Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Linkler
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
05 Mart 2008 Çarşamba 10:29
  Prof. Dr. Nurullah Aydın
  
Ankara'da tehlikeli oyunlar!
Herkes her konuda uzman!
Devlet yönetimi, ilim ve teknoloji uzmanlaşmanın eseridir.
Herkesin her şeyi bildiği dönemler, belli alana yoğunlaşanların keşif ve icatları ile kapanmıştır. Araştırma inceleme deney ve gözlemle, akılcı düşünme yöntemi ile yüzyıllar boyunca kabul edilen değerler ve kullanılan araç ve gereçleri tamamen değiştirmiştir. Uzayın derinliklerine yol alan teknoloji. Günlük yaşantının ayrılmaz parçası cep telefonları bilgisayarlar.
 
Peki nasıl oldu bu iş? İnsanların uzmanlaşması ve sadece belirli alana yoğunlaşması ile.
Her alanda eğitim, belirli uzmanlaşmaya dayalı olarak şekillendi.
 
Toplumdaki geleneksel eğitim kalitesinin düşmesi sanattan medyaya üniversitelerden iş dünyasına kadar el yordamıyla yürüyen sisteme oluşturdu.
 
Bakın son harekat sonrası ahkam kesenler ne kadar da çok muş. Akademisyeni yorum yapıyor, siyasetçisi yorum yapıyor, gazetecisi yorum yapıyor. Yapıyor da askerlerin uzmanlık alanı olan alanda, kim neden niçin diye sorguluyor.
 
Harekat bitti tartışması sürüyor
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yaptığı ve 8 gün süren sınır ötesi harekatı sona erdi ama tartışması bitmedi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın, operasyonun bitiminde dış güçlerin etkisi olmadığını söylemesine rağmen, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli eleştirilerini sürdürüyor..
 
Devlet Bahçeli; Türk kamuoyunun geri çekilme konusunda "Salt güvenlik" nedenleriyle yapılan açıklamaları tatmin edici bulmamış. "PKK terör örgütünü gerilla statüsüne sokacak" uluslararası savaş hukukunda bu yönde karşılığı olan terim ve sıfatlara yer verildiğini öne sürmüş. Ve; bu çerçevede, komuta merkezi, muhabere ve lojistik tesisi ve mürettebatı olan uçaksavar mevzii gibi terimlerin, teröristlere savaş hukuku kapsamında savaşan taraf statüsü atfedecek nitelikte olduğunu düşünmekteyiz. Düzenli bir muharip güç için kullanılması doğal olan bu nitelendirme ve atıfların, terör örgütünün hak etmediği bir imaj ve prestij kazanmasına ve kendisine büyük bir güç vehmedilmesine hizmet edebileceğinin bu kapsamda hatırda tutulması da yerinde olacaktır, demiş..
 
Deniz Baykal ise; Ben TSK’nın o güç coğrafyada, bu kış koşullarında, en ağır koşullarda başarıyla vermekte olduğu mücadeleyi sadece 8 gün sürdürebileceğine, onun ötesine taşımaya muktedir olmadığına inanmıyorum. Kimse alınmasın. Kimse duygusallaşmasın. Kimse kızmasın. Hepimiz görevimizi yapıyoruz. Bu olayın askeri boyutu vardır, siyasi boyutu vardır. Siyasi boyutunu elbette konuşacağız. ’Sen ne hakla konuşuyorsunuz?’ Ben, TBMM’de anamuhalefet partisinin genel başkanıyım, milletin vekiliyim. Silahlı kuvvetlerimize bu görevi veren heyetin bir parçasıyım. O tezkerenin altında benim de imzam var, milletin iradesi var orada demiş.
 
Recep Erdoğan ve bakanları nerde? Sessizliği seçmiş durumdalar..
Ya Abdullah Gül! O da Talabani’yi taltif etmek için çaba içinde, onu davet ediyor.
 
Gazetelere, TV ekranlarına bakılırsa herkesin askerlik, savaş konularında  ne de çok bilgileri varmış. Herkes kendisi açısından konuştukça konuşuyor. Siz bir şey anlıyormusunuz?
 
Peki genelkurmay başkanlığı ne diyor?
1.   Türk Silahlı Kuvvetlerinin 03 Mart 2008 günü düzenlediği basın toplantısında, Genelkurmay Başkanı tarafından, Irak’ın kuzeyinde icra edilen sınır ötesi harekat hakkında basın temsilcilerine detaylı bilgiler verilmiş ve kamuoyunda tartışma konusu edilen bazı noktalara açıklık getirilmiştir.

2.   Genelkurmay Başkanı ve diğer komutanlar basın ve kamuoyu önündeki açıklamalarını, en anlaşılır ve yalın bir dille yapmışlardır.

3.   Tüm bu iyi niyet ve şeffaflığa rağmen, 04 Mart 2008 günü basın dışından Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan söylemler, ülke adına terörle mücadele eden ve şehitler veren bir kuruma haksız ve seviyesiz saldırılar olarak değerlendirilmektedir.

4.   Siyasi kişi ve kurumlarla hiçbir zaman polemiğe girmek istemeyen Türk Silahlı Kuvvetleri, 24 yıldan bu yana devam eden terörle mücadele sürecinde, ilk defa bu tür anlamsız saldırılara hedef yapılmak istenmektedir. Bu saldırılar Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele azmine, hainlerden daha fazla zarar vermektedir.

5.   Türk Silahlı Kuvvetlerinin maruz kaldığı bu tür saldırıların değerlendirilmesini, Türk Milletinin engin sağduyusuna havale ediyoruz.
 
Yerinde ve zamanında yapılan bu açıklama, ülkede pek çok ezberi bozacak gibi. Savaşın, harekatın uzmanı ve en yetkilisi genelkurmay başkanlığı. Terörle mücadele eden kurum. Askeri makamın açıklamasını tartışmakla ne elde etmek istiyorsunuz?  Dağdaki eşkiyadan farkı olmayanlar konusunda siz vekil olarak siyasi lider olarak ne yapıyorsunuz acaba? Meclisteki PKK’lıları da siz temizleyin bakalım. Sizin alanınız ya!
 
Ülke her kafadan bir sesin çıktığı arenaya döndü. Hayra alamet değil benden hatırlatması!.
 
Günün Sözü: Konuş ama bilerek konuş, aksi halde konuştukların senin gölgene dönüşür
Bu yazı toplam 414 defa okunmuştur
Yazarın Diğer Yazıları

    » Piyasalar
$ USD
1.2290
€ Euro
1.9100
IMKB
42.498
Altın
35.78
Prof. Dr. Nurullah Aydın
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Konya ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet, gerçekten büyük hizmetler yapıyorlar
    Bilmiyorum, herhalde yapıyorlardır
    Hayır, bu yüzden Konya gerilemeye devam ediyor
    KONYA 16.05.2008
İmsak
-
3:52
Güneş
-
5:32
Öğle
-
12:53
İkindi
-
16:42
Akşam
-
20:02
Yatsı
-
21:34
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008