Kadınlar ve özgürlük!
Türkiye’de türban tartışmaları yaşanırken kullanılan kavram özgürlük ve kadınlar. Tarih boyunca kadınlar dinlerin, ideolojilerin hep aracı görülmüştür. İstismar edilen kadının ezilmişliği, horlanması şiddete maruz kalması kadın hakları için mücadeleler verilmesine yol açmıştır.
Büyük mücadele verilmesine rağmen, kadınlar erkekler tarafından cinsel obje görülmesine başta reklam, vitrin açısından kullanılmalarına nedense pek ses çıkarmazlar. Okuyamayan kız çocukları için seferber olan erkekler ya da kadınlar kadın gerçeğini tek yönlü ele alınca içinden çıkılmaz sorun çözümsüzlüğe gidiyor.
Bakın başındaki türban için mücadele eden de kadın, türbanın ortaçağa giden yolun simgesi olduğunu söyleyerek hareket eden de kadın.
Biz şimdi hangi kadın, hangi haktan bahsedeceğiz?
Eğitilmiş kadının ezilmesinin önleneceği ekonomik özgürlüğün ve bilinçlenmenin onu kişilik kazandıracağını ileri sürmek kuramsal olarak doğru ancak ya uygulama.
Aldatılan kadınların feryatları, iş-meslek sahibi, ekonomik yönden iyi durumdaki kadınlar değil mi? Bir de kadınlar için özgürlük kavramından ne anlaşıldığı ya da anlaşılması gerektiği konusu var.
Bakın Irak örneği nasıl bir gerçekle karşı karşıya olduğumuzu göstermesi bakımından ilginç değil mi?
20 Mart, Irak işgalinin beşinci yıldönümüydü... Beş yılda Iraklı kadınlara Amerikalılar ne yaptı? Kadınlar ne hale geldi.
O günden sonra Iraklı kadınlar çok değişti. Artık modern giysiler içinde kadınlar kalmadı. Kısacası; ABD ve onun BOP'u, modern Iraklı kadını yok etti.
Amerikan güçleri, Irak'a daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük götürmek iddiasıyla bu ülkeye girdi. Başkan Bush böbürlenerek 'Zalim diktatör Saddam'ı devirip Irak'ı demokratikleştireceğiz, özgürleştireceğiz' demişti.
Bazı Iraklı kadınlar modern tarz giyinmeye devam ettiler. Ancak bu fazla uzun sürmedi.
Başı açık olan kadınlar da başlarını ince eşarplarla kapatmaya başladı.
İşgalin ikinci yılında Iraklı kadınlar daha çok başörtüsü takmaya başladılar. Ancak sosyal ve siyasi hayatta varlıklarını sürdürmeye çalıştılar. Birçok protesto gösterisinde boy gösterdiler.
En modern Iraklı kadın için bile 2005'te 'kapanma günleri' başladı. Artık kapanmayan kadın neredeyse kalmadı. Irak'a daha fazla özgürlük ve daha fazla demokrasi götürme iddiasıyla bu ülkeyi işgal eden ABD güçleriyle birlikte, Iraklı kadınların hayatına 'kara çarşaf' girdi.
Irak 2008. İşte Amerika'nın eseri. Irak'a yeni bir bayrak, kadınlara yeni bir 'yaşam' verdi. Artık Iraklı kadınların çoğu sadece çarşafla yetinmiyor, yüzlerini de peçeyle kapatıyor.
Bir yandan sosyal hayattan çekilmek zorunda bırakılan kadınlar, diğer yandan da ölüm ve zulümden başka bir şey yaşayamaz oldular. Irak'ta 5 yıllık Amerikan işgali sırasında kadınlar da kamplara toplandı, her türlü zulmü yaşadı. Irak'ta sevdiklerini kaybetmeyen kadın yok gibi. Ya eşlerini, ya kardeşlerini, ya çocuklarını kaybettiler. Ölen kadın sayısı ise hala bilinmiyor.
İşte Amerikan taktiği. Irak'ı demokratikleştirmek için işgal ettiler. Petrol için değil diye yemin billah ettiler. Petrolü ele geçirdiler. Iraklılara birer koli yardım verdiler. Bu kolilerde 'demokrasi' yok.
Irak'ta Amerikan yardımı işte böyle yapılıyor. Uzayıp giden kuyruklara kadınlar giriyor. Yaz kış demeden, namluların ucunda bir kilo un için bekleşiyorlar. Amerika'nın gelişiyle birlikte ölüm de kol geziyor. Bazen koca bir ailenin erkekleri topluca öldürülüyor. Geriye hayatlarında zaten siyahtan başka renk olmayan kadınlar kalıyor.
Iraklılar için bir başka utanç kaynağı da Amerikalıların her an, her yerde kadın erkek çocuk demeden üstlerini aramaları. Zalim bir diktatör olarak bilinse bile Saddam döneminde Iraklı kadınların yaşam tarzına, giyim kuşamına karışan olmamıştı.
Beş yılın sonunda ise korkunç tablo ortada: Her şey berbat olmuş. Ama en çok da kadınların hayatı değişmiş. Çünkü artık onlar eskisi gibi yaşayamıyorlar, eskisi gibi giyinemiyorlar, eskisi gibi çalışamıyorlar, sosyal hayattan tamamen silindiler. Öyle ki Uluslararası Af Örgütü'nün Iraklı kadınlar arasında yaptığı ankete göre, yüzde 70'i şimdi Saddam dönemini arıyor, ABD, Saddam'dan beter diyor.
Türkiye’deki kadınlarımız neyin mücadelesini veriyor dersiniz. AKP’li kadınlar türban kadar, acaba Müslüman Iraklı kadınların dramıyla da ilgileniyorlar mı? Ya cezaevlerindeki kadınlar! Onlarla ilgileniyorlar mı?
Günün Sözü: Kadın derken; insan gerçeği ile önce anneni, eşini, kızını, kız kardeşini düşün.