Gül ve Erdoğan'a rağmen
Kara harekâtı binlerce askerle başladı.
TSK, Irak'taki PKK üslerine önceki akşam kara harekâtı başlattı. "Sivillerle düşmanca davranmayan yerel unsurların etkilenmemesi için hassasiyet sürdürülecek" açıklamasını yapan Genelkurmay, ABD ve Iraklı muhataplarıyla sürekli temasta olmuş. Hatta KDP lideri Barzani'den de sivillerin korunabilmesi için yardım istenmiş.
Bu arada Cumhurbaşkanı Gül, aradığı Irak Cumhurbaşkanı Talabani'yi Türkiye'ye davet ediyor. Başbakan Erdoğan, Irak Başbakanı Maliki ve ABD Başkanı Bush'u arıyor. Her düzeyde güvence veriliyor. Hedef PKK, siviller korunacak, bitince çıkacağız deniliyor. Erdoğan: Ne yapacağımızı dünyaya anlattık, hukuki hakkımızı kullanmamıza hak verdiler, diyor. Siz hiç güçlü bağımsız bir ülkenin böylesine hayati konularda böylesine açıklamalarını duydunuz mu?
Gazete manşetlerine, köşe yazılarına TV ekranlarına bakılırsa tek konu, sınır ötesi operasyon. Ülke içindeki hainler, bölücüler tedirgin. Herkes ahkam kesmeye, akıl vermeye çalışıyor.
Bu arada neler oluyor.
Türban Köşk'ten geçti. Üniversitelerde türbana serbestlik getiren Anayasa değişikliği onaylandı. Onaydan sonra üç gerekçe açıklandı Onaylandı ama Türkiye’nin bağımsızlığına yemin etmiş Abdullah Gül, Türban’la ne alakası varsa onay açıklamasında, Diğer temel hak ve hürriyetleri güçlendirecek düzenlemelere hız kazandırılması ve Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecinin gerektirdiği reformlara öncelik verilmesi de Cumhurbaşkanımızca gerekli görülmektedir, cümlesini de eklemeyi unutmuyor.
Avrupa Birliği üyelik sürecinin gerektirdiği reformlar öyle mi! Vakıflar yasası çıkarılarak dinamit koyulduğu gözardı ediliyor. Başka Tekel’in satışı, başka ne var CK 301 maddenin değiştirilmesi. Yani Osmanlıyı yıkan Avrupalılara yeniden imtiyazlar kazandırılmasının adı reformlar oluyor. Osmanlının son döneminde de bölücülük artmış, Avrupalılar reform diyordu, ekonomik alanda tavizler, kapitülasyonlar istiyordu. Osmanlı devleti ne istenilense vermesine rağmen Avrupalıları tatmin edemedi ve yıkımı hazırladı. Şimdi durum farklı mı, Hayır tarih tekerrür ediyor ama kimse vahametin farkında değil.
Göz boyayıcı dini simgelere dayalı AKP yandaşlığı ve destekçiliği, gelmekte olan tehlikenin görülmesini perdeliyor.
Bakın; dünkü medya’da neler vardı?
Operasyon başladı, Talabani'ye davet gitti
Emekli vekile korsan zam
Alevilerden 3 istek
ABD: En kısa sürede sonuçlansın
Bush, Erdoğan'ı aradı
Rusya'dan çifte standart eleştirisi
BM Genel Sekreteri kaygılı
Türkiye en kısa sürede terk etmeli
Hedefe odaklı ve sınırlı olmalı
ABD heyeti: Hedeflerimiz ortak
Harekâta büyük destek
Sivil halk operasyondan etkilenmeyecek
Yüksek yargı cezaevi filminde
DTP: Operasyon dursun
Yunan solunun türban merakı
Gül'den Castro'ya 'gönül' mesajı...
CHP: Mahkemeye başvuracağız
Üniversitelerde pazartesi kaos var
Gül kızına iş için şirket yöneticisini aradı
Altaylı'ya Köşk'ten yazılı yalanlama
Özbudun: Türkiye İran gibi olamaz
Erdoğan ne diyor: Gün, devlete, millete sadakat ve bağlılığımızı gösterme günüdür. Yapma ya! Ülkenin tüm stratejik kuruluşlarını satıp Türk Milletini ırgatlaştırma projelerine gerçekleştirirken de aynısını söyleyebiliyor musun?
Müstemleke idaresi gibi Avrupa’nın her talebine evet diyen anlayışın ülkenin geleceğini ipotek altına almasına karşı da aynı duyarlılık içinde misin?
Kuşkusuz AKP’lilerin; kardeşim ne diyorsun sen, arkamızda halk desteği var, sözünü duyar gibiyim. Evet ama o destek ne için verilmişti ve ne zamana kadar sürecek, bilen var mı?
Evet Kahraman Silahlı Kuvvetlerimizi kutluyoruz, övünüyoruz. Her türlü iç ve dış haine işbirlikçilere rağmen kararlı tutumuyla da iftihar ediyoruz.
Günün Sözü: Duyarsızlık bazen iyidir, ama geleceğini ilgilendiriyorsa dikkatli olmalısın.