Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Linkler
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
26 Şubat 2008 Salı 13:06
  Prof. Dr. Nurullah Aydın
  
Ankara'da şehitler ve Türban karmaşası!
Türbanla ilgi anayasa değişikliğini Gül’ün imzalamasıyla üniversitelerde kaos başladı. Kimi üniversiteler serbest bırakırken kimi üniversiteler yasağı devam ettirdi.
 
Dün Ankara Kocatepe’de şehit binbaşı, yüzbaşı ve üsteğmenin cenaze töreninde ülkeyi yönetenleri bir arada görünce ve halkın öfkesini görünce, Temel’in fıkrası aklıma geldi.
 
Temel'in babası vefat eder... Cenazeye gelen bir aile dostu Temel'e sorar:

Nasıl oldu?

Cevap: 30. kattan aşağıya düştü...

Adam: Vah vah desene çok feci ölmüş...

Temel: Yok yok öyle ölmedi... Tam yere düşecekken manavın tentesine çarpıp tekrar yükseldi...

Adam: Vah Vaah! Daha şiddetli çakıldı o zaman.

Temel: Yok! Karşıdaki kasabın tenteden zıpladı bu sefer karşı binanın çatısına...

Adam: Demek çatıya çarpıp öldü.

Temel: Yok ya! Çatıdan yuvarlanıp elektrik tellerine gitti..

Adam: Deme ya! Çarpıldı o zaman...

Temel: Yok canim teller yaylandı babamı 200 metre yukarı fırlattı.

Adam: 200 metreden yere çakıldı öyle mi? Yazık...

Temel: Yok ya yine en bastaki bakkalın tenteye...

Adam: Orda mi öldü?

Temel: Yooo... Ordan da yine kasaba...

En sonunda bunalan adam Temel'e bağırarak sordu: Ulan nasıl öldü bu adam?

Temel: Baktık durmuyor.. Vurduk!
 
Evet Türk Silahlı kuvvetlerin ve vatanseverlerin yıllardan beri dilinde tüy bitti, terör bataklığı kurutulmalıdır diye. Ama herkes ya siyasi çözüm ya kültürel çözüm dedi ya da ABD ne der,  Avrupa ne der le geçiştirildi.
 
Terörün belini kırdık diyen Demirel’de, Çiller’de, Yılmaz’da, Mehmet Ağar ortalıkta görülmüyor,  Geçmiş dönemde bölgede görev yapanlar ahkam kesiyor biz şöyle yaptık böyle yaptık diye. Kahramanlıklarını dile getiren kitap yazanlar da var. Ama ortada bir gerçek var. O gerçek cenaze töreninde musalla taşında yatan şehit vatan evlatları!
 
Sorun; bir etnik kimlik sorunu mu yoksa batının Osmanlının son döneminde Balkanlarda ve Ortadoğu’da etnik ayrılıkçılığı körükleyip silahlandırıp Osmanlıdan kopartılması senaryosunun aynısı mı?
 
Bu köşe de birkaç kez yazdık.
 
Senaryo aynı. Yüzyıllar boyunca birlikte yaşamış Yunanlıları , Bulgarları, Arapları ayırdılar sadık millet Ermenileri düşman ettiler. Yetmedi şimdi ise bir bütünlük oluşturan milletin asli unsurlarını da ayırmaya çabalıyorlar.

Düne kadar lojistik destek ve silah veren ABD değil miydi?

Düne kadar istihbaratından mayınına kadar Avrupalılar vermiyor muydu, ülkelerinde  barındırmıyorlar mıydı?
 
Buna rağmen Avrupa birliği üyeliğini yani eyaletleşmeyi sayıklayanlar dünkü musalla taşından yatan yiğitlerin şehit olmalarının sebebi değiller mi?
 
Evet gün birlik günü, cumhurbaşkanıyla başbakanıyla genelkurmay başkanıyla meclisiyle, üniversiteleriyle.. Ama yıllardan beri terör örgütünün temizliğine karşı çıkanları, tezkereyi-izni geciktirerek bu kışta operasyonun yapılmasına neden olanların hatalarını göz ardı mı edeceğiz. Ya da ABD ve AB’nin niyetlerini unutacağız mı?
 
Evet temel fıkrasında olduğu gibi birliğimizi beraberliğimizi biz vurdukl. İktidara getirdiklerimizin vaatlerine inanarak, kanarak. Nasıl mı ihmalkarlığımızla, duyarsızlığımızla, işbirlikçileri Ankara’da beslemekle. Besleyen palazlandıran ABD ve AB’ne  yönelik hülyamızla. Demokrasi de demokrasi, özgürlük te özgürlük diye diye.
 
Sonuç gerçekten hazin. Yürekleri parçalayan feryadı figanlar, taş kalpleri yumuşattı mı sanmıyorum. Baksanıza  türbanla ilgili anayasa değişikliği kanununu  onaylarken yine ne diyor: özgürlüklerin genişletilmesi için gereğinin yapılması ve Avrupa Birliği üyeliği süresindeki reformların sürdürülmesi. Hatırlatmayalım mı?
 
Ben bunları yazdığımda bazı dostlar; ya hoca halkın yüzde 50’ye varan desteğine sahip iktidardaki AKP’ ye niye bu kadar yükleniyorsun diyorlar.
 
Hayır sevgili okuyucularım ben yüklenmiyorum. Ülkeyi yönetmek için seçilenlerin yanlışlıklarını, duyarsızlıklarını , ilgisizliklerini yazıyorum. Aydın, gazeteci, yazar; gerçeği hatırlatmak için eleştirir. Daha iyi bir yönetim, daha güçlü bir Türkiye için. 70 milyon insanın can, mal ve ırz güvenliğini, dağdaki koyunun hesabını düşünen yönetici olsun diyorum. Çok şey mi diyorum. O zaman haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır sözünü nasıl yorumlayacağız acaba!
 
Günün Sözü: Bana ne diyebilirsin ama unutma ki bir günde başkası senin için bana ne der.
Bu yazı toplam 384 defa okunmuştur
Yazarın Diğer Yazıları

    » Piyasalar
$ USD
1.2290
€ Euro
1.9100
IMKB
42.498
Altın
35.78
Prof. Dr. Nurullah Aydın
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Konya ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet, gerçekten büyük hizmetler yapıyorlar
    Bilmiyorum, herhalde yapıyorlardır
    Hayır, bu yüzden Konya gerilemeye devam ediyor
    KONYA 16.05.2008
İmsak
-
3:52
Güneş
-
5:32
Öğle
-
12:53
İkindi
-
16:42
Akşam
-
20:02
Yatsı
-
21:34
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008