Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Linkler
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
ESAM Ekonomik Rapor yayınlandı
04 Mayıs 2008 Pazar 16:32
ESAM tarafından hazırlanan Türkiye Ekonomisi 2007 Ekonomik Değerlendirmesi ve 2008e Bakış raporu,yapılan basın toplantısı ile açıklandı.

ESAM Araştırma Komisyonu Başkanı İbrahim Halil Sugözü , ekonomide bugünkü sıkıntıların müsebbiplerinin, yıllardır pembe tablolarla halkı uyutmaya çalışan idareciler olduğunu söyledi.

Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) tarafından bu yıl altıncısı yayınlanan ve 2007 yılındaki ekonomik gelişmeleri ve 2008’deki beklentileri konu alan “Türkiye Ekonomisi 2007 Ekonomik Değerlendirmesi ve 2008’e Bakış Raporu” yapılan basın toplantısı ile kamuoyuna sunuldu.

Sunumu yapan ESAM Araştırma Komisyonu Başkanı İbrahim Halil Sugözü , ekonomide kara tablo çizmek istemediklerini fakat zaten var olan bir kara tabloyu da halktan gizleyemeyeceklerini ifade etti. Sözlerine Başbakan tarafından sürekli olarak dile getirilen bazı ekonomik gösterge niteliğindeki verilerin de gerçekte nasıl çarpıtılarak sunulduğunu açıklayarak devam etti.

Sugözü şu ifadelere yer verdi:

Sayın Başbakan ve zamanın bakanları tarafından 2004 yılında IMF ile ilişkilerimizi sonlandıracağız nutukları atılmış, aradan 4 yıl gibi bir süre geçmesine rağmen hala IMF ekonomisi süreci sonlandırılmamıştır. Raporumuzun hazırlandığı günlerde bu vaatler tekrar dile getirilmekte ancak araştırıldığında, bağımlılığın bitmeyeceği sadece şekil değiştireceği ortaya çıkmaktadır.

Sözlerimize IMF ile başlamamızın sebebi, 2007 – 2008 Ekonomik Raporumuzda tablosunu çizdiğimiz Türkiye Ekonomisinin başrol oyuncusunun IMF olmasıdır. IMF’ye olan borçlarımızın görünürde miktarı düşmüş olsa da IMF politikalarından asla taviz verilmemektedir. Bunun sebebini halkımız bilmektedir. Buna rağmen bir iki cümle ile özetlemekte fayda görmekteyiz. Gelişmekte olan ülkelerin iki seçim yapması gerekmektedir. IMF politikaları veya milli politikalar. IMF politikaları yönünde tercih yapan ülkelerden kriz yaşayanlar olmuş fakat ekonomik anlamda kesinlikle bir adım bile ileri giden olmamıştır. Yalnız sosyal anlamda dışarı temelli herhangi bir karışıklıkla karşılaşmamış, arkalarında kuvvet olduğundan dolayı yöneticiler tahtlarından olmamışlardır. Oysa ekonomisini IMF’ye teslim etmeyip milli ekonomi politikaları uygulayanları biri iyi biri kötü iki son beklemiştir. İyi son, ekonomileri düzelmiştir, kötü son, dışarıdan destekli iç karışıklıklar ve yöneticileri tahttan eden sosyal problemler olmuştur.

    Türkiye ekonomisinin karakterini belirleyen konuları sıralayacak olursak;

    Sanal ekonomik büyüme, Bozuk gelir dağılımı, Düşük ücretler, Artan yoksulluk, Büyüyen işsizlik, Karsız üretim, Batan şirketler, Artan hammadde maliyetleri, Zayıflayan dış rekabet, Perişan çiftçi, Artan mazot fiyatları, Çöken tarım sektörü, Biten hayvancılık, Basiretsiz özelleştirme, Yabancılara mülk satışları, Dünyanın en yüksek nominal ve reel faizleri, Sıcak paraya bağlı finans ekonomisi, Yabancı mevduatların yüksekliği, Bankaların yabancılaşması, Haberleşme sektörünün yabancılaşması, Dış ticaret açığındaki rekorlar, Cari açıkta rekorlar, Devlet borçlarındaki rekorlar, Dörtte biri faize giden bütçe…

 

 

Tabi ki bir kısım insanımız hemen itiraz edecektir. Neden kara tablolar çiziyorsunuz diye. Fakat şunu belirtmek yerinde olacaktır ki, bu tablo tarafımızdan çizilmedi. Burada iktidar tarafından uygulanan ekonomik politikaların yani çizilmiş bir tablonun analizi yapılmaktadır.

İktidar tarafından birkaç ekonomik veri sürekli dillendirilmekte ve tablonun pembe olduğu havası verilmeye çalışılmaktadır. Özetle şunu belirtmek yerinde olacaktır. Eğer halkımıza bir oran veriliyor ve bu oran da herhangi bir başlığın Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranı ise, burada muhakkak bir aldatma söz konusudur. Şöyle ki, GSYH’nın nasıl sanal veya hayali olduğu raporumuzda açıkça belirtilmektedir. Yalnızca hesaplama yöntemlerini değiştirerek bir günde GSYH 576 Milyar YTL’den 758 Milyar YTL’ye çıkmıştır. Bir günde 175 Milyar YTL değişim yaşanmıştır. Kişi başına gelir bir günde yaklaşık 5500 Dolardan 7500 dolara yükselmiştir. Bir yılda kişi başına gelir güya yüzde 70 artarak 9333 Dolara yükselmiştir. İşte iktidarın bu veriye dayanarak bir takım hesaplamalarla göz boyamaya çalışması artık rağbet görmemektedir.

Başka bir konu ihracatın rekor kırması konusudur ki, artık sokaktaki vatandaş, neden ihracattan bahsediyorlar da ithalattan bahsetmiyorlar diye sormaya başlamıştır. Gerçekten de ithalatın ara mallar ithalatı kalemi bile toplam ihracatımızdan fazladır.  Gelirden bahsedilmekte giderler başka bir memleketin gideriymiş gibi hiç açıklanmamaktadır.

IMF’ye olan borçların azaltıldığı söylenmektedir. Oysa toplam borçlar, IMF’ye olan borçların tam 77 katıdır. Kamu borç stoku ile kıyaslanırsa, kamu borç stoku, IMF’ye olan borcun tam 50 katıdır. Diyelim ki kamu dış borç stoku ile kıyaslanmak istendi, tam 13 kattır. Yani IMF’ye olan borcun sürekli gündeme getirilmesi çok etik olmayan bir tutumdur. Ayrıca iç borç stoku ve kamu iç borç stoklarında rekorlar kırılmaktadır.

Yine taşıt kredileri ve konut kredilerinin arttığı ve takipteki kredilerin oranının azaldığı ifade edilmektedir. Hemen belirtelim ki, bir önceki yıldan 2007 yılına gelindiğinde taşıt kredisini ödeyemeyenlerin oranı yüzde 80 oranında artmıştır. Konut kredisini ödeyemeyenlerin oranı da yüzde 335 artmıştır. Verilerin detayları raporda yer almaktadır.

Bu arada enflasyonda da rekor üstüne rekor kırılmaktadır. 2006 ve 2007 yıllarında yüzde yüze yakın ve yüzde yüzün üzerinde hedeften sapmalar yaşanmıştır. 2008 yılında bu sapmanın çok daha yüksek düzeyde olacağı resmi ağızlar tarafından ifade edilmektedir.

İşsizlik oranında azalma olmamıştır. Aksine yine istatistiki verilerde iş bulma ümidi olmayanlar işsizlik oranında yer almamaktadır. Bu oran da hesaba katıldığında gerçek işsizlik oranı yüzde 20’lere çıkmaktadır. Bu da sosyal problemleri beraberinde getirmektedir.

Sanayi üretim endeksi beklenenden düşük seyretmektedir. Kurulan şirket sayılarında azalma yaşanırken, kapanan şirket sayılarında anormal artışlar dikkat çekmektedir. Kapasite kullanım oranlarında ideal oranlar yakalanamamıştır. İnşaat ve konut sektöründe hem durgunluk hem de hammadde fiyatlarının büyük oranlarda artması sektörün kriz sürecinde olduğunun en önemli belirtileridir. Tekstil sektörü bitirilmektedir, mobilya, makine kimya vb. sektörler büyük sıkıntılarla baş başa bırakılmaktadır.

Tarımda daralma süreci devam etmektedir. IMF güdümlü daraltıcı tarım politikaları, çiftçileri perişan ederken, gıda krizinin ülkemizde de yaşanmasına sebebiyet vermiştir. Tek sebebin kuraklık olduğunu söylemek, kendi kendini aldatmaktan başka bir şey değildir. Hayvancılık bitme noktasına yaklaşmaktadır. Destekler yeterli olmaktan çok uzaktır. Tarım ve hayvancılıkta ithalata bağımlılık günden güne kendini göstermektedir.

Bütün bu sıkıntıların sebebini en başta belirtmiştik. Kurtuluş ise yapılanların tersini yapmakta gizlidir. Kısaca IMF direktifli ekonomi politikalarını hemen bırakıp, cennet vatanımızın kaynaklarını en verimli bir şekilde kullanmak, finans ekonomisi yerine reel ekonomiye ağırlık vermek, kaynakları dışarıya akıtmayıp milletimize vermek, faizden vazgeçip yatırım yapmak ve yatırımı teşvik etmek, dışarıya bağımlılıktan kurtulup milli değerlerimize yönelmek çarenin ta kendisidir.

    Bu cevher milletimizin özünde gizlidir. Özünü kaybetmemiş bir milletin kurtuluşa ereceği ümitten öte bir hakikattir. Bu hakikate en kısa zamanda ulaşmak dileği ile…”
 
Raporun tam metnini indirmek için tıklayınız:
 
 
Bu haber toplam 4696 defa okunmuştur
Diğer Başlıklar

    » Piyasalar
$ USD
1.2640
€ Euro
1.9540
IMKB
42.034
Altın
36.10
Prof. Dr. Nurullah Aydın
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Konya ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet, gerçekten büyük hizmetler yapıyorlar
    Bilmiyorum, herhalde yapıyorlardır
    Hayır, bu yüzden Konya gerilemeye devam ediyor
    KONYA 12.05.2008
İmsak
-
3:57
Güneş
-
5:35
Öğle
-
12:53
İkindi
-
16:41
Akşam
-
19:59
Yatsı
-
21:29
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008