Karakter Boyutu A A A
Ayşenur Tekdal

Erbakana Selam

08.08.2008

Milli gazete

Sanki gizli bir el, ülkemizin yakasına yapışmış hayırlara fren, şerlere motor işlevini görmektedir. Bu hayırsız elin sahiplerinin teşhis edilerek ülkemizin yakasının bu kirli ellerden kurtarılması için elbirliği ile hareket edilmelidir. 

Milletin her zamankinden daha fazla huzura ihtiyacı olan bir dönemde, Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan ile uğraşmayı iş bellemek, bu millete yapılabilecek en büyük kötülüktür.

Herkes çok iyi bilmektedir ki, Sayın Erbakan’ın siyaset alanına dâhil olduğu günden itibaren ortaya koyduğu hedeflerden ve iktidarı dönemindeki icraatlarından rahatsız olan çıkar çevreleri adeta birleşerek, Sayın Erbakan’ı siyaset dışında bırakmak için ellerinden geleni yapmışlar ve gerçek dışı isnatlarla onu yıpratmak için çalışmışlardır.

Aslında bu karşı oluş onun şahsından ziyade, ideal düşüncelerinin hayata geçirilmesine karşı duruştur. Türkiye’nin lider ülke olmasına tahammülsüzlüktür.

Ama O, inandığı değerler adına mücadelesini sürdürmeye devam etmiştir. Türk siyasetinde ilk defa "önce ahlâk ve maneviyat" diyerek, kurtuluşun reçetesini vermiştir.

Zira ahlâk ve maneviyatın olmadığı yerde yalan, rüşvet ve soygun gibi gayri ahlâki davranışlar toplumu zehirleme imkânı bulur.

Millî ve manevi değerleri kaybolan insanların, adil davranma imkânı kalmaz. Ahlâken çöken kavimler, milletler, devletler eninde sonunda çeşitli felaketlere uğramışlar ve tarihten silinmişlerdir.

Bunları çok iyi bilen Sayın Erbakan, onun için "önce ahlâk ve maneviyat" sloganıyla çalışmayı zaruri bir görev telakki ederek siyasette yer almış ve hizmet vermiştir.

Bu güzel zihniyet iktidarlara hâkim olmazsa bugün yaşanan olaylar yarınlarda da kaçınılmaz olur.

Manevi yapının zayıflaması, aile kurumunun yozlaşması ile soygun ve benzeri gayri ahlâki davranışlar yaygınlaşır.

İzlenen yanlış dış politikalarla uydu konumuna giren yönetimler, mazlum ülkelerin işgaline ve irtikâp edilen zulümlere ya köprü olmuşlar veya insanlık dışı olaylara ilgisiz kalarak, duyarlılıklarını kaybetmişlerdir.

Bugün ülkemizde ve dünyada çekilen acıların baş sebebi iktidarlara hâkim zihniyetlere musallat olan ahlâk ve maneviyat yoksunluğu ve zulme karşı duyarsızlıktır.  

Oysa yürürlükteki anayasamız, 5. Maddesiyle "…kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışma…" sını Devlete görev olarak vermiştir.

Bu ilkeyi benimseyen Sayın Erbakan, ahlâk ve maneviyatı temel ölçü kabul ederek ülkemizi mamur hale getirmek, milletimizi maddeten ve manen kalkındırmak için büyük bir azim ve gayretle sanayileşme hamlesini başlatmış ve Türkiye’nin her tarafına fabrikalar kurmak suretiyle milletine büyük hizmetlerde bulunmuştur.

Ama ne yazık ki, iktidar olduğu dönemlerde temelini atıp işletmeye açtığı fabrikaların büyük bir çoğunluğu, özelleştirmenin azizliğine uğratılmış, tüten fabrikaların bacaları tütmez olmuş, bu fabrika ve tesislerde çalışanlar, işsizler ordusuna dâhil olmuştur.

Ayrıca Sayın Erbakan, dış politikanın önemini çok iyi kavrayanların başında gelir. Bunun için, dış politikada şahsiyetli bir duruş sergilemiş ve Kıbrıs Barış Harekâtının da dinamosu olmuştur. Tarih bu büyük hizmetin şahididir.

Milletini seven, ülkesini kalkındırmak için çırpınan, her hükümet ortağı olduğunda ekonomiyi düzelten, şahsiyetli bir dış politika anlayışı ile dış baskılara aldırmadan ülkemize büyük hizmetlerde bulunan Sayın Erbakan’ın, özellikle AKP’nin hükümette olduğu bir dönemde hiç hak etmediği bir şekilde mahkûm edilmesi çok üzücüdür.

Millete hizmet için yıllarca emek veren, gecesini gündüzüne katarak adım adım Anadolu’yu dolaşan, milleti için ter döken, ülkesini lider ülke yapmak için didinip duran Sayın Erbakan’a reva görülen muamelelerden dolayı millet üzgündür.

Sayın Erbakan büyük insandır. Kendisine reva görülen haksızlıklar sebebiyle hizmetlerinden uzak duracak değildir. Yine milletine hizmete talip Millî Görüş mensuplarına yol göstermeye devam edecek, milletinin huzur ve selameti için duasını eksiltmeyecek, ahlâk ve maneviyatın temel teşkil ettiği siyasi mücadelesine azimle devam edecektir.

Biz Millî Görüşçülere düşen ise, insanlığın saadetine vesile olmak üzere, ülkemizin güçlenmesi için liderinin gösterdiği yolda sebatla yürüyerek;

"Yaşanabilir Bir Türkiye", "Yeniden Büyük Türkiye" ve "Yeni Bir Dünya" için kararlı olarak ve azimle çalışmak, Saadet Partisini iktidara taşımaktır. İşte bunun için diyorum ki, ne mutlu siz Millî Görüşçülere, ne mutlu iyiyi, doğruyu ve güzeli hâkim kılmak isteyenlere!

284 defa okundu...
Yazara ait diğer köşe yazıları
ANKET Diğer Anketler
Konya Ticaret Odası seçimlerinde kimi daha şanslı görüyorsunuz?
Ali Sarı
Hüseyin Üzülmez
Çok okunanlar Çok yorumlananlar
» Doğru Adım'dan videolu çağrı
» Erbakan'dan Gönültaş'a cevap
» Yardım dernekleri ve Filistin
» İsrail gayrı meşrudur
» KSO seçimlerinde sürpriz aday!
» İki temel görev
» Ekmeğini kardeşiyle paylaştı
» Erbakan'dan Gönültaş'a cevap
» Saltanatı yıkmak için geliyoruz
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Konya Haber İçin KonOnline.com
Telefon: 0332 223 34 00
Eposta: kononline@kononline.com