Anayasa Mahkemesi’nin ardından dün de Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklamasında değinilen "karalama kampanyaları"nı değerlendiren Başbakan Tayyip Erdoğan, Ankara’daki karanlık senaryoların içinde olmadıklarını söyledi.
Bursa Kent Meydanı’nda halka seslenen Erdoğan, konuşuyor. Peki ne konuşuyor dersiniz? Dünya devlet liderleri neyin açılışını yapar dev kuruluşların, Erdoğan ise tersine dev kuruluşları satıyor, üç beş bina açılışını hizmet olarak gösteriyor.
Erdoğan; Taraf değiliz. Biz gerginliklerin tarafı değiliz, bizim gayemiz iş, hizmet üretmek, Türkiye’nin sorunlarına çözüm üretmek. Ankara’da sonu gelmez tartışmaların içinde biz yokuz. Ankara’daki karanlık senaryoların başında, sanal gerilimlerin, sanal tehditlerin içinde biz yokuz, diyor. Yapma ya, hangi hizmet acaba!
Bütün polemikleri gündeme sen getirmedin mi? Türban velev ki simge ne olmuş diyerek ülkeyi bir anda gerginliğe sokan sen değil misin. Yargıtay’la, Danıştay’la didişen sen değil misin. YÖK’le didişen sen değil misin?
Baykal’a da göndermede bulunuyor ve soruyor; Çağdaşlık lafla olmuyor. Atatürk’ün kastettiği muasır medeniyetleri çıkarma lafla olmuyor. Geçen gün, bir bacımız, tarlada tarlayı sürerken ana muhalefet liderine güzel bir laf söylemiş. Lafla pilav olmuyor demiş. Olay bu. Her şey gayet iyi biliniyor, diyor. Doğru. Baykal için söylediği söz kendisi içinde geçerli değil mi?
22 Temmuz'dan beri ülkenin bozulan ekonomik düzenine karşı en ufak bir tedbir alındı mı, alınıyor mu? Alınıyor da biz mi bilmiyoruz.
Kemal Derviş’in üç ahbap çavuş Ecevit, Yılmaz, Bahçeli ile çıkardıkları kanunlarla İMF’ye çok uluslu şirketlere teslim edilen ekonomik düzen 5 yıllık iktidar döneminde aynen uygulandığına göre, siz ülkeye ne kazandırdınız?
Bursa’da toplu konut açılışıymış. Sen tut, ülkenin 80 yıllık ekonomik kazanımlarını yabancılara peşkeş çek, özelleştir sat sonra gel iki tane bina açılışı ile hizmetten bahset.
Bursa sanayisi kimlerin eline geçmiş bir düşünme gerekir. Bursa’da kaç yabancı mühendis çalışıyor acaba? Bursa sanayi odası ve ticaret odası niye suskun dersiniz?
Elektrik-Doğalgaz-Akaryakıt otomatik zam soygunu devam ederken, insanların temiz dini duygularını eşlerinizin türbanı ile, bulgurla, kömürle yanıltarak yandaş toplayan bir anlayış ne zamana kadar halkın duygularının kendi yanında olacak dersiniz? Küreselci yaklaşımlarla ülkenin idare edilemeyeceği ortaya çıkmıştır.
Birde karanlık senaryolardan bahsediyor. Kimse de demiyor ki o karanlık senaryolar Washington’da planlanırken sen de yok musun içinde? BOP eş başkanlığı ne demek?
Ve sevgili Bursalılar da yaşa Varol diyor. Niçin diyor neden diyor ne bekliyor da diyor bir bilen varsa şu köşe açık, açıklasınlar da görelim, bilgilenelim.
Mutfakta halın giderek hızla artan geçim sıkıntısına karşı AKP İktidarı ve Başbakan ne gibi önlemler alıyor dersiniz? Oğlu 2.5 milyon dolarlık gemicikle armatörlüğe başlarken, damadı TV gazete alımında rol alırken, bakanlar oğullarıyla servetlerine servet katarken, siz hangi yoksulun sorunu düşüneceksiniz ki? Zavallı halk ta dindar diye inanıyor, seviyor alkışlıyor, yaşa var ol sesleriyle sevgi gösterisinde bulunuyor.
Karalamanın hesabı sorulur
Bakın karanlık senaryolar Silahlı kuvvetler ve yargı için hiç olmayan düzeyde bu iktidar döneminde düzenlendi. Önce Büyükanıt’la ilgili şimdi yeni komutanla ilgili.
Dikkat edin yandaş, akademisyen yandaş gazeteci örgütlü bir şekilde planlı olarak devletin temel kurumlarını o kurumları temsil edenleri yıpratma, yarışındalar.
Bakın asker düşmanlığı ile bilinen cemaatçi biri hiç kamu görevi olmadan doğrudan Kültür Bakanlığı müsteşar yardımcılığına atanıyor.
Ne yapılmak isteniyor?
Orgeneral Başbuğ’un Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Paksüt’le görüşmesi ve Orgeneral Saygun’un sağlığıyla ilgili haberler üzerine Genelkurmay Başkanlığı açıklama yaptı.
Karalama kampanyası açıldığı belirtilen açıklamada "Bu kişiler Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve onun mensuplarına yaptıkları saldırıların hesabını yine yargı önünde vereceklerdir" denildi.
Üniversite rektörleri kendini savunur durumda. Yargı öyle, Silahlı kuvvetler öyle. Peki beyler ne oluyor Türkiye’de? Devleti devlet yapan kurumlar yıpratılıyor, her gün polemiğe çekiliyor. Ne için, ne amaçla?
Bu gidiş iyi bir gidiş değil ve mutlaka ama mutlaka karanlık senaryoların tepedeki sorumlularından hesap sorulmalıdır. Çökertilmek istenen devlet yapısı ve organları daha fazla tahammül gösteremez, göstermeyecektir.
Günün Sözü: Seni pohpohlayanlara aldanma, yarın makamsız yetkisiz olduğunda etrafında kimseyi görmezsin.
901 defa okundu...








1.7615
2.3015
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?







