Brüksel, Türkiye isteklerinden vazgeçmedi.
Avrupa Parlamentosu’nun hazırladığı 2008 Türkiye raporu, onaylandı.
Oturuma, işbirlikçilerin gözdesi AB Konseyi adına Slovenya’nın Dışişleri Bakanı ile AB Komisyonu adına Olli Rehn de katıldı. TBMM’nin AB uyum komisyonu üyesi 5 parlamenter de Strasbourg’da hazır bulundu. Raporda kadın haklarından Kıbrıs’a, Ermenistan’la ilişkilerden Ergenekon soruşturmasına kadar birçok konuya değiniliyor. DTP milletvekillerine terör örgütü PKK ile aralarına mesafe koyma çağrısı yapılıyor ve kadına yönelik şiddetle mücadelede ilerleme kaydedildiği belirtiliyor.
AP’nin Türkiye raportörü Ria Oomen-Ruijten Genel Kurul’da yaptığı konuşmada, “Türkiye’de reform sürecinin hızlandırılması” çağrısında bulundu ve “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2008 yılının demokrasi alanında reform yılı olacağını ilan etmişti ve bu taahhüdünü yerine getirmesini bekliyoruz” dedi. Hollandalı parlamenter, Türkiye’de yeni bir anayasa yapılması konusunda bütün siyasi partiler ile sivil toplum örgütlerinin görüşüne başvurulmasının ve ortak bir uzlaşma sağlanmasının gerekli olduğunu da vurguluyor..
Türkiye çok özgür bir ülke
Rujiten, raporun onaylanmasından sonra yaptığı basın açıklamasında ise, AKPínin kapatma davasına AB’nin ne kadar müdahele ettiği yönündeki bir soruya; “Ben başsavcıların Türkiye’deki kadar özgür olduğu başka bir ülke tanımıyorum. Kapatma davası yargının bağımsızlığı ile değil, tarafsızlığı ile ilgili. Eğer bugün bir başsavcı Anayasa Mahkemesi adına yorumlar yapabiliyorsa, Türkiye’deki hukukun üstünlüğünün olması gereken yerde olmadığından endişe ederim” dedi.
Tavsiye niteliği taşıyan raporda, Türkiye'den demokrasi ve insan hakları alanındaki reformların hızlandırması çağrısında bulunuldu. Ruijten, mesajının sadece iktidardaki AK Parti'yi değil, muhalefet partilerini de ilgilendirdiğini söyledi.
Sol siyasi grupların, “Türkiye'de 1 Mayıs gösterilerinde çıkan olaylarda polisin fazla güç kullandığı yolundaki haberlerden Avrupa Parlamentosunun endişe duyduğu” yolundaki değişiklik önergesi ise kabul edildi.
Yine kabul edilen değişiklik önergesinde, Türk Ceza Yasasının 301. maddesindeki değişikliğin yeterli olmadığını savunuldu ve bu madde ile diğer kısıtlayıcı maddelerin tamamen kaldırılması çağrısında bulunuldu.
Kapatma davasına atıf
Rapora giren bir maddede, “AK Partinin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasının sonuçlarından endişe duyulacağı” ifade edildi ve “Anayasa Mahkemesinin, kararını, hukuk devleti ilkeleri, Avrupa standartları ve Venedik Komisyonunun siyasal partilerin kapatılmasıyla ilgili ölçütlerine uygun alması” temennisinde bulunuldu. Raporda Meclis'e, Venedik Komisyonunun ilkelerine uygun olarak, siyasi partilere getirilen yasaklar konusunda anayasal değişiklik yapması tavsiye edildi.
Ergenekon ortaya çıkarılsın
Raporda, Ergenekon soruşturmasının kararlılıkla sürdürülmesi, örgütün “devlet organlarındaki tüm bağlantılarının ortaya çıkarılarak örgütle ilişkisi bulunanların yargıya teslim edilmesi” isteniyor.
Türkiye’yi yönetenlerin emrin olur dediği ve yaptığı her talep sonrası yeni talepler rapor adıyla kabul ediliyor ve tebliğ ediliyor.
Bu ne anlama geliyor? Evet bu talepler tespitler istekler eyalet yöneticilerinden istenen talepler değil mi?.
Görüyorsunuz değil mi? Türkiye’yi yönetenlerin getirdikleri durumu!
Bakın Türkiye’nin bağımsızlığına yemin etmiş milletvekili denen vatandaşların oluşturduğu meclisin aldığı kararlarla gidilen yola!
İhanet ortamını bundan daha iyi özetleyebilecek durum var mı?
Ya Türkiye’nin bağımsızlığına yemin etmiş Abdullah Gül’ün açıklamalarına ne diyelim? Davet ettiği her gelen Avrupalı lidere Avrupa Birliği üyeliği için destek talebinden ve kendisinin de yer aldığı parti kapatma davası ile ilgili destek isteğinden başka yaptığı bir şey söylediği ve yaptığı var mı?
Türkiye’yi kim yönetiyor, nasıl yönetiyor?
Bir yandan arkamızda halk desteği var diyeceksin, yardım talebini ise Avrupalı dostlarından isteyeceksin ve bu demokrasi olacak bu milli irade olacak. Kim inanır? İnanın öğrencilerimin hemen her derste sorduğu sorular bunlar. Ben cevap vermekte zorlanıyorum. Ama işbirlikçilerde ne zorlanma var ne de başka bir şey. Pişkinlikten başka!
Günün Sözü: Dürüst yaşamak istiyorsan yalnız kalacağını da düşün.
610 defa okundu...


NURULLAH AYDIN
MAHMUT TOPTAŞ
AYDOĞAN DEVECİ





1.5120
60.866
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?