RAMAZAN AYININ ÖZÜNÜN KAVRANMASI GEREKİYOR
Ramazan ayının manevi atmosferini yaşadığımız bugünlerde yardım kampanyaları düzenleniyor. Bunun yanında fakir fukaranın hakkı gözetleniyor. Bütün bu güzelliklerin yanında ise iftar yemeklerde yapılan israflar ve gereksiz harcamalar Ramazan’ın güzelliğine gölge düşürüyor. En önemlisi de Ramazan ayının özünün kavranamaması. Oruç tutmayı dini bir vecibe olarak yerine getirenlerin yanı sıra aç kalmak olarak düşünen insanlar da var.
BİR YERDE AÇLIK, DİĞER YERDE İSRAF
Ramazan ayının vazgeçilmez geleneklerinden biri olan iftar yemekleri, dostluk ve kardeşlik duygularını pekiştiriyor. İşin diğer boyutu ise bir yanda evine ekmek dahi götüremeyen insanlar diğer yandan da şatafatlı iftar yemeklerinde yapılan israflar. Neredeyse her meslek odasının, siyasi partinin ve sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği iftar yemeklerinde yapılan israflar hem ülke ekonomisine hem de toplumsal hayata büyük zarar veriyor.
RAMAZAN’DA YARDIMLAŞMA HAD SAFHAYA VARMALI
Ramazan ayında lüks otellerde ve restoranlarda düzenlenen iftar yemeklerinde müthiş bir israfın yaşandığına dikkat çeken Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerafettin Gölcük, Ramazan’ın Peygamberimiz Hz. Muhammed’in yaşayışını örnek alarak, idrak edilmesi gerektiğini söyledi. Gölcük, “Ramazan’da yardımlaşma had safhaya varmalı. Fakir fukaranın elinden tutulmalı” mesajını verdi.
İsraf ayı olmasın
Ramazan ayının vazgeçilmez geleneklerinden olan, dostlukları ve dayanışmayı pekiştiren iftar yemeklerinde yapılan israflar, bu ayın güzelliğine gölge düşürüyor
Dini duyguların pekiştiği, dostluk ve kardeşlik duygularının arttığı Ramazan ayını hakkıyla yaşamak gerekiyor. Ramazan’ı hakkıyla yaşamak, her Müslüman’ın hedeflediği bir şey. Ramazan ayının manevi atmosferini yaşadığımız bugünlerde iftar yemekleri, yardım kampanyaları düzenliyor. Bunun yanında fakir fukaranın hakkı gözetleniyor. Bütün bu güzelliklerin yanında ise iftar yemeklerde yapılan israflar ve gereksiz harcamalar Ramazan’ın güzelliğine gölge düşürüyor. En önemlisi de Ramazan ayının özünün kavranamaması. Oruç tutmayı dini bir vecibe olarak yerine getirenlerin yanı sıra aç kalmak olarak düşünen insanlar da var. Ramazan ayının vazgeçilmez geleneklerinden biri olan iftar yemekleri, dostluk ve kardeşlik duygularını pekiştiriyor. İşin diğer boyutu ise bir yanda evine ekmek dahi götüremeyen insanlar diğer yandan da şatafatlı iftar yemeklerinde yapılan israflar. Neredeyse her meslek odasının, siyasi partinin ve sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği iftar yemeklerinde yapılan israflar hem ülke ekonomisine hem de toplumsal hayata büyük zarar veriyor. Özünde toplumsal yardımlaşma ve dayanışmayı bulunduran Ramazan ayında yapılan korkunç israfların önüne geçilemiyor. Ülkemizde ve İslam dünyasında yardıma muhtaç milyonlarca insan varken çöpe atılan her ekmeğin bir hayat kurtaracağı ne yazık ki düşünülmüyor. Bir yanda tüketim çılgınlığı diğer yanda çöpe giden ekmekler ve yapılan israflar, ne dinimizce ne de insani açıdan tasvip edilen davranış.
İSRAF İSLAM DİNİNDE HARAMDIR
Ramazan ayında lüks otellerde ve restoranlarda düzenlenen iftar yemeklerinde müthiş bir israfın yaşandığına dikkat çeken Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerafettin Gölcük, Ramazan’ın Peygamberimiz Hz. Muhammed’in yaşayışını örnek alarak, idrak edilmesi gerektiğini söyledi.
Sadece Ramazan ayında değil yılın bütün aylarında israftan kaçınılması uyarısında bulunan Prof. Dr. Gölcük, “Çok zengin sofralar kuruluyor. Ramazan ayında lüks otellerde düzenlenen iftar yemeklerinde aşırı derecede bir israf olmaktadır. Bu israfın önüne geçilmelidir. Yardıma muhtaç insanlar varken yapılan bu israflar doğru değildir. Tabii ki zenginlik olması ülkemiz ve insanlarımız için iyi. Ancak bu zenginliği israf edenler var. Çöplüklere ekmek atan insanlarımız var. Bir insanımız 10 ekmek alıyorsa 2’sini zor yiyor. Geriye kalan kısmını ise çöpe atıyor. Bu yapılan israflar dinimizce de doğru değildir. İsraf ise dinimizde haramdır. Allah da müsrifleri sevmez” dedi.
RAMAZAN YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA AYIDIR
Ramazan ayının diğer önemli bir yönünün ise yardımlaşma ve dayanışma olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gölcük, “Yardımlaşma had safhaya varmalı. Fakir fukaranın elinden tutulmalı. Onlara giyim kuşam yiyecek ve giyecek yardımında bulunmalıyız. Eski elbiselerimizi vermemeliyiz. Kendimiz neyi yiyorsak ne giyiyorsak onları vermeliyiz. Yardıma muhtaç insanları unutmamalıyız. Ramazan’ın özünde bunlar vardır” diye konuştu. Orucun bir ibadet olduğunu ve bu ibadetin ciddiyetle yapılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Gölcük, oruç tutmanın sadece aç kalmak olmadığının altını çizerek, şunları söyledi: “Ramazan ayı bir diyet ve zayıflama ayı değildir. İnsanlar bu ayda zayıflamak ve diyet yapmak için oruç tutuyorsa ibadetin anlamı olmaz. İbadet ön planda olmalıdır. Bu ayda yaşanan manevi havadan en iyi şekilde istifade etmek gerekiyor.”
RAMAZAN AYINDA BOL KUR’AN OKUYALIM
1789 defa okundu...













1.7575
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?







