Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Linkler
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
25 Nisan 2008 Cuma 10:50
  Prof. Dr. Nurullah Aydın
  
AKP Yönetiminde Türkiye Nereye Gidiyor?
Bu köşede sıkça vurguladığımız konu; küreselleşme ile entegrasyon için Türkiye'nin uygulayacağı yeni stratejisi nedir, ne olmalıdır konusudur. Oysa; Türkiye'nin yeni küreselleşme ile kalkınma stratejisi konusunda yapılan açıklamalar, içi doldurulmayan açıklamalardır...
 
Küreselleşme; kıtasal, bölgesel, yöresel ve yerel tüm iletişim ve ilişki biçimlerini değiştirmiştir. Entegrasyon ve uyum için Türkiye'nin stratejik bir bakışa ihtiyacı olduğu açıktır.
 
Öncelikle Türkiye'nin uyum sağlayabilmesi için mutlaka çok çeşitli ve ucuz mal üretmesi gerekir. Artık tek malı yığınla üretmek yerine çok çeşitli ve ucuz mal üretmek zorundayız.. Fakat stratejinin temelinde sadece çok çeşitli ve değeri yüksek mal üretmek yetersiz. Kalite değeri yüksek mal üretilmesi işte asıl sorun budur. Önümüzdeki dönemde yeni ve yaratıcı ürünler yapan ülkeler kazanacaktır. Ancak bunun için doğru gerçekçi tespitler ve çözüm önerileri ortaya konulmalıdır.
 
Türkiye dağılma ve küçülme sürecini yaşamaktadır.
“Tek bayrak, tek devlet, tek millet”  sloganı kullanılabilir. ama egemenliği Avrupa Birliği ile paylaşmayı öngören yeni arayışlar, bunun slogandan ibaret olduğunu gösterir.
 
Bir lobi şirketi vasıtasıyla Erdoğan’a New York’tan 2001 yılında gönderilen CFR memorandumunda  “Ankara, yerel yönetimlere otonomi vermek ve milli hükümetin fonksiyonlarını yerel düzeyde merkezi olmaktan çıkarmak zorundadır. Dünya, bütün hükümetlerden bunu istemektedir. Bu memoranduma göstereceğiniz ilgiden dolayı takdirlerimizi sunarız...”  deniliyordu.
 
Erdoğan,  kendisine verilen memorandumdaki dayatmaları AKP programının 35’inci sayfasındaki,  Partimiz, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartına uygun olarak, anayasal sistemimize yerel yönetim hakkının dahil edilmesini sağlayacaktır. Yerel yönetimlerin yargı yoluna gidebilme hakkı dahil ilgili tüm düzenlemeleri gerçekleştirecektir  ifadesi ile taahhüt etmişti!
 
Kurucular Kurulu kitabının 11’inci sayfasında da  “Partimiz küreselleşmenin gerektirdiği yapısal dönüşümlerin kaçınılmazlığını ve en az maliyetle gerçekleştirilmesini savunur”  denilmektedir.
 
Hemen arkasından 12’nci sayfada,  Partimiz, eğitim hizmetlerinin yerelleşmesinden ve özelleştirilmesinden yanadır  ifadeleri de aynı bakışın ürünüdür.
 
Parti programının 41’inci sayfasında, eğitimin küreselleşme odaklarının şehir devletleri planı gereği gibi, fakat aşama aşama yerelleştirileceği şu ifadelerle belirtilmektedir:
 
“Temel eğitim hizmetlerinin verilmesi, pilot uygulamalarla merkezi idarenin taşra birimlerine ve yerel yönetimlere aktarılacaktır.”
 
AKP iktidar olduktan sonra, gerek kamu yönetimi reformu, gerek ikiz yasalar, gerek Bölge Kalkınma Ajansları’nı kabul ederek, gerek, Vakıflar kanunu, gerekse Petrol kanunu’na yerel yönetimlerin pay alması kuralını yerleştirerek, Glocal diyaloglar kurarak, eyalet sisteminin ekonomik, hukuki ve siyasi alt yapısını tamamlamaya çalıştı.
 
AKP, yasası çıkmadan Türkiye Bölge İstinaf Mahkemeleri inşaatlarını da AB’nin verdiği para ile yapmaya başladı. Diyarbakır İstinaf Mahkemesi inşaatı, AB bayraklı inşaat tabelası ile sürüyor!
 
Bu, şehir devletlerine dönüş sürecinin hukuki alt yapısının tamamlanmasından başka bir şey değildir.
 
Böyle giderse, Türkiye’nin her bölgesinde bazılarının bahsettiği üçüncü bayrak da AB ve Türk bayraklarının yanına eklenecektir! Hani,  “Bavyera’da üç bayrak gördüm. Nedir diye sordum, ’AB bayrağı, Almanya bayrağı ve Bavyera bayrağı’dediler” diyordu ya tıpkı onun gibi!
 
5 yıllık iktidar döneminde biz hizmet için varız, hizmet etmemiz engelleniyor diyen AKP acaba ülkeye hangi hizmeti yaptı?
 
Yabancılara toprak alımını kolaylaştırması mı? Borsa’nin, bankaların yarıdan fazlasını yabancılara sunması mı? Yoksa tüm stratejik kuruluşları yıllık karları karşılığında  yabancılara satıp devretmesi mi? Say say bitmez.
 
Hizmet ettiği bir kesim var ki o da kendileri. Baksanıza askerlik yapamayan oğluna 2.5 milyon dolarlık gemi ve onu vereni futbol federasyonu başkanlığına getirmesi, bir diğerinin 17 yaşındaki oğluna trilyonluk şirket, bakanlarının oğullarına kolaylıklar ve yandaş iş adamlarına  medyanın devri . Halk yığınlarına ne hizmeti var acaba? Sokakta yürüyen işçilere mi, özelleştirme mağduru kesime mi, yüz binlerce üniversite mezunu gence iş alanları mı? Hangisi?  Bir bilen varsa söylese de bizde görüp inansak.
 
Günün Sözü: Eleştirilere kulak ver. Hiç bir şey olmamış gibi hareket edersen, hayal kırklığın daha büyük olur.
Bu yazı toplam 148 defa okunmuştur
Yazarın Diğer Yazıları

    » Piyasalar
$ USD
1.2290
€ Euro
1.9100
IMKB
42.498
Altın
35.78
Prof. Dr. Nurullah Aydın
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Konya ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet, gerçekten büyük hizmetler yapıyorlar
    Bilmiyorum, herhalde yapıyorlardır
    Hayır, bu yüzden Konya gerilemeye devam ediyor
    KONYA 16.05.2008
İmsak
-
3:52
Güneş
-
5:32
Öğle
-
12:53
İkindi
-
16:42
Akşam
-
20:02
Yatsı
-
21:34
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008