|
Eşi 37 yaşındaki Havva, kızları 8 yaşındaki Rahime ve 4 yaşındaki Ayşenur ile camiide yaşamanın kendisini üzdüğünü ifade eden Bayram Güler, “Burada kalmamızdan müftülüğün haberi var. Cemaat kendisi yerleştirirken camiinin hocası bir an evvel evimizi bulup çıkmamızı istiyor. Ancak benim şu anda ne ev tutacak maddi imkanım var, ne de gidecek bir başka yerim. Bunun için yetkililerin yardımlarını bekliyorum” diye konuştu.
Soyadları ‘Güler’ ama yüzleri gülmüyor
4 kişilik Güler ailesinin camii bodrumunda verdiği yaşam mücadelesi yürekleri yakıyor. Uzun yıllar önce Ankara Polatlı’dan Konya’ya gelen 37 yaşındaki Bayram Güler, son bir yıl içerisinde tam bir sefalet çektiğini ifade etti. Güler, “Konya’da seyyar satıcılık yaparak ekmeğimi kazanıyordum. Bel fıtığım olmasına rağmen zaman zaman ağır işlere bile gittim. Ama hiçbir zaman şikayet etmedim. Selim Sultan Mahallesi Selim Sultan Caddesi üzerinde kiralık olan bir evin sahibi ile anlaştım. Ben eşyaları getirdim kapının önüne geldim. Ancak ev sahibi evi kiraya vermekten vaz geçtiğini söyleyerek bana evi vermedi. Bunun üzerine bizlerde buraya geldik. 37 yaşındaki eşim Havva ile kızlarım 8 yaşındaki Rahime ve 4 yaşındaki Ayşenur ile birlikte camiinin bahçesine geldik. Birkaç gün bahçede kaldıktan sonra cemaatin de yardımları ile camiinin bodrum katında zaman zaman gasılhane olarak da kullanıldığı ileri sürülen bu odaya girdik” dedi.
Odanın içerisinde çeşmeler olduğu ve duvarlarının da fayans olması nedeni ile büyük ölçüde rutubet içerdiğini belirten Bayram Güler, “Zaten çok küçük olan bu yerde hepimizin kalması mümkün değil. Bunun için ben caminin bahçesinde yatıyorum. Buraya yerleştiğimden hem mahalle halkının, hem cemaatin hem müftülüğün haberi var. Ancak caminin hocası rahatsız olmuş olacak ki buradan gitmemizi istiyor. Ama benim gidecek hiçbir yerim yok. Eşimin ailesi Çayırbağlı ama onlarında dertleri kendilerine yetiyor. Onun için kimseye yük olmadan çalışmak ve çocuklarımı insanca yaşayacakları bir eve çıkarmak istiyorum” diye konuştu.
Yeşil kartı olduğu için sağlık yönünden sıkıntı çekmediğini ancak çocuklarının okul durumunu düşündüğünü de dile getiren Güler, “Kızım, Uluırmak 24 Kasım İlköğretim Okuluna gidiyordu. Ama okullar açılınca ne olacak bilmiyorum. Kendim seyyar tabla ile garajlarda ve çarşıda ufak tefek ürünler satarak geçimimi sağlamaya çalışıyorum. Eşim benden daha çok üzülüyor. Çünkü içerde yemek yapacak bir yer ve imkan yok. Komşuların yardımları ve getirdikleri ile karnımızı doyuruyoruz. Allah’ın evine sığındık başka çaremiz kalmadı. Çocuklarım küçük şimdilik bir şey anladıkları yok. 9 gündür camii bodrumu ve bahçesinde yaşamak, çocuklarımı komşuların yardımı ile doyurmak benim için kolay değil. Ama başka da çarem yok. Bunun için yetkililerden bana yardım elini uzatmalarını istiyorum. Karatay Belediyesinin şefkat evlerine müracaat ettim ama evler dolu olduğu için henüz bir cevap gelmedi” diyerek hayırsever vatandaşların ve yetkililerin yardımlarını beklediklerini dile getirdi.
|
|