Bugünün dünyasında Türkiye'nin de içinde yer aldığı geniş bir coğrafyada, yaşamın birçok alanı İbrahimi dinler adıyla ve dinler arası diyalog adıyla Hıristiyanlık ve Yahudilikle, İslam’ı eklemleme tehdidiyle karşı karşıya!..
Önceleri hak ve özgürlük olarak görülen ya da gösterilen girişimler, artık toplumlarda birer dayatmaya ve İslam’ın son din olduğu gerçeğini, ve Kur’an ve peygamber sünnetine dayalı çizgiyi ortadan kaldırmaya yönelmiş bulunuyor!..
Egemenlik yolunda var olduğu her coğrafyada, her alanda faaliyet gösteren Avenjelist Hıristiyan -Yahudi birlikteliğine İslam’ı da eklemek, yasal olsun ya da olmasın her hareketin, her kuruluşun her oluşumun içinde yer alıyor!.. Alan ne olursa olsun, gelişmeleri kendi amaçlarına göre şekillendirmekten geri kalmıyor!.. Etki alanını giderek genişletiyor!.. Her kurumsal yapıda faaliyet gösteriyor!.. Her harekete dinsel nitelik kazandırarak; her girişimi dinsel zemine taşıyarak sonuca ulaşmayı amaçlıyor!.
Yöntem; Afganistan'dan Pakistan'a, Endonezya'dan Malezya'ya kadar her yerde aynı:
- Var olan bir resmi dinsel simgelerle bütünleştirmek,
- Yaşamın her alanını yavaş yavaş üç din birlikteliğine dayalı dinselleştirmek,
- Üç dinli anlayışın egemenlik alanını genişletmek,
- Halkı Müslüman devleti, Laik rejimi sistemli saldırılarla yok etmek,
- Milli/Ulus devleti çözmek,
- Ve sonunda devleti ele geçirmek!..
Üç dinli yani anlayış, egemen olmayı amaçladığı her coğrafyada, bankacılıktan sendikacılığa, eğitimden sağlığa kadar her alanda; biri dinsel nitelikli olmak üzere farklı iki yapılanmaya yol açıyor. Laik yapıyı yok etmek ve yönetimi ele geçirmek için, demokrasinin sağladığı tüm olanaklardan yararlanıyor!..
Eli her yere uzanıyor:
- Türkiye'de başlangıçta Marksist-Leninist ideolojiyle yoğrulan daha sonra Kürt milliyetçiliği ne yönelen bölücü/ayrılıkçı hareketi din tabanına oturtmak istiyor. Kurduğu silahlı eylem örgütü Hizbullahla, din eksenli ayrı bir girişim başlatıyor.
- Filistin'de özgürlük için mücadele veren Sol kimlikli Filistin Kurtuluş örgütünün karşısına İslamcı Hamas’ı çıkarıyor.
- Irak'ta var olan laik rejimi ABD desteğiyle yıkarak, dinsel tabanlı üç bölgeli federasyonun altyapısını hazırlıyor.
- Kuzey Irak'taki yapılanmayı Güneydoğu Anadolu’ya taşımaya uğraşıyor!..
Türkiye'de münafıklar tüm kurumları şekillendiriyor!.. Faizsiz bankacılık yutturmacasıyla sermayeyi kontrol ediyor!.. Toplumdaki işsizlik korkusundan yararlanarak sendikaları ele geçiriyor!.. İnançlı kesimleri kullanarak dinsel eğitimi yaygınlaştırıyor!.. Dernek vakıf ve tarikat yapılanmasıyla sosyal yaşamı baskı altında tutuyor!..
İslam’ı, çıkar dini ve aracı yapan münafıkların attığı adımlar karşısında endişe duyanlar, korkuya kapılanlar bir çözüm yolu bulmak için çabalıyorlar!.. Bu karmaşık sorun karşısında neler yapılabileceğini düşünüyorlar!..
Resim olanca açıklığıyla ortada!. Bu ideolojik yaklaşımı savunan iktidar, amaçlarını gerçekleştirebilme uğruna topluma, saptırılmış özüne uygun olmayan dinsel eğitimi dayanışmayı, rant elde etmeyi dayatıyor.
Devletin tüm kaynaklarını, tüm olanaklarını yasaların sınırlarını da zorlayarak bu amaçla kullanıyor. Üç dinli çarpık anlayışı bir ideoloji olarak okullarda bürokraside, iş dünyasında üslenmesi için ortam hazırlıyor!..
Plana göre; oluşturulan bu yapı içinde, beyinleri şekillenmiş nesiller seçmen olduklarında, dejenere edilmiş içi boşatılmış İslam’ın yanında yer alacaklar!.. Yani münafıkların iktidarda olması ya da iktidarda kalması için oy kullanacaklar!..İzlenen yol bu!..
Hedef; Türkiye'de beyinleri şekillendirilmiş yurttaşlardan; önce seçmen, sonra temsilci, daha sonra da yöneticiler yetiştirmek ve ülkeyi tümüyle ele geçirmek!..
Bütün bunlar olurken, Türkiye'yi zora sokan ve temelinde eğitim olan bu sorun karşısında bir çıkış yolu arayanlar, doğru belirleme yapmakla birlikte doğru yöntemi bulmakta zorlanıyorlar!..
Üç dinli anlayışın ve münafıklığın, bugün Türkiye Cumhuriyeti için; devletin varlığı ve bekası ile millet ve ülke bütünlüğü açısından en büyük tehdit olma özelliği devam etmektedir!..
Bu tehdit sürerken, Türkiye Cumhuriyeti'ni, anayasal nitelikleriyle ve bağlı olduğu değerlerle yarınlara taşıyabilmek giderek güçlenmektedir!..
Ne var ki hiçbir zorluk; birinci görevi Devletin varlığını ve bekasını; sonsuza dek korumak ve savunmak olan anayasal kurum ve kurulumları; bu ülkenin aydınlık insanlarını bir umutsuzluğa doğru sevk etmemelidir!..
Günün Sözü: Çaresizlik ve umutsuzluk zayıf insanların özelliğidir. Ne yapacağını düşünen ve bilen insan amacını gerçekleştirir.
766 defa okundu...


NURULLAH AYDIN
MAHMUT TOPTAŞ
AYDOĞAN DEVECİ





1.5120
60.866
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?