SULARDA MİKROP MU VAR?
Aksaray’ın ardından Konya’da da önceki gün gece ve dün çok sayıda vatandaş bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal şikayetleri ile hastanelere başvurdu. Numune Hastanesi, Dr. Faruk Sükan Doğumevi ve Meram Araştırma Hastanesine önceki gece ile dün yaklaşık 400 kişi bu rahatsızlıklardan dolayı akın etti. Vatandaşların aniden rahatsızlanması, Aksaray’dan sonra, “Konya’da da bu tür vakaların görülmesi sularda mikrop mu var?” sorusunu gündeme getirdi.
SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ: ANORMALLİK YOK
İl Sağlık Müdür Vekili Bahattin Akyürek, ise ishal vakalarının korkulacak boyutta olmadığını söyledi. Akyürek, “Hafta sonu ilimizde ishal nedeniyle bir takım söylentiler dolaşıyor. Dünkü 393 vakıadan 4’ü Konya Numune Hastanesi’nde, 4’ü Dr. Faruk Sükan Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’ne yatırıldı. Diğer bütün başvurular ayakta tedaviyle evlerine gönderildi. Ancak aşırı bir vakıa olmadığını düşünüyoruz” dedi.
“RAHATSIZLIK SU KAYNAKLI”
Toplum Sağlığı Araştırma ve Geliştirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Nazmi Zengin, ishal vakıalarının büyük ihtimalle suyla ilgisinin bulunduğunu söyledi. Suların kaynatılarak tüketilmesi tavsiyesinde bulunan Prof. Dr. Zengin, “Her dönem hastalık yapmayan virüsler, muhtemelen bu defa başka etkenlerin de bir araya gelmesiyle hastalığı tetiklemiş olabilir” diye konuştu.
Konya’da ishal korkusu
Aksaray’ın ardından Konya’da da önceki gün gece ve dün çok sayıda vatandaş bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal şikayetleri ile hastanelere başvurması kafalarda bir takım soru işareti bıraktı.Konya’da önceki gece ve dün yaklaşık 400 kişinin hastanelere ishal, kusma ve mide bulantısı şikayetiyle gelmesi kısa süreli paniğe neden olurken İl Sağlık Müdürlüğü vakaların mevsim şartları nedeniyle normal olduğunu herhangi, bir salgın hadisesinin bulunmadığını açıkladı.Aksaray’da görülen vakalara benzer vakaların Konya’da da yaşanması ihtimali üzerinde duran yetkililer, ilk yapılan araştırmalar sonrasında vakaların mevsim değişikliğinden kaynaklandığını açıkladı. Konya’da bulunan hastane acillerine ortalama günlük 3 bin civarında hastanın başvurduğunu belirten İl Sağlık Müdür Vekili Dr. Bahattin Akyürek, “Hafta sonu ilimizde ishal nedeniyle hastanelere başvuru sayısında bir artış var mı yok mu diye bir haber dolaşıyor. Konya Numune Hastanesi, Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Dr. Faruk Sükan Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde dün itibariyle 393 tane ishalli hastalık başvurusu oldu. Günlük ortalama 3 hastanede 3 bin tane başvuru var. Dünkü 393 vakanın 4 tanesi Numune Hastanesi'nde, 4 tanesi de Dr. Faruk Sükan Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi'ne yatırıldı. Diğer bütün başvurular ayakta tedaviyle evlerine gönderildi. Mevsim itibariyle sebze ve dondurma tüketiminde bir artış var. Bu vakaların bunlara bağlı olduğunu düşünüyoruz. Aşırı bir vaka olmadığını düşünüyoruz” dedi.İl Sağlık Müdürlüğü olarak her yıl mayıs ayından kasım ayına kadar su sanitasyon programı uyguluyoruz. Bu program çerçevesinde Konya’nın merkez ve 31 ilçesinde her gün su numuneleri alındığını da dile getiren Akyürek, “Şu anda sularımız sıhhatli. Sulardaki klor miktarı yeterli. Onun için biz ishal vakasında artış olmadığını düşünüyoruz. Mevsimin getirdiği hafif bir oynama var. Paniğe gerek yok. Halkımız rahat olsun. Yaz aylarında ishal vakaları biraz artar. Bu normaldir. Tüketilen yiyecek ve havanın sıcaklığı etkiliyor” diye konuştu.Dr. Bahattin Akyürek, su ve besinlerle bulaşan hastalıklardan korunmanın temel kurallarını hatırlatırken, “Eller bol su ve sabunla yıkanmalıdır. Temiz olduğundan emin olunmayan sular, kaynatılarak veya klorlanarak kullanılmalıdır. Çiğ yenmesi gereken sebze ve meyveler temiz su ile yıkandıktan sonra yenmelidir. Bunların yanı sıra bebekler anne sütüyle beslenmeli, pişirilecek yemekler de temiz bir şekilde hazırlanmalıdır. Seyyar satıcılardan gıda alınmamalıdır. Evdeki çöpler mutlaka kapalı kovalarda biriktirilmeli. Ancak bu şekilde ishal veya benzeri hastalıklardan korunmuş oluruz” diye konuştu.
PROF. DR. ZENGİN: VAKIALAR BÜYÜK İHTİMALLE SU KAYNAKLI
Toplum Sağlığı Araştırma ve Geliştirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Nazmi Zengin, ishal vakıalarının büyük ihtimalle suyla ilgisinin bulunduğunu belirterek, “Bu nedenle suları kaynatıp içmemiz gerekiyor. Elbette belediyelerimiz gereken tedbirleri almışlardır” dedi. Şişe sularının içme suyu olarak kullanılabileceğini kaydeden Prof. Dr. Zengin, şunları söyledi: “Her dönem hastalık yapmayan virüsler, muhtemelen bu defa başka etkenlerin de bir araya gelmesiyle hastalığı tetikledi. Normal şartlarda az miktarda sulara karıştığında ciddi hastalık yapmayan bir virüs bir şekilde sulara karışmış olabilir. Bunun dış etkenle meydana geldiğini veya çevre kirliliği sonucu ortaya çıktığını düşünmüyorum. Çünkü çevre kirliliği açısından Aksaray ve Konya’nın çok daha gerisinde yerler var. Öncelikle panik olmadan tedbirleri almamız gerekiyor.”Vatandaşların suları kaynatarak tüketmesinin yanı sıra, sebzeleri bol su ile yıkayıp tüketmesi, açıkta satılan ve kaynağı belli olmayan gıdaları almaması, pişirilerek yenilen gıdaları iyice pişirerek yemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Nazmi Zengin, “Buna rağmen ishal vakıasının görülmesi halinde yapılması gereken ilk şey; bolca sıvı alınması, daha sonra da en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edilmesidir” dedi.
Aksaray’da belirsizlik sürüyor
Aksaray'da yapılan araştırmalarda suda koliform grubu bakterilerin tespit edilmesinin, kolera ve dizanteri mikroplarının da bulunabileceğini gösterdiği bildirildi.Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Durak yaptığı açıklamada, Sağlık Bakanlığının yaptığı açıklamada, Aksaray'daki toplu ishal, kusma ve karın ağrısı vakalarında etken olarak adenovirüs, rotavirüs, norovirüs gibi viral etkenler ve koliform bakterilerin gösterildiğini anımsattı.Genelde suların bakteriyolijik analizlerinde koliform grubu bakterilerin araştırıldığını ifade eden Durak, bu grup bakterilerin yoğun bulunması durumunda o suyun içilmez olarak kabul edildiğini bildirdi.Aksaray'da yapılan araştırmalarda koliform grubu bakterilerin bulunduğunu, ancak seviyesinin açıklanmadığını belirten Durak, şunları kaydetti:'Uygun oranda, konsantrasyonda, belirli aralıklarla klorlama yapılırsa suda koliform bakterilerin görünmesi beklenemez. Sızıntı olmamak şartıyla... Suda koliform grubu bakterilerin bulunması, kanalizasyondan şebekeye sızıntı ihtimalini gündeme getirir. Bu bakteriler suya, hat eskiyse topraktan ya da foseptik çukurlarından bulaşabilir. Ancak en güçlü ihtimal kanalizasyondur. Koliform grubu bakterilerin tespit edilmesi, tifo, kolera ve dizanteri mikroplarının da bulunabileceğini gösteriyor. Koliform bakteriler indikatörtür. Yani bunların bulunması diğer ciddi hastalık yapıcı mikropların bulunabileceğini işaret eder. Dikkate alınmalıdır.'Suda bulunan hastalık etkeni olarak gösterilen adenovirüs, rotavirüs, norovirüs'ün mide ve bağırsak rahatsızlığı yapan virüsler olduğunu vurgulayan Durak, şöyle devam etti:'Adenovirüs, rotavirüs, norovirüs gibi virüsler insandan insana temas yoluyla bulaşabilir. Hasta, hastalık kronikleşirse ölebilir. Bu yüzden hastaya dikkat edilmelidir. Kullandığı eşyalar başkaları tarafından kullanılmamalıdır. Bu virüsler aşırı ishal ve buna bağlı aşırı su kaybına yol açacağından öldürücü olabilir. Eğer suda bu virüsler bulunduysa daha geniş araştırma yapılması gerekiyor.'Virüs ve bakterilere karşı suyun kaynatılarak içilmesini öneren Durak, suyun yaklaşık 10 dakika kaynatılmasının yeterli olacağını bildirdi.
SULARDA PROBLEM YOK
Vakanın görülmeye başlamasının ardından Sağlık Bakanlığı'ndan önce 2, daha sonra da 6 kişi olmak üzere 8 uzmanın Aksaray'da incelemeler yaptığını belirten Aksaray Belediye Başkanı Nevzat Palta, "Cumartesi günü Sağlık Bakanlığı'ndan Genel Müdür Yardımcısı düzeyinde ve şube müdürlerinden oluşan 8 kişilik bir ekip inceleme yaptılar. Bu incelemenin sonucunda birkaç cümleyle özetlersek şunları söylediler; 'Refik Saydam Hıfzısıhha ve Halk Sağlığı Laboratuarları analizlerine göre şebeke sularında kimyasal ve bakterolojik kirlilik saptanmamıştır.' Bu, Sağlık Bakanlığı'ndan gelen heyetin görüşü ve raporlarıdır. Bu uzmanlar, suların klorlanmasıyla da ilgili raporlarında ise şunları ifade ettiler; 'Aksaray Belediyesi'nin bütün şehir şebeke sularında buna Helvadere mahalle çeşmeleri de dahil sularda yeterli klorlama mevcuttur. Sular bakteriyel kirlenmelere karşı korunaklıdır' diyerek raporları devam ediyor. Bugün itibariyle da Sağlık Bakanlığı'ndan başka bir görüş basına yansıdı ve açıklamada şöyle bir görüş belirtiliyor; 'Vakaların her iki yerleşim biriminde de su kaynaklı bir şekilde başladığı ve bunu takiben hasta kişilerden hasta olmayan kişilere bulaştığı şeklinde anlaşılmaktadır' deniyor. Aynı açıklamada Aksaray'da yeterli klorlama yapıldığı vurgulanarak, 'Lokal arızalarda ve su borularının değişimi esnasında kirlenme olduğu belirlenmiştir' deniyor. Açıklamanın son bölümünde ise, 'Her iki yerleşim alanında da su klorlaması yeterli seviyeye getirilmiştir' denerek açıklama sonlandırılıyor. Bakanlık uzmanlarının Aksaray'da yaptığı ile son yaptıkları açıklamada ben bir çelişki gördüm. Su klorlamasının yeterli olduğunu bir önceki açıklamada belirtilmesine rağmen, sonraki açıklamada klorun eksik olduğu ve yeterli seviyeye getirildiği söyleniyor" dedi.
"BU VAKA SADECE AKSARAY'DA GÖRÜLMEDİ"
Bu vakanın sadece Aksaray'da değil, ilçe ve bazı illerde de görüldüğünü belirten Başkan Palta, "Bu virüsü Şereflikoçisar'a, Kulu'ya da mı Aksaray götürdü?" diye sordu. Kişisel hijyen ve temizliğin yanı sıra suların da tedbiren kaynatılarak içilmesi gerektiğini belirten Başkan Palta, "Tuvaletten giriş çıkışlara, öğrencilerimiz, çocuklarımıza ve hijyen kurallarına özellikle dikkat edelim. Tabi bu vaka bugün oldu, yarın olmayacak diye bir şey yok. Ama eğer biz bu ülkede yaşıyorsak bu sadece Türkiye'nin meselesi değil, dünyanın en gelişmiş ülkelerinden İngiltere'de bile görülmüş bir olaydır. Biz kendimiz önlem ve tedbirlerimizi alırsak bu tür vakaların fazla yaşanmayacağı kanaatindeyim" şeklinde konuştu.Bakanlık yetkilileriyle görüştüğünü ve daha önce yaptıkları değerlendirmeleri ve raporları kabul ettiklerini belirten Başkan Palta, "Bakanlık yetkilileriyle görüştük. Tabi onlar da daha önceki söylediklerini kabul ediyorlar. Lokal çalışmayla ilgili kendilerinde böyle bir kanaat oluştuğunu ifade ediyorlar. Ama sonuçta önceki açıklamaları da kendileri yaptılar" diye konuştu. Başkan Palta, yeni numuneleri de hıfzısıhha ve diğer laboratuarlara gönderdiklerini ve göndermeye devam edeceklerini belirterek, son gönderdikleri numunelerde de daha öncekilerde de olduğu gibi hiçbir problem çıkmadığını sözlerine ekledi.
Merhaba