Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Linkler
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
24 Nisan 2008 Perşembe 09:56
  Prof. Dr. Nurullah Aydın
  
Suçlu Ayağa Kalk!
Ne büyük suçmuş bu ülkeye sahip çıkmak!
 
4 gündür ekonomik tabloyu ortaya koymamız; bazı kesimleri özellikle AKP’lileri bir hayli endişeye sevk etmiş. Olur mu canım, diyorlar. Bu kadar da eleştiri olur mu? Hiç mi iyi şeyler yapılmadı bu ülkede. Hizmetler niye göz ardı ediliyor? Evet bunları yazıyor,  yazılarımı hiç kaçırmayan bazı okuyucularım.
 
Anlıyorum ki yazılarım, İstanbul medyası tekelinde olan ciddiye alınırlık ve takip edilebilirlikte önemli mesafe almış. Ama üzüldüğüm bir soru var ki o da şu: acımasızca eleştirmeyi kim adına yapıyorsun? Evet üzüldüğüm nokta bu.
 
Bakın, birkaç kez bu köşede belirttik. Bu köşe; yansız, tarafsız, cesurca gerçeklerin meydanı olacak diye.  Ve bu ilkeye göre gerçekleri siz sevgili okuyucularımıza aktarmaya çalışıyorum. Bilgilendirme amaçlı yazılarım, sadece ülke sevdalısı olmamızdan besleniyor. Başka kaynak yok. İnanın!
 
Peki; o zaman şöyle mi demeliyim? Tamam vazgeçiyorum, bu ülkenin menfaatlerini savunmayacağım! Avrupa Birliği algılaması altında koskoca Türkiye uyutuluyor, demeyeceğim! Ülkenin kaynakları kurulan tuzaklarla başkalarının cebine aktarılıyor, demeyeceğim! Ağzımı açmayacağım! Söz veriyorum! Beni rahat bırakın! Böyle mi demeliyim!
 
Sevgili okuyucular; Kendimi biliyorum rahat duramam. Her neyse, kim ne derse desin, ne kadar eleştiri olursa olsun, ben bildiğimi yazmaya devam edeceğim. İşin en kötüsü bazen eleştiri çok yakından geliyor. Bazı  dostlar bile bana çok kızıyorlar. Ne yapalım! Kızsınlar! Amacım; gerçeklerin görülmesi ile ülkemin daha yönetilmesinden başka bir şey değil ki!
 
Sevgili okuyucular; suçumuzun Türkiye elden gidiyor demek olduğu bir ortamda Küreselleşmeye, Avrupa Birliği'ne, IMF'ye, Dünya Bankası'na neden karşı çıkıyorsun? diyenlere, aşağıdakileri bana açıklayın, ben de sizler gibi değişeyim demek istiyorum. Gerçekten bunlar yalan ve yanlış deyin, ben de rahat edeyim, sizde!
 
*******
Bakın şu gerçeklere ondan sonra hükmünüzü verin;
Türkiye 1980–2007 sonu arasında 1 trilyon 800 milyar dolardan fazla bir kaynak elde etti. Bu kaynağın 1,2 trilyon dolardan fazlası iç ve dış borçlanma ile elde edildi.
 
1980–2007 ikinci ay arasında vergiden elde edilen kaynaklar, borçlanma ile elde edilen kaynakların yarısından az olarak gerçekleşti.
 
Paranın sistem dışında toplanması ve vergi toplayamamamızın sonucu ağır oldu, yapılan borçlanma karşılığında son 27 yılda 400 milyar dolardan fazla, sadece faiz ödedik.
 
Ödediğimiz iç borç faizi, dış borç için ödediğimiz toplam faizin dört ila beş katı olarak gerçekleşti. Her dalgalanma içerideki borcu katlarken, dalgalanmalarda elinde iç borç senedi bulunduran binde 1'in altında gerçek ve tüzel kişi inanılmaz gelirler elde etti.
 
400 milyar faiz ödediğimiz dönemde sadece 80–100 milyar dolar arası değişen bir yatırım yaparken, 250 milyar dolara yakın da bir personel giderimiz oldu. Bu noktada ortaya çıkan çarpıcı veri, personel giderimiz ile yatırım yaptığımız tutarın toplamı ödediğimiz faiz kadar olamadı.
 
Yatırım harcamalarımız son 27 yılda 2,5–3 kat artarken, iç borç faiz ödemelerimiz 75'ten, dış borç faiz ödemelerimiz 19 kattan fazla arttı.
 
1999–2007 başı arasında ödediğimiz faiz haftalık 700 milyon dolar ile 1 milyar dolar arasında değişti ve 2004'te 1 milyar doları dahi geçti.
 
Dış borçların yüzde 50'sinden fazlası son beş yıl içinde alındı.
 
Son 27 yılda yatırım harcamalarının toplamı toplam borçlanmanın yüzde 10'unun bile altında kalırken, topladığımız toplam verginin yüzde 15'inin altında kaldı.
 
1999–2007 ikinci ay arasında Türkiye, 25 milyar dolara yakın bir yatırım yaparken, 85 milyar dolarlık personel harcaması yaptı. Buna karşılık aynı dönemde sadece iç borcun faizine 190 milyar dolarlık, dış borcumuzun faizine de 45 milyar dolarlık bir kaynak ayırmak zorunda kaldık. Bu faizi ödemek için 80 yıldan fazla bir sürede yaptığımız ne varsa; rafineri,
haberleşme şirketi, ağır endüstriyel yapı, banka, hepsini sattık!
 
Yukarıda sadece makro verileri aktardım. Bunlara sıcak paranın son 5 yılda bu ülkeden kâr adı altında transfer ettiklerini ve Avrupa Birliği yalanı altında özümüze sokulan nifak tohumlarını da ekleyin, sonuç gayet net!
 
Bunlara cevap verilsin, bir daha bu konularda yazı yazmayacağım!
 
Bizi izlemeye devam edin, yanılmazsınız! Fırtına öncesi sessizliğe aldanmayın!!!
 
Günün Sözü: Eleştirenin eleştirisine kulak ver belki eleştiren senin gerçek iyiliğini istiyordur.
Bu yazı toplam 550 defa okunmuştur
Yazarın Diğer Yazıları

    » Piyasalar
$ USD
1.2290
€ Euro
1.9100
IMKB
42.498
Altın
35.78
Prof. Dr. Nurullah Aydın
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Konya ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet, gerçekten büyük hizmetler yapıyorlar
    Bilmiyorum, herhalde yapıyorlardır
    Hayır, bu yüzden Konya gerilemeye devam ediyor
    KONYA 16.05.2008
İmsak
-
3:52
Güneş
-
5:32
Öğle
-
12:53
İkindi
-
16:42
Akşam
-
20:02
Yatsı
-
21:34
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008