Konya Mahalli Çevre Kurulunun doğalgazın zorunlu olması yönünde aldığı karara tepki gösteren Tüketiciler Birliği Konya Şubesi Başkan Vekili Mustafa DİNÇ; “Sobalar yandıktan sonra alınacak bir kararın hava kirliliğinin azaltılmasına bir faydası olmayacaktır.” dedi. Tüketiciler Birliği Konya Şubesi Başkan Vekili Mustafa DİNÇ; konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi:
Konya Mahalli Çevre Kurulunun almış olduğu doğal gazın geçtiği yerlerde zorunlu hale getirilmesi kararı Konya’nın hava kirliliğini önlemeye yönelik alınmış bir karar değildir. Öyle olsaydı kalorifer ve sobaların yandığı Kasım ayı beklenmez baharla birlikte bu karar alınır ve vatandaşın doğalgaza abone olması ve tesisatını yaptırması için zaman kalırdı. Şu aşamada alınmış bir kararın GAZNET’in kasasına sıcak para girişi dışında ne vatandaşa ne de Konya’nın hava kirliliğinin önlenmesine yönelik bir katkı sağlamayacaktır. GAZNET’in doğalgaz aboneliğin zorlaştırılması, alacağı üç kuruşluk depozitoya tamahından dolayı vatandaşa mekanik sayacı dayatması, gaz isteyen sanayi kuruluşlarından fahiş miktarlarda bağlantı parası istemesi, bir buçuk yıldır Konya’ya bir çivi dahi çakmaması, yatırım planlarını durdurması gibi sebepler ortada dururken Kurul’un böyle bir karar alması yadırganmıştır. Bağlantı ücretini karşılayamayacak durumdaki sanayicilerin dökme doğalgaz talepleri geri çevirilmekte ve sanayiciler başka şehirlerden dökme doğalgaz getirtmektedirler. Konya’ya tankerlerle dökme doğalgazın taşındığı bir ortamda GAZNET’in sorgulanmayıp faturanın tüketiciye çıkarılması bir skandaldır. Bütün bunlar; Konyalı vatandaş ve sanayicinin aslında yeterince duyarlı olduğunu gösterir. GAZNET’in politikalarından kaynaklanan sebeplerden dolayı doğalgazın yaygınlaşamamış olmasının faturası tüketiciye kesilmekte ve tüketiciye yaptırım yapmaya çalışılmaktadır. Militarist rejim gibi “Doğalgaza geçileceeeeeek, geççç!...” şeklinde bir emirle doğalgaza geçilemez. Her dayatma toplumda bir tepki doğurur.
Bu iş alınan bir kararla bu kadar kolaysa halledilecekse neden Konya Çimento, Krom Magnezit, Konya Şeker gibi fabrikalar doğal gaza geçirilmiyorlar. Sadece bu üç fabrikanın doğalgaza geçmesi hava kirliliğini yüzde 40 oranında azaltacaktır. Neden sanayilerde atık yağların ve lastiklerin yakılması engellenmemektedir? Sokağına alt yapı götürülmediği için örneğin Halk Ekmek Fabrikası gibi sanayi tesislerinin dökme doğal gaz talepleri neden karşılanmamaktadır? Abone yapıldığı halde bazı abonelere hala neden gaz verilmemektedir? Vatandaşın depozitosuz dijital sayaç talebi neden karşılanmamaktadır? Konya Mahalli Çevre Kurulu neden gaz şirketine yatırım yapmamasının hesabını sormak yerine tüketiciye dayatma yapmaktadır? Burası Komünist bir ülkemi, militarist bir rejim mi? Mahalli Çevre Kurulu üyeleri evlerine kendileri gaz abonesi olmuş mudur? Gaz şirketi Konyalıyı suçlarken Konyalı STK’lar neden dut yemiş bülbül gibiler? Neden işadamı dernekleri iş dünyasının temsilcisi odalar iş dünyasının haklarını korumaz? Odalar ne zamandır yatırımcı şirket gibi çalışmaktadırlar?
Bütün bunlar sağlandığında böyle bir karara gerek kalmadan Konyalı kendiliğinden doğalgaz’a geçecektir. Dijital sayaç seçeneğini getirirseniz abone sayıları iki katlar dememize rağmen altyapılarının uygun olmadığını söylüyorlardı. Ancak okullara ve resmi dairelere de faturalarını ödemezler korkusu ile mekanik sayaç yerine kontörlü dijital sayacı zorunlu kılmaktadırlar. Bütün bunlar gösteriyor ki; GAZNET’in niyeti Konya’ya hizmet getirmekten çok “çayın taşı ile çayın kuşunu vurma” hevesindedir. Toplama depozito ile ancak bu kadar yatırım yapılabilir. Yolun sonu gözükünce vatandaş zorla abone yapılmaya çalışılmaktadır.
Mahalli Çevre Kurulu yatırımlarını tamamlaması ve aboneliği zorlaştırıcı uygulamalarından vazgeçmesi için GAZNET’e baskı yapması gerekirken vatandaşa yüklenmesi insan haklarına da aykırıdır. Kurul’a yakışan karar; tüketiciye baskı değil yatırımcıya bir an önce şehrin tümüne gaz vermesi konusunda müeyyide getirmesidir. Geçtiğimiz yıl alınan aynı karar eski valimizden dönmüştü. Yeni Vali’mizin de aynı duyarlılığı gösterip bu despotik kararı onaylamamasını bekliyoruz. Kararın onaylanması durumunda iptali için yargıya başvuracağız.