Tekstilde neler oluyor?
Zaman zaman Tekstil ve Konfeksiyon sektörü temsilcileri, firmaların zor durumda olduğunu belirterek hükümeti kendilerine destek olmaya çağırırlar...
Ses veren olur mu? Hayır. Sabah-ATV için gerekli kredi peşinde ülke yöneticileri. Onların daha başka işleri var!
Öncelikle kayıt dışına dikkat çekenler göz ardı ediliyor. Neden dersiniz?
Sorumluluklarını yerine getiren kayıt içinde olan konfeksiyon imalatçıları; merdiven altı, sokak arası diye tabir ettiğimiz, kayıt dışı olan bir başka firmanın haksız rekabeti yüzünden işinden, aşından oluyor. İşte bu haksız rekabettir. İlgilenen var mı?
Bankaların elinde oyuncak olan sektör
Tekstil ve konfeksiyon sektöründe her geçen gün eriyerek zarar gören ve kapısına kilit vurulmaya kadar gidilen işletmeler, ayakta kalabilmek adına birlikte mücadele etmeye çalışıyorlar....
Üretim, istihdam ve ihracatın sigortası olan Türk Tekstil ve Konfeksiyon sektörünün gözden çıkarılması elbette mümkün değildir. Üreticiler istihdamı sürdüreceğiz, ihracatı arttıracağız derken mum gibi kendilerini de bitiriyorlar.
Üreticilerin ekonomik paket açıklandığından bu yana, tarihin en ağır bedelini ödediğini gözlemliyoruz. Bütün raporları, teknik analizleri bir tarafa bırakalım, pek çok meslek mensubu bankaların elinde oyuncak olmuş durumda. Kiminin vergi memurlarıyla köşe kapmaca oynadığını, kiminin de borç batağı içinde hayata sıfırdan başladığını biliyoruz. Ödedikleri vergi, SSK primleri, enerji faturalarının ise nereye gittiğini merak etmeyen var mı?.
Teşvik yasası değiştirilmeli
Tekstil sektörü genel anlamda hükümetten önemli beklentileri olan bir sektör. Çünkü gelinen nokta itibariyle hükümetin desteğine ve teşvikine ihtiyaç duyuyorlar. Sektörün yarattığı istihdam ve ekonomiye katkısının sürebilmesi için hükümetin tavrı da önemli.
Ankara’daki yöneticiler; artık tekstilin İstanbul’da olamayacağını açık olarak izah ediyorlar. Teşvikli illere yönelmeyi, oralara gitmeyi öneriyorlar.
Değişen şartlardan dolayı elektriğe, doğalgaza zam yapılıyor. Buna paralel olarak da değişen şartlardan dolayı, teşvik yasasında da değişiklik yapıp, revize edip yenilemek gerekiyor.
Tekstil ve konfeksiyon sektörünün 2007 yılında üzerindeki baskılar sebebiyle çok verimli olamadığı bilinen bir gerçek.
Her ne kadar hazır giyim sektörü ihracat rakamları 23 – 24 milyar dolar olsa da aslında bundan daha da verimli olabilirdi. Tekstil fakir ülkeyi sever, gelişmiş ülkede olmaz, Türkiye olarak tekstilden çıkmamız lazım, diyenler, şunu da bilsinler ki; gelişmiş ülke olan İtalya’nın 2007 hazır giyim ihracat rakamı 45 milyar dolardır. Demek ki biz İtalya’dan daha gelişmiş durumdayız. O zaman, bu bir çelişki değil midir?
İşler bugün iş adamlarımız Mısır’a gidiyor. Peki 3 – 3.5 milyon tekstil işçisi nereye gidecek? Sosyal huzur ve adalet ne olacak? Bugün yatırımcılar Mısır’a, Suriye’ye gitmekte. Oysa benim ülkemin doğusu ve güneydoğusu da Mısır gibi. Oradaki vatandaşlarımız da Mısır düzeyinde bir gelirle yaşamaya çalışıyor.
Ülkeyi yönetenler ellerindeki yetkileri, bir silah gibi değil, bir çimento gibi yapı unsuru olarak kullanmaları gerekir. İşletmelerin önünü tıkayan uygulamalardan derhal vazgeçilmelidir.
Beklentiler nedir?
- İlk adım olarak bölgesel asgari ücret uygulamasına geçilmeli.
- Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde asgari ücret üzerindeki vergi ve primler 10 yıl süre ile kaldırılmalı.
- 10 yıl süresince enerji üzerindeki vergiler kaldırılmalı.
- İstihdam ve İhracat sağlayan sektörlerin bölgede yaptıkları yatırımlardan 10 yıl süre ile vergi alınmamalı
- Bölgedeki işletmeler , daha düşük faiz ve uzun vadeli Eximbank ihracat kredileri ile desteklenmeli.
- Özellikle İstanbul ve Kocaeli gibi kişi başı gelir düzeyi yüksek illerdeki sanayicilere , üretimlerini Doğu ve Güneydoğu bölgelerine taşıma kararı almaları durumunda ekstra taşınma teşvikler sunulmalı
- 5084 Sayılı Teşvik yasası 2 yıl süre ile tüm tekstil sektörüne uygulanmalı
- Dış gezilerde Türk tekstilini temsilen Oda, Birlik, Dernek Başkanlarını ve tekstilci iş adamlarını da yanlarında götürüp yaptıkları dış temaslarda sektörü tanıtmalı, devletin sahip çıktığı imajını vermeli.
- Yine yöneticiler, sektörün motivasyonunu yükseltici görüşler ortaya koymalı.
Günün Sözü: Yandaşa odaklanma, bugün dostunun yarının düşmanı olmayacağını bilemezsin.