19 YIL SABIRLA BEKLEDİLER
Altınapa Barajı’nda bulunan ve suların çekilmesi ile gün yüzüne çıkan tarihi Argıt Hanı içerisindeki kemik parçalarını gazetemizin dünkü sayısında, ‘Han’daki ceset kimin?’ manşet haberi ile kamuoyuna duyurmuştuk. Haberimiz üzerine dün gazetemize gelen Mustafa Genç isimli vatandaş, babası Hüseyin Genç’in 19 yıl önce aynı bölgede kaybolduğunu ifade ederken, bulunan kemiklerin babasına ait olduğu ihtimalini kuvvetlendirdiğini söyledi.
BABAM OLDUĞU İÇİME DOĞDU
Mustafa Genç, gazetemize yaptığı açıklamada, “Bizim baraja yakın mesafedeki Derbent’ten olmamız, babamın sürekli olarak buralara gezmeye gelmesi ve babamın Altınapa civarlarında olan iki köyde uzun yıllar imamlık yapması ve özellikle bu bölgede kaybolduğunu tahmin etmemiz bulunan kemiklerin babama ait olduğunu gösteriyor. Bunun için bendende bir parça alınarak acilen DNA testinin yapılmasını istiyoruz” dedi.
ALINAN NUMUNELER GÖNDERİLDİ
Müracaatın ardından olaya bakan Cumhuriyet Savcısı Faruk Geyik, bulunan kemik parçaları ile birlikte Mustafa Genç ve bir kardeşinden daha alınacak olan örnekleri İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderileceğini ve kesin bilginin o zaman verileceğini söyledi. Olayın ortaya çıkmasının ardından bir kez daha üzüldüklerini ifade eden Mustafa Genç, “19 yıldır çalan her kapıda babam geldi diyoruz. Ölü veya diri tek istediğimiz babamızın ortaya çıkması” dedi.
Umutlarının bittiği an
19 yıl önce kaybolan 1939 doğumlu Hüseyin Genç’in yakınları gazetemizde çıkan ‘Han’daki ceset kimin?’ başlıklı haberimiz üzerine DNA testi için müracaat etti
DNA TESTİ AYDINLATACAK
Gazetemizde dün yayınlanan, ‘handaki ceset kimin? başlıklı haberimiz 11 Kasım 1989 tarihinde Altınapa Barajı yakınlarında kaybolduğu öğrenilen Hüseyin Genç’in ailesini harekete geçirdi. Altınapa Barajı içerisinde bulunan ve kuraklık nedeni ile suların çekilmesi sonucu ortaya çıkan tarihi Argıt Hanı( Altınapa) içerisinde geçtiğimiz gün bir erkeğe ait olduğu belirlenen ceset parçaları bulunmuştu. Cumhuriyet Savcılığı, Cinayet Büro Amirliği ve Olay Yeri İnceleme ekipleri yaptıkları incelemenin ardından bulunan kemik parçalarının en az 20 yıllık olduğunu ancak kesin yaşı ve kimliğinin belirlenmesi için alınan örneklerin İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesi kararı almıştı.
Olayın gazetemizde yayınlanmasının ardından gazeteye gelen Mustafa Genç isimli şahıs, haberde geçen ceset parçalarının 19 yıl önce aynı bölgede kaybolduğunu tahmin ettikleri babası Hüseyin Genç’e ait olabileceğini söyledi. Mustafa Genç haberin yayınlanmasının ardından yüreklerinin bir kez daha burkulduğunu ifade ederken, “Biz Altınapa Barajı yakınlarında olan Derbentliyiz. Babam baraja yere yakın iki köyde uzun yıllar imamlık yaptı. Sular altında kalan Argıt Hanı ve çevresinde bulunan bir çok ağaçları babam dikmişti. Haliyle babam bu bölgeyi avucunun içi gibi bilir ve sürekli olarak buralara gezmeye gelirdi. Olay günüde akşam evden bir hasta ziyaretine diye çıkmış, bisikletini şeker fabrikasının karşısındaki işyerimize kilitledikten sonra ortadan kaybolmuştu. O yıllar gerek Emniyet Müdürlüğü’ne gerek ilgili tüm birimleri babamızın kayıp olduğuna dair müracaat ettik. Barajda da bir süre aradık. Ancak hiçbir şekilde izine rastlamadık” dedi.
Genç, 18 Kasım 1989 tarihinde kaybolan babası Hüseyin Genç’i bulmak için Türkiye’nin dört bir yanını dolaştığını ifade ederken, “Babanı Arabistan’a gördük dediler oraya kadar gittim. Ama izine rastlamadım. 19 yıl boyunca her yerde aradım. Her zil çaldığında babam geldi dedik. Babam kaybolduğunda 50 yaşında idi. 1939 doğumlu. Bugün 69 yaşında olması gerekir. Dışarıda görsek tanımayız. Bizim tek istediğimiz bulunan kemik parçaları ile bizlerden alınacak olan örneklerin bir an önce DNA testine gönderilmesi ve sonucun ne olduğu konusunda bilgi verilmesi. Artık dayanacak gücümüz kalmadı. Ölüsünü bulsak bir kabri olacak dirisini bulsak bir babamız olacak. Ama ikisini de bulamadık. Bu yüzden hepimiz perişanız” dedi.
Mustafa Genç, gazetemizde yayınlanan haberden sonra ilk olarak Cinayet Büro Amirliğine giderek burada yetkililere babası hakkında bir kez daha bilgi verdi. Daha sonra Cumhuriyet Savcısı Faruk Geyik’in makamına giden Mustafa Genç burada aynı şekilde bilgi verdikten sonra bulunan kemik parçaları ile kendilerinden alınacak olan örneklerin DNA testine gönderilmesini istedi.
Savcı Faruk Geyik, olayın incelemesini kendisinin yaptığını ifade ederken, “Olay yerinde bulduğumuz kemiklerin kaç yıl öncesine ait olduğunu ve nasıl öldüğü konusunda bir bilgiyi söylememiz mümkün değil. Ceset kalıntıları bulundukları yere göre çürüme çeşidi sergileyebilir. 20 yıllık deriz ama belki daha fazlada çıkabilir. Bu nedenle bulunan kemik parçaları konusunda net bir ifade kullanılması kesinlikle doğru değil. Şayet aile isterse kemik parçaları ile birlikte en az iki kardeşten alınacak olan örnekler ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu’na göndeririz. Gelen sonuçlara göre o zaman net bir cevap verebiliriz” dedi.
Geyik, ailenin durumlarını da çok iyi anladıklarını ifade ederken, “19 yıl boyunca bir insanı aramak ve bulamamak gerçekten kolay bir durum değil. Bunun için bizler bulduğumuz parçaları en ince ayrıntısına kadar değerlendireceğiz. Bugün Adli Tıp Kurumu doktorumuz ile birlikte bu aileden en az iki kardeşten örnek alacağız. Bu örnekler ile kemikleri İstanbul Adli Tıp Kurumu’na göndereceğiz. Umut ediyorum ki sonuçlar en kısa sürede gelir. Gelecek olan sonuç belki Genç ailesinin beklentisi gibi gelişmez ise mutlaka bu durumda olan bir başka ailenin yüreğinin ateşini söndürecek. Bunun için biz elimizden geleni yapacağız” dedi.
Altınapa Barajı’nda bulunan ve suların çekilmesi ile gün yüzüne çıkan tarihi Argıt Hanı içerisindeki kemik parçalarını gazetemizin dünkü sayısında, ‘Han’daki ceset kimin?’ manşet haberi ile kamuoyuna duyurmuştuk. Haberimiz üzerine dün gazetemize gelen Mustafa Genç isimli vatandaş, babası Hüseyin Genç’in 19 yıl önce aynı bölgede kaybolduğunu ifade ederken, bulunan kemiklerin babasına ait olduğu ihtimalini kuvvetlendirdiğini söyledi.
BABAM OLDUĞU İÇİME DOĞDU
Mustafa Genç, gazetemize yaptığı açıklamada, “Bizim baraja yakın mesafedeki Derbent’ten olmamız, babamın sürekli olarak buralara gezmeye gelmesi ve babamın Altınapa civarlarında olan iki köyde uzun yıllar imamlık yapması ve özellikle bu bölgede kaybolduğunu tahmin etmemiz bulunan kemiklerin babama ait olduğunu gösteriyor. Bunun için bendende bir parça alınarak acilen DNA testinin yapılmasını istiyoruz” dedi.
ALINAN NUMUNELER GÖNDERİLDİ
Müracaatın ardından olaya bakan Cumhuriyet Savcısı Faruk Geyik, bulunan kemik parçaları ile birlikte Mustafa Genç ve bir kardeşinden daha alınacak olan örnekleri İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderileceğini ve kesin bilginin o zaman verileceğini söyledi. Olayın ortaya çıkmasının ardından bir kez daha üzüldüklerini ifade eden Mustafa Genç, “19 yıldır çalan her kapıda babam geldi diyoruz. Ölü veya diri tek istediğimiz babamızın ortaya çıkması” dedi.
Umutlarının bittiği an
19 yıl önce kaybolan 1939 doğumlu Hüseyin Genç’in yakınları gazetemizde çıkan ‘Han’daki ceset kimin?’ başlıklı haberimiz üzerine DNA testi için müracaat etti
DNA TESTİ AYDINLATACAK
Gazetemizde dün yayınlanan, ‘handaki ceset kimin? başlıklı haberimiz 11 Kasım 1989 tarihinde Altınapa Barajı yakınlarında kaybolduğu öğrenilen Hüseyin Genç’in ailesini harekete geçirdi. Altınapa Barajı içerisinde bulunan ve kuraklık nedeni ile suların çekilmesi sonucu ortaya çıkan tarihi Argıt Hanı( Altınapa) içerisinde geçtiğimiz gün bir erkeğe ait olduğu belirlenen ceset parçaları bulunmuştu. Cumhuriyet Savcılığı, Cinayet Büro Amirliği ve Olay Yeri İnceleme ekipleri yaptıkları incelemenin ardından bulunan kemik parçalarının en az 20 yıllık olduğunu ancak kesin yaşı ve kimliğinin belirlenmesi için alınan örneklerin İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesi kararı almıştı.
Olayın gazetemizde yayınlanmasının ardından gazeteye gelen Mustafa Genç isimli şahıs, haberde geçen ceset parçalarının 19 yıl önce aynı bölgede kaybolduğunu tahmin ettikleri babası Hüseyin Genç’e ait olabileceğini söyledi. Mustafa Genç haberin yayınlanmasının ardından yüreklerinin bir kez daha burkulduğunu ifade ederken, “Biz Altınapa Barajı yakınlarında olan Derbentliyiz. Babam baraja yere yakın iki köyde uzun yıllar imamlık yaptı. Sular altında kalan Argıt Hanı ve çevresinde bulunan bir çok ağaçları babam dikmişti. Haliyle babam bu bölgeyi avucunun içi gibi bilir ve sürekli olarak buralara gezmeye gelirdi. Olay günüde akşam evden bir hasta ziyaretine diye çıkmış, bisikletini şeker fabrikasının karşısındaki işyerimize kilitledikten sonra ortadan kaybolmuştu. O yıllar gerek Emniyet Müdürlüğü’ne gerek ilgili tüm birimleri babamızın kayıp olduğuna dair müracaat ettik. Barajda da bir süre aradık. Ancak hiçbir şekilde izine rastlamadık” dedi.
Genç, 18 Kasım 1989 tarihinde kaybolan babası Hüseyin Genç’i bulmak için Türkiye’nin dört bir yanını dolaştığını ifade ederken, “Babanı Arabistan’a gördük dediler oraya kadar gittim. Ama izine rastlamadım. 19 yıl boyunca her yerde aradım. Her zil çaldığında babam geldi dedik. Babam kaybolduğunda 50 yaşında idi. 1939 doğumlu. Bugün 69 yaşında olması gerekir. Dışarıda görsek tanımayız. Bizim tek istediğimiz bulunan kemik parçaları ile bizlerden alınacak olan örneklerin bir an önce DNA testine gönderilmesi ve sonucun ne olduğu konusunda bilgi verilmesi. Artık dayanacak gücümüz kalmadı. Ölüsünü bulsak bir kabri olacak dirisini bulsak bir babamız olacak. Ama ikisini de bulamadık. Bu yüzden hepimiz perişanız” dedi.
Mustafa Genç, gazetemizde yayınlanan haberden sonra ilk olarak Cinayet Büro Amirliğine giderek burada yetkililere babası hakkında bir kez daha bilgi verdi. Daha sonra Cumhuriyet Savcısı Faruk Geyik’in makamına giden Mustafa Genç burada aynı şekilde bilgi verdikten sonra bulunan kemik parçaları ile kendilerinden alınacak olan örneklerin DNA testine gönderilmesini istedi.
Savcı Faruk Geyik, olayın incelemesini kendisinin yaptığını ifade ederken, “Olay yerinde bulduğumuz kemiklerin kaç yıl öncesine ait olduğunu ve nasıl öldüğü konusunda bir bilgiyi söylememiz mümkün değil. Ceset kalıntıları bulundukları yere göre çürüme çeşidi sergileyebilir. 20 yıllık deriz ama belki daha fazlada çıkabilir. Bu nedenle bulunan kemik parçaları konusunda net bir ifade kullanılması kesinlikle doğru değil. Şayet aile isterse kemik parçaları ile birlikte en az iki kardeşten alınacak olan örnekler ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu’na göndeririz. Gelen sonuçlara göre o zaman net bir cevap verebiliriz” dedi.
Geyik, ailenin durumlarını da çok iyi anladıklarını ifade ederken, “19 yıl boyunca bir insanı aramak ve bulamamak gerçekten kolay bir durum değil. Bunun için bizler bulduğumuz parçaları en ince ayrıntısına kadar değerlendireceğiz. Bugün Adli Tıp Kurumu doktorumuz ile birlikte bu aileden en az iki kardeşten örnek alacağız. Bu örnekler ile kemikleri İstanbul Adli Tıp Kurumu’na göndereceğiz. Umut ediyorum ki sonuçlar en kısa sürede gelir. Gelecek olan sonuç belki Genç ailesinin beklentisi gibi gelişmez ise mutlaka bu durumda olan bir başka ailenin yüreğinin ateşini söndürecek. Bunun için biz elimizden geleni yapacağız” dedi.
Merhaba
912 defa okundu...













1.8305
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?







