Sosyal Güvenlik mi? Güvenliksizlik mi?
Konuyla ilgili her gün bir sürü e-mail geliyor. Konu özetlenmiş, belirlenmiş. Herkesin uyarılmasını istiyorlar.
Diyorlar ki; Sosyal Güven(siz)lik Geliyor! Dikkat!!! Ama bizi çok yakından ilgilendiren konularda duyarsız kalıyoruz.. Sonuçta bu hizmetlerden bizler ve çocuklarımız yararlanacağız!!!
Şu anda mecliste bekleyen 5510 sayılı (Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) yasa tasarısı eğer yasalaşırsa pek çok hakkımızı kaybedeceğiz.
Sağlık ve sosyal güvenlik haklarımızda oluşacak kayıplardan bazıları şöyle:
Zaten kadınlar için 58, erkekler için 60 olan emeklilik yaşı hem kadınlar, hem de erkekler için 65'e çıkarılacak. (Madde 28)
Emekliliğe hak kazanabilmek için yakın zamanda 5.000'den 7.000 güne çıkarılan prim ödeme zorunluluğu 9.000 gün prime çıkacak. (Madde 27)
Emekli maaşları % 23 ila % 33 arasında düşürülecek. (Madde 29)
Yıpranma hakkı gasp edilecek
Aylık geliri 139,6 YTL'den fazla olan bütün vatandaşlar her ay 73 ila 475 YTL Genel Sağlık Sigortası primi ödemek zorunda kalacak. (Madde 88)
Sadece ayakta tedavi olununca değil; hastalık, kaza, ameliyat gibi nedenlerle hastaneye yatmak gerekince de "katılım payı" adı altında para ödenecek. (Madde 68)
"Katılım payı" gerektiğinde beş katına kadar arttırılacak. (Madde 68)
Bütün sağlık hizmetleri paralı olacak.
Sağlık hizmeti alabilmek için bu ülkenin vatandaşı olmak, üstelik vergi ödemek, dahası Genel Sağlık Sigortası primi yatırmak, hatta bir de "katılım payı" ödemek yetmeyecek. Şimdi bir de "ilâve ücret" adı altında para ödemek gerekecek. (Geçici Madde 5)
Bütün dünyada anne sütünün önemi yeniden anlaşılır ve emzirme teşvik edilirken Türkiye'de "sigortalının çocuğuna bir ay anne sütü yeter" mantığı geçerli olacak. Daha önce doğum yapan sigortalılara altı ay süreyle verilmesi öngörülen emzirme yardımı bir aya düşürülecek.
Hastalanan sigortalılara verilen iş görememezlik ödeneği % 16! azalacak. (Madde 18, 19, 80)
Emekli Bağ-Kur'lularının maaşından 10 yıl süreyle % 10 oranında Genel Sağlık Sigortası primi kesilecek. (Madde 88)
Primini ödeyemeyen vatandaşlar sağlık hizmeti alamayacak, hastane kapılarından geri dönecek. (Madde 88, 89 ,90)
Primini ödeyemeyen çiftçilerin pamuğuna buğdayına, üzümüne tütününe el konulacak. (Madde 87)
Şu anda sadece Türkiye'de değil dünyanın pek çok ülkesinde benzer politikalar uygulanmaya çalışılıyor. Devletler sosyal güvenlik ve sağlık harcamalarını azaltma çabasındalar. Fransa ve Yunanistan'da büyük grevler ve yürüyüşlerle bu yasalar engellenmeye çalışılıyor.
Şu an yasanın getirecekleri ile ilgili yeterli farkındalık yok.
Biz de bu yasayı engelleyebiliriz. Biz karşı koyarsak bu yasayı geçiremezler!
Evet böyle diyorlar. Diyorlar da duyan, dinleyen var mı yok. Zira yasayı çıkartmaya kararlı olan iktidar Avrupa Birliğine, IMF’ye verdiği sözün gereği olarak icraatta. Halk mı o anlamaz. AKP; onların yani halkın iyiliği için bu yasa çıkarılıyor iddiasındalar. Gerçekten öyle mi olacak dersiniz.
Bakın Türkiye’nin gündeminde ne var Türban.
Peki türban, insanımızı güvence altına alan bir konu mu? Bakın Dinin emri deniliyor. Doğru ama, İslam’ın kesin emri olan faiz konusunda aynı duyarlılık var mı yok. Peki biz neyi tartışıyoruz.
Günün Sözü: Herkesin bir gün güvenliğe ihtiyaç duyacağı günler gelir.