|
Saadet Partisi Konya İl Teşkilatı Aylık Divan Toplantısı’na katılan SP Genel Başkan Yardımcısı Ertan Yülek, partilerin kapatılmasına karşı çıktıklarını belirterek, altı yıldır AKP’nin parti kapatmanın zorlaştırılması ve özgürlük adına çalışma yapmamasının sebebini sordu.
KAPATMA YANLIŞ AMA AKP ÖNLEM ALMALIYDI AKP’nin kapatılması istemi ile Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurunun ülkeye büyük zarar verdiğinin altını çizen Yülek, “Ülke tam bir ayrımlaşma sürecine itildi. Laikçiler ve dinciler diye toplum kutuplaştırıldı. 28 şubat sürecinde bile milletimiz bu kadar kutuplaşmamıştı. 1998 yılından bu yana geçen on yıllık süreç içerisinde parti kapatmalarının zorlaştırılması, demokrasi, insan hak ve özgürlüklerin yaygınlaştırılması konusunda hiçbir yasal ve anayasal düzenleme yapılmadı. Biz defalarca AKP milletvekili ve üst düzey yetkililerini düzenlemeler yapmaları gerektiği konusunda uyarmıştık. Altı yıldır bu anlamda hiçbir çalışma yapmayan AKP, Avrupa Birliği ve İMF’nin isteği doğrultusunda her türlü yasayı çıkarttı. Şimdi kapatma davası ile karşı karşıya kalınca Anayasal düzenleme yapmanın yollarını arıyor. Neden bu zamana kadar bu anlamda hiçbir çalışma yapılmadı?” diye konuştu.Milli Görüş kadrolarındayken ‘Saadet’le yola devam edersek yine kapatılır, yeni bir anlayış ile parti kuralım’ diyerek AKP’yi kuranların şimdi kapatma davası ile karşı karşıya kaldığını belirten Yülek, ‘değiştik’ diye diye dönüştüklerini bunun da kapatma davasından kurtaramadığını açıkladı. Yülek, AKP’nin kapatma iddianamesinde söylendiği gibi din adına hiçbir icraat yapmadığının altını çizdi.28 Şubat öncesinde parti kapatmalarının zorlaştırılması, Anayasa Mahkemesi üyelerinin meclis tarafından seçilmesi gibi yasal düzenlemeleri meclisin gündemine getirdiklerini anlatan Yülek, koalisyon ortaklarının meclise gelmemesinin yasal düzenlemeyi geri çekmeye neden olduğunu kaydetti. ![]() EKONOMİ FAİZCİ FİNANS KAPİTALİZMİNE TESLİM EDİLDİ AKP tarafından çizilen pembe tablolara rağmen ülke ekonomisinin çok zor durumda olduğuna dikkat çeken Yülek, ülkenin faizci finans kapitalizminin kucağına oturtturulduğunu vurguladı. Yülek, Türkiye’nin dünyanın en yüksek faiz ve enflasyonuna sahip ülkesi olduğunun altını çizerek, “Ben Milli Görüş iktidarı dönemindeyken Meclis Plan Bütçe Komisyonu başkanıydım. Ekonomik gelişmeleri çok iyi biliyorum. Şuanda Türkiye dünyanın en yüksek faiz ve enflasyonuna sahip. “Ben Milli Görüş iktidarı dönemindeyken Meclis Plan Bütçe Komisyonu başkanıydım. Ekonomik gelişmeleri çok iyi biliyorum. Şuanda Türkiye dünyanın en yüksek faiz ve enflasyonuna sahip. Faiz oranı yüzde 46. Birçok ülkede insanlar oturduğu yerden bizim hazine bonomuzu alarak parasına para katıyor. 1 milyar dolarını bir yılda 1. 460 milyar dolar yapıyor. Böyle sömürgeci bir düzen olur mu? Ülke ekonomisinin kanını faiz ile emiyorlar. Milletimizin alın teri bu şekilde alınıp götürülüyor. Yüzde 9 ile aldıkları parayı ülkemize getirip yüzde 46 faizle para kazanıyorlar” diyen Yülek, ülke ekonomisinin bu şekilde çökertildiğini açıkladı. Yülek, ülke nüfusunun on binde birlik kısmını oluşturan bir kısım mutlu azınlığın ekonominin yüzde 40’ını elinde bulundurduğuna dikkat çekerek geri kalan nüfusun yüzde 60’ı paylaştığını açıkladı. Yülek, birçok Avrupa ülkesinde bile Türkiye’deki kadar dolar milyarderinin bulunmadığını ifade ederek, bunun gelir dağılımında adaletsizliğin göstergesi olduğunu kaydetti. YILDA 100 MİLYAR DOLARIMIZ FAİZE GİDİYOR Türkiye’nin toplam iç ve dış borcunun 221 milyar dolardan 456 milyar dolara yükseldiğini vurgulayan Yülek, “Yani geçen altı yıl içinde borcumuz 250 milyar dolar arttı. Bu borcun yüzde yirmi faizle ödendiğini düşünsek bile her yıl 100 milyar dolarımız faize gidiyor. Bu para yatırım ve üretim için harcanmalıydı. Ülke ekonomisi faiz, döviz ve borsa üçgeninden kurtarılmalı. Üretime döndürülmeli” değerlendirmesinde bulundu.Yülek, Konya’dan yola çıkan Milli Görüş’ün yerel yönetimlere sosyal belediyecilik ve altyapı yatırımını tüm Türkiye’ye öğrettiklerini temeli attıklarını kaydetti. Mahalli seçimlere hazırlıklarının sürdüğünün altını çizen Yülek, “Milli Görüş ile yerel yönetimlere yol gösteren Konya önümüzdeki yıllarda da bunu yapacaktır. Milli Görüş her zaman doğrudan iyiden ve hayırdan yana olmuştur” diye konuştu. Merhaba |



