Büyükkarcı, Numune Hastanesi bahçesinde çok sayıda sendika temsilcisi ve sağlık çalışanı ile birlikte yaptığı basın açıklamasında, Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanarak Başbakanlık aracılığı ile TBMM ye gönderilen Kamu Hastane Birlikleri Pilot uygulaması hakkında Kamu Tasarısı ile; Türkiye’de sağlıkta yönetim anlayışı köklü bir değişikliğe uğratılmak istendiğini söyledi. Genel hatlarıyla Hastanelerin Kamu yönetiminde olan kuruluşlardan, İdari ve Mali açıdan özerk işletmelere dönüştürülmesini içeren bu tasarı incelendiğinde, sağlık hizmetinin bir kamu hizmeti olmaktan çıkartıldığının görüldüğünü de dile getiren Büyükkarcı, “Yerel özerklik taleplerinin ayyuka çıktığı, belediye imkânlarının terör örgütü için kullanıldığının tespit edildiği ve kale benzetmeleriyle Türkiye Cumhuriyeti Devletine kafa tutulduğu bir dönemde, sağlık kuruluşlarını yerinde yönetim anlayışı ile mahalli idarelere teslim etmenin yaratacağı sakıncalar dikkate alınmamıştır.
Ayrıca Kamu Hastane birliklerinde görev yapacak olan personelin iş güvencesinden yoksun bir şekilde sözleşmeli olarak çalıştırılmak istenmesi ile bu kurumlara siyasi müdahaleler artacak, kurumlar politize olacak, Hastanelerin madde ve insan gücünü merkezden talep etme yerine, yerinden karşılanmasının getirilmesi, yerel bazda oluşacak istihdam ve para rantının bazı kesimler tarafından yönlendirilmesine neden olacaktır” dedi.
Büyükkarcı, Sağlık temsilcilerine, birlik yönetimlerinde yer verilmemesinin de büyük eksiklik olduğunu ifade ederken, “Kurulda; Bakanlığın belirlediği 2 kişi, İl Genel Meclisi’nin belirlediği 2 kişi, Sanayi ve Ticaret Odası’nın belirlediği 1 kişi ve Valiliğin belirlediği 1 kişi yer alıyor. Oluşturulan bu yönetim kurulunda, Tüm sağlık çalışanlarını temsil edebilen yegâne kuruluş olan sendika temsilcisinin de yer alması zorunludur. Çünkü hizmetin kalitesinin artırılması gibi bir hedefe ulaşmada çalışanların memnuniyetinin etkisi büyüktür. Bu nedenle çalışanlar ile birlik arasında iletişimi kuracak ve çalışanların taleplerinin dikkate alınmasını sağlayacak olan bir sendika temsilcisinin de kurulda yer alması gerekmektedir” diye konuştu.
Türk Sağlık-Sen Konya Şube Başkanı Yüksel Büyükkarcı tasarıda yer alan diğer maddelere de değinirken, “Tasarıda Yönetim kurulunun ve Genel Sekreterin görev ve sorumlulukları ifade edilmektedir. Yönetim kurulunca tanınan yetkiler arasında; Birliğin her türlü taşınmazını satmak, kiralamak, kiraya vermek devir ve takas işlemlerini yürütmek, tıbbi uzmanlık hizmeti satın almak ifadesi yer almaktadır. Bu taşınmazlar kamu mallarıdır. Bunların satılması birlik aracılığıyla özelleştirilmesi kısa yoldan satılması anlamına gelmektedir. Tıbbi uzmanlık satın alınması da Anayasanın 128. maddesine aykırıdır. Tasarının 4. maddesinde ise; Personel niteliği statüsü ve hakları belirtilmektedir. Birlikte görev yapacak olan memur ve hastane yöneticilerinin hepsinin görevi sona erecek, Genel Sekreter isterse görev yapacaklardır.
Personeller sözleşmeli olarak iş güvencesinden yoksun bir biçimde çalıştırılarak ve sözleşmelerin Genel Sekreterin teklifi ile bitirilecek olması kabul edilemezdir.
Kamu Hastane Birlikleri yerine Sağlık Bakanlığı ‘nın İl Sağlık Müdürlüklerini daha etkin hale getirilerek, hastanelerdeki kaliteyi artırması ve vatandaşın memnun olacağı hizmeti, hızlı ulaşılabilir olarak sunması mümkündür. Kısacası; Hastaneleri suiistimallere açık bir hale getiren ve yerel güçlerin eline devreden bir yaklaşımın Türkiye de sağlık sisteminde geriye dönülmesi güç zararlar doğuracağı muhakkaktır. Sokaktaki vatandaşımızdan Milletvekillerine kadar herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli ve Kamu Hastanelerine sahip çıkılmalıdır” diyerek tasarının yeniden gözden geçirilmesini istedi.
Ayrıca Kamu Hastane birliklerinde görev yapacak olan personelin iş güvencesinden yoksun bir şekilde sözleşmeli olarak çalıştırılmak istenmesi ile bu kurumlara siyasi müdahaleler artacak, kurumlar politize olacak, Hastanelerin madde ve insan gücünü merkezden talep etme yerine, yerinden karşılanmasının getirilmesi, yerel bazda oluşacak istihdam ve para rantının bazı kesimler tarafından yönlendirilmesine neden olacaktır” dedi.
Büyükkarcı, Sağlık temsilcilerine, birlik yönetimlerinde yer verilmemesinin de büyük eksiklik olduğunu ifade ederken, “Kurulda; Bakanlığın belirlediği 2 kişi, İl Genel Meclisi’nin belirlediği 2 kişi, Sanayi ve Ticaret Odası’nın belirlediği 1 kişi ve Valiliğin belirlediği 1 kişi yer alıyor. Oluşturulan bu yönetim kurulunda, Tüm sağlık çalışanlarını temsil edebilen yegâne kuruluş olan sendika temsilcisinin de yer alması zorunludur. Çünkü hizmetin kalitesinin artırılması gibi bir hedefe ulaşmada çalışanların memnuniyetinin etkisi büyüktür. Bu nedenle çalışanlar ile birlik arasında iletişimi kuracak ve çalışanların taleplerinin dikkate alınmasını sağlayacak olan bir sendika temsilcisinin de kurulda yer alması gerekmektedir” diye konuştu.
Türk Sağlık-Sen Konya Şube Başkanı Yüksel Büyükkarcı tasarıda yer alan diğer maddelere de değinirken, “Tasarıda Yönetim kurulunun ve Genel Sekreterin görev ve sorumlulukları ifade edilmektedir. Yönetim kurulunca tanınan yetkiler arasında; Birliğin her türlü taşınmazını satmak, kiralamak, kiraya vermek devir ve takas işlemlerini yürütmek, tıbbi uzmanlık hizmeti satın almak ifadesi yer almaktadır. Bu taşınmazlar kamu mallarıdır. Bunların satılması birlik aracılığıyla özelleştirilmesi kısa yoldan satılması anlamına gelmektedir. Tıbbi uzmanlık satın alınması da Anayasanın 128. maddesine aykırıdır. Tasarının 4. maddesinde ise; Personel niteliği statüsü ve hakları belirtilmektedir. Birlikte görev yapacak olan memur ve hastane yöneticilerinin hepsinin görevi sona erecek, Genel Sekreter isterse görev yapacaklardır.
Personeller sözleşmeli olarak iş güvencesinden yoksun bir biçimde çalıştırılarak ve sözleşmelerin Genel Sekreterin teklifi ile bitirilecek olması kabul edilemezdir.
Kamu Hastane Birlikleri yerine Sağlık Bakanlığı ‘nın İl Sağlık Müdürlüklerini daha etkin hale getirilerek, hastanelerdeki kaliteyi artırması ve vatandaşın memnun olacağı hizmeti, hızlı ulaşılabilir olarak sunması mümkündür. Kısacası; Hastaneleri suiistimallere açık bir hale getiren ve yerel güçlerin eline devreden bir yaklaşımın Türkiye de sağlık sisteminde geriye dönülmesi güç zararlar doğuracağı muhakkaktır. Sokaktaki vatandaşımızdan Milletvekillerine kadar herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli ve Kamu Hastanelerine sahip çıkılmalıdır” diyerek tasarının yeniden gözden geçirilmesini istedi.
Merhaba
632 defa okundu...













1.8305
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?







