Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Linkler
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
29 Nisan 2008 Salı 11:26
  Mahmut Toptaş
  Milli Gazete
Cahilliğimiz elden gider diye korkmayın

Enbiya suresi on iki tane peygamberin hayatından az ve öz bölümler nakleder. Hiçbir peygamberin doğum yeri, tarihi, baba adı, ana adı verilmez. Peygamberlere karşı direnenlerin kimlik bilgileri de verilmez. Çünkü asıl anlatılmak istenen tarihi olaylar değil, tarihi olaylara yön veren iman ve çarpık düşünce tarzlarıdır.

Okullarda din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenleri “İbrahim aleyhisselâm’ın anasının adı neydi?” diye ev ödevi vererek öğrencileri, velileri, hocaları sıkıntıya sokmasınlar.

Tecellide tekrar yoktur” her tarihi olay kendi çağının, bölgesinin, insan ve malzeme imkanları içinde gerçekleşir.

Mimar Sinan günümüzde yaşasaydı, eserini nasıl yapardı sorusuna ben cevap veremem ama “Selimiye veya Süleymaniye camilerinin aynını yapmazdı” derim.

Ekonomi uzmanları günümüzün krizini tenkit ediyorlar, Osmanlı dönemi krizini, borçlanmalarını, Düyunu Umumiye’yi, 1929 Amerika ekonomisini, Kore, Arjantin örneğini biliyorlar, tv ekranlarında bilgiçlik taslıyorlar.

Eski edebiyatımızda işlenen “Midyede inciye dönüşen Nisan yağmuru, yılanda zehire dönüşür” düşüncesi aynıyla geçerlidir. Her devletin insanı, bölgesi, fiziki şartları, kültür yapısı ayrı olduğundan aynı ilaç aynı hastalığa çare olmuyor.

Doktorlarımız, aynı hastalığa tutulan iki hastanın ikisine de aynı ilacı vermiyor. Hastaların yaşına, bünyesine, başka hastalık olup olamadığına göre ilaç veriyor ve aynı hastalığa tutulanların birbirinin ilaçlarından içmemesi gerektiğini, mutlaka bir doktora gitmesi gerektiğini söylüyorlar.

Bir sineğin kanadından ne kadar yağ çıkacağının hesabını yaparak yetişen ekonomistlerimiz, vatandaşın elindeki son kuruşunun nasıl alınacağının hesaplarını yapıp “Alternatif teklif” adı altında vatandaşın donunu da çıkartma peşindeler. Be adam, bu vatandaşın elindeki o on kuruş, zaten bu topraklar üzerinde buharlaşıyor.

Dış borç, boğaza gelmiş dayanmış. Bu gelecek olanla burnumuzu da kapatacak olursa, nefes aldırmazlar bize.

Ekonomistlerimiz, günün sorunlarından kaçıp, 17nci yüzyıl Galata bankerleri üzerine ahkam kesmeyi bıraktığı gibi Alman, Japon veya Amerika ekonomisi üzerine yazılmış araştırmaları veya istatistikleri okuyarak bize hava atmayı da bıraksınlar. Türkiye’nin yeraltı, yerüstü kaynakları nelerdir? Ziraatımız, hayvancılığımız, sanayiimiz ne durumdadır? Az para ve az iş gücüyle verim ve üretim nasıl artırılır. Üretilenler, en kısa yoldan, dünya pazarlarında yüzümüzü ak edecek, kasamızı dolduracak şekilde nasıl ulaştırılır?

Karaman çiftçisi toprağa saçtığı bir havayı buğdaydan otuz havayı buğday aldığı sene sevincinden uçuyor.

Almanya’da bire yüz alınabiliyormuş.

Kur’an-ı Kerim’de, bire yediyüz ve daha fazla alınabileceğine işaret ediyor. (Bak Bakara sûresi ayet 261)

Kur’an, ziraatın tekniğini söylemez.

Çünkü teknik çağın imkanlarıyla sınırlıdır. Ama Kur’an ufuk açan, her çağda geçerli olan kuralları söyler.

Ziraatçılarımız, siyasilerimiz, sosyologlarımız, hariciyecilerimiz, edebiyatçılarımız, sağlıkçılarımız, velhasıl bütün insanlarımız, ellerine Kur’an-ı Kerim’i alsalar da kendi uzmanlık açılarından bakarak birkaç defa okusalar cehaletlerinden başka hiçbir şey kaybetmedikleri gibi bir çok şey kazanacaklar.
Bu yazı toplam 35 defa okunmuştur
Yazarın Diğer Yazıları

    » Piyasalar
$ USD
1.2290
€ Euro
1.9100
IMKB
42.498
Altın
35.78
Prof. Dr. Nurullah Aydın
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Konya ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet, gerçekten büyük hizmetler yapıyorlar
    Bilmiyorum, herhalde yapıyorlardır
    Hayır, bu yüzden Konya gerilemeye devam ediyor
    KONYA 16.05.2008
İmsak
-
3:52
Güneş
-
5:32
Öğle
-
12:53
İkindi
-
16:42
Akşam
-
20:02
Yatsı
-
21:34
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008