Günlük operasyonlar yoksa istatistik veri mi oluyor?
Ne yazık ki, o zaman da solda ve sağda çarpışan örgütlerin neden oldukları günlük can kaybı sürekli 20-30 dolaylarındaydı. Ama artık, önemli bir kişi öldürülmedikçe haberler büyütülmüyordu.
Nasıl başlıklar atılıyordu dersiniz?..
Gazete koleksiyonları herkese açık.
"Terörün dünkü bilançosu: 21 ölü" gibi başlıklar...
Sadece rakamlar değişirdi.
12 Eylül'ün ayak sesleri yaklaşırken bu terör bilançosu haberleri tek sütuna kadar inmişti.
Toplumu kan tutmuştu.
Kolektif travma yaşanıyordu.
Milyonlar organize olup meydanlara çıksalar, terörü lanetleseler... Müthiş bir kamuoyu baskısı yaratsalar, toplumdaki sinmişliği, travmayı, sessizliği, can korkusunu kıracak kolektif cesareti ortaya koysalardı belki de terör bu denli pervasız olamazdı.
Şimdi... Gene o günlerin psikolojisinin işaretleri alınmakta.
Günlük şehit sayıları artmakta...
İspanya'daki tren istasyonu eylemi sonrasında milyonlar yürümüştü.
Terörü vicdanlarda mahkûm etmişti.
Terör eylemlerini utanç verici bir insanlık suçu olarak toplumun dokularına silinmez harflerle yazmıştı.
Türkiye'de de toplum teröre karşı kolektif psikolojik kalkanı oluşturmalıdır.
Hukuk zemininde, vakur, düzenli, çağdaş, insan haklarının en kutsalı olan yaşama hakkını savunan kitle gösterileri, katillere karşın tsunami dalgaları gibi yükselmelidir.
Kan kültürünü boğmalıdır.
1980'li yıllarda teröristin akıttığı kan, devletin zirvesinde olanları kahrediyordu.
Dönemin Genelkurmay Başkanı Necdet Üruğ'un "Paşam, bölgeden PKK'yı tam bitirmeden mi çıktık kuşkusunu hissediyorum" dediğini anlatmıştı.
Kendi dönemini sorgulayan bir dürüstlük ve duyarlılık yansıtıyordu bu yaklaşımı...
O da Türkiye'de stratejilerin teröriste, terör örgütlerine endeksli olmasıdır.
Oysa... Daha geniş açıdan bakılması, terörizme karşı savaşım stratejileri gerekiyordu.
Terörizmi odak alan stratejiler, teröristin hayat bulduğu, yetiştiği ortamın ortadan kaldırılmasını hedefler.
Neden terör örgütleri kurulur?..
Neden henüz çocukluk yaşını yeni geride bırakmış genç bu örgütlere girer?..
Neden eline silah alır?..
Neden -kabul etsek de etmesek de- bir kısım sivilden, yerel sosyal çevreden destek alabilir?..
Yabancı kaynaklı katkılar, destekler, tahrikler, tezgâhlar nasıl önlenir?..
Ekonomik, sosyal, kültürel, demokratik, demografik, psikolojik, siyasi bir geniş açılı ve uzun sürece dayalı strateji nasıl olmalıdır?



