Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Linkler
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
22 Şubat 2008 Cuma 10:58
  Prof. Dr. Nurullah Aydın
  
Ekonomi iyi yolda öyle mi?
Bakın bazı şirketlerin alacağı birkaç bin kişi nedeniyle ülkemizde iyi gelişmelerde oluyor,  global dalgalanmalardan etkilenmiyoruz yorumları yapılıyor. Başbakan, bakanlar öyle diyor!
 
Özelleştirmelerle yabancıların eline geçen şirketlerden atılarak işsiz bırakılan yüz binlerce insanın yanında alınan birkaç bin kişinin esamesi okunur mu?
 
Türkiye servetinin çoğunluğu 22 bin kişinin elindeymiş. O 22 bin kişi değil bazılarının on ayrı bankada yüzlerce hesabı var o nedenle 22 bin kişi lafına da aldanmamak gerekir.
 
Bakın; Türkiye türban ile oyalanır ve yurtsever kesimler miting savaşları yaparken, ülkemizin hali pür melali aşağıdadır. Bunlar biz vatandaşların katlanmak zorunda olduğu ve şimdilerde türbanın örttüğü gerçeklerdir. Sizler bu gerçeklere daha başka acı gerçekleri de ekleyebilirsiniz.
 
Çalışma Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de her yıl 80 bin iş kazası meydana geliyor. Bu kazaların 1 600'ü ise ölümle sonuçlanıyor. Her gün 4 çalışan iş kazası ve meslek hastalığından dolayı hayatını kaybediyor...
 
İşçi sigortaları uygulamasının başladığı 1946'dan bu yana, 60 yıl içinde 54.800 işçi iş cinayetlerine kurban giderken, 145 bin işçi bir daha çalışamayacak derecede sakat kalmıştır.
 
Rantiyeye, silah, ilaç, enerji tüccarlarına ve müteahhitlere bütçeden 68 milyar YTL ödendi. 2007 Bütçesinin yüzde 19,5'u maaşlara giderken faizler 49 milyar YTL ile yüzde 24,5 pay aldı. Devletin mal ve hizmet alımında silah-mühimmat, ilaç, sağlık ekipmanı ve enerji alımları 11 milyar YTL'yi bulurken müteahhitlere ve danışmanlara da 8,2 milyar YTL ödendi.
 
Öğretmenlerin;  Yüzde 48'i ek iş yapıyor. Yüzde 57'si kirada oturuyor. Yüzde 82'si bankaya borçlu yaşıyor. Yüzde 34'ü tüketici kredisi, yüzde 29'u otomobil kredisi, yüzde 14'ü konut kredisi borçlusu.. Yüzde 49'u "yeni bir takım elbise alırken çok zorlanıyorum" diyor. Yüzde 36'sı maaşlarından her ay ancak 25 ytl sosyal yaşamda gelişme ve etkinlik için ayırabiliyor.
 
Okulların; Yüzde 46'sının bahçesi dar. Yüzde 49'u kalabalık. Yüzde 52'si derslik sıkıntısı içinde. Yüzde 50'sinin sıra-masa-tahta türü donanım eksikliği var. Yüzde 65'inin ders aracı yok. Yüzde 66'sının tuvaleti bakımsız  İlk öğretimde 117, liselerde 145 öğrenci okulda tek tuvalet kullanıyor!  Her dört okuldan 3'ü (yani okulların yüzde 74'ü) dönem başlarında veli ve öğrencilerden toplanan harçlık, katkı payı türü yardımlarla ayakta duruyor. Derslik başına ilköğretimde 60, liselerde 53 öğrenci düşüyor. Müzik odası yok. Dil laboratuarı da yok.
 
İlköğretim ve liseler dahil 600 bin öğretmen var, ancak bunların 100 bini ücretli ve vekil öğretmen olarak çalıştırılıyor. Ülkenin doğusunda, batısında, güneyinde, kuzeyinde yaşları 22-25 yaş arasında genç öğretmenler sözleşmeli olarak ayda 280 YTL ücretle çalışıyor. Sözleşmeli olmayanların aylığı ise 800 ile 900 YTL arasında... Yılda yaklaşık 7 bin 500 dolar ediyor.  Avrupa ülkelerinde ise öğretmenler yılda ortalama 30 ila 40 bin dolar maaşla çalışıyor. Okullarda öğretmen açığı var.  200 bin öğretmen ise İŞSİZ.
 
Bankalarda Türk vatandaşlarına ait 72 milyon 675 bin hesap var.  Bu hesaplarda toplam 333,5 milyar YTL bulunuyor. Bu tutarın yüzde 38,7'sini oluşturan 128,9 milyar YTL'lik bölümü, 1 milyon YTL'nin üzerinde para bulunan 18 bin 734 hesapta tutuluyor. Diğer bir ifadeyle mevduatın yüzde 38,7'si toplam hesapların binde 3'ü tarafından kontrol ediliyor. İMKB'de payı yüzde 27,6 düzeyinde bulunan Türk yatırımcıların portföyünün değeri 31,1 milyar YTL düzeyinde bulunuyor. Borsa'daki hisselerin yüzde 72,4'ünü ise 6 bin 686'yı bulan yabancı yatırımcı tarafından kontrol ediliyor. 1 milyon YTL'nin üzerinde bir portföy yöneten 1912 yabancı yatırımcının toplam 81,3 milyar YTL'lik dev bir hisse senedi varlığı bulunuyor. Söz konusu tutar İMKB'deki hisse senetlerinin yüzde 72,1'ini oluşturuyor.
 
Dört Kişilik bir Ailenin açlık sınırı 694 YTL... Yoksulluk sınırı 2 261 YTL...
 
2000-2007 döneminde bütçeden borç ödemeleri için yapılan harcama karşılığı, Türkiye'de bir banka hesabında tutulmuş olsaydı; bu yedi yıllık dönemin sonunda 1 Trilyon 265 Milyar YTL'ye ulaşacaktı. Yedi yıllık bir dönemde gerçekleşen bu harcama;  2007 yılı tahmini milli hasılanın 2 katıdır.  2007 yılı toplam bütçe harcamalarının 6 katıdır.  Bu harcama, ülke içinde mal ve hizmet üretimi için kullanılsa: 20 milyon kişiye, 9 yıl süreyle asgari ücret düzeyinde gelir sağlanabilir. 150 yataklı ve tam teşekküllü 29 bin sağlık kuruluşu yapılabilir. 24 derslikli, spor salonu ve laboratuarları olan 290 bin okul yapılabilir. 78 TÜRKTELEKOM ve 124 TÜPRAŞ alınabilir.   6 milyon 700 bin kişi için istihdam yaratacak yatırım yapılabilir.
 
Tekel ve Halk Bankası da satılacakmış. Ha sahi geriye satılmayan ne kaldı? Galiba umutlar!
 
Günün Sözü: Yalan söylemek maharet istemez, ama dürüst olmak maharet ister.
Bu yazı toplam 326 defa okunmuştur
Yazarın Diğer Yazıları

    » Piyasalar
$ USD
1.2290
€ Euro
1.9100
IMKB
42.498
Altın
35.78
Prof. Dr. Nurullah Aydın
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Konya ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet, gerçekten büyük hizmetler yapıyorlar
    Bilmiyorum, herhalde yapıyorlardır
    Hayır, bu yüzden Konya gerilemeye devam ediyor
    KONYA 16.05.2008
İmsak
-
3:52
Güneş
-
5:32
Öğle
-
12:53
İkindi
-
16:42
Akşam
-
20:02
Yatsı
-
21:34
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008