Bismillahirrahmanirrahim.
Allah'ın (c.c) selamı, bereketi, avn-i inayeti hepimizin üzerine olsun.
Yeni bir başlangıcı besmele-i şerifle nasip eden Cenab-ı Allaha hamd-ü senalar olsun.
Başlamak; size açılan bir kapıdan içeri girmek belki de işin kolay kısmı. Mühim olan başladığımız gibi kararlılıkla devam etmektir.
Duamız; atacağımız her adımı her daim ihlâs ile atabilmenin nasip buyrulmasıdır.
İstikamet; Müslümanca yaşamanın en önemli şartlarındandır.
İstikametsiz kıyam, istikametsiz duruş olmaz.
Millî Gazete'yi diğer bütün gazetelerden ayıran yegane özelliği 'istikameti'dir.
Bundan tam 39 yıl önce 'Çıkarken' başlıklı başmakaleyi kaleme alan Hasan Aksay ağabeyimiz Millî Gazete'mizin yayın hayatına neden başladığını anlatırken, hakkı görmenin, hakkı işitmenin ve hakkı söylemenin ehemmiyeti üzerinde duruyordu. Hasan Aksay ağabey ilk nüshasında Millî Gazete'yi şöyle anlatıyordu:
"Millî Gazete, gemileri karadan yürüten, çağ kapayıp çağ açan, Hak davasının bayraktarı, asırlarca bütün insanlığa ışık tutmuş büyük milletimizin temel duyuş, görüş ve çağrısının sahibi fikir gazetesi olmak için çıkmaktadır"
Her şartta, her zeminde ve her ne pahasına olursa olsun hakkı söylüyor olmak kolay değildir. Ama her daim Hakkı söylüyor olmak da büyük bir şereftir. Millî Gazete tam 39 yıldır böylesine önemli ve zor bir vazifeyi omuzlamıştır. Omuzlamaya da Allah'ın izniyle devam edecektir.
İstikametimiz bellidir: Gemileri karadan yürüten, çağ kapayıp çağ açan, Hak davasının bayraktarı milletimizin temel duyuş, görüş ve çağrısının sahibi olmak; saadet dünyasını kurmaktır. Hakkı görmeye, hakkı işitmeye, hakkı söylemeye; Millî Görüş'ün yüreği olmaya ahdimiz var.
Millî Gazete'mizin Genel Yayın Yönetmenliği görevi ile üzerimize vebali büyük bir sorumluluk elbisesi giymiş bulunuyoruz. Vazife büyük, büyük olduğu kadar da ağırdır. Büyük vazifeler ehemmiyet, ciddiyet ve disiplin ister. Ama muvaffakiyetin anahtarı ihlas ve inançtır. Millî Gazete kadroları bu ehemmiyet ve ciddiyetin farkındadır. Kaybedecek bir dakikamız bile yoktur. İki günümüzü birbirine eşit kılmamak ümit ve gayreti içinde olacağız.
Eğilmeden ve istikamet üzerine inançla yürüyeceğiz. Hakkı işitmeye, hakkı görmeye ve hakkı söylemeye 39 yıl öncesinin heyecanıyla devam edeceğiz.
Millî Gazete'yi en iyi şekilde sizlere ulaştırmak elbette bizim üzerimizdeki bir sorumluluktur ama, Millî Gazete'mizin en iyi noktaya getirilmesi zorunluluğu bütün camiamızın üzerindedir. İnanıyorum ki, alemlere Rahmet olarak gönderilen Efendimiz (s.a.v)'in doğduğu bu mübarek günde hep beraber yeniden besmele çekmiş oluyoruz.
"Yer ve gök dua üzerine kuruludur" buyuruyor Efendimiz.
Öyleyse duayla yol alacağız, duayla kurulacağız..
Allah (c.c) hepimize bu büyük görevi aşkla, heyecanla ve şuurla omuzlamayı nasip etsin.
Mevlid kandilimiz camiamız ve İslam alemi için hayırlara vesile olsun.
İnanıyoruz, güçlüyüz!
Tevfik Allahtan'dır.
Allah'ın (c.c) selamı, bereketi, avn-i inayeti hepimizin üzerine olsun.
Yeni bir başlangıcı besmele-i şerifle nasip eden Cenab-ı Allaha hamd-ü senalar olsun.
Başlamak; size açılan bir kapıdan içeri girmek belki de işin kolay kısmı. Mühim olan başladığımız gibi kararlılıkla devam etmektir.
Duamız; atacağımız her adımı her daim ihlâs ile atabilmenin nasip buyrulmasıdır.
İstikamet; Müslümanca yaşamanın en önemli şartlarındandır.
İstikametsiz kıyam, istikametsiz duruş olmaz.
Millî Gazete'yi diğer bütün gazetelerden ayıran yegane özelliği 'istikameti'dir.
Bundan tam 39 yıl önce 'Çıkarken' başlıklı başmakaleyi kaleme alan Hasan Aksay ağabeyimiz Millî Gazete'mizin yayın hayatına neden başladığını anlatırken, hakkı görmenin, hakkı işitmenin ve hakkı söylemenin ehemmiyeti üzerinde duruyordu. Hasan Aksay ağabey ilk nüshasında Millî Gazete'yi şöyle anlatıyordu:
"Millî Gazete, gemileri karadan yürüten, çağ kapayıp çağ açan, Hak davasının bayraktarı, asırlarca bütün insanlığa ışık tutmuş büyük milletimizin temel duyuş, görüş ve çağrısının sahibi fikir gazetesi olmak için çıkmaktadır"
Her şartta, her zeminde ve her ne pahasına olursa olsun hakkı söylüyor olmak kolay değildir. Ama her daim Hakkı söylüyor olmak da büyük bir şereftir. Millî Gazete tam 39 yıldır böylesine önemli ve zor bir vazifeyi omuzlamıştır. Omuzlamaya da Allah'ın izniyle devam edecektir.
İstikametimiz bellidir: Gemileri karadan yürüten, çağ kapayıp çağ açan, Hak davasının bayraktarı milletimizin temel duyuş, görüş ve çağrısının sahibi olmak; saadet dünyasını kurmaktır. Hakkı görmeye, hakkı işitmeye, hakkı söylemeye; Millî Görüş'ün yüreği olmaya ahdimiz var.
Millî Gazete'mizin Genel Yayın Yönetmenliği görevi ile üzerimize vebali büyük bir sorumluluk elbisesi giymiş bulunuyoruz. Vazife büyük, büyük olduğu kadar da ağırdır. Büyük vazifeler ehemmiyet, ciddiyet ve disiplin ister. Ama muvaffakiyetin anahtarı ihlas ve inançtır. Millî Gazete kadroları bu ehemmiyet ve ciddiyetin farkındadır. Kaybedecek bir dakikamız bile yoktur. İki günümüzü birbirine eşit kılmamak ümit ve gayreti içinde olacağız.
Eğilmeden ve istikamet üzerine inançla yürüyeceğiz. Hakkı işitmeye, hakkı görmeye ve hakkı söylemeye 39 yıl öncesinin heyecanıyla devam edeceğiz.
Millî Gazete'yi en iyi şekilde sizlere ulaştırmak elbette bizim üzerimizdeki bir sorumluluktur ama, Millî Gazete'mizin en iyi noktaya getirilmesi zorunluluğu bütün camiamızın üzerindedir. İnanıyorum ki, alemlere Rahmet olarak gönderilen Efendimiz (s.a.v)'in doğduğu bu mübarek günde hep beraber yeniden besmele çekmiş oluyoruz.
"Yer ve gök dua üzerine kuruludur" buyuruyor Efendimiz.
Öyleyse duayla yol alacağız, duayla kurulacağız..
Allah (c.c) hepimize bu büyük görevi aşkla, heyecanla ve şuurla omuzlamayı nasip etsin.
Mevlid kandilimiz camiamız ve İslam alemi için hayırlara vesile olsun.
İnanıyoruz, güçlüyüz!
Tevfik Allahtan'dır.
2054 defa okundu...








1.8471
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?







