Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Linkler
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
10 Mart 2008 Pazartesi 14:38
  Prof. Dr. Nurullah Aydın
  
Hatırlamak ve hatırlatmak her zaman iyidir!

Günlük operasyonlar yoksa istatistik veri mi oluyor?

Doğru olduğunu sanmıyorum ama medyada operasyon ne yerde olursa olsun haber büyütülmeli? gibi tartışmaların yapıldığı yolunda iddialar var.
 
Gerçi... Siyasi partilerin siyasi propagandadır ama tüm terör örgütlerinin yöntemi silahlı propagandadır.
 
Daha çok sayıda öldürmek, daha ünlü isimleri öldürmek, ses getirecek sabotajlar ve bombalı eylemler yapmak...
 
Böylece dikkatlerin odağı olmak... Kendilerini olduklarından daha güçlü göstermek...
 
O nedenle terörün silahlı propaganda amacına alet olmamak için medyanın bazı eylemleri spot ışıkları altına çıkarmaması bir yöntemdir.
 
Ancak... Şu aşamada bu barbarlığı medya artık görmek ya da görmemek kararı için günün toplumsal olaylarına bakmak ölçütüne başvuramaz.
 
12 Eylül 1980 darbesi öncesini hatırlıyorum!
 
O zaman Hukuk Fakültesi’nde öğrenciydim.

Ne yazık ki, o zaman da solda ve sağda çarpışan örgütlerin neden oldukları günlük can kaybı sürekli 20-30 dolaylarındaydı. Ama artık, önemli bir kişi öldürülmedikçe haberler büyütülmüyordu.

Nasıl başlıklar atılıyordu dersiniz?..

Gazete koleksiyonları herkese açık.

"Terörün dünkü bilançosu: 21 ölü" gibi başlıklar...

Sadece rakamlar değişirdi.

12 Eylül'ün ayak sesleri yaklaşırken bu terör bilançosu haberleri tek sütuna kadar inmişti.

Toplumu kan tutmuştu.

Kolektif travma yaşanıyordu.

Milyonlar organize olup meydanlara çıksalar, terörü lanetleseler... Müthiş bir kamuoyu baskısı yaratsalar, toplumdaki sinmişliği, travmayı, sessizliği, can korkusunu kıracak kolektif cesareti ortaya koysalardı belki de terör bu denli pervasız olamazdı.

Şimdi... Gene o günlerin psikolojisinin işaretleri alınmakta.

Günlük şehit sayıları artmakta...

Buna karşılık... Toplumsal refleks hâlâ suskun kalmakta.
 
Sadece şehit cenazelerinde atılan sloganlar, cenaze süresince gösterilen tepkiler etkili ve caydırıcı olamaz.

İspanya'daki tren istasyonu eylemi sonrasında milyonlar yürümüştü.

Terörü vicdanlarda mahkûm etmişti.

Terör eylemlerini utanç verici bir insanlık suçu olarak toplumun dokularına silinmez harflerle yazmıştı.

Türkiye'de de toplum teröre karşı kolektif psikolojik kalkanı oluşturmalıdır.

Hukuk zemininde, vakur, düzenli, çağdaş, insan haklarının en kutsalı olan yaşama hakkını savunan kitle gösterileri, katillere karşın tsunami dalgaları gibi yükselmelidir.

Kan kültürünü boğmalıdır.

Her şeyi güvenlik güçlerine ihale ederek kendi sorumluluğunun gereklerini yerine getirmeyen bir toplum, görevini yerine getiriyor olamaz.
 
Türkiye'de teröre karşı mücadelenin iki gerçeğine değinmek isterim.

1980'li yıllarda teröristin akıttığı kan, devletin zirvesinde olanları kahrediyordu.

Dönemin Genelkurmay Başkanı Necdet Üruğ'un "Paşam, bölgeden PKK'yı tam bitirmeden mi çıktık kuşkusunu hissediyorum" dediğini anlatmıştı.

Kendi dönemini sorgulayan bir dürüstlük ve duyarlılık yansıtıyordu bu yaklaşımı...

Oysa... Küresel terör teorilerine göre Evren de, Üruğ da kendi dönemlerine haksızlık ediyorlar. Onlar, yapılması gerekenleri güvenlik güçleri boyutunda mümkün olduğunca yaptılar.
 
12 Eylül'den çok daha öncelere, yıllar ötesine dayanan bir yanlış var.

O da Türkiye'de stratejilerin teröriste, terör örgütlerine endeksli olmasıdır.

Oysa... Daha geniş açıdan bakılması, terörizme karşı savaşım stratejileri gerekiyordu.

Terörizmi odak alan stratejiler, teröristin hayat bulduğu, yetiştiği ortamın ortadan kaldırılmasını hedefler.

Neden terör örgütleri kurulur?..

Neden henüz çocukluk yaşını yeni geride bırakmış genç bu örgütlere girer?..

Neden eline silah alır?..

Neden -kabul etsek de etmesek de- bir kısım sivilden, yerel sosyal çevreden destek alabilir?..

Yabancı kaynaklı katkılar, destekler, tahrikler, tezgâhlar nasıl önlenir?..

Ekonomik, sosyal, kültürel, demokratik, demografik, psikolojik, siyasi bir geniş açılı ve uzun sürece dayalı strateji nasıl olmalıdır?

Sinek avlamak kadar, bataklığı kurutmak ve verimli, yararlı topraklar oluşturmak da önemlidir.
 
Günün Sözü: Düşünmeden konuşma, planlamadan hareket etme, aksi halde hayal kırıklığı yaşarsın.
Bu yazı toplam 326 defa okunmuştur
Yazarın Diğer Yazıları

    » Piyasalar
$ USD
1.2290
€ Euro
1.9100
IMKB
42.498
Altın
35.78
Prof. Dr. Nurullah Aydın
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Konya ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet, gerçekten büyük hizmetler yapıyorlar
    Bilmiyorum, herhalde yapıyorlardır
    Hayır, bu yüzden Konya gerilemeye devam ediyor
    KONYA 16.05.2008
İmsak
-
3:52
Güneş
-
5:32
Öğle
-
12:53
İkindi
-
16:42
Akşam
-
20:02
Yatsı
-
21:34
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008