|
Yıl başından beri gramaj eksilterek gizli zam yapan Fırıncılar Odası kuraklık bahanesiyle ikinci bir zam için zemin yoklama girişimlerini değerlendiren Tüketiciler Birliği Konya Şubesi Başkan Vekili Mustafa DİNÇ; “Fırıncılar Odası yılbaşında gramaj oyunuyla yaptığı gizli zamdan sonra ikinci bir zammın peşinde, fırıncılar zamma doymuyor” dedi. Tüketiciler Birliği Konya Şubesi Başkan Vekili Mustafa DİNÇ; konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi: | |
|
Bu yılın başlarında kamuoyundan saklanan bir tarifeyle; ekmeğin gramajını 200 gr. dan 150 gr.’a düşürerek yüzde 25 gizli zam yapan Fırıncılar Odası kuraklık ve maliyet artışları bahanesiyle öncekinden daha fahiş ikinci bir zam yapmaya hazırlanıyor. Buğday fiyatlarının cüzi bir miktar arttığı doğrudur. Ancak buğdayın ekmek içindeki maliyet etkisi yüzde 21’dir. Yüzde 10-15’lik bir buğday fiyat artışının ekmek maliyetine etkisi yüzde 2-3 civarında olacaktır. Buğday dışındaki maliyetlerde ise bir artış söz konusu değildir. Enflasyonun tek haneli olduğu, işçi ücretlerinin artmadığı bilakis vergilerin düşürüldüğü bir ülkede yüzde 2-3 seviyesinde etki eden bir maliyet artışını yüzde 100 zam fırsatçılığa çeviremeyeceklerdir. Tüketiciyi hesap bilmez zannedip ekmek fiyatlarına yüzde 100’lere varan zam yapma heveslerine asla izin verilmeyecektir.
Halen özel fırınların ürettiği standart ekmekten daha kaliteli 200 gr. ekmeği 20 kuruştan satan belediye fırınları kar etmekte, gerekirse indirim bile yaparız demektedirler. Fırınlar ise şu anda bile belediye ekmeğine göre neredeyse iki katı fiyatla satmakta oldukları ekmekten zarar ettiklerini öne sürmektedirler. Tüketiciler Birliği kimsenin zarara uğratılmasını kabul etmez. Şartı olgunlaşmış ve bir zorunluluk halini almış makul ve gerçekçi fiyat artışlarına itiraz da etmez. Fiyat artışını gerektirecek hiçbir makul gerekçe mevcut değildir.
Bugün un üreticilerimizin önemli bir kısmı piyasaya verdikleri unları yemeyerek kendilerine özel un yapmaktadırlar. Fırıncılarımız kendi ekmeğini tüketmeyerek kendine özel ekmek yapmaktadır. Çok iyi biliyorlar ki piyasadaki ekmek, ekmek değildir. Tüketiciye ekmek diye sundukları şey kimyasal katkılarla şişirilmiş ekmek şeklindeki “nesne”nin içeriğini çoğu un üreticisi ve fırıncı bile bilmemektedir. Ekmek besleyici gıda olmaktan çıkmış hastalık kaynağı haline gelmiştir. Bu acı tablonun tek sorumlusu un ve ekmek üreticileri değildir. Bu ucube “nesne”nin sorumluları Tarım Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Belediyeler ile un üreticileri ile ekmek üreticileridir. 10.000 yıllık geçmişe sahip buğdayın anavatanı Konya’da dünyanın en kalitesiz ekmeğini üretip zarar ediyoruz diyeceklerine, ekmeğin kalitesini artırsınlar. Kayseri’nin, Ankara’nın, İstanbul’un ekmek fiyatlarından dem vuracaklarına onlar kadar kaliteli ekmek üretsinler. Yılda bir kere anıta çelenk konularak ahileşmek imkânsızdır. Esnaf Oda ve Birlikleri Ahilik ahlakını geliştirmekle mükelleftir. Tek görevleri üyeden aidat toplama ve tarife yayınlamak değildir.
|
922 defa okundu...













1.8305
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?







