MISIR ŞURUBU DİABETİ TETİKLİYOR
Mısır şurubundan üretilen gıdaları tüketenler, pancar şurubundan yapılan gıdaları tüketenlere göre diyabet (şeker) hastalığına yakalanma riski taşıyor. Ucuz olduğu için tüketimi artan ABD kökenli mısır şurubu, çocuk obezitesi ve şeker hastalığının artmasına neden oluyor. SÜ Meram Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Türk, sağlığa zararı tıp çevreleri tarafından kabul edilen mısır şurubunun birçok üründe kullanıldığını söyledi.
GIDA KATKI MADDELERİ SINIRLANDIRILMALI
Türk, mısır şurubunun özellikle kola, pasta, bisküvi ve çikolata üretiminde yoğun olarak kullanıldığını vurgulayarak, “Kola ve diğer mısır şurubu kullanılarak tüketime sunulan gıdaları tüketen insanların diabete yakalanma riski daha fazladır” dedi. Gıda katkı maddelerine sınırlandırma getirilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Türk, bu konuda ulusal prensip oluşturulup, hem inanç hem sağlık açısından gıdalarda orjin bulunması gerektiğini dile getirdi.
ÜLKEDE GIDA GÜVENLİĞİ SAĞLANMALI
Genetiği değiştirilmiş ürünlere karşı vatandaşları uyaran Prof. Dr. Türk, “Bu ürünler insan sağlığını ciddi anlamda tehdit edebilir. Başta ABD olmak üzere birçok batı ülkesine cebinizde bir tohum tanesi sokmak bile suç. Bizim ise bu konuda hiçbir hassasiyetimiz yok. Milli bir tohum politikası ortaya konulmalı ve acil eylem planları devreye sokulmalıdır. Ülkede gıda güvenliğinin yeterince olmaması birçok hastalığa davetiye çıkarıyor” diye konuştu.
Sağlığımız risk altında
Mısır şurubundan yapılan gıdaları tüketenlerin, pancar şurubu ürünlerini tüketenlere göre diabet hastalığına yakalanma riskinin daha fazla olduğunu bildirildi
Gıda üretiminde yaygın olarak kullanılan mısır şurubu diabet (şeker) hastalığına davetiye çıkarıyor. 234. Amerikan Kimya Kongresinin tebliğinde yapılan sunuma göre mısır şurubundan yapılan gıdaların insan sağlığını ciddi anlamda tehdit ettiğini ortaya konuldu. Mısır şurubu ile tatlandırılmış içecekler ve yiyecekler diabet hastalığını tetikliyor. Mısır şurubu şekerden daha ucuz olduğu için meşrubat üreticilerinin göz bebeği. Çocuk obezitesi ile mücadele edenlerin ise korkulu rüyası haline geldi. Çocuk obezitesindeki artışla meşrubat üretimi arasındaki artış arasında tam bir paralellik var. Kolalı içecek üreticileri ise içeceklerini tatlandırmak için pancar şekeri yerine “mısır şurubu” kullanmayı tercih ediyor. Çünkü mısır şurubu hem pancar şekerinden ton başına 250-300 dolar daha ucuz, hem de kolalı içecek üretiminde pancar şekeri yerine kullanımı daha uygun bir tatlandırıcı.
MISIR ŞURUBUNDA DİABET RİSKİ 6 KAT FAZLA
Mısırın genetiği ile oynanan ürünlerin başında geldiğini ve bu durumun insan sağlığını ciddi anlamda etkileyebileceğini işaret eden Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Türk, özellikle mısır şurubunun başta kola olmak üzere birçok gıdada yaygın olarak kullanıldığını belirterek, “Gıdalarda tatlandırıcı olarak kullanılan mısır şurubu diabet hastalığına yakalanma riskini artırmaktadır. Mısır şurubundan yapılan gıdaları kullananların, pancar şurubundan yapılan gıdaları kullananlara göre diabete yakalanma riski daha fazladır. Mısır şurubu ucuz olması nedeniyle özellikle kola üretiminde, pasta, bisküvi ve çikolata üretiminde yoğun olarak kullanılmaktadır. Kola ve diğer mısır şurubu kullanılarak tüketime sunulan gıdaları tüketen insanların diabete yakalanma riski daha fazladır” dedi.
TOHUMCULUK VE GIDA POLİTİKASI OLMALI
Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Türk, gıdalarda katkı maddesi kullanımına bir sınırlandırma getirilmesi gerektiğini söyledi. Gıdadaki maddeleri konusunda ulusal bir prensibin ortaya konulmasını isteyen Prof. Dr. Süleyman Türk, “Katkı maddeleri konulan gıdaları tüketen çocukların hiperaktif olduğu yönünde yayınlar çıktığın belirten Prof. Dr. Türk ayrıca ülkemizde gıda maddelerindeki katkı maddelerinin kullanımının mutlaka denetim altında tutulmasının sağlığımız açısından büyük önem arz etmektedir” dedi. “Gıdalarda kullanılan katkı maddelerinin orjinleri mutlaka denetlenmelidir” diyen Prof. Dr. Türk, Yahudi toplumunun bu konuda çok hassas olduğunu ve Koşer damgası ve sertifikası bulunmayan ürünlerin ülkeye girişinin yasaklandığının bilinen bir gerçek olduğunu belirtti. Prof. Dr. Türk nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan Türkiye’de ise katkı maddelerinin orijini konusunda bir belirsizlik olduğunu belirterek özellikle domuz kaynaklı katkı maddelerinin mutlaka tespit edilmesi ve hazır gıda üreticilerinin bu konuda hassasiyet göstermeleri gerektiğini söyledi. Türk, hem inanç açısından hem de sağlık açısında gıdalarda orjin bulunması gerektiğinin altını çizdi
DİABET DİĞER HASTALIKLARI DA TETİKLİYOR
Genetiği değiştirilmiş bitkilerden elde edilen ürünlerin insan sağlığı üzerine etkisi ile ilgili ayrıntılı bir çalışmanın olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Türk, genetiği modifiye edilmiş diğer adıyla GDO’lu ürünlerin insan sağlığını ciddi anlamda tehdit edebileceğinin altını çizdi. Türkiye’nin tohumculuk ve gıda ürünleri konusunda milli bir politika izlemesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Türk, “Ülkemizin gıda ürünleri konusunda çalışmaları arzu edilen düzeyde değildir” dedi. “Başta ABD olmak üzere birçok batı ülkesine cebinizde bir tohum tanesi sokmak bile suç. Bizim ise bu konuda hiçbir hassasiyetimiz yok. Milli bir tohum politikası ortaya konulmalı ve acil eylem planları devreye sokulmalıdır. Halkımız da GDO’lu ürünler ile ilgili bir şey bilmiyor” diye görüş bildiren Prof. Dr. Türk, şeker hastalığının beraberinde yeni sağlık sorunlarını da getirdiğini hatırlatarak, “Şeker hastalığı yani diabet yeni hastalıklara ve rahatsızlıklara da davetiye çıkarıyor. Böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği, sinir sistemi tahribatı, beyin kanaması ve gözlerde kanama bu rahatsızlardan bazıları. Gıda güvenliğinin olmayışı birçok hastalığın da sebebi oluyor. Dünyada ve Türkiye’de diabeti önlemek için gerekli adımların atılması gerekiyor” uyarısında bulundu.
TÜRKİYE’DE DİABETLİ HASTA SAYISI ARTIYOR
1211 defa okundu...













1.8457
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?







