Konya Büyükşehir Belediyesi ve Selçuk Üniversitesi işbirliği ile düzenlenen tarafından düzenlenen Uluslararası Küresel İklim Değişikliği ve Çevresel Etkileri Konferansı (UKİDEK) Konya Dedeman Otel'de başladı. Konferansa Vali Osman Aydın, AKP Konya Milletvekili Hasan Anğı, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, Meram Belediye Başkanı Refik Tuzcuoğlu, Karatay Belediye Başkanı Mehmet Hançerli, TEMA Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Hayrettin Karaca, Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli ülkelerinden 119 bilim adamı ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
SU KULLANIMINDA YÜZDE 10 TASARRUF SAĞLADIK
KOSKİ Genel Müdürü Ahmet Sorgun, yaptığı açılış konuşmasında, küresel iklim değişikliğinin, doğal dengenin bozulmasının bir parçası olduğunu söyledi. Küresel ısınmanın, ekonominin klasik tarifi olan “kıt kaynakların sınırsız ihtiyaçlarının karşılanması” sözünde gizli olduğunu anlatan Sorgun, “Yani asıl sorun sınırsız olan ihtiyaçlarımızdır. Problem aslında kaynakların yetersizliğinde değil, sınırsız ihtiraslarımızdadır. Sorun kaynakların adaletli paylaşılamamasındandır” dedi.
Herkesin kendine bakma, herkesin kendi evinin önünü süpürme zamanı olduğuna dikkat çeken Sorgun, “Küresel iklim değişikliğine karşı atılan her adım kısa süre içinde sonuç veriyor. Konya, küresel iklim değişikliğinden ilk önce etkilenecek yerler arasında gösteriliyor. Biz 3 yıldır su tasarrufu konusunda basında yoğun şekilde uyarılar yaptık. Bu konuda önemli başarılar elde etmeye başladık” dedi.
Her sınıfta bir öğrenci ve her okulda bir öğretmenle su timleri oluşturduklarını, damlama sulama yapana da ucuz su vererek bilinçli tüketici oluşturmaya çalıştıklarını ifade eden Sorgun, “Son bir yıl içinde abone sayının 21 bin artış olmasına rağmen aynı süre içinde yüzde 10’luk su tasarrufu sağladık. Aynı su tasarrufu Konya Kapalı Havzası'nın tamamında yapılması durumunda 180 milyon metreküp su tasarruf yapılabilir, bu da Mavi Tünel’den bir yılda Konya'ya aktarılacak su demektir” diye konuştu. Sorgun, 3 gün boyunca devam edecek konferansta 7 ana başlıkta 13 oturum gerçekleştirileceğini, bu oturumlara katılan 119 bilim adamının 66 bildiriyle iklim değişikliğini tartışacağını kaydetti.
BİR YANDA KURAKLIK BİR YANDA İSRAF VAR
TEMA Vakfı Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Hayrettin Karaca, konuşmasına bu konferansın çok önemli olduğunu ancak, kuraklık ve küresel ısınmayla ilgili gereken adımları atacak, karar mercilerinde bulunanların bu toplantıda yer almadığını belirterek başladı. “Burada olaya sahip çıkacak birileri var mı?” diye soran Karaca, 1946’dan beri tüm hükümetlerin Türkiye'nin doğasına, ormanlarına, topraklarına hizmet ederek değil, tüketerek, yok ederek iktidar olmayı tercih ettiklerini, bunu da başardıklarını savundu. Aslında bu durum karşısında herkesin kendisine 'Ben bu konuda ne yaptım?' diye sormasını isteyen Karaca, 'Sabah otelde kahvaltı salonunda 2 tabak gördüm, bu tabaklardan artanla 2 kişi daha doyardı. İsraf hat safhada. Birilerinin karnı aç birilerinin gözü aç' diye konuştu.
YETERLİ SU STOKLARI OLUŞTURULMALI
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Yaman, Nisan 2006 tarihinden bugüne kadar ülkemizde yaşanan kuraklığın, küresel iklim değişikliği konusunda bir örnekleme sunduğunu belirtti. Türkiye’nin bu dönemde Azor Adaları ve Basra’dan gelen kurak sıcak hava akımlarının, daha ılıman ve yağış getiren Cenova hava akımlarını bastırdığını ifade eden Yaman, şunları kaydetti: “Bu yıl ülkemizde bunu yaşadık, yaşanan kuraklığın nedeni de buydu. Bu durum kuraklıkla birlikte yoğun şekilde orman yangınlarına neden oldu. Ülke genelinde yağışlar önemli ölçüde azaldı. Bu yıl İç Anadolu'da yağışlar yüzde 43, Ege'de yüzde 15 azaldı. Yaşanan kuraklığın 2-3 yıl ard arda devam etmesi sorunların katlanmasına neden olmaktadır. Kuraklığın bir kaç yıl devam edebileceği düşünülerek yeterli su stoklarının oluşturulması gerekmektedir.”
“KÜRESEL ISINMA MAĞDURU MÜLTECİLER ORTAYA ÇIKACAK”
Doğal Hayatı Koruma Vakfı Türkiye Genel Müdürü Filiz Demirayak, su kıtlığına yönelik kitlesel göç hareketleri yaşanmasının beklendiğini, küresel ısınma mağduru mültecilerin ortaya çıkacağını söyledi. Küresel ısınmanın yüzyılın en önemli sorunu olduğunu, sadece bir çevre sorunu olmadığını dile getiren Demirayak, 'Küresel ısınma, sosyal ve ekonomik boyutları olan, bu yüzyılda karşılaşacağımız en önemli tehdit olarak algılanmalıdır” dedi. Türkiye’nin su kaynaklarının hızla tükenmekte olduğunu, Konya Kapalı Havzası'nın ise suyun en fazla ihtiyaç duyulan ancak en az olduğu bölge özelliği gösterdiğini dile getiren Demirayak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Konya'da geriye dönülmez olarak su kaybedilmiştir. Konya’da 3 Van Gölü büyüklüğünde sulak alan yok olmuştur. Elimizdeki göller de kirlilik ve aşırı kullanım tehdidiyle karşı karşıyadır. Konya’da kaçak su kuyuları da önemli bir sorundur. Konya, Türkiye için özel bir yerdir, son derece önemlidir. Bu toplantı da Türkiye için doğru adreste ve doğru başlıkla yapılmaktadır. Konferansın küresel iklim değişikliği konusunda gerekli adımların atılmasına katkı sağlamasını diliyorum.”
ANAYASADA SU İLE İLGİLİ MADDE BİLE YOK
Su Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Selami Oğuz da dünyanın 100 yıldır gelişmiş ülkeler tarafından hırpalandığına işaret ederek, “Yıllar sonra bu tehlikeyi fark ettik. Sadece yetkililerin önlemleriyle değil, bireysel gayretlerle de bu sorunu çözmek için çaba göstermeliyiz. Anayasa’da bile su ile bir madde yok. Bu devlet olarak suya ne kadar önem verdiğimizin göstergesidir. ‘Sudan ucuz’ anlayışını terk ederek ‘su gibi aziz ol’ düşüncesini hâkim kılmalıyız” çağrısında bulundu. Cumhuriyet döneminden bu yana su konusunda hiçbir adımın atılmadığının altını çizen Oğuz, yani sulama alanları açılarak, sulak alanların kurutulduğunu vurguladı. Toplantıda konuşulanların salonda kalmamsını isteyen Oğuz, bu konuda herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini bildirdi.
Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan da yaptığı selamlama konuşmasında üniversite olarak küresel ısınmanın olumsuz etkilerini en aza indirmek için bilimsel araştırma projelerine devam ettiklerini belirtti. Okudan’ın ardından kürsüye gelen Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, yaşanan sorunlar üzerine Konya'da böyle bir toplantıyı yapmaya karar verdiklerini anlattı. Mevlana’nın “Hangi kova kuyuya sarkıtıldı da dolmadı, Hangi tohum toprağa atıldı da bitmedi” sözünü anımsatan Akyürek, “Tema Vakfı yıllar önce ‘Türkiye çöl olmasın’ diye bir kampanya başlattı. Bu hareket katlanarak büyüdü ve bugün milyarlarca ağacın yeşermesine, çevre bilincinin oluşmasına katkı sağladı. Bugün burada attığımız tohumlar da boşa gitmeyecek” diye konuştu. Konferansın protokol konuşmaları bölümü, Milletvekili Hasan Angı ve Vali Osman Aydın'ın yaptığı selamlama konuşmalarıyla sona erdi. Konferans bugün ve cumartesi günü de devam edecek.
SU KULLANIMINDA YÜZDE 10 TASARRUF SAĞLADIK
KOSKİ Genel Müdürü Ahmet Sorgun, yaptığı açılış konuşmasında, küresel iklim değişikliğinin, doğal dengenin bozulmasının bir parçası olduğunu söyledi. Küresel ısınmanın, ekonominin klasik tarifi olan “kıt kaynakların sınırsız ihtiyaçlarının karşılanması” sözünde gizli olduğunu anlatan Sorgun, “Yani asıl sorun sınırsız olan ihtiyaçlarımızdır. Problem aslında kaynakların yetersizliğinde değil, sınırsız ihtiraslarımızdadır. Sorun kaynakların adaletli paylaşılamamasındandır” dedi.
Herkesin kendine bakma, herkesin kendi evinin önünü süpürme zamanı olduğuna dikkat çeken Sorgun, “Küresel iklim değişikliğine karşı atılan her adım kısa süre içinde sonuç veriyor. Konya, küresel iklim değişikliğinden ilk önce etkilenecek yerler arasında gösteriliyor. Biz 3 yıldır su tasarrufu konusunda basında yoğun şekilde uyarılar yaptık. Bu konuda önemli başarılar elde etmeye başladık” dedi.
Her sınıfta bir öğrenci ve her okulda bir öğretmenle su timleri oluşturduklarını, damlama sulama yapana da ucuz su vererek bilinçli tüketici oluşturmaya çalıştıklarını ifade eden Sorgun, “Son bir yıl içinde abone sayının 21 bin artış olmasına rağmen aynı süre içinde yüzde 10’luk su tasarrufu sağladık. Aynı su tasarrufu Konya Kapalı Havzası'nın tamamında yapılması durumunda 180 milyon metreküp su tasarruf yapılabilir, bu da Mavi Tünel’den bir yılda Konya'ya aktarılacak su demektir” diye konuştu. Sorgun, 3 gün boyunca devam edecek konferansta 7 ana başlıkta 13 oturum gerçekleştirileceğini, bu oturumlara katılan 119 bilim adamının 66 bildiriyle iklim değişikliğini tartışacağını kaydetti.
BİR YANDA KURAKLIK BİR YANDA İSRAF VAR
TEMA Vakfı Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Hayrettin Karaca, konuşmasına bu konferansın çok önemli olduğunu ancak, kuraklık ve küresel ısınmayla ilgili gereken adımları atacak, karar mercilerinde bulunanların bu toplantıda yer almadığını belirterek başladı. “Burada olaya sahip çıkacak birileri var mı?” diye soran Karaca, 1946’dan beri tüm hükümetlerin Türkiye'nin doğasına, ormanlarına, topraklarına hizmet ederek değil, tüketerek, yok ederek iktidar olmayı tercih ettiklerini, bunu da başardıklarını savundu. Aslında bu durum karşısında herkesin kendisine 'Ben bu konuda ne yaptım?' diye sormasını isteyen Karaca, 'Sabah otelde kahvaltı salonunda 2 tabak gördüm, bu tabaklardan artanla 2 kişi daha doyardı. İsraf hat safhada. Birilerinin karnı aç birilerinin gözü aç' diye konuştu.
YETERLİ SU STOKLARI OLUŞTURULMALI
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Yaman, Nisan 2006 tarihinden bugüne kadar ülkemizde yaşanan kuraklığın, küresel iklim değişikliği konusunda bir örnekleme sunduğunu belirtti. Türkiye’nin bu dönemde Azor Adaları ve Basra’dan gelen kurak sıcak hava akımlarının, daha ılıman ve yağış getiren Cenova hava akımlarını bastırdığını ifade eden Yaman, şunları kaydetti: “Bu yıl ülkemizde bunu yaşadık, yaşanan kuraklığın nedeni de buydu. Bu durum kuraklıkla birlikte yoğun şekilde orman yangınlarına neden oldu. Ülke genelinde yağışlar önemli ölçüde azaldı. Bu yıl İç Anadolu'da yağışlar yüzde 43, Ege'de yüzde 15 azaldı. Yaşanan kuraklığın 2-3 yıl ard arda devam etmesi sorunların katlanmasına neden olmaktadır. Kuraklığın bir kaç yıl devam edebileceği düşünülerek yeterli su stoklarının oluşturulması gerekmektedir.”
“KÜRESEL ISINMA MAĞDURU MÜLTECİLER ORTAYA ÇIKACAK”
Doğal Hayatı Koruma Vakfı Türkiye Genel Müdürü Filiz Demirayak, su kıtlığına yönelik kitlesel göç hareketleri yaşanmasının beklendiğini, küresel ısınma mağduru mültecilerin ortaya çıkacağını söyledi. Küresel ısınmanın yüzyılın en önemli sorunu olduğunu, sadece bir çevre sorunu olmadığını dile getiren Demirayak, 'Küresel ısınma, sosyal ve ekonomik boyutları olan, bu yüzyılda karşılaşacağımız en önemli tehdit olarak algılanmalıdır” dedi. Türkiye’nin su kaynaklarının hızla tükenmekte olduğunu, Konya Kapalı Havzası'nın ise suyun en fazla ihtiyaç duyulan ancak en az olduğu bölge özelliği gösterdiğini dile getiren Demirayak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Konya'da geriye dönülmez olarak su kaybedilmiştir. Konya’da 3 Van Gölü büyüklüğünde sulak alan yok olmuştur. Elimizdeki göller de kirlilik ve aşırı kullanım tehdidiyle karşı karşıyadır. Konya’da kaçak su kuyuları da önemli bir sorundur. Konya, Türkiye için özel bir yerdir, son derece önemlidir. Bu toplantı da Türkiye için doğru adreste ve doğru başlıkla yapılmaktadır. Konferansın küresel iklim değişikliği konusunda gerekli adımların atılmasına katkı sağlamasını diliyorum.”
ANAYASADA SU İLE İLGİLİ MADDE BİLE YOK
Su Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Selami Oğuz da dünyanın 100 yıldır gelişmiş ülkeler tarafından hırpalandığına işaret ederek, “Yıllar sonra bu tehlikeyi fark ettik. Sadece yetkililerin önlemleriyle değil, bireysel gayretlerle de bu sorunu çözmek için çaba göstermeliyiz. Anayasa’da bile su ile bir madde yok. Bu devlet olarak suya ne kadar önem verdiğimizin göstergesidir. ‘Sudan ucuz’ anlayışını terk ederek ‘su gibi aziz ol’ düşüncesini hâkim kılmalıyız” çağrısında bulundu. Cumhuriyet döneminden bu yana su konusunda hiçbir adımın atılmadığının altını çizen Oğuz, yani sulama alanları açılarak, sulak alanların kurutulduğunu vurguladı. Toplantıda konuşulanların salonda kalmamsını isteyen Oğuz, bu konuda herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini bildirdi.
Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan da yaptığı selamlama konuşmasında üniversite olarak küresel ısınmanın olumsuz etkilerini en aza indirmek için bilimsel araştırma projelerine devam ettiklerini belirtti. Okudan’ın ardından kürsüye gelen Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, yaşanan sorunlar üzerine Konya'da böyle bir toplantıyı yapmaya karar verdiklerini anlattı. Mevlana’nın “Hangi kova kuyuya sarkıtıldı da dolmadı, Hangi tohum toprağa atıldı da bitmedi” sözünü anımsatan Akyürek, “Tema Vakfı yıllar önce ‘Türkiye çöl olmasın’ diye bir kampanya başlattı. Bu hareket katlanarak büyüdü ve bugün milyarlarca ağacın yeşermesine, çevre bilincinin oluşmasına katkı sağladı. Bugün burada attığımız tohumlar da boşa gitmeyecek” diye konuştu. Konferansın protokol konuşmaları bölümü, Milletvekili Hasan Angı ve Vali Osman Aydın'ın yaptığı selamlama konuşmalarıyla sona erdi. Konferans bugün ve cumartesi günü de devam edecek.
Merhaba
1465 defa okundu...













1.7635
59.984
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?







