7 YIL SONRA YAKALANDI
1 çocuk babası 1975 doğumlu Recep Özekerci, 28 Nisan 2001 tarihinde kendisine ait 42 M 8114 plakalı Binkonut dolmuşunda çalıştığı sırada kaybolmuş, 1 Mayıs 2001 tarihinde ise Armağan Mahallesi Erbil sokak içerisinde ki bir villa inşaatının içerisinde domuz bağı ile bağlanmış ve boğularak öldürülmüş olarak bulunmuştu. Özekerci’nin katil zanlısı 38 yaşındaki Bilal Çelik olaydan 2 bin 376 gün sonra Batman’da yakalandı.
POLİSİN ÜSTÜN BAŞARISI
Katil zanlısı, Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği Ekipleri’nin yaptıkları araştırmanın yanı sıra yaklaşık 6 aydır öldürülen Recep Özekerci’nin babası Mehmet Ali Özekerci ve ailesinin de büyük katkı sağladığı çalışmanın ardından yakayı ele verdi. Zanlının, ifadesinde, cinayeti para için işlediği, ancak kendisinden şüphelenmemeleri için Özekerci’yi domuz bağı şeklinde bağlayarak olaya örgüt süsü vermek istediğini söylediği öğrenildi.
1 çocuk babası 1975 doğumlu Recep Özekerci, 28 Nisan 2001 tarihinde kendisine ait 42 M 8114 plakalı Binkonut dolmuşunda çalıştığı sırada kaybolmuş, 1 Mayıs 2001 tarihinde ise Armağan Mahallesi Erbil sokak içerisinde ki bir villa inşaatının içerisinde domuz bağı ile bağlanmış ve boğularak öldürülmüş olarak bulunmuştu. Özekerci’nin katil zanlısı 38 yaşındaki Bilal Çelik olaydan 2 bin 376 gün sonra Batman’da yakalandı.
POLİSİN ÜSTÜN BAŞARISI
Katil zanlısı, Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği Ekipleri’nin yaptıkları araştırmanın yanı sıra yaklaşık 6 aydır öldürülen Recep Özekerci’nin babası Mehmet Ali Özekerci ve ailesinin de büyük katkı sağladığı çalışmanın ardından yakayı ele verdi. Zanlının, ifadesinde, cinayeti para için işlediği, ancak kendisinden şüphelenmemeleri için Özekerci’yi domuz bağı şeklinde bağlayarak olaya örgüt süsü vermek istediğini söylediği öğrenildi.
“SÖZ VERDİK OLAYI ÇÖZDÜK”
Emniyet Müdürü M. Salih Tuzcu, dün Cinayet Büro Amiri Başkomiser Ertuğrul Güler ve tüm ekibi alınlarından öperek kutladı. Asayiş Şube Müdürü Ercan Taştekin ise Cinayet Büro Amirliği’ne astığı , ‘28. 04. 2001 tarihinde Recep Özekerci öldürüldü. Söz veriyoruz. Çözülecek’ yazısını göstererek, “Söz verdik çözdük. Bu olay gösteriyor ki hiçbir suç cezasız kalmaz. Başarılı çalışma sonucu ulaşan ekibimi kutluyorum” dedi.
7 yıl sonra da olsa yakalandı
Emniyet Müdürü M. Salih Tuzcu, dün Cinayet Büro Amiri Başkomiser Ertuğrul Güler ve tüm ekibi alınlarından öperek kutladı. Asayiş Şube Müdürü Ercan Taştekin ise Cinayet Büro Amirliği’ne astığı , ‘28. 04. 2001 tarihinde Recep Özekerci öldürüldü. Söz veriyoruz. Çözülecek’ yazısını göstererek, “Söz verdik çözdük. Bu olay gösteriyor ki hiçbir suç cezasız kalmaz. Başarılı çalışma sonucu ulaşan ekibimi kutluyorum” dedi.
7 yıl sonra da olsa yakalandı
2001 yılı nisan ayı içerisinde gasp edildikten sonra boğularak öldürülen minibüsçünün katili, Cinayet Büro Amirliği dedektiflerinin çalışması sonucu yakalandı
SİGARA İZMARİTLERİ TEK TEK İNCELENDİ
28 Nisan 2001 yılında 1 çocuk babası 26 yaşındaki Recep Özekerci, Armağan Mahallesi Erbil Sokak’ta bir villa inşaatının içerisinde elleri ve ayakları bağlandıktan sonra boğularak öldürülmüştü. Öldürülen Özekerci’nin minibüsü ise olay yerinden uzak bölgede Kürdan Mahallesi Adil sokak içerisinde bulunmuştu. 2001 yılından 2004 yılına kadar birçok şüpheli üzerinde araştırma yapan polis, o dönem cinayet zanlısına ulaşamamıştı. 2004 yılında Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amiri Başkomiser Ertuğrul Güler ve ekibi, eski faili meçhul cinayetlerin dosyasını çıkartarak içerisinde delil olup da çözülemeyenler üzerinde çalışma başlattı. Domuz bağıyla öldürülen minibüsçünün dosyasını ele alan dedektifler, olay günü minibüste içilen 4 sigara izmariti, yenilen 8 adet erik ile parmak izleri üzerinde araştırma yaptı. Minibüs hattıyla olay yeri çevresinde araştırma yapan dedektifler, dosyadaki 300 kişiyi tekrar inceledi ve kan örnekleri alarak sigara izmaritleriyle birlikte DNA testine gönderdi. DNA testinden de bir sonuç çıkmayınca bu kez ekipler yeni yöntemler denemeye başladı.
CİNAYETİN DOSYASI YENİDEN ELE ALINDI
Emniyet Müdürü Salih Tuzcu faili meçhul kalan bu cinayeti çözmek için 2004 yılında özel bir ekip kurarken Asayiş Şube Müdürü Ercan Taştekin’in talimatıyla, Cinayet Bürosu’na ‘ 28 Nisan 2001 Recep Özekerci öldürüldü. Söz veriyoruz çözeceğiz’ yazısı asıldı. Olay yerinden çekilmiş video görüntüleri ve fotoğrafları yeni ip uçları bulabilmek için defalarca izleyen özel ekip, baba Mehmet Ali Özekerci’nin evinde bulunan dolmuş içinde, cinayetin işlendiği villanın etrafından yeniden inceleme yaptı. Yapılan toplantılarda cinayetin çözümlenebilmesi için çeşitli senaryolar üretilerek, bu senaryolardan hareketle ip uçları aranmasına karşın herhangi bir sonuca ulaşılamadı. Daha sonra polis, maktulün domuz bağına benzer yöntemle bağlanması ve cesedin bir villa inşaatında bulunmasının, terör örgütü Hizbullah ile ilgili haberlerin sık yayınlandığı günlere rastlaması nedeniyle bu konu üzerine yoğunlaştı. Cinayeti araştıran polislerde, zanlının maktulü domuz bağına benzer şekilde bağlamasının bir hedef saptırma, kendini gizleme çabasında olduğu kanaati oluştu.
SİGARA İZMARİTİ VE ‘DOMUZ BAĞI’ SONUCA GÖTÜRDÜ
Ayrıca minibüsteki ve inşaat alanındaki sigara izmaritlerinin tümünün aynı yöntemle söndürülmesi nedeniyle, cinayetin bir kişi tarafından işlendiği olasılığı üzerinde duran polis, bölgedeki otellerin olay öncesi ve sonrası döneme ilişkin kayıtlarını inceledi. Yapılan incelemede olaydan 4 yıl önce Batman nüfusuna kayıtlı 38 yaşındaki Bilal Çelik’in cinayet bölgesine yakın bir bölgedeki bir barakada 3 ay boyunca kaldığı, daha sonra da sık sık Konya’ya gelerek cinayetin işlendiği bölgeye yakın otellerde konakladığını tespit eden polis, cinayetten kısa bir süre sonra bu kişinin Konya’dan ayrıldığını belirledi. Bunun üzerine uyuşturucu bağımlısı ve suça meyilli olduğu bildirilen şüpheli Bilal Çelik’i 6 ay boyunca takibe alan polis, bu süre içinde şüphelinin öfkelendiği kişileri iple bağlayarak boğacağı yönünde tehdit ettiğini, içtiği sigaraların da cinayet yerindeki sigara izmaritleriyle aynı yöntemle söndürüldüğünü tespit etti. Ayrıca kavga ettiği eşinin de polise başvurarak Bilal Çelik’in kendisini iple ellerini domuz bağına benzer şekilde bağlayarak darp ettiği şikayetinde bulunması üzerine, cinayetin bu kişi tarafından işlendiği kanaatine varan Konya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amiri Başkomiser ve 6 kişiden oluşan uzman ekip üç gün önce Batman’a giderek zanlının kaldığı Petrol mahallesindeki evine gece baskını düzenledi. Minibüsteki parmak izi ile Bilal Çelik’ten alınan parmak izleri de birebir uyuşunca cinayetin bu kişi tarafından işlendiği kesinlik kazandı.
YILLAR ÖNCESİNE DAYANAN BİR HİKAYE
Bilal Çelik’in olay tarihinde İstanbul’dan gelerek 1 gece Konya’da kaldığı ardından Kütahya’ya gittiği ve sürekli şehir değiştirdiğini belirleyen dedektifler, 2 çocuğu ve eşinin bulunduğu Batman’daki evinde de ara sıra kaldığını bilgisine ulaştı. Takip süresinde eşiyle sürekli kavga eden Bilal Çelik’in zaman zaman eşi ile tartıştığı ve eşinin de ellerini bağladığı ve geçimsiz bir hayatı olduğu da ortaya çıktı. Bütün ekiplerin Bilal Çelik’in katil zanlısı olduğu konusunda hemfikir olmasıyla Batman’da özel bir ekiple operasyon yapıldı. Cinayet Büro Amiri Ertuğrul Güler ve beraberindeki uzman 6 cinayet dedektifinden oluşan ekip, belirledikleri şüpheliyi Batman Petrol mahallesindeki evinde yakaladı.
Profesyonel ekipleri karşısında gören Bilal Çelik, kendisinin neden göz altına alındığını sorması üzerine Cinayet Masası Büro Amiri Ertuğrul Güler, ‘Yıllar öncesine dayanan uzun bir hikaye’ demesiyle bir anda dehşete düştü.
POLİSTEKİ SORGUSUNDA SUÇUNU İTİRAF ETTİ
Geniş Güvenlik önlemi altında Konya’ya getirildikten sonra sorguya alınan Bilal Çelik, yaklaşık 5 saat sonra suçunu itiraf etti. Bilal Çelik’in ifadesinde, “Belediye duraklarından minibüse yolcu olarak bindim. Minibüste yolcu olmadığı için sigara içmeye müsaade aldım o da verdi. Daha sonra muhabbet etmeye başladık. Bu arada evimin biraz uzak olduğunu, evime bırakmasını istedim o da kabul etti. Ben arkasında oturuyordum. Ben bir ara bir tane uyuşturucu hap attım. Şahıs bana içtiğin hap ne diye sordu. Bende başım ağrıyor onun için attım dedim. O da bir tanede bana ver deyince uyuşturucu olan haptan ona da verdim Bir süre sonra uyuklamaya başladı. Bende arabayı bir kenarda durdurdum. Beraber aşağı indik. Koluna girerek inşaatın içerisine kadar girdik. Daha sonra bez parçası ile boğazını sıkarak öldürdüm. Üzerindeki paraları ve değerli eşyaları aldım. Sürekli televizyon izlediğim için Hizbullah’ın nasıl cinayetler işlediğini biliyordum. Yakalanmamak için ben de onlar gibi öldürdüğüm minibüsçünün ellerini ve ayaklarını bağlayıp, çuvalların arasına sakladım” dediği öğrenildi.
BAŞARILI EKİBE ELİYLE BAKLAVA YEDİRDİ
Katil zanlısı Bilal Çelik’in , Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirilirken gazetecilere, ‘Pişmanım, keşke olmasaydı’ demesi ve ağlar gibi yapması dikkat çekti. Zanlı Bilal Çelik Cinayet Bürosu'nda işlemlerinin tamamlanmasının ardından geniş güvenlik önlemleri altında adli makamlara teslim edildi.Cinayetin çözülmesinin ardından Asayiş Şube Müdürlüğü’ne gelen İl Emniyet Müdürü Salih Tuzcu, Asayiş Şube Müdürü Ercan Taştekin’i, Cinayet Büro Amiri Ertuğrul Güler’i ve ekibini tebrik etti. Tuzcu, aynı zamanda Cinayet Büro Amiri Güler’in alnından öperken, elleriyle baklava yedirdi. Emniyet Müdürü Tuzcu, açıklamasında, “2 bin 376 gün önce şehir merkezinde bir cinayet işlenmiş ve faili kayıplara karışmıştı. 2 bin 376 gün sonra faili yakalandı ve cinayet çözüldü. Yıllar sonra bile olsa yakalanan katil zanlısı bugün adalete teslim edildi. Ben bu cinayet dosyası üzerinde gece gündüz çalışan Cinayet Büro Amirliği ekiplerini tebrik ediyorum. Dökülen kanı yerde bırakmadılar” dedi.
OĞLUMUN KATİLİ SONUNDA CEZASINI ÇEKECEK
Oğlunun katilinin yakalandığı haberini alan ve Asayiş Şube Müdürlüğü’ne gelen Baba Mehmet Ali Özekerci, de yıllar sonrada olsa oğlunun katillerinin yakalanmasının acılarını bir nebze olsun azalttığını ifade ederken, “Ben çözüleceğine inanıyordum. Emniyet güçleri olayın peşini bırakmadılar ve çözdüler. Oğlumun katilini yakaladılar teşekkür ediyorum” diye konuştu.
SİGARA İZMARİTLERİ TEK TEK İNCELENDİ
28 Nisan 2001 yılında 1 çocuk babası 26 yaşındaki Recep Özekerci, Armağan Mahallesi Erbil Sokak’ta bir villa inşaatının içerisinde elleri ve ayakları bağlandıktan sonra boğularak öldürülmüştü. Öldürülen Özekerci’nin minibüsü ise olay yerinden uzak bölgede Kürdan Mahallesi Adil sokak içerisinde bulunmuştu. 2001 yılından 2004 yılına kadar birçok şüpheli üzerinde araştırma yapan polis, o dönem cinayet zanlısına ulaşamamıştı. 2004 yılında Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amiri Başkomiser Ertuğrul Güler ve ekibi, eski faili meçhul cinayetlerin dosyasını çıkartarak içerisinde delil olup da çözülemeyenler üzerinde çalışma başlattı. Domuz bağıyla öldürülen minibüsçünün dosyasını ele alan dedektifler, olay günü minibüste içilen 4 sigara izmariti, yenilen 8 adet erik ile parmak izleri üzerinde araştırma yaptı. Minibüs hattıyla olay yeri çevresinde araştırma yapan dedektifler, dosyadaki 300 kişiyi tekrar inceledi ve kan örnekleri alarak sigara izmaritleriyle birlikte DNA testine gönderdi. DNA testinden de bir sonuç çıkmayınca bu kez ekipler yeni yöntemler denemeye başladı.
CİNAYETİN DOSYASI YENİDEN ELE ALINDI
Emniyet Müdürü Salih Tuzcu faili meçhul kalan bu cinayeti çözmek için 2004 yılında özel bir ekip kurarken Asayiş Şube Müdürü Ercan Taştekin’in talimatıyla, Cinayet Bürosu’na ‘ 28 Nisan 2001 Recep Özekerci öldürüldü. Söz veriyoruz çözeceğiz’ yazısı asıldı. Olay yerinden çekilmiş video görüntüleri ve fotoğrafları yeni ip uçları bulabilmek için defalarca izleyen özel ekip, baba Mehmet Ali Özekerci’nin evinde bulunan dolmuş içinde, cinayetin işlendiği villanın etrafından yeniden inceleme yaptı. Yapılan toplantılarda cinayetin çözümlenebilmesi için çeşitli senaryolar üretilerek, bu senaryolardan hareketle ip uçları aranmasına karşın herhangi bir sonuca ulaşılamadı. Daha sonra polis, maktulün domuz bağına benzer yöntemle bağlanması ve cesedin bir villa inşaatında bulunmasının, terör örgütü Hizbullah ile ilgili haberlerin sık yayınlandığı günlere rastlaması nedeniyle bu konu üzerine yoğunlaştı. Cinayeti araştıran polislerde, zanlının maktulü domuz bağına benzer şekilde bağlamasının bir hedef saptırma, kendini gizleme çabasında olduğu kanaati oluştu.
SİGARA İZMARİTİ VE ‘DOMUZ BAĞI’ SONUCA GÖTÜRDÜ
Ayrıca minibüsteki ve inşaat alanındaki sigara izmaritlerinin tümünün aynı yöntemle söndürülmesi nedeniyle, cinayetin bir kişi tarafından işlendiği olasılığı üzerinde duran polis, bölgedeki otellerin olay öncesi ve sonrası döneme ilişkin kayıtlarını inceledi. Yapılan incelemede olaydan 4 yıl önce Batman nüfusuna kayıtlı 38 yaşındaki Bilal Çelik’in cinayet bölgesine yakın bir bölgedeki bir barakada 3 ay boyunca kaldığı, daha sonra da sık sık Konya’ya gelerek cinayetin işlendiği bölgeye yakın otellerde konakladığını tespit eden polis, cinayetten kısa bir süre sonra bu kişinin Konya’dan ayrıldığını belirledi. Bunun üzerine uyuşturucu bağımlısı ve suça meyilli olduğu bildirilen şüpheli Bilal Çelik’i 6 ay boyunca takibe alan polis, bu süre içinde şüphelinin öfkelendiği kişileri iple bağlayarak boğacağı yönünde tehdit ettiğini, içtiği sigaraların da cinayet yerindeki sigara izmaritleriyle aynı yöntemle söndürüldüğünü tespit etti. Ayrıca kavga ettiği eşinin de polise başvurarak Bilal Çelik’in kendisini iple ellerini domuz bağına benzer şekilde bağlayarak darp ettiği şikayetinde bulunması üzerine, cinayetin bu kişi tarafından işlendiği kanaatine varan Konya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amiri Başkomiser ve 6 kişiden oluşan uzman ekip üç gün önce Batman’a giderek zanlının kaldığı Petrol mahallesindeki evine gece baskını düzenledi. Minibüsteki parmak izi ile Bilal Çelik’ten alınan parmak izleri de birebir uyuşunca cinayetin bu kişi tarafından işlendiği kesinlik kazandı.
YILLAR ÖNCESİNE DAYANAN BİR HİKAYE
Bilal Çelik’in olay tarihinde İstanbul’dan gelerek 1 gece Konya’da kaldığı ardından Kütahya’ya gittiği ve sürekli şehir değiştirdiğini belirleyen dedektifler, 2 çocuğu ve eşinin bulunduğu Batman’daki evinde de ara sıra kaldığını bilgisine ulaştı. Takip süresinde eşiyle sürekli kavga eden Bilal Çelik’in zaman zaman eşi ile tartıştığı ve eşinin de ellerini bağladığı ve geçimsiz bir hayatı olduğu da ortaya çıktı. Bütün ekiplerin Bilal Çelik’in katil zanlısı olduğu konusunda hemfikir olmasıyla Batman’da özel bir ekiple operasyon yapıldı. Cinayet Büro Amiri Ertuğrul Güler ve beraberindeki uzman 6 cinayet dedektifinden oluşan ekip, belirledikleri şüpheliyi Batman Petrol mahallesindeki evinde yakaladı.
Profesyonel ekipleri karşısında gören Bilal Çelik, kendisinin neden göz altına alındığını sorması üzerine Cinayet Masası Büro Amiri Ertuğrul Güler, ‘Yıllar öncesine dayanan uzun bir hikaye’ demesiyle bir anda dehşete düştü.
POLİSTEKİ SORGUSUNDA SUÇUNU İTİRAF ETTİ
Geniş Güvenlik önlemi altında Konya’ya getirildikten sonra sorguya alınan Bilal Çelik, yaklaşık 5 saat sonra suçunu itiraf etti. Bilal Çelik’in ifadesinde, “Belediye duraklarından minibüse yolcu olarak bindim. Minibüste yolcu olmadığı için sigara içmeye müsaade aldım o da verdi. Daha sonra muhabbet etmeye başladık. Bu arada evimin biraz uzak olduğunu, evime bırakmasını istedim o da kabul etti. Ben arkasında oturuyordum. Ben bir ara bir tane uyuşturucu hap attım. Şahıs bana içtiğin hap ne diye sordu. Bende başım ağrıyor onun için attım dedim. O da bir tanede bana ver deyince uyuşturucu olan haptan ona da verdim Bir süre sonra uyuklamaya başladı. Bende arabayı bir kenarda durdurdum. Beraber aşağı indik. Koluna girerek inşaatın içerisine kadar girdik. Daha sonra bez parçası ile boğazını sıkarak öldürdüm. Üzerindeki paraları ve değerli eşyaları aldım. Sürekli televizyon izlediğim için Hizbullah’ın nasıl cinayetler işlediğini biliyordum. Yakalanmamak için ben de onlar gibi öldürdüğüm minibüsçünün ellerini ve ayaklarını bağlayıp, çuvalların arasına sakladım” dediği öğrenildi.
BAŞARILI EKİBE ELİYLE BAKLAVA YEDİRDİ
Katil zanlısı Bilal Çelik’in , Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirilirken gazetecilere, ‘Pişmanım, keşke olmasaydı’ demesi ve ağlar gibi yapması dikkat çekti. Zanlı Bilal Çelik Cinayet Bürosu'nda işlemlerinin tamamlanmasının ardından geniş güvenlik önlemleri altında adli makamlara teslim edildi.Cinayetin çözülmesinin ardından Asayiş Şube Müdürlüğü’ne gelen İl Emniyet Müdürü Salih Tuzcu, Asayiş Şube Müdürü Ercan Taştekin’i, Cinayet Büro Amiri Ertuğrul Güler’i ve ekibini tebrik etti. Tuzcu, aynı zamanda Cinayet Büro Amiri Güler’in alnından öperken, elleriyle baklava yedirdi. Emniyet Müdürü Tuzcu, açıklamasında, “2 bin 376 gün önce şehir merkezinde bir cinayet işlenmiş ve faili kayıplara karışmıştı. 2 bin 376 gün sonra faili yakalandı ve cinayet çözüldü. Yıllar sonra bile olsa yakalanan katil zanlısı bugün adalete teslim edildi. Ben bu cinayet dosyası üzerinde gece gündüz çalışan Cinayet Büro Amirliği ekiplerini tebrik ediyorum. Dökülen kanı yerde bırakmadılar” dedi.
OĞLUMUN KATİLİ SONUNDA CEZASINI ÇEKECEK
Oğlunun katilinin yakalandığı haberini alan ve Asayiş Şube Müdürlüğü’ne gelen Baba Mehmet Ali Özekerci, de yıllar sonrada olsa oğlunun katillerinin yakalanmasının acılarını bir nebze olsun azalttığını ifade ederken, “Ben çözüleceğine inanıyordum. Emniyet güçleri olayın peşini bırakmadılar ve çözdüler. Oğlumun katilini yakaladılar teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Merhaba
2009 defa okundu...












1.8295
56.820
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?







