Ankara'da fırtına öncesi rüzgar var!
Bencil/egosit kişilerin dışında normal insan için yaşadıkça memnun ve mutlu olması için lazım gelen şey, kendisi için değil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmasıdır.
Günü birlik yaşayan, bana ne dünden yarından ben günümü yaşar bugünün olanaklarını kendim yakınlarım için lehe çeviririm diyenler için söylenecek söz hemen herkesin vardır elbet. Onlara çıkarcı, fırsatçı, kimliksiz deriz. Deriz de yine onlar sahip oldukları yetki, statü ve olanakları sonuna kadar kullanmalarına yeteri tepki vermez sonra da sızlanırız.
Bunların başında siyasi partiler, aydınlar gelir.
Bakın; Dünya bir krize doğru hızla ilerliyor ve 2008 Türkiye için çok zorlu bir yıl olacak gibi görünüyor. Dolayısıyla bütün enerjimizi ekonomiye yoğunlaştırmamız gerekmiyor mu? Ancak bir süredir aslında çok daha rahat bir zamanda tartışmamız gereken konuları, gündemin birinci maddesi haline getirdik.
Ayrıca Ekonomiden gelen sinyaller çok olumlu değil. Büyüme hızımız önemli ölçüde yavaşladı, enflasyon nispeten hız kazandı, genel işsizlik oranı artmaya başladı, kamu maliyesinde disiplin zedelendi, cari açık sorunu büyüyerek devam etti. Yaklaşan küresel dalgaya, maalesef bu bilançoyla giriyoruz..
Dünya başkentlerinde; dünyanın ekonomik sorunları ve olası bir küresel dalga tartışılıyor ve sorunlara sahip çıkacak Küresel lider aranıyor. İşadamları küresel ekonomik büyüme önünde toplam dokuz ana tehdidin bulunduğunu vurguluyorlar.
İşadamları, en büyük tehdidin küresel bir ekonomik krizin yönetiminde yeterli işbirliğinin ve liderliğin bulunmaması olduğunu söylerken, diğerlerini şöyle sıralıyorlar. İkinci tehdit, mevcut ekonomik krizin iyi yönetilememesi, üçüncü tehdit, küresel güven kaybının yaşanması, dördüncü tehdit ABD'deki durgunluk, beşinci tehdit ciddi bir küresel kredi sorunu, altıncı tehdit durgunluk tehdidine karşı aşırı tepki verilmesi, yedinci tehdit enerji ve emtia fiyatlarındaki yükseliş, sekizinci tehdit korumacılığın artması, dokuzuncu tehdit ise gelir adaletsizliği.
Yöneticilerimiz; ülkemizin gündemini iyi saptaması ve ona göre çözümler üretmesi gerekir. Aksi takdirde oluşacak zararı tüm milletimiz çekecektir. Gündemin doğru ve öncelikli saptaması için de sağlıklı anketlere ihtiyaç vardır.
*******
Ülkenin esas gündemi ne?
Ülkemizin ana sorunları gündemdeyken bir anda gündem değişti. Oysa halkın gündeminde neler var?
İşsizlik
Geçim sıkıntısı
Yolsuzluk - kapkaç
AB
Enflasyon
Kıbrıs
Irak
Eğitim sorunları
Demokratikleşme - insan hakları
Türban
Siyasi partilerimiz, aydınlarımız, gazetecilerimiz gündeme neyi aldı? AKP hakkındaki Hukuk muhtırası olarak görülen kapatma davasını…..
Peki ne söylüyorlar?
Kimi , başta Başbakan olmak üzere -bir ölçüde TBMM Başkanı dahil- AKP’liler, dava açan Başsavcı’ya söylenmedik laf bırakmıyorlar.. Yargıyı düpedüz baskı altına almaya çalışıyorlar. İfade ettikleri ortak gerekçe, Biz yüzde 46.7 oy aldık. Milli irade bizi iktidar yaptı. Bize karşı dava açmak, milli iradeye karşı dava açmaktır.
Kimi de; Rejime yönelmiş bir tehdit algılaması karşısında sistem kendini savunmak üzere harekete geçmiştir. İktidar partisine düşen, olayı vakarla karşılamak, adalete güvenmek ve bu suçlamaları hak etmediklerine toplumu inandıracak bir rotaya girmektir.
Seçimi yüzde 45.6 oyla kazanmış olmak yani milli iradenin bir partiyi yönetime getirmiş olması o partiye her istediğini söyleme ve yapma hakkını verir mi? diyor.
Yani Ankara’da fırtına öncesi rüzgar var!
Bu rüzgar önümüzdeki günlerde farklı yönlerden esen kuvvetli lodoslara yol açacağı, kasırgaya dönüşeceğine dair işaretler var.
Bu köşede zaman zaman yaptığımız uyarılarda bulunduğumuzu okuyucularım çok iyi bilir.
Herkesin kendini şimdiden fırtınalara ve kasırgalara hatta tsunamilere hazırlaması gerekir.
Benden söylemesi….
Bizi izlemeye devam edin.
Günün Sözü: Herkes üzerine düşen görevi yaparsa sorunlar sorun olmaktan çıkar.