DOSYA YENİDEN ELE ALINDI
2 Mayıs 2003 tarihinde Abdülaziz Mahallesi Haneder Sokak Şerife Apartmanında yaşayan 25 yaşındaki 1 çocuk annesi Songül Tekeli, boğularak öldürülmüş ve paraları gasp edilmişti. Cinayetin ardından o dönem görev yapan polisler, yüzlerce kişinin ifadesine başvurmuş ve birçok araştırma yapmasına rağmen katil zanlısı tespit edilememişti. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Songül Tekeli'nin dosyasını yeniden ele aldı.
2 Mayıs 2003 tarihinde Abdülaziz Mahallesi Haneder Sokak Şerife Apartmanında yaşayan 25 yaşındaki 1 çocuk annesi Songül Tekeli, boğularak öldürülmüş ve paraları gasp edilmişti. Cinayetin ardından o dönem görev yapan polisler, yüzlerce kişinin ifadesine başvurmuş ve birçok araştırma yapmasına rağmen katil zanlısı tespit edilememişti. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Songül Tekeli'nin dosyasını yeniden ele aldı.
KORKAN ZANLI YAKALANDI
Emniyet Müdürü Salih Tuzcu’nun, “10 yıl içinde meydana gelmiş bütün faili meçhul cinayetleri çözmeye çalışıyoruz. Şu anda ekibimiz bazı dosyaların üzerinde çalışıyor. Hiçbir faili meçhul cinayet kalmayacak. Sırası gelen zanlı yakalanacak” sözlerinin gazetelere ve televizyonlara yansımasının ardından korkuya kapılan zanlı Fedayi Yıldırım cep telefonunu kapatıp, 3 gün evden çıkmaması üzerine kendini ele verdi.
Emniyet Müdürü Salih Tuzcu’nun, “10 yıl içinde meydana gelmiş bütün faili meçhul cinayetleri çözmeye çalışıyoruz. Şu anda ekibimiz bazı dosyaların üzerinde çalışıyor. Hiçbir faili meçhul cinayet kalmayacak. Sırası gelen zanlı yakalanacak” sözlerinin gazetelere ve televizyonlara yansımasının ardından korkuya kapılan zanlı Fedayi Yıldırım cep telefonunu kapatıp, 3 gün evden çıkmaması üzerine kendini ele verdi.
GENÇLİK HATASIYDI YAPTIM
Yapılan operasyon ile çalıştığı işyerinde yakalanan ve olaydan sonra evlenen bir çocuk babası Fedayi Yıldırım sorgunun ilk 4 saatinde sadece, “Bu kadını hiç tanımıyorum,” dedi. 4 saat sonra zanlı, 3 tek sigara isteyip hepsini peş peşe içmesinin ardından konuşmaya başladı. Fedayi Yıldırım “Bir gençlik hatasıydı yaptım. 5 yıldır uyuyamıyorum. Artık beni yakalayamazsınız diye düşünürken yakalandım” dedi.
Cinayeti ‘korku’ çözdü
Songül Tekeli isimli kadını boğarak öldüren katil zanlısı Cinayet Büro Amirliği Ekiplerinin başarılı çalışması sonucu 5 yıl sonra yakalandı.
DOSYA YENİDEN ELE ALINDI
2 Mayıs 2003 tarihinde Selçuklu ilçesi Abdülaziz Mahallesi Haneder Sokak'taki Şerife Apartmanı'nın zemin katında yaşayan 25 yaşındaki 1 çocuk annesi, Songül Tekeli, boğularak öldürülmüş ve paraları gasp edilmişti. Cinayetinin ardından o dönem görev yapan polisler, yüzlerce kişinin ifadesine başvurmuş ve birçok araştırma yapmasına rağmen katil zanlısı tespit edilememişti. 2004 yılından itibaren görev alan ve şuana kadar faili meçhul cinayet bırakmayan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 5 yıl önce öldürülen Songül Tekeli'nin dosyasını yeniden ele aldı.
ŞÜPHELİ SAYISI 57’YE ÇIKARILDI
Cinayet Büro Amiri Başkomiser Ertuğrul Güler ve 20 kişilik ekibi, geçmiş dönemde yapılan tüm çalışmaları ve olay yeri inceleme ekiplerinin kaydettiği görüntüleri tekrar tekrar inceledi. İncelemenin ardından öldürülen Songül Tekeli’nin üzerinden alınan kan örnekleri, belirlenen 30 şüphelinin kan örnekleriyle DNA testine gönderildi. Özel bir ekip ise Songül Tekeli’nin o dönem arkadaşlarını tespit ederek, görüşmelere başladı. Daha önce ifade veren Tekeli’nin arkadaşlarından tekrar bilgi alan ekip çelişkiler tespit etti. Bu çelişkiler doğrultusunda 30 kişilik şüpheli listesini 57’ye çıkartan ekipler zanlıları yakın takibe başladı.
ŞÜPHELERİ ÜZERİNDE TOPLADI
Songül Tekeli cinayeti ile ilgili yakın takibin devam ettiği sırada domuz bağıyla öldürülen minibüsçü Recep Özekerci'nin katilinin de 7 yıl sonra yakalanmasıyla İl Emniyet Müdürü Salih Tuzcu, Asayiş Şube Müdürlüğü önünde bir açıklama yapmıştı. Tuzcu açıklamasında, “10 yıl içinde meydana gelmiş bütün faili meçhul cinayetleri çözmeye çalışıyoruz. Şu anda ekibimiz bazı dosyaların üzerinde çalışıyor. Hiçbir kimse adaletten kaçamayacak. Cinayet zanlısı geçte olsa yakalanacak” dedi. Emniyet Müdürü Tuzcu’nun açıklamasını basından izleyen 57 kişinin bulunduğu listeden 30 yaşındaki 1 çocuk babası Fedayi Yıldırım cep telefonunu kapatıp, 3 gün evden çıkmaması üzerine şüpheleri üzerinde topladı.
İŞ YERİNDE GÖZALTINA ALINDI
Yakın takibi hissettirmeye başlayan Cinayet Bürosu dedektifleri, ilerleyen günlerde Fedayi Yıldırım’ın çalıştığı fabrikaya çeşitli bahanelerle giderek kişilik yapısıyla ilgili de bilgiler topladı. Dedektiflerin katil zanlısının çok fazla arkadaşı olmayan, içine kapanık ve ailesine bağlı biri olduğunu öğrenmelerinin ardından zanlı, Asayiş Şube Müdürü Ercan Taştekin’in talimatıyla Cinayet Büro Amiri Ertuğrul Güler tarafından ‘Bir kadınla ilgili şubeye kadar gitmemiz gerekiyor’ denilerek iş yerinde gözaltına alındı. Polisin zanlıyı iş yerinde gözaltına almasının sebebinin hasta babasıyla, 1,5 yaşındaki oğlunun durumdan olumsuz etkilenmemesini sağlamak olduğu öğrenildi.
ÖNCE TANIMIYORUM, DEDİ
Fedayi Y. sorgunun ilk 4 saatinde sadece, “Bu kadını hiç tanımıyorum” dedi. 4 saat sonra zanlı, 3 tek sigara isteyip hepsini peş peşe içmesinin ardından konuşmaya başladı. Fedayi Yıldırım, “Bir gençlik hatasıydı, 5 yıldır uyuyamıyorum. Artık beni yakalayamazsınız diye düşünürken emniyet müdürünün açıklamasını izleyip tedirgin olmuştum. 5 yıl önce olay günü Songül Tekeli ile bir kez birlikte olduk. Bazı nedenlerden dolayı aramızda tartışma çıktı. Songül, bir sopa çıkartarak sırtıma vurmaya başladı, Bende dayanamayarak yere yatırdım ve boğazını sıktım sonra kaçtım. Yıllardır olay yerinden geçemiyordum. Televizyonda Emniyet müdürünün açıklamasını dinleyince ‘Tamam şimdi sıra bana geldi ‘ dedim korktum. Yolda polis gördüğümde hemen yönümü değiştiriyordum. Çok pişmanım” diyerek suçunu itiraf etti.Zanlının suçunu itiraf etmesinin ardından parmak izi alındığında, serçe parmağının izi evde bulunan bornozun kutusundaki parmak iziyle aynı çıkması cinayeti de delillendirdi.
CİNAYET EKİBİNİ KUTLADI
İl Emniyet Müdürü Salih Tuzcu, cinayetin çözülmesinin ardından Asayiş Şube Müdürlüğü'nü ziyaret ederek Asayiş Şube Müdürü Ercan Taştekin, Cinayet Büro Amiri Ertuğrul Güler ve cinayet büro dedektiflerini tebrik etti. Konya Emniyet Müdürlüğü'nün çalışmalarının aralıksız sürdüğünü vurgulayan Salih Tuzcu, "Daha önce tozlu raflardaki dosyaları indirdiğimizi söylemiştik. Biz sözümüzü tutuyoruz. Ekiplerimiz özveriyle çalışmalarını sürdürüyor. Öldürülen her kim olursa olsun onu öldüren bir canidir. Bizim görevimiz de onu yakalayıp adalete teslim etmektir. Bin 802 gün sonra cinayet bürosu dedektiflerimiz, katil zanlısını tespit ederek yakaladı. Zanlının yakalanmasında daha önce çözülen cinayetlerde yaptığımız açıklamalar da etkili oldu. Katil panikledi. Konya’da daha önce suç işlemiş olanlar mutlaka teslim olsunlar. Olmadıkları sürece polisimiz onları bir gün mutlaka yakalayacaktır. Suç işleyecekler de suç işlemesin. Polisimiz mutlaka yakalar” dedi. Tuzcu, daha önce çözülmemiş tüm faili meçhul dosyalar üzerinde çalışmalarının sürdüğünü de eklerken sürprizlere hazırlıklı olun mesajı verdi
CSI KONYA 8 CİNAYETİ ÇÖZDÜ
CSI Konya olarak tanınan Konya Cinayet Büro Amirliği ekipleri 2004 yılından bu tarafa meydana gelen 112 cinayet olayının tüm faillerini yakalamasıyla tanınıyor. 2004 yılından bu tarafa uyguladıkları Kırmızı Alarm projesi sayesinde faili meçhul cinayet bırakmayan dedektifler, 2001 ile 2004 yılları arasında ise 8 faili meçhul cinayeti aydınlattı. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 2001 yılında domuz bağı ile öldürülen minibüsçü Recep Özekerci'nin, tecavüz edilerek öldürülen 9 yaşındaki Ebru Çiftçi'nin, 2002'de bıçaklanarak öldürülen üniversite öğrencisi Durmuş Uygur'un, hırsızların evini yakarak öldürdükleri Mevlüt Baran'ın, 2003 ile 2004 yıllarında ise mafya, bar ve tren istasyonunda işlenen cinayetlerin katillerini tespit edip yakalamıştı.
Yapılan operasyon ile çalıştığı işyerinde yakalanan ve olaydan sonra evlenen bir çocuk babası Fedayi Yıldırım sorgunun ilk 4 saatinde sadece, “Bu kadını hiç tanımıyorum,” dedi. 4 saat sonra zanlı, 3 tek sigara isteyip hepsini peş peşe içmesinin ardından konuşmaya başladı. Fedayi Yıldırım “Bir gençlik hatasıydı yaptım. 5 yıldır uyuyamıyorum. Artık beni yakalayamazsınız diye düşünürken yakalandım” dedi.
Cinayeti ‘korku’ çözdü
Songül Tekeli isimli kadını boğarak öldüren katil zanlısı Cinayet Büro Amirliği Ekiplerinin başarılı çalışması sonucu 5 yıl sonra yakalandı.
DOSYA YENİDEN ELE ALINDI
2 Mayıs 2003 tarihinde Selçuklu ilçesi Abdülaziz Mahallesi Haneder Sokak'taki Şerife Apartmanı'nın zemin katında yaşayan 25 yaşındaki 1 çocuk annesi, Songül Tekeli, boğularak öldürülmüş ve paraları gasp edilmişti. Cinayetinin ardından o dönem görev yapan polisler, yüzlerce kişinin ifadesine başvurmuş ve birçok araştırma yapmasına rağmen katil zanlısı tespit edilememişti. 2004 yılından itibaren görev alan ve şuana kadar faili meçhul cinayet bırakmayan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 5 yıl önce öldürülen Songül Tekeli'nin dosyasını yeniden ele aldı.
ŞÜPHELİ SAYISI 57’YE ÇIKARILDI
Cinayet Büro Amiri Başkomiser Ertuğrul Güler ve 20 kişilik ekibi, geçmiş dönemde yapılan tüm çalışmaları ve olay yeri inceleme ekiplerinin kaydettiği görüntüleri tekrar tekrar inceledi. İncelemenin ardından öldürülen Songül Tekeli’nin üzerinden alınan kan örnekleri, belirlenen 30 şüphelinin kan örnekleriyle DNA testine gönderildi. Özel bir ekip ise Songül Tekeli’nin o dönem arkadaşlarını tespit ederek, görüşmelere başladı. Daha önce ifade veren Tekeli’nin arkadaşlarından tekrar bilgi alan ekip çelişkiler tespit etti. Bu çelişkiler doğrultusunda 30 kişilik şüpheli listesini 57’ye çıkartan ekipler zanlıları yakın takibe başladı.
ŞÜPHELERİ ÜZERİNDE TOPLADI
Songül Tekeli cinayeti ile ilgili yakın takibin devam ettiği sırada domuz bağıyla öldürülen minibüsçü Recep Özekerci'nin katilinin de 7 yıl sonra yakalanmasıyla İl Emniyet Müdürü Salih Tuzcu, Asayiş Şube Müdürlüğü önünde bir açıklama yapmıştı. Tuzcu açıklamasında, “10 yıl içinde meydana gelmiş bütün faili meçhul cinayetleri çözmeye çalışıyoruz. Şu anda ekibimiz bazı dosyaların üzerinde çalışıyor. Hiçbir kimse adaletten kaçamayacak. Cinayet zanlısı geçte olsa yakalanacak” dedi. Emniyet Müdürü Tuzcu’nun açıklamasını basından izleyen 57 kişinin bulunduğu listeden 30 yaşındaki 1 çocuk babası Fedayi Yıldırım cep telefonunu kapatıp, 3 gün evden çıkmaması üzerine şüpheleri üzerinde topladı.
İŞ YERİNDE GÖZALTINA ALINDI
Yakın takibi hissettirmeye başlayan Cinayet Bürosu dedektifleri, ilerleyen günlerde Fedayi Yıldırım’ın çalıştığı fabrikaya çeşitli bahanelerle giderek kişilik yapısıyla ilgili de bilgiler topladı. Dedektiflerin katil zanlısının çok fazla arkadaşı olmayan, içine kapanık ve ailesine bağlı biri olduğunu öğrenmelerinin ardından zanlı, Asayiş Şube Müdürü Ercan Taştekin’in talimatıyla Cinayet Büro Amiri Ertuğrul Güler tarafından ‘Bir kadınla ilgili şubeye kadar gitmemiz gerekiyor’ denilerek iş yerinde gözaltına alındı. Polisin zanlıyı iş yerinde gözaltına almasının sebebinin hasta babasıyla, 1,5 yaşındaki oğlunun durumdan olumsuz etkilenmemesini sağlamak olduğu öğrenildi.
ÖNCE TANIMIYORUM, DEDİ
Fedayi Y. sorgunun ilk 4 saatinde sadece, “Bu kadını hiç tanımıyorum” dedi. 4 saat sonra zanlı, 3 tek sigara isteyip hepsini peş peşe içmesinin ardından konuşmaya başladı. Fedayi Yıldırım, “Bir gençlik hatasıydı, 5 yıldır uyuyamıyorum. Artık beni yakalayamazsınız diye düşünürken emniyet müdürünün açıklamasını izleyip tedirgin olmuştum. 5 yıl önce olay günü Songül Tekeli ile bir kez birlikte olduk. Bazı nedenlerden dolayı aramızda tartışma çıktı. Songül, bir sopa çıkartarak sırtıma vurmaya başladı, Bende dayanamayarak yere yatırdım ve boğazını sıktım sonra kaçtım. Yıllardır olay yerinden geçemiyordum. Televizyonda Emniyet müdürünün açıklamasını dinleyince ‘Tamam şimdi sıra bana geldi ‘ dedim korktum. Yolda polis gördüğümde hemen yönümü değiştiriyordum. Çok pişmanım” diyerek suçunu itiraf etti.Zanlının suçunu itiraf etmesinin ardından parmak izi alındığında, serçe parmağının izi evde bulunan bornozun kutusundaki parmak iziyle aynı çıkması cinayeti de delillendirdi.
CİNAYET EKİBİNİ KUTLADI
İl Emniyet Müdürü Salih Tuzcu, cinayetin çözülmesinin ardından Asayiş Şube Müdürlüğü'nü ziyaret ederek Asayiş Şube Müdürü Ercan Taştekin, Cinayet Büro Amiri Ertuğrul Güler ve cinayet büro dedektiflerini tebrik etti. Konya Emniyet Müdürlüğü'nün çalışmalarının aralıksız sürdüğünü vurgulayan Salih Tuzcu, "Daha önce tozlu raflardaki dosyaları indirdiğimizi söylemiştik. Biz sözümüzü tutuyoruz. Ekiplerimiz özveriyle çalışmalarını sürdürüyor. Öldürülen her kim olursa olsun onu öldüren bir canidir. Bizim görevimiz de onu yakalayıp adalete teslim etmektir. Bin 802 gün sonra cinayet bürosu dedektiflerimiz, katil zanlısını tespit ederek yakaladı. Zanlının yakalanmasında daha önce çözülen cinayetlerde yaptığımız açıklamalar da etkili oldu. Katil panikledi. Konya’da daha önce suç işlemiş olanlar mutlaka teslim olsunlar. Olmadıkları sürece polisimiz onları bir gün mutlaka yakalayacaktır. Suç işleyecekler de suç işlemesin. Polisimiz mutlaka yakalar” dedi. Tuzcu, daha önce çözülmemiş tüm faili meçhul dosyalar üzerinde çalışmalarının sürdüğünü de eklerken sürprizlere hazırlıklı olun mesajı verdi
CSI KONYA 8 CİNAYETİ ÇÖZDÜ
CSI Konya olarak tanınan Konya Cinayet Büro Amirliği ekipleri 2004 yılından bu tarafa meydana gelen 112 cinayet olayının tüm faillerini yakalamasıyla tanınıyor. 2004 yılından bu tarafa uyguladıkları Kırmızı Alarm projesi sayesinde faili meçhul cinayet bırakmayan dedektifler, 2001 ile 2004 yılları arasında ise 8 faili meçhul cinayeti aydınlattı. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 2001 yılında domuz bağı ile öldürülen minibüsçü Recep Özekerci'nin, tecavüz edilerek öldürülen 9 yaşındaki Ebru Çiftçi'nin, 2002'de bıçaklanarak öldürülen üniversite öğrencisi Durmuş Uygur'un, hırsızların evini yakarak öldürdükleri Mevlüt Baran'ın, 2003 ile 2004 yıllarında ise mafya, bar ve tren istasyonunda işlenen cinayetlerin katillerini tespit edip yakalamıştı.
Merhaba
1450 defa okundu...












1.8275
56.820
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?







