“Türkiye yıllardır arzu edilen önemli bir dönüşüm süreci yaşmaya başlamıştı. Müzmin enflasyon belasından kurtulma ve gerçek bir ekonomiye ulaşma ümitlerimiz yeşermişti. Giderek makro rakamlara ve tablolar daha dengeli ve görülebilir hale dönüşmeye başlamıştı. Faiz oranlarında ciddi oranda düşmüş ancak henüz istenen seviyelere inmemişti.GSYİH ve diğer dengeler en azından AB standartlarının altına doğru seyrediyordu” diyen Sarı, Ülkemizdeki ekonomik iyileşme süreci kesintiye uğradığına dikkat çekti. Sarı, enflasyon tek haneli rakamlarda tutmanın zorlaştığı gibi yüzde 18-19’un üzerine çıkmaya başladığının altını çizdi. Sarı, “TCMB’nin faiz ile ilgili yaptığı açıklamalar ise ülkemizin uluslararası arenada yüzde 7,5 civarında bir risk primi bulunduğu ifade edilmektedir. TCBM, ‘faizleri enflasyon seviyesine indirdiğimizde piyasa faizlerini kontrol etme şansımız olmaz ve dolaysıyla enflasyonu da kontrol edemeyiz’ görüşünü savunduğunu” belirtti. Şartların olumsuza döndüğü ve tekrar para kurulunun toplandığını belirten Sarı, “Kurul toplanma öncesinde piyasalarda ve medyada ciddi anlamda bir baskı meydana geldi. Öyle bir hava estirildi ki adeta eğer faizler yükseltilmez ise, her şey olur mahvolur, hatta TCMB’nin bütün kredibilitesi tükenir” ifadelerine verdi. Sarı, böyle bir havada toplanan kurulun çok kolay bir şekilde 0,50 puan artırma kararı aldığına ve iki yılda alınan mesafenin dörtte birinin yok edildiğine dikkat çekti.
915 defa okundu...













1.7650
2.3276
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?







