ABD'nin Rusya senaryosu
Güneydoğu olayları, Chaney’in ziyareti, Türkmenistan cumhurbaşkanın aynı anda ziyareti, AKP’nin kapatılma davası, Ergenekon olayı, gözaltılar gündemdeki konular. Herkes kırıntı bilgilerle yorumlar yapıyor, analizler yapıyor. Her kafadan ayrı bir ses çıkıyor…
Bakın Türkiye’de yaşanan olaylar; kutuplaşmaya, devlet otoritesini sarsacak tehlikeli tırmanışa geçerken, Rusya için de düşünülen senaryodan bahsedeyim.
ABD’nin düşünce kuruluşlarından Uluslararası Stratejik Araştırmalar Merkezi (CSIS)’nde hazırlanan ‘Rusya’nın alternatif geleceği’ adlı bir raporda skandal iddialara yer verildi.
Rusya demokrasinin eleştirildiği raporda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e suikast düzenleneceği ve ülkede büyük bir kaos yaşanacağı iddia edildi.
Aptallık mı, çılgınlık mı, uçukluk mu, senaryo mu, ABD yönetici elitinin bilinçaltında yatan şey mi, sahtekarlık mı bilmiyorum. Böyle bir senaryonun gerçekte hazırlandığından emin olmak da istemiyorum. Bu bir şaka olmalı demekten başka cümle kurmakta zorlanıyorum.
Aynı senaryoyu ben konuşsam birçok kesim bana tepki gösterirdi. Bu köşenin okuyucularının ise bana inançları sarsılırdı..
Ancak Putin’in tasfiye ettiği ABD/İsrail destekli sermaye grubunun önünün açılmasına işaret etmesi bazı şeyleri dikkate almayı gerektiriyor. Deli Petro’dan sonra Rusya’nın en önemli lideri kabul edilen Putin’in küresel satranç tahtasındaki ölümcül hamlelerini, yani tek kutuplu ABD hegemonyasına karşı oyun bozucu çıkışlarını düşününce neden olmasın diyorum.
İki konu.. Birincisi şu meşhur Hudson tartışması. Hani ABD’nin bu ünlü düşünce kuruluşunda toplanan Türkiye uzmanları bu ülkenin geleceğine ilişkin tartıştıkları senaryo. 22 Temmuz seçimleri öncesi Türkiye’nin önüne koydukları karanlık senaryo. Seçimleri şaşırtıcı bir şekilde AKP kazandı. Ne gariptir, korkular tersini umuda, normalleşmeye, sükunete terketti. Onlar bu ülkenin geleceğini “İstanbul’da bomba patlasa ve elli kişi ölse ne olurdu” gibi utanç verici başlıklar altında tartışmışlardı.
İkincisi ise daha fantastik! ABD Başkanı George W. Bush’un 2007’de Chicago’da suikasta kurban gidişini anlatan “Başkan’ın Ölümü” adlı film. Bush’un Chicago’da bir otelde konuşması sonrasında bina önündeki savaş karşıtı gösteride bir keskin nişancı tarafından vurulmasını işliyor. Filme göre Bush bu yıl öldürülecek! “Gerçek bir suikastı tetikleyebilir. Bush’a karşı yoğun duygular var. Film, akıllara başka şeyler sokabilir” gerekçeleriyle yoğun eleştiri almıştı. Şimdi gerçeklere dönelim:
Bakın SSCB’yi dağıtan ABD; Doğu Avrupa ülkeleri ile birlikte Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya’nın SSCB kontrolündeki ülkelere yerleşmişti. Bölgeyi kontrol altına aldım sevincini yaşarken Putin tüm planları tersyüz eden stratejik çıkış yaptı ve ABD’ye dur dedi. Bu nedenle bence gerçekten Rusya lideri öldürülmeli! ABD için, ABD ile birlikte dünyayı fethe çıkanlar için, yeryüzü imparatorluğu kurma hayaliyle yanıp tutuşanlar için ortadan kaldırılmalı.
Rusya’yı ikinci kez parçalanmaktan kurtarıp yeniden ayağa kaldırdığı, dünyanın önemli aktörü haline getirdiği için öldürülmeli! Kaynaklarını etkin biçimde kullandırdığı için, sömürülmesine izin vermediği için, Sibirya ve Hazar çevresindeki Batı projelerini sabote ettiği için öldürülmeli.
Enerji kartını ABD ve Avrupa’yı dize getirmede kullandığı için öldürülmeli. Gazprom imparatorluğu ile enerji tekeli oluşturduğu için, petrol ve doğalgaz üreten ülkelerle ittifak kurup gücüne güç kattığı için öldürülmeli.
İslam dünyası ile yakınlaştığı için, İKÖ’ye gözlemci üyelik istediği için, bölgede ABD’ye alternatif girişimlerde bulunduğu için, Güney Asya’dan Afrika derinliklerine kadar etkisini artırdığı için, Suriye’de deniz üssü kurduğu için, İran’a arka çıktığı için öldürülmeli!
Çin ile tek kutuplu dünya projesine meydan okuduğu için öldürülmeli! ABD Doları’na savaş açtığı için, enerji ticaretini dolarla yapmak istemediği için, Batı’nın hoşuna gitmeyecek ekonomik atılımlar içinde olduğu için öldürülmeli.
ABD ve İsrail destekli oligarkları, sermaye birikimini tasfiye ettiği için, İngiltere ile kriz yaşadığı için, son olarak British Counsel’ın bütün faaliyetlerini yasakladığı için, İngiliz istihbaratını ülkeyi parçalamaya çalışmakla suçladığı için, kadife devrimlerle sarsılmadığı için, “Büyük Oyun”u Akdeniz’e taşıdığı için öldürülmeli!
O bir Çar, bir demokrasi düşmanı, otoriter bir lider, Rus imparatorluğunu yeniden kurmaya çalışan biri. ABD’nin bütün oyunlarını sabote ediyor. ABD destekli kuruluşların demokrasi çalışmalarını yasaklıyor. Evet o bir demokrasi düşmanı. Ama nedense bu demokrasi sermaye ve enerji kaynaklarının kimin yöneteceğiyle çok sıkı ilişki içinde.
Görüyorsunuz değil mi? Batı merkezleri senaryo üzerine senaryo üretiyor, kendi dışındaki ülkelerde kafaları karıştırıyor. Bu yeni psikolojik savaş karşısında batı dışı ülkeler bir şey üretebiliyor mu? Tabi ki hayır. Kendin senaryo üretemiyorsan tabi ki başkalarının senaryolarını düşünür ona göre hareket edersin. Ya Türkiye! Kimlerin yönettiğine bakın, seviyeyi ve gidişi görün!
Günün Sözü: Dikkat etmez, uyanık olmazsan, kolay av olursun.