Dikkat: Toplumda kutuplaşma artıyor!

Nurullah Aydın

19.04.2008



Ülke olarak yenilenen meclisten ve yeni kurulan hükümetten beklentimiz, geçmiş dönemin tecrübesi ile reform sürecine hız kazandırması ve toplumumuzu kenetlemesiydi. Oysa bugün itibariyle reform sürecinde ciddi bir atalet, toplumda ise maalesef kutuplaşma görüyoruz.
 
Bugün itibariyle siyasi gündemimizi dalgalandıran konu özünde demokratik sistemden ziyade devletin varlığını ve bekasını ilgilendiren bir konudur. Zaman içinde, bir çok konu yargısal süreçte hukuk kuralları çerçevesinde yumuşak bir geçiş ile halledilebilecek iken, bugün siyası istikrarsızlık nedeni haline gelmiştir. Konunun, yani kapatma davasının ve türban sorununun anayasa maddesi değişikliğine indirgenmesi ve bu şekliyle yargı-meclis yetkisi konusuna odaklanılması yanlış bir adım olmuştur.
 
Süreç kontrolden çıkıyor
Kaldı ki bu anayasa değişikliklerinin karşı karşıya kalacağı muhtemel hukuki engellerin de iyi hesap edilmediğini açıklıkla görüyoruz. Ayrıca bu konudaki söylemlerin toplumda gerginliğe ve tedirginliğe neden olacak şekilde genişlediğine şahit oluyoruz. Adeta süreç kontrolden çıktığı izlenimini veriyor.
 
Dolayısıyla gerek kapatma davsının, gerek türban konusun gerekse, Ergenekon soruşturmasının sadece hukukla sınırlı kalmasını sağlayacak, kamu kesimi ve eğitim kurumlarına genişlememesi için mevcut hukuki güvencelerin güçlendirilmesine ihtiyaç olduğu görüşündeyiz.
 
Ne yazık ki, siyasi kültürümüz ulusal öneme haiz konuları yeterli zaman ayırarak, derinlemesine ve sükunet içinde tartışma alışkanlığı geliştiremedi. Oysa bambaşka bir tablo sergileyebilirdik, demokratik reformlarımızı, özgürlükleri en geniş anlamda hayata geçirecek şekilde, çok önceden tamamlayabilirdik.
 
Yüksek öğrenim kurumlarımızı, yenilikçi, yaratıcı, araştırıcı, bilimsel bilgi üreten kurumlar haline getirebilirdik. İlk ve orta öğretimde 12 yıllık zorunlu eğitime geçmiş olabilirdik.
 
Demokratik katılımı geliştirip, güçler ayrılığı prensibini Anayasal zeminde yeniden olması gerektiği gibi tesis edebilirdik. Oysa şu anda yaptığımız, Yasama-Yürütme -Yargı dengesini Yürütme lehine bozacak yeni girişimler yapmak.
 
Sorunlara ideolojik kalıplarla yaklaşmayıp akılcı bir yöntem benimseyebilseydik Türkiye ekonomisini bugün rekabete çok daha kolay hazırlayabilir, refah toplumu idealimizi çok daha hızlı gerçekleştirebilirdik.
 
Elbette, yukarıda sayılan sorunlar bir hamlede çözülüp geride kalmayacaktı. Toplum ve kurumlar tarafından içselleştirilmesi zaman alacaktı. Ama ekonomik ve sosyal gelişmeye odaklanabilmek, eğitimin yaygınlığını ve kalitesini yükseltebilmek bu sürecin hızlanmasını sağlayabilecekti.
 
Kutuplaşma ve gerginliği bırakın
Önümüzdeki zor dönemi aşabilmenin şartının siyasi istikrar, doğru gündeme odaklanma ve kararlı liderlik olduğunu görmek gerekir.
 
Ekonomide yeni bir vizyonla, yeni bir şevk ile harekete geçersek, yeni bir atılımı başlatmamız mümkün olabilir. Duraklamaya uğrattığımız reformları yeniden devreye sokarak, bu olumsuz süreci iyi yöneterek kalıcı bir yapısal dönüşüm sağlayabiliriz.
 
Bunun için öncelikle, gündemi yerli yerine oturtmak zorundayız. Türkiye dar gündemli ve kutuplaştırıcı siyasetler yüzünden geçmişte çok zaman kaybetti.
 
Bugün artık kutuplaşma ve gerginlik içine girmek yerine, ülkemizin ve tüm bireylerin refahını arttıracak ekonomik ve sosyal politikalar çevresinde kenetlenmeliyiz.
 
Kendimizi Cumhuriyet’in demokrasi, laiklik, çağdaşlık ve refah ideallerinin taşıyıcısı, toplumsal gelişmenin gönüllüsü olarak görüyor ve ilgili tüm süreçlerde aktif olmaya devam edeceğimizi bir kez daha hatırlatıyorum.
 
Gidişin hiç te iyi olmadığını sık sık bu köşede dile getirmemizi bazı okuyucularım yadırgayabilir. Ama gazeteci olarak, akademisyen olarak görevimiz halkı aydınlatmak, yöneticileri de uyarmaktır.
 
Bazıları rahatsız olsa da, incinse de bizim niyetimiz kötü niyetli değil iyi niyetlidir. Bu böyle bilinmelidir.
 
Fırtına öncesi uğultuların şiddeti; görülmüyor, duyulmuyor, işitilmiyorsa yapılacak bir şey yok demektir, diyemeyiz.
 
Her kesimin karşıdakini görememek, işitmemek anlamamakla suçladığı bir ortamda bizler gerçekleri acı da olsa dile getirmek zorundayız . Bu bizim halk aydınlatma görevimizdir.
 
Günün Sözü: Önce ne yapacağına karar ver ondan sonra istediğini yap.

569 defa okundu...
Yazarın Diğer Yazıları» ABD niye AKPye övgüler yağdırdı!
» ABD'nin liderleri ve Abdullah Gül!
Foto Galeri Video Galeri
TSUNAMİ

unix öğreniyoruz

Konyadan Resimler

Konya'da Lale

Tüm Galeriler

24°
Cumartesi Pazar Pazartesi Salı
Döviz Kurları
DOLAR          1.5120
EURO            1.9380
BORSA          60.866
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?

Eskisi daha iyidi
Kararsızım
Güzel
Çok güzel
Diğer Anketler
KONYA
  • ADANA
  • ADIYAMAN
  • AFYON
  • AĞRI
  • AKSARAY
  • AMASYA
  • ANKARA
  • ANTALYA
  • ARDAHAN
  • ARTVİN
  • AYDIN
  • BALIKESİR
  • BARTIN
  • BATMAN
  • BAYBURT
  • BİLECİK
  • BİNGÖL
  • BİTLİS
  • BOLU
  • BURDUR
  • BURSA
  • ÇANAKKALE
  • ÇANKIRI
  • ÇORUM
  • DENİZLİ
  • DİYARBAKIR
  • DÜZCE
  • EDİRNE
  • ELAZIĞ
  • ERZİNCAN
  • ERZURUM
  • ESKİŞEHİR
  • GAZİANTEP
  • GİRESUN
  • GÜMÜŞHANE
  • HAKKARİ
  • HATAY
  • IĞDIR
  • ISPARTA
  • İÇEL
  • İSTANBUL
  • İZMİR
  • KAHRAMANMARAŞ
  • KARABÜK
  • KARAMAN
  • KARS
  • KASTAMONU
  • KAYSERİ
  • KIRIKKALE
  • KIRKLARELİ
  • KIRŞEHİR
  • KİLİS
  • KOCAELİ
  • KONYA
  • KÜTAHYA
  • MALATYA
  • MANİSA
  • MARDİN
  • MUĞLA
  • MUŞ
  • NEVŞEHİR
  • NİĞDE
  • ORDU
  • OSMANİYE
  • RİZE
  • SAKARYA
  • SAMSUN
  • SİİRT
  • SİNOP
  • SİVAS
  • ŞANLIURFA
  • ŞIRNAK
  • TEKİRDAĞ
  • TOKAT
  • TRABZON
  • TUNCELİ
  • UŞAK
  • VAN
  • YALOVA
  • YOZGAT
  • ZONGULDAK
Haber Arşivi  |   Künye  |   İletişim  |   Giriş sayfam yap  |   Sık Kullanılanlara Ekle  |   Sitene ekle  |  
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz