Konya Ticaret Borsası (KTB) Başkanı Mehmet Kara yaptığı açıklamada, Türkiye'de tarımsal politikaların, fiyat müdahaleleri, girdi destekleri, doğal afet ödemeleri, destekleme primleri, araştırma, eğitim, yatırım ve ihracat teşvikleri gibi uygulamalarla sürdürüldüğünü belirtti.
Tarımsal yapısı itibariyle Türkiye'nin en önemli illerinden biri olan Konya'nın ekonomisinin, sahip olduğu değerler açısından Türk ekonomisinde çok önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Kara, şunları kaydetti:
'Ancak Konya mevcut ekonomik faktörlerin kullanımı tam olarak sağlanamadığı için hak ettiği konumda değildir. Gerek sağlanılan katma değer açısından, gerekse sağladığı istihdam bakımından tarım sektörü Konya ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır. Konya'nın kırsal kesim nüfusu toplam nüfusun yüzde 41'ini oluşturmaktadır. Konya'daki aktif nüfusun yüzde 63,2'si tarım sektöründe istihdam edilmektedir. Dolayısıyla Konya ekonomisinde tarım sektörünün istihdam yönünden önemi büyüktür. Türkiye toplam tarım işletmelerinin yaklaşık yüzde 3,6'sı Konya'da bulunmaktadır. Konya'daki işletmelerin yüzde 68'i bitkisel ve hayvansal üretimi birlikte yapmaktadır.'
Tarımsal yapısı itibariyle Türkiye'nin en önemli illerinden biri olan Konya'nın ekonomisinin, sahip olduğu değerler açısından Türk ekonomisinde çok önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Kara, şunları kaydetti:
'Ancak Konya mevcut ekonomik faktörlerin kullanımı tam olarak sağlanamadığı için hak ettiği konumda değildir. Gerek sağlanılan katma değer açısından, gerekse sağladığı istihdam bakımından tarım sektörü Konya ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır. Konya'nın kırsal kesim nüfusu toplam nüfusun yüzde 41'ini oluşturmaktadır. Konya'daki aktif nüfusun yüzde 63,2'si tarım sektöründe istihdam edilmektedir. Dolayısıyla Konya ekonomisinde tarım sektörünün istihdam yönünden önemi büyüktür. Türkiye toplam tarım işletmelerinin yaklaşık yüzde 3,6'sı Konya'da bulunmaktadır. Konya'daki işletmelerin yüzde 68'i bitkisel ve hayvansal üretimi birlikte yapmaktadır.'
TARIMIN BAŞKENTİ KONYA'NIN SORUNLARI...
Tarımın bu kadar önemli olduğu Konya'da bazı önemli sorunlar yaşandığını dile getiren Kara, sulanan arazi miktarının az olduğunu bildirdi.
Kara, hububatta sulanabilir alanlardaki verimin, kuru ziraate göre 2-4 kat daha fazla olduğunu, özellikle son yıllarda bölgede yaşanan aşırı kuraklığın önemli verim kayıplarına yol açtığını söyledi. Kara, bunun için Konya Ovaları Projesi'nin büyük önem taşıdığını kaydetti.
Buğday politikalarında yaşanan sıkıntıların başında Türkiye'de her yere plansız şekilde buğday ekilmesinin geldiğini ifade eden Kara, 'Bu plansızlık Konya çiftçisine zarar vermektedir. Her bölge, üretim planlaması dahilinde kendi yöresine, iklimine, toprağına uygun ürün yetiştirmesi durumunda tarımda istenilen verim elde edilecektir. Bunun için de bölgesel teşvik ve destek uygulamasına geçilmelidir' dedi.
Türkiye'nin tarım politikasını, sulama tekniklerini değiştirmemesi durumunda iklim değişikliğinin de etkisiyle susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını vurgulayan Kara, şöyle devam etti:
'Giderek azalan yağışlar, kaçak su kullanımı ve yer altı suyuna olan yoğun talep sonucu yer altı su seviyesi hızla düşmektedir. Yer altı kaynaklarında eksilen tatlı suyun yerine tuzlu su girişi olmakta, bunun etkisiyle yer altı suları nicelik ve nitelik kabına uğramaktadır. Konya Havzası'nda yer altı suyu seviyesi her yıl 2-3 metre azalmaktadır. Bu azalma yüzünden havzayı çok zor bir gelecek beklemektedir. Kurak mevsimler boyunca yararlanabilmek ve küresel ısınmanın olumsuz etkilerini azaltabilmek amacıyla su kaynaklarımızı artırmakla beraber, bu kaynakların insanlarımız tarafından verimli şekilde kullanılması bilincinin oluşturulması ve çiftçinin, sulu tarım konusunda eğitilmesi gerekmektedir.'
KURAK VE ÇIPLAK KONYA...
Konya'nın kurak ve çıplak olmasının küresel ısınmanın etkilerini tetiklediğini ifade eden Kara, toprak yüzeyinin yeşillendirilmesi, toprağın nem kaybının engellenmesinin gerektiğini, bunun için de en büyük tedbirin ağaçlandırma olacağını bildirdi.
Ağaçlandırmanın, kirliliğe, zararlı gazların tutulmasına karşı kullanabilecek en etkili ve hiçbir yan etkisi bulunmayan doğal bir silah olduğunu vurgulayan Kara, şunları kaydetti:
'Doğada su döngüsünün devamının sağlanabilmesi için, orman alanlarımızın koruma altına alınması, niteliğini kaybetmekte olan alanların yeniden ağaçlandırılması ve yeni ağaçlandırma alanlarının oluşturulması gerekmektedir. Doğal eko sistemin korunabilmesi ve bozulan dengelerin yeniden sağlanması, yağışların sellere değil düzenli bir su döngüsüne kazandırılmasına bağlıdır. Tarımda sürdürülebilirliğin artırılmasındaki önemli konulardan biri de toprağın üretkenliğini, dayanıklılığını artırmaktır.'
Kara, tarıma tahsis edilen arazilerin bilinçsiz kullanımı ve diğer bazı etkenler sonucu giderek vasıflarının değiştiğini ve azaldığını belirterek, toprağın korunması ve verimli toprağın elden çıkmasının önlenmesi için erozyona ve diğer etkenlere karşı çalışmaların arttırılması gerektiğini vurguladı.
Merhaba
1308 defa okundu...













1.8555
55.734
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?







