AKP’nin kapatılma davası kabul edildi ya, ortalık yazar çizerlerin, kendinden menkul açıklamaları ile dolu. Söylenmedik söz açıklanmayan konu kalmadı gibi!
Gelin sandıkta yenin. Kim diyor bunu RTE. Devleti sandık zanneden bir kişinin başka düşünmesi beklenebilir mi elbette hayır. Demokrasi bir araçtır diyerek düşüncesini şekillendiren birinin demokrasinin ne olduğunu kurumlar ve kurallar yönetimi olduğunu bilmesi elbette beklenemez.
Devlet kavramanın hangi özellikler taşıdığını bilmeyen biri için doğal. Hele özellikle milli iradeyi, sandıkla oy bazında düşünmek ilkel bir düşünce ve yaklaşımdır.
Devlet kurumları ile vardır. Kuralları ile vardır. Hukuk bu kurum ve kuralların ne olduğunu nasıl işleyeceğini kurallar halinde belirler.
Belediye başkanlığı dönemine ilişkin başta kalpazanlık olmak üzere birçok davası olan biri milletvekili seçilmekle dokunulmazlık zırhıyla dolaşsın, Siirt seçimleri hukuk katledilerek iptal edilsin, milletvekili olsun, bunu yargının hukukun zaferi ilan etsin şimdi hukuk işlediğinde sandık desin böyle bir mantık olabilir mi?
**********
Bakın bazı köşe yazarları övgü yarışında! Neymiş efendim hitabeti, alkışı kalabalığı ile baş tacı ediliyor. Yapmayın beyler!
O alkışların sarhoşluğunu yaşayan ve yaşatanların bu ülkeye ne verdiğini geçmişin acı örnekleri ile yaşamadık mı?
Bazı köşe yazarları kraldan çok kralcı. Geçmişlerinde de yalakalıkla bir yerlere gelmiş nemalanmışlardı. Bazıları da danışmanlıkla emekli olmuş yine bir yerlere yalakalık mesajı veriyorlar. Övgüyü de, iltifatı da ilke kural tanımadan ifade ediyorlar.. Yazıyorlar ama ne yazıyorlar acaba!
Gazete köşe yazarlarını her sabah okuduğumda aynı manzarayı görüyorum. Yerel gazete yazarlarını anlarım da, İstanbul ve Ankara yazarları arasında ne de çok yandaş, iliştirilmiş gazeteci varmış! Bu gibi ortamlarda daha çok belirginleşiyor.
Neymiş Başbakanın bulunduğu, salon tıklım tıklım doluymuş, heyecan varmış, alkış varmış. Varmış ta ne olmuş yani. Partinin iktidarından nemalananların alkışına alkış mı diyorsunuz? Şu anda Türkiye’nin her köşesinde benzeri toplantılarda aynı manzara var.
******
Türban istismarcılarına şunu soruyorum:
Bu ülkede başbakanın eşi, türbanlı mı türbanlı…
Cumhurbaşkanının eşi, türbanlı mı türbanlı…
Anayasa mahkemesi başkanın eşi, türbanlı mı türbanlı…
Bakanların çoğunun eşi, türbanlı mı türbanlı…
Milletvekillerinin üst düzey bürokratlarının eşlerinin başı, türbanlı mı türbanlı..
Peki sorun nerede? Üniversitelerde!
Öyle mi dersiniz?
2002’de, 2007’de şimdi de türban istismarına dayalı siyaset yap, garibanların duygularıyla oyna, sandık de, demokrasi de. Kim inanır. Yardım paketi alanlarla, ihalelerle köşe dönenler dışında..
*******
Bakın ABD başkanı Nikson telefon dinleme olayı nedeniyle soruşturma sonucu başkanlıktan istifa etti. Arkasında inanılmaz desteği olan Clinton sekreteri Monica ile ilişkisi nedeniyle ifade verdi. İsrail cumhurbaşkanı taciz nedeniyle istifa etti.
Avrupa’da sayısız örneği var. Başbakanlar, Bakanlar, bürokratlar hukuka aykırı fiil ve eylemlerinden dolayı istifa etme onurunu gösterdiler.
Ya Türkiye! halk beni seçti ben milletvekiliyim ben başbakanım, hukuk bana işlemesin . Peki de hukuk kime işleyecek acaba!
Bu ülkede gazeteci için aman, iş adamı için aman, akademisyen için aman, siyasetçi için aman hukuk işlemesin, o kişinin saygınlığı gider deniyor.
Peki hukuk kimler için işletilecek?
Herkes kendine bir alan belirlemiş o alanda hukuksuz güce dayanarak yaşayacak. Oligarşinin tunç kanunu.
Oligarklar’la şekillenen Türkiye’de hukuku hakim kılmazsak korkarım, oluşacak kaos girdabı hemen herkesi içine alacaktır. Benden söylemesi!
Günün Sözü: Kurallar yanlışsa düzelt, yoksa uy. Aksi halde kuralsızlık hakim olur sende zarar görürsün.
448 defa okundu...


NURULLAH AYDIN
MAHMUT TOPTAŞ
AYDOĞAN DEVECİ





1.5120
60.866
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?