OSMANGAZİ BİRLİĞE SEÇİLDİ
Dünya Tarihi Şehirler Konferansı dün sonuç bildirgesinin okunmasıyla sona erdi. Dünya Tarihi Kentler Birliği Genel Sekreteri Hisakazu Takagi, Yönetim Kurulu Raporu’nu okuyarak birliğe yeni katılan 5 şehrin Gyeong Ju, Odesa, Minsk, Lviv ve Osmangazi olduğunu açıkladı. Takagi, 2010 yılındaki 12’inci konferansa ev sahipliği yapacak şehrin Japonya’nın Nara şehri olduğunu belirtti. Öte yandan konferansa kaç belediye başkanının katıldığı merak konusu oldu.
ŞEHİRLER ARASI İŞBİRLİĞİ MESAJI
Konferansın sonuç bildirgesini Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek okudu. Bildirgede, 11.Dünya Tarihi Şehirler Konferansının yaşayan, somut olmayan kültürel mirasın yaşam kalitesini arttırma ve kültürel devamlılığını sağlamada ne kadar hayati bir önem taşıdığına dikkat çekildi. Şehir yöneticileri olarak karşılıklı işbirliği yapmak, ortak doğal ve sonradan imar edilen mirası korumak adına herkesin üzerine düşeni yapacağı vurgulandı.
GREK MEDENİYETİ ‘DÜNKÜ ÇOCUK’ ÇIKTI
Konferansın dün sabahki oturumunda konuşan Mimar Cengiz Bektaş da, Çatalhöyük kazı alanı yanına kerpiçten Çatalhöyük Müzesi yapılacağını söyledi. Bektaş, dünyada kültürün başlangıcının da Grek değil Anadolu’da olduğunu altını çizerek, bilim adamlarının tanımlamalarına göre Grek medeniyetinin ‘dünkü çocuk’ olduğunu söyledi.
Anadolu hep merkezdi
Mimar Cengiz Bektaş, Anadolu’yu ‘köprü’ olarak tanımlamanın yanlış olduğunu vurgulayarak, 3 büyük uygarlığın bu topraklarda kurulduğunu, bunun ancak yüzde 5’inin ortaya çıkarılabildiğini söyledi.Dünya Tarihi Şehirler Konferansı dün Sonuç Bildirgesi’nin okunmasıyla sona erdi.Dedeman Otel’de düzenlenen toplantıya Dünya Tarihi Kentler Birliği Başkanı ve Kyoto Belediye Başkanı Daisaku Kadokawa başkanlık etti. Toplantıda söz alan Dünya Tarihi Kentler Birliği Genel Sekreteri Hisakazu Takagi, Yönetim Kurulu Raporu’nu okuyarak birliğe yeni katılan 5 şehrin Gyeong Ju, Odesa, Minsk, Lviv ve Osmangazi olduğunu açıkladı. Takagi, yapılan Yönetim Kurulu toplantısında 2010 yılındaki 12’inci konferansa ev sahipliği yapacak şehrin Japonya’nın Nara şehri olduğunu belirtti.Toplantıda söz alan Nara Belediye Başkanı Akira Morakawa, toplantıya ev sahipliği yapmanın büyük bir şeref olduğunu belirterek, Konya’da geçirdikleri birkaç günlük zaman içinde Türk misafirperverliğinden çok şey öğrendiklerini ve Konya’nın kendileri için iyi bir örnek olduğunu ifade etti.Toplantıda daha sonra Gençlik Forumu’nun Sonuç Bildirgesi okundu. Bildirgeyi okuyan Bilkent Üniversitesi öğrencisi Funda Baş Bütüner, farklı kültür ve coğrafyalardan gelen farklı ülkelerin temsilcileri olarak, dünyada tarihi alanların korunmasının yeniden düşünülmesini istediklerini vurgulayarak, “Geleceği belirlemek için geçmişi anlamamız gerekiyor. Dünyayı şu anda olduğu gibi bölmek değil, sonsuza kadar birleştirmek için dünyaya meydan okuyoruz” dedi.
11. DÜNYA TARİHİ ŞEHİRLER KONFERANSI KONYA BİLDİRİSİ
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek ise, 11. Dünya Tarihi Kentler Konferansı Sonuç Bildirgesi’ni okudu. 11. Dünya Tarihi Şehirler Konferansı Konya Bildirisi şöyle: “Tarihi Şehirler Birliği'ne üye her bir şehir kültürel coğrafyası, fiziki sınırları ve mesafeleri ne olursa olsun, kimlik, yaşayan miras ve kültürel çeşitlilik bakımından eşsiz bir konuma sahiptir. Bizler bu kültürel çeşitliliğin zenginleştirici yanını biliyor, kültürler arası iletişimin ortak dünya mirasını oluşturmadaki öncelikli yerini ve önemini destekliyoruz. Küresel ile yerel arasındaki çelişkinin ortadan kaldırılmasının ancak her bir şehre has hususların anlaşılması; ilgili kültürel, politik, ekonomik, doğal ve fiziki süreçlerin yorumlanmasıyla mümkün olduğunun farkındayız. 11.Dünya Tarihi Şehirler Konferansı bize yaşayan, somut olmayan kültürel mirasın yaşam kalitesini arttırma ve kültürel devamlılığını sağlamada ne kadar hayati bir önem taşıdığını hatırlatmaktadır. Tarihi şehirlerimizi, eşsiz kültürel değerlerini koruyarak, mevcut durumları yeni şartlara adapte ederek, çağdaş kullanımlara uygun hale getirerek, uyumsuz özellikleri eleyerek geleceğe nasıl taşıyacağımızı sorgulamaya/sormaya, kısa ve uzun vadeli karar ve uygulamalarımızla cevap aramaya devam edeceğiz. Dünya Tarihi Şehirler Birliği üye şehirleri olarak bizler tarihi şehirlerdeki kültürel sürekliliği sağlamak için farklı kültürler ile somut ve soyut kültürel miras arasındaki dengeleri korumak adına daha çok çalışmayı vaat ediyoruz. Şehir yöneticileri olarak karşılıklı işbirliği yapmak, ortak doğal ve sonradan imar edilen mirasımızı korumak adına üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğimizi, imkan dahilinde olan en uygun araçları kullanacağımızı bildiriyoruz. Bu kararı gerçekleştirebilmek, kültürel sürdürülebilirliği sağlamak için tarihi şehirlerle ilişkili ve sorumluluk duyan kurum ve kuruluşları, kişi ve grupları, yani karar üretenleri, akademisyenleri, araştırmacıları, sivil toplum kuruluşlarını, özel sektörü ve elbette halkı ‘kültürel yönetişim’ çatısı altında birleşmeye davet ediyoruz.”
GREK DÜNYASI ‘DÜNKÜ ÇOCUK’ ÇIKTI
Tarihi Şehirler Konferansının dün sabahki oturumunda Mimar Cengiz Bektaş, Çumra’daki Çatalhöyük kazı alanı yanına inşa edilecek olan Çatalhöyük Müzesi ile ilgili bir sunum yaptı.
Yaşadığımız son yüzyıldaki arkeolojik kazıların, daha önce yanlış bilinen pek çok şeyi değiştirdiğine işaret eden Bektaş, “Bizim gençliğimizde Anadolu’da neolitik dönemin izine rastlanmadığı sanılıyordu, bu bilgi öğretiliyordu. Ancak 1960’lı yıllarda Çatalhöyük'te Profesör Meallaart’ın kazılarında Anadolu’da 10 bin yıllık izlere rastlandı. Hatta Anadolu’nun ilk toprağın sürüldüğü, dünyadaki ilk yerleşimin başladığı yer olduğunu bu kazılar ortaya çıkardı” diye konuştu. Cengiz Bektaş, yine son yüzyıl kazılarının, Anadolu’da yaşayan Hititler’in dünyadaki ilk imparatorluk organizasyonunu kurduklarını da gözler önüne serdiğini, oysa eskiden, Grek dünyasının dünyada kültürün başlangıcı kabul edildiğini, ancak Grek medeniyetinin bilim adamlarının tanımlamalarına göre ‘dünkü çocuk’ çıktığını ifade etti.
Cengiz Bektaş, Anadolu’yu ‘köprü’ olarak tanımlayanlar olduğunu anımsatarak, bunun yanlış olduğunu çünkü Anadolu’nun 3 büyük uygarlığın kurulduğu yer özelliğini taşıdığını kaydetti. Bektaş, bu uygarlıkların daha yüzde 5’inin ortaya çıkarılabildiğine de vurgu yaptı.
Bektaş, geçmişte Anadolu’dan çok şeyin koparılıp götürüldüğünü ancak bugün bunların geri döneceği inancında olduğunu söyledi. Her tarihi eserin yerinde durarak kendi anlamını bulabileceğinin altını çizen Bektaş, tarihi eserleri kast ederek, bu mirasa sahip çıkmak ve yerinde sahip çıkmak gerektiğini vurguladı.
KERPİÇTEN ÇATALHÖYÜK MÜZESİ
Çatalhöyük kazı alanına 1.5 kilometre uzaktaki Küçükköy yakınlarına yapılacak olan Çatalhöyük Müzesi projesi hakkında da bilgi veren Cengiz Bektaş, çalışmanın inşaat mevsimi geçmeden yakında başlayacağı mesajını verdi. Bektaş, projenin içeriğiyle ilgili olarak da şunları söyledi: “Dışarıdan, birbiriyle bağlantılı yapıların Çatalhöyük gibi 2 tepe yükseltisi şeklinde görünecek olan müzenin girişinde kabul salonu, hemen ileride çocukların çamurla oynayabilecekleri alan, birbirlerine rampalarla bağlı sergi salonları yer alıyor. Bu rampalar sayesinde engelliler de rahatça salonları dolaşabilecek. Tıpkı höyükteki tarihsel katmanlar gibi, buradan çıkan eserler müze binasında da tarihsel kronolojiye uygun şekilde katmanlar halinde sergilenecek. En alt katta tüm sergi alanı büyüklüğü kadar bir depo alanı yer alacak. Bu sayede müzeyi gezenler 9 bin yıl önce burada yaşayan insanların yaptıklarını yapıp, o günden bu yana yaşanan serüveni yakından görme olanağı bulacak.”
Dünya Tarihi Şehirler Konferansı dün sonuç bildirgesinin okunmasıyla sona erdi. Dünya Tarihi Kentler Birliği Genel Sekreteri Hisakazu Takagi, Yönetim Kurulu Raporu’nu okuyarak birliğe yeni katılan 5 şehrin Gyeong Ju, Odesa, Minsk, Lviv ve Osmangazi olduğunu açıkladı. Takagi, 2010 yılındaki 12’inci konferansa ev sahipliği yapacak şehrin Japonya’nın Nara şehri olduğunu belirtti. Öte yandan konferansa kaç belediye başkanının katıldığı merak konusu oldu.
ŞEHİRLER ARASI İŞBİRLİĞİ MESAJI
Konferansın sonuç bildirgesini Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek okudu. Bildirgede, 11.Dünya Tarihi Şehirler Konferansının yaşayan, somut olmayan kültürel mirasın yaşam kalitesini arttırma ve kültürel devamlılığını sağlamada ne kadar hayati bir önem taşıdığına dikkat çekildi. Şehir yöneticileri olarak karşılıklı işbirliği yapmak, ortak doğal ve sonradan imar edilen mirası korumak adına herkesin üzerine düşeni yapacağı vurgulandı.
GREK MEDENİYETİ ‘DÜNKÜ ÇOCUK’ ÇIKTI
Konferansın dün sabahki oturumunda konuşan Mimar Cengiz Bektaş da, Çatalhöyük kazı alanı yanına kerpiçten Çatalhöyük Müzesi yapılacağını söyledi. Bektaş, dünyada kültürün başlangıcının da Grek değil Anadolu’da olduğunu altını çizerek, bilim adamlarının tanımlamalarına göre Grek medeniyetinin ‘dünkü çocuk’ olduğunu söyledi.
Anadolu hep merkezdi
Mimar Cengiz Bektaş, Anadolu’yu ‘köprü’ olarak tanımlamanın yanlış olduğunu vurgulayarak, 3 büyük uygarlığın bu topraklarda kurulduğunu, bunun ancak yüzde 5’inin ortaya çıkarılabildiğini söyledi.Dünya Tarihi Şehirler Konferansı dün Sonuç Bildirgesi’nin okunmasıyla sona erdi.Dedeman Otel’de düzenlenen toplantıya Dünya Tarihi Kentler Birliği Başkanı ve Kyoto Belediye Başkanı Daisaku Kadokawa başkanlık etti. Toplantıda söz alan Dünya Tarihi Kentler Birliği Genel Sekreteri Hisakazu Takagi, Yönetim Kurulu Raporu’nu okuyarak birliğe yeni katılan 5 şehrin Gyeong Ju, Odesa, Minsk, Lviv ve Osmangazi olduğunu açıkladı. Takagi, yapılan Yönetim Kurulu toplantısında 2010 yılındaki 12’inci konferansa ev sahipliği yapacak şehrin Japonya’nın Nara şehri olduğunu belirtti.Toplantıda söz alan Nara Belediye Başkanı Akira Morakawa, toplantıya ev sahipliği yapmanın büyük bir şeref olduğunu belirterek, Konya’da geçirdikleri birkaç günlük zaman içinde Türk misafirperverliğinden çok şey öğrendiklerini ve Konya’nın kendileri için iyi bir örnek olduğunu ifade etti.Toplantıda daha sonra Gençlik Forumu’nun Sonuç Bildirgesi okundu. Bildirgeyi okuyan Bilkent Üniversitesi öğrencisi Funda Baş Bütüner, farklı kültür ve coğrafyalardan gelen farklı ülkelerin temsilcileri olarak, dünyada tarihi alanların korunmasının yeniden düşünülmesini istediklerini vurgulayarak, “Geleceği belirlemek için geçmişi anlamamız gerekiyor. Dünyayı şu anda olduğu gibi bölmek değil, sonsuza kadar birleştirmek için dünyaya meydan okuyoruz” dedi.
11. DÜNYA TARİHİ ŞEHİRLER KONFERANSI KONYA BİLDİRİSİ
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek ise, 11. Dünya Tarihi Kentler Konferansı Sonuç Bildirgesi’ni okudu. 11. Dünya Tarihi Şehirler Konferansı Konya Bildirisi şöyle: “Tarihi Şehirler Birliği'ne üye her bir şehir kültürel coğrafyası, fiziki sınırları ve mesafeleri ne olursa olsun, kimlik, yaşayan miras ve kültürel çeşitlilik bakımından eşsiz bir konuma sahiptir. Bizler bu kültürel çeşitliliğin zenginleştirici yanını biliyor, kültürler arası iletişimin ortak dünya mirasını oluşturmadaki öncelikli yerini ve önemini destekliyoruz. Küresel ile yerel arasındaki çelişkinin ortadan kaldırılmasının ancak her bir şehre has hususların anlaşılması; ilgili kültürel, politik, ekonomik, doğal ve fiziki süreçlerin yorumlanmasıyla mümkün olduğunun farkındayız. 11.Dünya Tarihi Şehirler Konferansı bize yaşayan, somut olmayan kültürel mirasın yaşam kalitesini arttırma ve kültürel devamlılığını sağlamada ne kadar hayati bir önem taşıdığını hatırlatmaktadır. Tarihi şehirlerimizi, eşsiz kültürel değerlerini koruyarak, mevcut durumları yeni şartlara adapte ederek, çağdaş kullanımlara uygun hale getirerek, uyumsuz özellikleri eleyerek geleceğe nasıl taşıyacağımızı sorgulamaya/sormaya, kısa ve uzun vadeli karar ve uygulamalarımızla cevap aramaya devam edeceğiz. Dünya Tarihi Şehirler Birliği üye şehirleri olarak bizler tarihi şehirlerdeki kültürel sürekliliği sağlamak için farklı kültürler ile somut ve soyut kültürel miras arasındaki dengeleri korumak adına daha çok çalışmayı vaat ediyoruz. Şehir yöneticileri olarak karşılıklı işbirliği yapmak, ortak doğal ve sonradan imar edilen mirasımızı korumak adına üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğimizi, imkan dahilinde olan en uygun araçları kullanacağımızı bildiriyoruz. Bu kararı gerçekleştirebilmek, kültürel sürdürülebilirliği sağlamak için tarihi şehirlerle ilişkili ve sorumluluk duyan kurum ve kuruluşları, kişi ve grupları, yani karar üretenleri, akademisyenleri, araştırmacıları, sivil toplum kuruluşlarını, özel sektörü ve elbette halkı ‘kültürel yönetişim’ çatısı altında birleşmeye davet ediyoruz.”
GREK DÜNYASI ‘DÜNKÜ ÇOCUK’ ÇIKTI
Tarihi Şehirler Konferansının dün sabahki oturumunda Mimar Cengiz Bektaş, Çumra’daki Çatalhöyük kazı alanı yanına inşa edilecek olan Çatalhöyük Müzesi ile ilgili bir sunum yaptı.
Yaşadığımız son yüzyıldaki arkeolojik kazıların, daha önce yanlış bilinen pek çok şeyi değiştirdiğine işaret eden Bektaş, “Bizim gençliğimizde Anadolu’da neolitik dönemin izine rastlanmadığı sanılıyordu, bu bilgi öğretiliyordu. Ancak 1960’lı yıllarda Çatalhöyük'te Profesör Meallaart’ın kazılarında Anadolu’da 10 bin yıllık izlere rastlandı. Hatta Anadolu’nun ilk toprağın sürüldüğü, dünyadaki ilk yerleşimin başladığı yer olduğunu bu kazılar ortaya çıkardı” diye konuştu. Cengiz Bektaş, yine son yüzyıl kazılarının, Anadolu’da yaşayan Hititler’in dünyadaki ilk imparatorluk organizasyonunu kurduklarını da gözler önüne serdiğini, oysa eskiden, Grek dünyasının dünyada kültürün başlangıcı kabul edildiğini, ancak Grek medeniyetinin bilim adamlarının tanımlamalarına göre ‘dünkü çocuk’ çıktığını ifade etti.
Cengiz Bektaş, Anadolu’yu ‘köprü’ olarak tanımlayanlar olduğunu anımsatarak, bunun yanlış olduğunu çünkü Anadolu’nun 3 büyük uygarlığın kurulduğu yer özelliğini taşıdığını kaydetti. Bektaş, bu uygarlıkların daha yüzde 5’inin ortaya çıkarılabildiğine de vurgu yaptı.
Bektaş, geçmişte Anadolu’dan çok şeyin koparılıp götürüldüğünü ancak bugün bunların geri döneceği inancında olduğunu söyledi. Her tarihi eserin yerinde durarak kendi anlamını bulabileceğinin altını çizen Bektaş, tarihi eserleri kast ederek, bu mirasa sahip çıkmak ve yerinde sahip çıkmak gerektiğini vurguladı.
KERPİÇTEN ÇATALHÖYÜK MÜZESİ
Çatalhöyük kazı alanına 1.5 kilometre uzaktaki Küçükköy yakınlarına yapılacak olan Çatalhöyük Müzesi projesi hakkında da bilgi veren Cengiz Bektaş, çalışmanın inşaat mevsimi geçmeden yakında başlayacağı mesajını verdi. Bektaş, projenin içeriğiyle ilgili olarak da şunları söyledi: “Dışarıdan, birbiriyle bağlantılı yapıların Çatalhöyük gibi 2 tepe yükseltisi şeklinde görünecek olan müzenin girişinde kabul salonu, hemen ileride çocukların çamurla oynayabilecekleri alan, birbirlerine rampalarla bağlı sergi salonları yer alıyor. Bu rampalar sayesinde engelliler de rahatça salonları dolaşabilecek. Tıpkı höyükteki tarihsel katmanlar gibi, buradan çıkan eserler müze binasında da tarihsel kronolojiye uygun şekilde katmanlar halinde sergilenecek. En alt katta tüm sergi alanı büyüklüğü kadar bir depo alanı yer alacak. Bu sayede müzeyi gezenler 9 bin yıl önce burada yaşayan insanların yaptıklarını yapıp, o günden bu yana yaşanan serüveni yakından görme olanağı bulacak.”
Merhaba
1209 defa okundu...













1.8555
55.734
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?







