Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Osman Ketenoğlu, Prof. Dr. Nuri Yiğit ve Doç. Dr. Latif Kurt'un TÜBİTAK desteğiyle hazırladığı projeyle, tüm dünyada etkisini gösteren küresel ısınmanın neden olduğu çölleşmeye dikkat çekilecek.
Proje koordinatörü Prof. Dr. Ketenoğlu yaptığı açıklamada, 'Doğa Okulu'nun, Ağustos ayında iki dönem eğitim vereceğini bildirdi.
Ketenoğlu, Doğa Okulu öğrencilerinin, çölleşmeyle karşı karşıya bulunan Karapınar'daki değişimleri bir hafta boyunca izleyebileceğini ifade ederek, 'Az sayıda örnekleri olan doğal çöller ile bilinçsiz tarım gibi insan etkileri sonucu oluşan çölleştirilmiş alanlar ayrı şeylerdir. Kirlilik, aşırı otlatma gibi etkilerin şiddetine bağlı olarak çölleşme, artık 10 yıl gibi oldukça kısa sürelerde tamamlanıyor' diye konuştu.
'KARAPINAR, ÇÖLLEŞME AÇISINDAN AÇIK BİR LABORATUVAR'
Osman Ketenoğlu, iklim değişikliğinin Akdeniz havzasına etkilerinin yanı sıra yanlış arazi kullanımının, Türkiye'nin toprak verimliliği, yağış rejimi, yağış miktarı, tarım, hayvancılık ve suya bağımlı sektörleri tehdit ettiğini belirtti.
Ketenoğlu, Türkiye'nin neredeyse üçte ikilik kısmı kurak ve yarı kurak iklimlerin etkisi altında olduğunu ifade ederek, 'Karapınar, Türkiye'nin kolaylıkla çölleşebileceğinin en güçlü göstergesi' dedi.
Ketenoğlu, Konya'nın yaklaşık 75 kilometre doğusundaki Karapınar'ın çölleşme ve step ekosistemi açısından 'açık bir laboratuvar' niteliği taşıdığını kaydetti.
Bolkar Dağları'ndaki Maden Yaylası'nın kuzeybatısında yer alan Karapınar'ın,bu dağların içerdiği endemik bitki ve hayvan türleri ile krater göllerinden oluşan eşsiz bir yüksek dağ ekosistemine ev sahipliği yaptığını ifade eden Ketenoğlu, 'Bu yüksek dağ ekosisteminden kuzey batıya doğru inildikçe ekosistemler geçişli olarak değişiyor ve sonuçta Karapınar civarlarında çöl karakterli step ekosistemine dönüşüyor. Doğa Okulunun esas amacı, yüksek dağ ekosisteminden çölleşme alanına doğru geçişin nasıl olduğunun katılımcılara uygulamalı olarak gösterilmesidir' diye konuştu.
Ketenoğlu, Doğa Okulunun ekosistemlerdeki değişimi algılamakta zorlanan ve doğadan kopuk yaşayan insanlara doğaya yakınlaşma fırsatı vererek, bilimsel araştırmaları sevdirmeyi ve çevre bilincinin artmasına katkıda bulunmayı da hedeflediğini anlattı.
4 KİŞİLİK ÇADIRDA BİR HAFTA
Ketenoğlu, Doğa Okuluna araştırma görevlisi, ilk ve ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmen, Çevre ve Orman Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı çalışanları, çevre konularında faaliyet gösteren dernek üyeleri ile üniversite mezunlarının katılabileceğini anlattı.
Okulda, bölgedeki toprak yapısı, iklimi, jeolojik tarihi, arkeolojik özellikleri, sosyolojik yapısıyla çöl ekosisteminin ilişkilendirilmesi, step ve dağ ekosistemleri konularında bilgi verileceğini belirten Ketenoğlu, katılımcıların toplayacakları kayaç numunelerini inceleyeceğini, ayrıca derin su kuyularından yapılan sulamanın, taban suyunda azalmaya ve çoraklaşmaya yol açtığını yerinde anlatacaklarını kaydetti.
Ketenoğlu, eğitime katılanların Toros kurbağası Rana Holtzi'nin yaşadığı Karagöl ve Çinili Göl'ü de ziyaret edeceğini kaydetti.
Okulda, günde 10 saat arazi uygulaması ve gözlem yapılacağını, 2 saat teorik ders verileceğini anlatan Ketenoğlu, katılımcıların 4 kişilik çadırlarda konaklayacağını ve katılım için sadece 50 YTL katkı payı alınacağını söyledi.
Ketenoğlu, isteyenlerin 'www.collesmedogaokulu.com' internet sitesinden başvuruda bulunabileceğini söyledi.
Proje koordinatörü Prof. Dr. Ketenoğlu yaptığı açıklamada, 'Doğa Okulu'nun, Ağustos ayında iki dönem eğitim vereceğini bildirdi.
Ketenoğlu, Doğa Okulu öğrencilerinin, çölleşmeyle karşı karşıya bulunan Karapınar'daki değişimleri bir hafta boyunca izleyebileceğini ifade ederek, 'Az sayıda örnekleri olan doğal çöller ile bilinçsiz tarım gibi insan etkileri sonucu oluşan çölleştirilmiş alanlar ayrı şeylerdir. Kirlilik, aşırı otlatma gibi etkilerin şiddetine bağlı olarak çölleşme, artık 10 yıl gibi oldukça kısa sürelerde tamamlanıyor' diye konuştu.
'KARAPINAR, ÇÖLLEŞME AÇISINDAN AÇIK BİR LABORATUVAR'
Osman Ketenoğlu, iklim değişikliğinin Akdeniz havzasına etkilerinin yanı sıra yanlış arazi kullanımının, Türkiye'nin toprak verimliliği, yağış rejimi, yağış miktarı, tarım, hayvancılık ve suya bağımlı sektörleri tehdit ettiğini belirtti.
Ketenoğlu, Türkiye'nin neredeyse üçte ikilik kısmı kurak ve yarı kurak iklimlerin etkisi altında olduğunu ifade ederek, 'Karapınar, Türkiye'nin kolaylıkla çölleşebileceğinin en güçlü göstergesi' dedi.
Ketenoğlu, Konya'nın yaklaşık 75 kilometre doğusundaki Karapınar'ın çölleşme ve step ekosistemi açısından 'açık bir laboratuvar' niteliği taşıdığını kaydetti.
Bolkar Dağları'ndaki Maden Yaylası'nın kuzeybatısında yer alan Karapınar'ın,bu dağların içerdiği endemik bitki ve hayvan türleri ile krater göllerinden oluşan eşsiz bir yüksek dağ ekosistemine ev sahipliği yaptığını ifade eden Ketenoğlu, 'Bu yüksek dağ ekosisteminden kuzey batıya doğru inildikçe ekosistemler geçişli olarak değişiyor ve sonuçta Karapınar civarlarında çöl karakterli step ekosistemine dönüşüyor. Doğa Okulunun esas amacı, yüksek dağ ekosisteminden çölleşme alanına doğru geçişin nasıl olduğunun katılımcılara uygulamalı olarak gösterilmesidir' diye konuştu.
Ketenoğlu, Doğa Okulunun ekosistemlerdeki değişimi algılamakta zorlanan ve doğadan kopuk yaşayan insanlara doğaya yakınlaşma fırsatı vererek, bilimsel araştırmaları sevdirmeyi ve çevre bilincinin artmasına katkıda bulunmayı da hedeflediğini anlattı.
4 KİŞİLİK ÇADIRDA BİR HAFTA
Ketenoğlu, Doğa Okuluna araştırma görevlisi, ilk ve ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmen, Çevre ve Orman Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı çalışanları, çevre konularında faaliyet gösteren dernek üyeleri ile üniversite mezunlarının katılabileceğini anlattı.
Okulda, bölgedeki toprak yapısı, iklimi, jeolojik tarihi, arkeolojik özellikleri, sosyolojik yapısıyla çöl ekosisteminin ilişkilendirilmesi, step ve dağ ekosistemleri konularında bilgi verileceğini belirten Ketenoğlu, katılımcıların toplayacakları kayaç numunelerini inceleyeceğini, ayrıca derin su kuyularından yapılan sulamanın, taban suyunda azalmaya ve çoraklaşmaya yol açtığını yerinde anlatacaklarını kaydetti.
Ketenoğlu, eğitime katılanların Toros kurbağası Rana Holtzi'nin yaşadığı Karagöl ve Çinili Göl'ü de ziyaret edeceğini kaydetti.
Okulda, günde 10 saat arazi uygulaması ve gözlem yapılacağını, 2 saat teorik ders verileceğini anlatan Ketenoğlu, katılımcıların 4 kişilik çadırlarda konaklayacağını ve katılım için sadece 50 YTL katkı payı alınacağını söyledi.
Ketenoğlu, isteyenlerin 'www.collesmedogaokulu.com' internet sitesinden başvuruda bulunabileceğini söyledi.
Merhaba
868 defa okundu...













1.7635
59.984
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?







