Telefon dinleme tartışmaları sürerken size İtalya’da yapılan bir operasyondan bahsedeceğim.
İtalyan savcı Felice Casson, NATO üyesi ülkelerde CIA tarafından kurulan örgütü deşifre etmişti.
İtalyanca "Roma Kılıcı" anlamına gelen Gladio, Casson'un ortaya çıkardığı belgelere göre, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra olası Sovyetler Birliği işgaline karşı kurulmuştu ve tek merkezden yönetiliyordu. İsimlerini de daha çok o ülkenin tarihi ve mitolojisinden almışlardı. Yunanistan'ın "Koyun Postu", Fransa'nın "Rüzgâr Gülü", Türkiye'nin ise halk arasındaki adıyla "kontrgerilla."
Yapının iki unsuru vardı; askeri görevliler ve siviller. 1990'lı yılların başında batı ülkeleri, Gladio'nun faaliyetlerine son verdi. Sorumluları yargılandı. Türkiye hariç.
İtalyan savcı 1972'de bir araca konan bir bombanın patlamasında üç jandarma görevlisinin öldürüldüğü dosyayı 1984'te yeniden açarak Gladio'yu ortaya çıkarır.
Öldürülenler, bir nevi jandarma örgütü olan Carabinieri'dendi. Olay ilk önce solcuların, sonra da daha lokal ve küçük adli suçluların üzerine yıkılır. Göreve başladığında dosyanın bir sonucu yoktur ve dosya ona devredilir.. Ona "Bugüne kadar bir sonuç çıkmadı, bundan sonra da çıkmaz. Sen kapatırsın dosyayı" derler.. Ama o kapatmaz ve dosyayı yeniden açar. Olayın sol gruplarla değil, doğrudan faşist gruplarla ilgili olduğunu tespit eder. Ayrıca öldürülen jandarmaların görev yaptığı teşkilatın üst düzey yetkililerinin de olayla bağlantılarını tespit eder. . Bu olayı çözünce Gladio ortaya çıkar.
Bu örgüt doğrudan CIA'ya bağlıydı. Kuruluş amacı, ülkeyi Sovyetler Birliği işgaline karşı korumak. Ama daha 60'lı yıllara gelmeden bu amacından sapıp, ülke içindeki muhaliflere karşı da görev yapmaya başlar. Aslında CIA'nın hoşuna gitmeyen grupları baskı altına alarak sindirir. Sadece solculara karşı değil, o dönem hangi kesim muhalifse; mesela Hıristiyan Demokratlara karşı bile görev yapar. Yani kim CIA'ya, Amerika'ya muhalifse, hedefte onlar vardır.
Bu sindirmede özel yöntemler izlerler. Bulunulan belgelerin birinde, özellikle İtalya ve Fransa gibi solun güçlü olduğu ülkelerde, sabotaj ve cinayet tarzı önlemler alınması öneriliyordu. Halk arasında tepki oluşturmak amacıyla, hep gerilimi artırıcı eylemler yaparlar.
Örgütün çok sayıda silah deposu ortaya çıkarılır. İtalya'nın askeri istihbarat servisi SİSMİ'nin arşivlerine girildiğinde, ülkenin çeşitli yerlerinde bulunan sığınak kayıtlarına rastlanır. Kayıtlarda, patlayıcı ve silahların dökümü de mevcuttur. Silahlar hem doğu hem de batı ülkeleri kökenlidir. Eldeki belgelerde kayıtlı silahlarla sığınaktakileri karşılaştırılır. Birbirini tutmadığı, farklı silahlar olduğu anlaşılır. Zaten sığınak gizlidir.. Üstelik amaç bu silahları eylemlerde kullanmaktır... Sığınaktaki silahlar alınıp kullanılmış, sonra yerine başka tür silahlar konulmuş. Normalde her bir sığınağın örgüt içinde bir sorumlusu vardır, ama bu sorumluların hep askeri istihbarat içindeki şefe bağlı olduğu anlaşılır..
Bu sığınakların; çok farklı ve şüphelenilmeyecek yerlerde mağaralarda, mezarlıklarda, hatta kiliselerin altında olduğu tespit edilir. Zaten Gladio, tarihin en iyi saklanmış sırrıdır. 1950'den 1980'li yılların sonuna kadar varlığı bilinmiyordu..
Tüm NATO üyesi ülkelerde bu örgütün olduğu zaman zaman ifade edilmiştir. Türkiye'de de benzeri örgüt vardır. NATO'ya üye olmayan İspanya, Portekiz ve Avusturya'da da vardı. bütün bu ülke örgütlerinin ortak tatbikat ve eğitim yaptıkları da vardır.
Türk Gladiosu hakkında bugüne kadar sağlıklı bir çalışma yapılamadı. Özel olarak Türk Gladiosu'yla ilgilenen olmadı. Ama burada belirleyici olan, Türkiye'nin stratejik önemi olmuştur.. Bu stratejik konum soğuk savaş sırasında çok daha önemliydi. Sovyetler'e sınır olması da düşünülünce, Türk Gladiosu İtalya'dakinden daha önemli ve etkili olsa gerek...
İtalya'da da 60'lı yıllarda bir darbe hazırlığı yapılmış. Bu gerçek, dosyalar yeniden açıldığında ortaya çıkar.. Ama darbeler tek başına bu örgüt tarafından yapılmıyor. İçinde birçok kuruluşlar da vardır. Gladio, bunların tamamını yönlendirebildiği takdirde darbe yapabilir.
İtalya'da ortaya çıkarılan dökümanda darbe planı da vardır. Planda; yapılara görev verilmiştir ve muhalif parlamenterlerin, gazetecilerin, akademisyenlerin isim listesi belirlenmiştir.
İtalya’daki Gladio soruşturmasına başta İtalya Cumhurbaşkanı ve tüm merkez sağ karşı çıkar, çözülmesini istemez.. Askeri istihbarat örgütü zorluk çıkarır.. Merkez sol ise destekler. Onlara göre İtalya'nın karanlık bir dönemi vardır ve bu dönemde olup bitenler açığa çıkartılmalıdır.. Geçmişle hesaplaşmak gereklidir.
Kuşkusuz bu operasyona medya büyük destek verir. Bunun yanında parlamento büyük destek verir. Araştırma komisyonu kurulur. Savcı bağımsız olarak hareket eder ve araştırma komisyonu ile birlikte hareket eder. Sonuçta tüm bağlantılar tespit edilir ve örgüt çözülür.
Bütün devlet yöneticileri bu yapıdan haberdar değil. Parlamentolardan özellikle gizleniyor. Hatta devlet başkanlarının tamamı da bu örgütün varlığını bilmiyor. Bazıları haberdardır, bazıları değildir. Kimin haberdar olacağı tamamen CIA'ya bağlı. Amerika kime güveniyorsa o Gladio'yu bilir. Ordu içinde bile böyledir. Hatta bazen Genelkurmay Başkanları, Savunma Bakanları bile örgütün varlığından haberdar olmayabilir.
Ya Türkiye! Soğuk savaş döneminin Türkiye Gladiosu acaba neyle meşgul dersiniz?
Günün Sözü: Cesaretle korkaklık ikiz kardeştir. Aynı kaynaktan beslenir. Ancak biri kendine güvene dayanır diğeri güvensizliğe.
584 defa okundu...


NURULLAH AYDIN
MAHMUT TOPTAŞ
AYDOĞAN DEVECİ





1.5120
60.866
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?