CHP kongresi ve Yeni Sol (2)

Nurullah Aydın

01.05.2008

Sol söylem, burjuva sınıfının kendine yüklediği işlevi yerine getirdikten sonra adeta eve geri çağrıldı. Sosyalist tehdit bitince ağlayan maskeye gerek kalmadı. Ancak sermaye, sömürüsünü hoyratça ve küresel düzeyde sürdürmeye devam ediyor.
 
Yeni sol tartışmalarında piyasa ekonomisiyle barışık bir soldan söz edildiğine göre, yeni solun, solun klasik parametrelerine sahip olmayacağı anlaşılıyor. Ağlayan maske yerine küstahça sırıtan bir maske... Bu durumda yeni sol ne kadar soldur?
 
Eve dönüş yapan sağ ve sol, yeni liberalizmin farklı tonları olarak merkezi dolduruyor. O halde arayış ton arayışı mı? kanat arayışı mı, yoksa total ret mi olmalı?
 
Siyasal düzen mi? İnsan mı?
Sol, sınır ve etnik farklılık tanımaksızın tüm insanların eşitliği düşüncesini esas alan bir ideali anlatır. Bu amaca ulaşmak için, verili siyasal ve toplumsal yapıları ayakta tutan gerici, tutucu ve geleneksel politikaları reform yoluyla değiştirerek sistemi insanileştirmeye çalışır. Sosyal bir siyasal dizgede bu amaç sermayenin vergilendirilmesi ve sosyal amaçlara yönlendirilmesiyle olanaklıdır. Ancak bunu sermayenin kaçış eğilimine girmesi, totaliter yöntemlerle bunun engellenmesi takip eder ki; sonuçta bir yandan siyasal düzenin insana yabancılaşması, diğer yandan da verili konjonktürde şer ekseni olarak tanımlanıp bertaraf edilmesi kaçınılmaz olacaktır.
 
Solun sorunu, siyasal düzen ise, arayışa gerek yok. Çünkü sol bitti. Kandırmacalarla uğraşmak yerine liberal paradigma içinde yer almak daha rasyoneldir.
 
Solun sorunu insan ise, yeni bir tartışma yaratma olanağı doğabilir. Bu tartışma ikili boyutta sürdürülebilir. Birinci boyutta, solun ulusallığı terk ederek, küresel söylemler geliştirmesi ve küresel muhalefet kurması düşünülebilir. Sömürü ve adaletsizliğin aktörü küresel aktör olunca, sosyal muhalefetin de küresel karşı aktör olması kaçınılmazdır.
 
Ancak hemen belirtmek gerekir ki, küresel sosyal politikaların amacı, küresel kapitalist üretimden doğan zenginliği küresel tabana yaymak ise, bunun bir yanılgı olacağı açıktır. Çünkü kapitalist sistemin tek sonucu dağıtımdaki adaletsizlik ve sömürü değil, onun da ötesinde, dünya kaynaklarının yalnızca çıkar amaçlı olarak ve kâr maksimizasyonu dürtüsüyle tüketilmesidir. Sol yapısal krizini bu yaklaşımla yalnızca ertelemiş olur.
 
Solun sorununun insan olmasının ikinci tartışma boyutu burada ortaya çıkar: Bu boyutta solun içinde yaşadığımız dünyayla barışık bir toplumsal yaşama olanak sağlaması arzulanır. Yalın, izole ve atomize birey yerine, içinde yaşanılan doğayla barışık, ona ve tüm insanlığa karşı sorumluluğu esas alan bir insan profili, sol söylem arayışına anlam katabilir.
 
Yabancılığı üreten üst yapı kurumlarının gerekliliğine yönelik inancın ortadan kalkmasıyla (ki sermayenin küresel egemenliğinin bu süreci bizatihi başlattığı da savunulabilir), bu kurumların evrim yoluyla sönümlenmesi kaçınılmaz olacağından, insanın doğaya ve evrene yabancılaşması da sona erebilir.
 
İnsanların kendi kaderlerine sahip olması, hiyerarşik bir siyasal dizgeyi zorunlu ılmadığından ve yalnızca topluma endeksli bir düşünce de solun krizini sonlandırmadığından, yeni vizyon, kendisiyle, toplumla ve doğayla barışık bir evrensel insan vizyonu olabilir.
 
Solun kırmızı çizgisi
Solun arayışı, Marksist nihai dünya öngörüsünün 21. yüzyılın koşullarıyla yeniden kurgulanmasıyla anlam kazanabilir. Ne gerici ve tutucu ulusal söylemlere dayalı anakronist yaklaşımla, ne de liberalizme eklemlenmekle sola yaşam olanağı sunmak mümkündür.
 
Solun arayışına anlam verecek olan, Marksizm'deki ara aşamaları atlayarak doğrudan nihai aşamaya odaklanma düşüncesidir. Üst yapıya karşı evrensel direniş; ancak barışçı, sivil, yok sayıcı, biraz Nietzsche, Sinoplu Diogenes, Hacı Bektaş, ardından Yunus, Mevlana ve Spinoza ya da Benna'lı Amalric, biraz İsavari... Üretilen tüm değerleri değersizleştirici biçimde, ancak sistematiksiz, örgütsüz ve ideolojisiz, burjuvanın tuzağına tekrar düşmeden, maskeyi oynamadan...
 
Aktörü ise, ölümcül alt ve üst kimliklerle kendini tanımlama ve sınırlama düşüncesini reddeden bireydir.
 
Solun arayışı, Stalin ve Hitler'in yüzünde iğreti duran zorlama bir tebessüm, New York sosyetesinin yakasına iliştirilmiş AIDS duyarlılığını simgeleyen kırmızı kurdele" ya da Nişantaşı gezegeninde lösemili çocuklara yardım balosu davetiyesindeki mahzun bir bakıştan öte bir anlam taşıyorsa eğer, tartışmaya değer.
 
Evet konu; Liberal Sol mu, Demokratik Sol mu, Marksist sol mu, Bilimsel Sol mu?
 
CHP kongresini izlerken, gözümün önünden solun yukarıda açıkladığım tarihsel süreci geldi. Dünya da ve Türkiye’de solun çıkmazı ve kitlelerle neden ve niçin bütünleşemediği de! Bilmem siz de aynı kanaatte misiniz?
 
Günün Sözü: Gerçekleri göremeyen göz, duyamayan kulak, algılamayan beyin hüsrandadır.

157 defa okundu...
Yazarın Diğer Yazıları» ABD niye AKPye övgüler yağdırdı!
» ABD'nin liderleri ve Abdullah Gül!
Foto Galeri Video Galeri
unix öğreniyoruz

Konyadan Resimler

Konya'da Lale

Tüm Galeriler

10°
Perşembe Cuma Cumartesi Pazar
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?

Eskisi daha iyidi
Kararsızım
Güzel
Çok güzel
Diğer Anketler
KONYA
  • ADANA
  • ADIYAMAN
  • AFYON
  • AĞRI
  • AKSARAY
  • AMASYA
  • ANKARA
  • ANTALYA
  • ARDAHAN
  • ARTVİN
  • AYDIN
  • BALIKESİR
  • BARTIN
  • BATMAN
  • BAYBURT
  • BİLECİK
  • BİNGÖL
  • BİTLİS
  • BOLU
  • BURDUR
  • BURSA
  • ÇANAKKALE
  • ÇANKIRI
  • ÇORUM
  • DENİZLİ
  • DİYARBAKIR
  • DÜZCE
  • EDİRNE
  • ELAZIĞ
  • ERZİNCAN
  • ERZURUM
  • ESKİŞEHİR
  • GAZİANTEP
  • GİRESUN
  • GÜMÜŞHANE
  • HAKKARİ
  • HATAY
  • IĞDIR
  • ISPARTA
  • İÇEL
  • İSTANBUL
  • İZMİR
  • KAHRAMANMARAŞ
  • KARABÜK
  • KARAMAN
  • KARS
  • KASTAMONU
  • KAYSERİ
  • KIRIKKALE
  • KIRKLARELİ
  • KIRŞEHİR
  • KİLİS
  • KOCAELİ
  • KONYA
  • KÜTAHYA
  • MALATYA
  • MANİSA
  • MARDİN
  • MUĞLA
  • MUŞ
  • NEVŞEHİR
  • NİĞDE
  • ORDU
  • OSMANİYE
  • RİZE
  • SAKARYA
  • SAMSUN
  • SİİRT
  • SİNOP
  • SİVAS
  • ŞANLIURFA
  • ŞIRNAK
  • TEKİRDAĞ
  • TOKAT
  • TRABZON
  • TUNCELİ
  • UŞAK
  • VAN
  • YALOVA
  • YOZGAT
  • ZONGULDAK
Haber Arşivi  |   Künye  |   İletişim  |   Giriş sayfam yap  |   Sık Kullanılanlara Ekle  |   Sitene ekle  |  
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz