İbretlik Görüntü: Meclis'in dokunulmazlık bılançosu!
Siyasi partiler Demokratik sistemin unsurlarıdır. Bu doğru. Ama; Partiler terörle mücadele konusunda konuşur o da doğru. Netice alınmasını istiyor, kendi kararını kendisinin vermesini istiyor o da doğru. Ama bu siyasi parti denilen kurumlar ülkenin devasa hangi konusunda görüş düşünce ve proje üretiyor mu acaba. Ya da bir siyasi parti açıkça ve alenen terör örgütünü övüp tahrik edici açıklama yapıyorsa ve diğer partilerde ses çıkarmıyorsa bu doğru mu? Siyasi partilere nasıl bakacağız acaba!
Belde belediyelerinin kapatılması ve 43 yeni ilçe kurulmasına ilişkin tasarının görüşmeleri nedeniyle milletin vekilleri ağız dalaşı yapıyor. Terör örgütünün siyasi kanadı gibi hareket eden PKK konusunda herkes suskun. Seviyeyi artık siz anlayın.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, AKP’lilere; Biz tembel değiliz. Ama pavyon fedaisi, konsomatris de değiliz. Gece sabaha kadar çalıştıramazsınız. Ben pavyon fedaisi, gece kuşu değilim, Bu gayri insani çalışma şartlarına boynumuzu uzatmayacağız” diye konuşuyor.
Meclisteki seviye, hitap tarzı zabıtlar incelediğinde bütün çıplaklığıyla ortada. Yüzün kızarmaması mümkün değil. Ve bunlar ülkeyi yönetiyor!!!!
Örnekleri çok ama bakın toplumda hukuk adına kanun çıkaran, devletin karar alma yetkisi verilen milletvekilleri, hangi suçları işlemişler. Ve ne yazık ki suç işleyenler; halk için kanun çıkarıyor ve devlet yetkisini kullanıyorlar. İbretlik görüntü değil mi?
Meclis’te de halen, 67’si 22. dönemden intikal eden olmak üzere toplam 78 dokunulmazlık dosyası bulunuyor. Dokunulmazlık dosyalarının 48’i AKP, 22’si CHP, 5’i DTP ve 1’i de
MHP milletvekillerine ait.
Yasama dokunulmazlığı ile ilgili hükümler Anayasa’da ve Meclis içtüzüğünde yer almaktadır. Anayasa’nın 83’ncü maddesine göre, milletvekillerinin, ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasa’nın 14’ncü maddesindeki durumlar dışında yasama dokunulmazlığından yararlanabilmektedir.
Suçlamalar arasında ne arasan var. Özel evrakta sahtecilikten, Devlet İhale Kanunu’na muhalefete, görevi kötüye kullanmaktan, ihaleye fesat karıştırmaya, hakaretten dikkatsizlik ve tedbirsizlik neticesinde ölüme sebebiyet vermekten kasten yaralama ve hakarete kadar pek çok suçlama yer alıyor.
Başbakan Recep Erdoğan Hakkında “Görevi ihmal" ve AKP Sivas Milletvekili Mustafa Açıkalın, İstanbul Milletvekili İdris Naim Şahin ve Kırşehir Milletvekili Mikail Arslan’la birlikte “Zimmet, kamu taşıma biletlerinde kalpazanlık, resmi evrak ve kayıtlarda sahtecilik ile cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak" suçlamalarıyla 2 dosya,
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan Hakkında “213 sayılı Vergi Usul Kanununa muhalefet" suçlamasıyla 2 dosya,
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker: Hakkında “görevi kötüye kullanmak" suçlamasıyla 1 dosya,
AKP İstanbul Milletvekili Abdülkadir Aksu: Hakkında ‘Özel evrakta sahtecilik ve 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanununa muhalefet" suçlamasıyla 1 dosya, (Eski İçişleri bakanı)
AKP Amasya Milletvekili Akif Gülle: Hakkında “2886 sayılı Devlet İhale Kanununa muhalefet" suçlamasıyla 1 dosya,
AKP Adana Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat hakkında “Basın yoluyla halkı sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek açıkça tahrik etmek", “hakaret" suçlamalarıyla 2 ayrı dosya,
AKP Bursa Milletvekili Mehmet Emin Tutan ve AKP Giresun Milletvekili Ali Temür: haklarında “Özel evrakta sahtecilik" suçlamasıyla 1 dosya,
AKP Konya Milletvekili Özkan Öksüz hakkında “dolandırıcılık, özel evrakta sahtecilik, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununa muhalefet" suçlamasıyla 1 dosya,
AKP Konya Milletvekili Abdullah Çetinkaya: Hakkında “Telefonla tehdit" suçlamasıyla 1 dosya,
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal hakkında “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa muhalefet"; “Hakaret" ve “298 sayılı seçimlerin temel hükümleri ve seçmek kütükleri hakkında kanuna muhalefet" suçlamalarıyla 3 dosya,
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart: Hakkında “Avukata hakaret" ve “görevli memura hakaret ve tehdit suçlamasıyla 2 ayrı dokunulmazlık dosyası bulunuyor.
Ve bir kısmını verdiğimiz suç isnadı altındaki milletvekilleri maaşlarına zam yapıyor, çifte maaş alıyor. Dağlarda eşkıya ile mücadele eden askere ise dil uzatıyor. Acı hem de çok acı.
Normalde en alt düzeyde kamu görevi yapamayacak olanlar, özel sektörde asla yetki ve görev verilmeyecek olanlar, dokunulmazlık zırhına sahip olarak ülkeyi yönetiyor, halka uyacağı kanunlar çıkarıyor. Ve oy verenler, destekleyenler ne yazık ki kişileri sorgulamıyor, sonrada dert yanıyor. Herkesin yaptığının yanına kar kaldığı bir ülkede huzur, düzen, istikrar olur mu?
Günün Sözü; İnsanları sev ama kimi seveceğini, neden seveceğini, niçin seveceğini düşün öyle sev.