.
Petrolü en çok kim tüketiyor?
Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD, petrol tüketiminde de ilk sırada. Çin ise, 2003 yılında Japonya'yı geçerek dünyanın en çok petrol tüketen ikinci ekonomisi oldu ve ABD'ye her geçen yıl yaklaşıyor. Çin'de yıllık petrol talebi artış ortalaması yüzde 15. Uluslararası Enerji Ajansı, dünya petrol talebinde bu yıl günlük 1.5 milyon varil artış yaşanmasını beklerken, önümüzdeki sene bu rakamın 2.2 milyon varile çıkacağını düşünüyor. 25 yıl içinde ise şimdilerde günlük 90 milyon varil olan petrol ihtiyacının 140 milyon varile yükselmesi öngörülüyor.
Yüksek petrolden kim kazanıyor, kim kaybediyor?
Yükseliş nereye kadar sürecek? Piyasa genelindeki beklenti, yükseliş trendinin bir süre daha devam edeceği yönünde. Ekonomilerdeki büyüme, Ortadoğu'daki gerginlik, üretici ülkelerde yaşanan sorunlar, düşük dolar ve spekülatif hareketler fiyatların inmesini engelliyor.
Yüksek petrol hane halklarını vururken, petrol şirketleri yaşanan yükselişten memnun. Rekor kar rakamlarına ulaşan Shell, Exxon Mobil ve BP gibi şirketler, yükselişin keyfini sürüyor. Bu şirketler yanında petrol üreticisi ülkeler de son 5 yılda dörde katlanan fiyatlardan son derece mutlu. Oluşan servet etkisi, diğer taraftan borsalar üzerinde olumlu bir etki yaratıyor. Petrolden gelen paralarla desteklenen global borsalar son yıllarda arka arka rekorlar kırıyor. Gayrimenkul ve emia piyasalarında da benzer etkiler görülüyor.
Yükselen petrol maliyeti ülkelerin ekonomik büyümeleri önünde engel oluşturuyor. Özellikle son dönemde ABD'de hız kazanan resesyon tartışmaların altında yatan en önemli nedenlerden biri de yüksek petrol fiyatları. Yükselen enerji maliyetleri hayat pahalılığını artırırken, tüketicilerin diğer alanlara ayırdığı parayı azaltıyor. Hane halkı bütçelerinde enerjinin payı artarken, diğer harcama kalemleri kısılıyor.
Ya Türkiye’de ne oluyor? Köylü, kamyon şoförü mazot fiyatları artışı sorunu yaşarken, cumhurbaşkanı yandaş şirket için kredi bulmak için çaba gösteriyor.
Ve Başbakan ne diyor? Kimse bizi millete hizmetten alıkoyamaz. Acaba kime hizmet bu? Çıkardıkları kanunlar, 5 yıllık icraat kime hizmet olarak yansıdı, dersiniz?
Günün Sözü: Yarını planlamazsan yarın geldiğinde şaşkınlık yaşarsın.