Konyalılar’ın sağlıkları yine tehdit altında. Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şükrü Dursun’un hazırladığı rapora göre geçtiğimiz kış sezonunda (15 Ekim 2006-31 Mart 2007 dönemi) Konya’da hava kirliliği değerleri 947 kez ‘çok sağlıksız’ olarak değerlendirilen ve mor/pembe renkle tanımlanan 201’in üzerine çıktı. ‘Tehlikeli’ olarak tanımlanan 300-500 değeri 378 kez ölçülmüşken, 500 değerinin üzerine ise 147 kez çıkıldı. Konya’da kış aylarında insan sağlığını ciddi oranda tehdit eden bir hava kirliliğinin söz konusu olduğunu belirten Dursun, önlem alınmazsa Konyalılar’ın bu yıl da benzer bir tehditle karşı karşıya kalacağına dikkat çekti.
Konya’da özellikle partiküler madde (PM) değerinin çok yüksek çıktığını ifade eden Dursun, havadaki partiküler kirliliğin katı halde havada bulunan partiküller ile sıvı damlacıkların karışımından oluştuğunu anlattı.
Yrd. Doç. Dr. Dursun, raporunda hava kirliliğinin insan sağlığına etkide bulunduğunun tartışılmaz bir gerçek olduğunu söyleyerek, “Sanayide meydana gelen gelişmelere rağmen, hâlâ her yıl soba zehirlenmelerinden ölümler meydana gelmektedir. Hava kirliliği öldürüyor mu sorusuna öldürüyor diyebiliriz. Soba zehirlenmeleri de iç ortam hava kirliğinin bir sonucudur. Bunun için diğer tedbirler yanında bu tür olayların olduğu bölgelerde baca kontrollerinin de yapılması gerekir. İnsanlar olarak ölüm ve benzeri olaylar geldikten sonra çare aramak yerine acilen tedbir alınmaya başlanmalıdır” dedi.
Yrd. Doç. Dr. Şükrü Dursun, Konya’da hava kirliliğinin sadece kış aylarına özgü olduğuna dikkat çekti. Hava Kalitesi İzleme İstasyonlarının verilerine göre nisan ayından itibaren gerek kükürtdioksit (SO2) gerek pürtiküler madde (PM) değerleri düşüyor. Nisan-Eylül döneminde bu değerler normal sınırları nadiren aşıyor. “Bu da gösteriyor ki Konya’da kükürdioksit kirliliği tamamen ısınmada kullanılan yakıtlardan kaynaklanıyor. Sanayinin ve trafikteki araçların kükürt kirliliğine etkisi çok az” diyen Dursun, bu nedenle Konya’da kirliliği azaltmak için bireylerin bilinçlendirilmesi ve doğru, çevreye duyarlı yakıt kullanmaları konusunda yönlendirilmesi gerektiğini açıkladı.
Konya’nın genellikle kuzeyden rüzgar aldığını ve rüzgarla birlikte taşınan kirleticilerin şehrin üzerinde biriktiğini söyleyen Dursun, özellikle hava koşullarının, kirli havanın üste çıkmasını engellediği günlerde şehrin nefes almasının zorlaştığını belirtiyor. Konya’nın coğrafi konumunun değiştirilmesinin mümkün olmadığının altını çizen Dursun, bu nedenle kirlenmeyi önleyici tedbirlerin şart olduğunu ve temiz enerji kaynaklarının kullanılması, doğru cihazlar ve doğru yakma teknikleri ile Konya’da hava kirliliğinin önlenebileceği vurguluyor.
Konya’da özellikle partiküler madde (PM) değerinin çok yüksek çıktığını ifade eden Dursun, havadaki partiküler kirliliğin katı halde havada bulunan partiküller ile sıvı damlacıkların karışımından oluştuğunu anlattı.
Yrd. Doç. Dr. Dursun, raporunda hava kirliliğinin insan sağlığına etkide bulunduğunun tartışılmaz bir gerçek olduğunu söyleyerek, “Sanayide meydana gelen gelişmelere rağmen, hâlâ her yıl soba zehirlenmelerinden ölümler meydana gelmektedir. Hava kirliliği öldürüyor mu sorusuna öldürüyor diyebiliriz. Soba zehirlenmeleri de iç ortam hava kirliğinin bir sonucudur. Bunun için diğer tedbirler yanında bu tür olayların olduğu bölgelerde baca kontrollerinin de yapılması gerekir. İnsanlar olarak ölüm ve benzeri olaylar geldikten sonra çare aramak yerine acilen tedbir alınmaya başlanmalıdır” dedi.
Yrd. Doç. Dr. Şükrü Dursun, Konya’da hava kirliliğinin sadece kış aylarına özgü olduğuna dikkat çekti. Hava Kalitesi İzleme İstasyonlarının verilerine göre nisan ayından itibaren gerek kükürtdioksit (SO2) gerek pürtiküler madde (PM) değerleri düşüyor. Nisan-Eylül döneminde bu değerler normal sınırları nadiren aşıyor. “Bu da gösteriyor ki Konya’da kükürdioksit kirliliği tamamen ısınmada kullanılan yakıtlardan kaynaklanıyor. Sanayinin ve trafikteki araçların kükürt kirliliğine etkisi çok az” diyen Dursun, bu nedenle Konya’da kirliliği azaltmak için bireylerin bilinçlendirilmesi ve doğru, çevreye duyarlı yakıt kullanmaları konusunda yönlendirilmesi gerektiğini açıkladı.
Konya’nın genellikle kuzeyden rüzgar aldığını ve rüzgarla birlikte taşınan kirleticilerin şehrin üzerinde biriktiğini söyleyen Dursun, özellikle hava koşullarının, kirli havanın üste çıkmasını engellediği günlerde şehrin nefes almasının zorlaştığını belirtiyor. Konya’nın coğrafi konumunun değiştirilmesinin mümkün olmadığının altını çizen Dursun, bu nedenle kirlenmeyi önleyici tedbirlerin şart olduğunu ve temiz enerji kaynaklarının kullanılması, doğru cihazlar ve doğru yakma teknikleri ile Konya’da hava kirliliğinin önlenebileceği vurguluyor.
Merhaba
783 defa okundu...













1.8457
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?







