ABD'nin Pişkinliği; Irak'ta bilim adamı katliamı!
ABD Savunma Bakanı kısa süre içinde çekil diyor. Sanki muz cumhuriyeti Türkiye. Emrin olur denileceğini bekliyorlar.
Yıllardır hayali örgüt gerekçesiyle ülke işgal edip yer altı ve yerüstü servetlerini yağmalaması yetmiyormuş gibi birde bir milyon ölü 2 milyondan fazla yaralı 3 milyon mülteci yaratmamış gibi Türkiye operasyonu bitirsin, Irak’la görüşsün diyor. Peki Saddam meşru değil miydi Afganistan’daki Taliban iktidarı iktidar değimliydi. Sen niye onlarla görüşmedin.
Irak’ta 550 bilim adamı öldürüldü!
Çabuk unutuyoruz! Yaşananlar söylenenler çabucak hafızalarımızdan silinip gidiyor! En acı insan hikayelerini bile birkaç gün içinde kanıksıyoruz. Hemen yanı başımızda bir milyonun üzerinde insanın ölümünü bile kaçımız hatırlıyor şimdi ve bu bizde ne tür hisler uyandırıyor?
En son işkencelerin dünyayı sardığı dönemde yaptıklarını açıkça itiraf etmekten çekinmeyen CIA mensubu John Kiriakou, Onlara öyle işkence yaptık ki Allah’ı gördüler şeklinde tüyler ürperten cümleleri rahatlıkla söylerken, hiçbir ciddi karşılık bulmazken, hala insan gibi yaşamaya devam edebilirken neyi sorgulayacaksınız ki! Bu ağır insanlık suçunu meşru göstermeye yönelik sözler kıyameti koparmalıydı. Koparmadı… Oysa aynı şeyler devam ediyor. Edecek de… Aynı insanlar, aynı güçler tarafından.
O zamanlar, bunları; o işkenceleri yazdığım için bazı çevrelerin şahsıma karşı başlattıkları ambargoları hala devam ediyor. Etsin, ben hatırlatmaya devam edeceğim.. Irakta yayınlanan bir gazete, CIA mensubunun itiraflarından çok daha dehşet verici bir gerçeği yeniden suratımıza çarpmıştı. Yüzlerce aydının, akademisyenin, din adamının, bilim adamının nasıl öldürüldüğünü, kaçırıldığını, yok edildiğini…
Gazeteye göre beş yüz elli civarında bilim adamı öldürüldü. Yine gazeteye göre, bu ölümlerden İsrail istihbarat servis Mossad ve ABD Savunma Bakanlığı Pentagon sorumlu. Ölümler, tıpkı işkenceler gibi, sistematik bir şekilde gerçekleşti. Bazıları nükleer fizikçi olan bu insanlar, ABD ve İsrail’le işbirliği yapmadığı için ya da aynı ülkeler için tehdit görüldüğünden öldürüldü.
350 bilim adamı ve 200 profesörün bir ülkede öldürülmesi nasıl bir travmaya neden olur? Dünyada böyle bir olay daha önce yaşanmış mıdır? Düşünebilmek bile mümkün değil. Bir aydın soykırımı yaşandı, hala devam ediyor. Dünya böyle bir vahşete nasıl oldu da seyirci kalabildi, kalıyor? Anlamak mümkün değil.
Korkunç olaya ilişkin batı medyasında yer alan bilgiler ne yazık ki Türk medyasında yer almıyor.
Bazıları fizikçi, bazıları tarihçi, bazıları hukukçu, bazıları edebiyatçı, bazıları tıpçı, bazıları sanat tarihçisi, bazıları ilahiyatçı… Onlarca insan, eğitimci, bilim adamı.. Hepsi öldürüldü, öldürülüyor! Bazıları kafasına sıkılan tek kurşunla, bazıları işkence ile. Bazıları evlerinde, bazıları fakültelerinde, bazıları sokakta, bazıları Ebu Gureyb gibi işkence merkezlerinde, bazıları ise bilinmeyen yerlerde...
Sizin isimlerini okumaktan bile sıkıldığınız bu insanlar, Iraklı akademisyenler, aydınlar, bilim adamları birer birer öldürülüyor. Sadece isimlerini yazsam bu köşeye sığmaz.
En az 250 bilim adamı bu şekilde öldürüldü. Yüzlerce bilim adamı, aydın kaçırıldı, kayboldu, akıbetleri bilinmiyor. Binlercesi ölüm korkusuyla Irak’tan kaçtı, kaçmaya çalışıyor. BM rakamlarına göre Irak yüksek eğitim kurumlarının yüzde 84’ü yakıldı, soyuldu, yıkıldı.
Bir ülkenin eğitici kuşağı yok ediliyor. Sadece işgaller, yağma ve harabeye dönüşen şehirler değil, işgal Irak’ın hafızasını, beynini de yok ediyor. Bilgiye açılan bir savaş bu. Şii-Sünni fark etmiyor, öldürülenler Irak’ın önde gelen, seçkin insanları.
İçişleri Bakanlığı’nda ve Savunma Bakanlığı’nda örgütlenen, Bazı Iraklı gruplar ile ABD, İngiliz ve İsrail istihbaratının kurup yönettiği ölüm mangaları, şu ana kadar tam 7 bin kişiyi öldürdü. Hepsi bu kadar değil. Bu, sadece Bağdat morgunun kayıtlarına geçen rakam…
Türkiye’de ya da her hangi bir ülkede birkaç aydının, bilim adamının, akademisyenin bu şekilde öldürülmesinin yol açtığı travmayı düşünün ve Irak’ta nasıl bir kaos yaşandığını tahmin edin….
İşgalden bu yana kaç yıl oldu? İşgalden itibaren hangi aydınlar, bilim adamları, toplum önderleri öldürüldü? Kim tarafından, ne amaçla ve nasıl? Öldürenlerin, ölümlere karar verenlerin bir çoğunu belki de televizyon ekranlarında, gazete sayfalarında bambaşka kimliklere sığınmış isimler olarak görüyoruz.
Söz konusu haberi okuyunca hayatını kaybedenlerin anısına bir kez daha hatırlatmak istedim. Yüzlerce kez hatırlatılsa yeterli olmayacak bir trajedi bu.
Ve Türk aydınları, bilim adamları dogmalara saplanıp kalmış, deve kuşu gibi olan bitenleri yorumlamaktan aciz saplantılarının mücadelesi içinde. Tartıştıkları konuya bakın türban/başörtüsü. Ve hala utanmadan terörle siyasi çözüme sıra geldi diyorlar, utanmadan.
Günün Sözü: Olanlara ibret gözü ile bakmayanlar, bir gün acı gerçeklerle yüz yüze gelir.