. MUSAHİP MUSTAFA PAŞA
Konya’da önemli eserler bırakan devlet adamlarından birisi de Musahip Mustafa Paşa’dıır. Mustafa Paşa Konya’da bütün eserlerini mütevelli tayin ettiği Şeyh Ahmet Efendi, marifetiyle yaptırmıştır. Bedelleri Paşa tarafından Ahmet Efendi’ye ödenmiştir.
Mustafa Paşa, Konya’da Bugün de Ahmet Efendi Hamamı adıyla anılan bir hamam, bugünkü Aziziye Camii yerinde bulunan Ahmet Efendi Camii (Veya Fevkâni) , Karakurt Mahallesinde Taş Medrese, Şeyh Ahmet Mahallesi’nde bir mescit, Aziziye Camii güneyinde Bezirgânlar Hanı ile Kervansaray Hanı olmak üzere iki han, Konya’da muhtelif yerlerde onun üzerinde çeşme yaptırmıştır.
Kervansaray Hanı, gelip geçen hacıların ikâmeti için vakfedilmiştir.
Konya Şer’iye Sicillerinde geçen birkaç berattan öğrendiğimize göre Ahmet Efendi, yaptırdığı hamamın taş ve mermerlerini Alâeddin Köşkü yıkıntılarından aldırmıştır. Maalesef bu tarihi saray kalıntısı, taş ve mermer ocağı gibi kullanılmıştır. Bu tür müdahaleler, köşkün daha çabuk yok olmasına sebep olmuştur.
Selçuklu dönemi eserlerinden olup yıkılmaya yüz tutan Şekerfuruş Mescidi de yine Musahip Mustafa Paşa tarafından tamir ettirilmiş ve yanına bir de yazlık namazgâh ilâve edilmiştir. Namazgâh sonradan yıkılmıştır.
Mütevvelli Şeyh Ahmet Efendi’nin yaptırmış olduğu cami iki katlı olup, altında altı dükkan vardır. Cami, 1671-1676 yılları arasında yaptırılmıştır. Bu cami Yüksek Cami olarak da adlandırılmıştır.
Yüksek Cami 1867 yılında Konya’da meydana gelen meşhur çarşı yangınında yanmış, dönemin padişahı Abdülaziz Han’ın müzahereti ve halkın yardımları ile yerine Aziziye Camii yaptırılmıştır. Caminin tamamlanması için Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevniyal Valide Sultan tarafından da yirmi sekiz bin lira yardım yapılmıştır. Geri malan masraflar vakıf gelirleri ve halkın yardımıyla karşılanmıştır.
Müsahip Mustafa Paşa’nın yaptırdığı Taş Medrese Osmanlı döneminin en meşhur ve en teşkilatlı medreselerinden birisidir. Çevresinde on dört öğrenci odası, ortasında mescidi ve dershanesi bulunmaktadır. Konya’da suyu bulunan tek medrese bu medresedir. Medrese dârülhadis olarak 1676 yılında yaptırılmıştır. Medresenin bahçesinde bir şadırvan ve şadırvan havuzu bulunmaktadır.
Medrese, 1924 yılında medreselerin kapatılmasından sonra vakıflar tarafından satılmış ve yeri uzun yıllar, Taş Han adıyla işletilmiştir. Medrese hem örnek tam teşkilâtlı bir Osmanlı medresesi ve hem de han olarak muhafaza edilmeli idi. Bu tarihi yapının yıkılarak yok edilmesi büyük hata olmuştur. Bunu yok edenler, tarihe karşı sorumlu olmaktan kurtulamayacaklardır.
Merhum Nazif Yardımcı Bey sağlığında bir sohbet sırasında , cami, medrese ve çeşmeler için Mustafa Paşa’nın, Konya’daki hamam ve hanlar dışında, Balkanlara kadar pek çok yerde daha vakıf mülkler bıraktığını anlatmıştı. Bugün Konya’da ve Konya dışında maalesef bu vakıf mülkler kapanın elinde kalmıştır.
Şeyh Ahmet Efendi, adıyla anılan mahallede oturmuş Taş Medrese’de müderrislik, mahallesinde yaptırdığı mescitte de imamlıkta bulunmuştur.
Şeyh Ahmet Efendi’nin vakfettiği kütüphanedeki yazma eserler de artık mevcut değildir. Yaptığımız bütün araştırmalara rağmen bir sonuç elde edemedik. Bu nadide yazma eserlere ulaşamadık. Bunlardan sadece birkaç yazma eserin, Mevlâna Müzesi Kütüphanesi’nde olduğunu tespit ettik.
Selçuk Es, Şehriyarî Musahip Mustafa Paşa’nın , 1686 yılında vefat ettiğini zikreder.
Konya’da önemli eserler bırakan devlet adamlarından birisi de Musahip Mustafa Paşa’dıır. Mustafa Paşa Konya’da bütün eserlerini mütevelli tayin ettiği Şeyh Ahmet Efendi, marifetiyle yaptırmıştır. Bedelleri Paşa tarafından Ahmet Efendi’ye ödenmiştir.
Mustafa Paşa, Konya’da Bugün de Ahmet Efendi Hamamı adıyla anılan bir hamam, bugünkü Aziziye Camii yerinde bulunan Ahmet Efendi Camii (Veya Fevkâni) , Karakurt Mahallesinde Taş Medrese, Şeyh Ahmet Mahallesi’nde bir mescit, Aziziye Camii güneyinde Bezirgânlar Hanı ile Kervansaray Hanı olmak üzere iki han, Konya’da muhtelif yerlerde onun üzerinde çeşme yaptırmıştır.
Kervansaray Hanı, gelip geçen hacıların ikâmeti için vakfedilmiştir.
Konya Şer’iye Sicillerinde geçen birkaç berattan öğrendiğimize göre Ahmet Efendi, yaptırdığı hamamın taş ve mermerlerini Alâeddin Köşkü yıkıntılarından aldırmıştır. Maalesef bu tarihi saray kalıntısı, taş ve mermer ocağı gibi kullanılmıştır. Bu tür müdahaleler, köşkün daha çabuk yok olmasına sebep olmuştur.
Selçuklu dönemi eserlerinden olup yıkılmaya yüz tutan Şekerfuruş Mescidi de yine Musahip Mustafa Paşa tarafından tamir ettirilmiş ve yanına bir de yazlık namazgâh ilâve edilmiştir. Namazgâh sonradan yıkılmıştır.
Mütevvelli Şeyh Ahmet Efendi’nin yaptırmış olduğu cami iki katlı olup, altında altı dükkan vardır. Cami, 1671-1676 yılları arasında yaptırılmıştır. Bu cami Yüksek Cami olarak da adlandırılmıştır.
Yüksek Cami 1867 yılında Konya’da meydana gelen meşhur çarşı yangınında yanmış, dönemin padişahı Abdülaziz Han’ın müzahereti ve halkın yardımları ile yerine Aziziye Camii yaptırılmıştır. Caminin tamamlanması için Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevniyal Valide Sultan tarafından da yirmi sekiz bin lira yardım yapılmıştır. Geri malan masraflar vakıf gelirleri ve halkın yardımıyla karşılanmıştır.
Müsahip Mustafa Paşa’nın yaptırdığı Taş Medrese Osmanlı döneminin en meşhur ve en teşkilatlı medreselerinden birisidir. Çevresinde on dört öğrenci odası, ortasında mescidi ve dershanesi bulunmaktadır. Konya’da suyu bulunan tek medrese bu medresedir. Medrese dârülhadis olarak 1676 yılında yaptırılmıştır. Medresenin bahçesinde bir şadırvan ve şadırvan havuzu bulunmaktadır.
Medrese, 1924 yılında medreselerin kapatılmasından sonra vakıflar tarafından satılmış ve yeri uzun yıllar, Taş Han adıyla işletilmiştir. Medrese hem örnek tam teşkilâtlı bir Osmanlı medresesi ve hem de han olarak muhafaza edilmeli idi. Bu tarihi yapının yıkılarak yok edilmesi büyük hata olmuştur. Bunu yok edenler, tarihe karşı sorumlu olmaktan kurtulamayacaklardır.
Merhum Nazif Yardımcı Bey sağlığında bir sohbet sırasında , cami, medrese ve çeşmeler için Mustafa Paşa’nın, Konya’daki hamam ve hanlar dışında, Balkanlara kadar pek çok yerde daha vakıf mülkler bıraktığını anlatmıştı. Bugün Konya’da ve Konya dışında maalesef bu vakıf mülkler kapanın elinde kalmıştır.
Şeyh Ahmet Efendi, adıyla anılan mahallede oturmuş Taş Medrese’de müderrislik, mahallesinde yaptırdığı mescitte de imamlıkta bulunmuştur.
Şeyh Ahmet Efendi’nin vakfettiği kütüphanedeki yazma eserler de artık mevcut değildir. Yaptığımız bütün araştırmalara rağmen bir sonuç elde edemedik. Bu nadide yazma eserlere ulaşamadık. Bunlardan sadece birkaç yazma eserin, Mevlâna Müzesi Kütüphanesi’nde olduğunu tespit ettik.
Selçuk Es, Şehriyarî Musahip Mustafa Paşa’nın , 1686 yılında vefat ettiğini zikreder.
Merhaba
1578 defa okundu...













1.7635
59.984
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?







