Burs aldığı yere müdür oldu

Burs aldığı yere müdür oldu

20 Eylül 2008 Cumartesi 00:34

Üniversitede okuduğu dönemde MTAdan burs alan Mehmet Üzer, bursunu bire-iki ödedikten sonra şimdi de kurumun Genel Müdürlüğünü yapıyor.


Öğrenim yıllarında burs aldığı kurum olan MTA’ya Genel Müdür olan Mehmet Üzer, Konya’nın ciddi maden potansiyeli olduğunu söylüyor. Özellikle jeotermal konusunda zengin kaynaklara sahip olan Konya’nın termal turizm merkezi haline gelebileceğine işaret eden Üzer, Karapınar’da da önemli kömür yataklarının ortaya çıkarıldığını ve burada hidroelektrik santrali kurulması için çalışmaların başlatıldığını ifade ediyor.
ALİ ÖZCAN

* Mehmet Üzer’i tanıyalım öncelikle.
1949 yılında Beyşehir, şimdi ise Hüyük’e bağlanan Başlamış köyünde dünyaya geldim. Lise 2’ye kadar Beyşehir’de okudum. Sonra Ankara’da, Hacettepe Üniversitesi’nden 1975 yılında Kimya Yüksek Mühendisi olarak mezun oldum. İlk girdiğim yer de Maden Tetkik Arama (MTA). Neden? Çünkü MTA’dan 6 yıl burs aldım. 1975’ten 1987’ye kadar MTA’da çalıştım. Bursu bire iki karşılığını ödedim ve ayrıldım, özel sektöre gittim. 4 seneye yakın özel sektörde çalıştım. Sonra Türkiye Gübre Sanayisine Daire Başkanı olarak atandım. O ara kısa bir süre Kalkınma Bankasında Genel Koordinatörlük yaptım. Daire başkanı görevinden sonra Türkiye Gübre Sanayinde Genel Müdür Muavini ve Yönetim Kurulu Üyesi oldum. Bir sene de genel müdürlüğe vekâlet ettim. 1998 yılında Samsun Gübre Sanayine Genel Müdür oldum. Bir buçuk sene süren görevimden sonra ayrıldım. Merkeze geldim ve kısa bir zaman sonra merkeze yönetim kurulu üyesi olarak atandım. 2003 yılında tekrar Türkiye Gübre Sanayine Genel Müdür oldum. Özelleştirmeye gitmeye yakın bir zamanda, yani 2005 yılının başlarında emekli oldum. Türkiye ve KKTC’nin ortak kurduğu Kuzey Kıbrıs Denizcilik Şirketi’nde Genel Müdürlük yaptım. Bir aylık genel müdürken MTA Genel Müdürlüğüne atandım. Zaten MTA’yı hiç unutmamıştım ve görev verilince çok onure oldum. Burs aldığım yere genel müdür olmam beni çok duygulandırdı ve o günden bu yana yoğun bir şekilde çalışıyoruz.
* MTA’nın çalışmaları hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?
MTA 1935 yılında ülkemizin jeolojisini aydınlatmak, -niye jeolojisini aydınlatmak diyorum- çünkü ilk onu yapacaksınız. Bu jeolojik yapıya bağlı olarak bulunması muhtemel olan madenler, enerji hammaddelerini ortaya çıkarmak üzere kurulmuş. Aynı zamanda sektöre eleman da yetiştirilsin istenmiş. Hem bunları yapacak, hem de madencilik sektörüne eleman yetiştirecek. Gerçekten ben burada seramik bölümünde çalıştım, ülkenin seramik sektörünü buradan giden arkadaşlar kurdular. O zaman hiç jeoloğu yok yabancılar geliyor. 1950’ye kadar kuruluşunu tamamlamış. 1985 yılına kadar iyi bir çalışmayla bazı madenlerimizi bulup ortaya çıkarmış. Doğal taşlarla beraber 419 milyon ton maden üretimimiz var. Bunun 160 milyon tonu kömür ve maden. MTA buna yüzde 90 katkı sağlamış, ya bulmuş ya da bulunmasına yardımcı olmuş ama 1985’ten sonra MTA nedense ihmal edilmiş. 2005 yılında ben buraya geldim. Hızlı bir şekilde yeniden MTA’yı yapılandıralım diye düşündük. İlk çalışmalarımızdan birisi de enerji hammaddeleri aramasına başlamak. Bugüne kadar 300 bin metre sondaj yaptık. Sadece kömürde yaptığımız bu sondajla Türkiye’nin kömür rezervlerini 2.4 milyar ton artırdık. Bu 3 seneye yakın bir zamanda oldu. Daha önce 8.3 milyar tondu ve hiç artmıyordu şimdi ise 10.7 milyar ton oldu.
Jeotermalde 2 bin metre olan sondajımız 20 bin metreye çıktı. MTA’nın yıllık toplam sondajı 20 bin metre civarındaydı, şu an 200 bin metre oldu. Bunlar kısa zamanda gerçekleşti ve üstelik sondaj sayımızın azalmasına rağmen. Hızlı bir şekilde diğer metalik maden aramaları, depremsellik çalışmalarına yoğunluk verdik. Türkiye’nin heyelan risk haritasını tamamlayıp yayınladık. MTA’ya çok önem verildi. Benimde içimde bir uhde vardı ve sonucunda MTA’yı bu hale getirdik. Bir ülkenin kalkınmasında madenlerin önemi çok fazladır. Dünyada madencilikte adı geçen 132 ülke var. Bizim ülkemiz maden çeşitliliği anlamında 10. sırada. Üretim bakamından 28. sıradayız, inşallah üretim bakımından da 10. sıraya geleceğiz. 2000’li yıllarda Türkiye’nin özel sektör ve MTA toplam sondajı yıllık 50 bin metreydi, şu an 1 milyon metrenin üzerinde. Bu yeter mi? Asla yetmez. Kanada’nın geçen yıl yaptığı sondaj 14 milyon metre. Her şey gelişiyor artık, 4 bin metre sondaj yapan makineler imal ediliyor. Bizde, hem sondaj makinesi yapanları, hem de sondaj yapanları destekliyoruz.
* Madenler açısından Konya’yı değerlendirecek olursak.
Konya maden varlığı bakımından oldukça önemli illerimizden bir tanesi. Ciddi potansiyeli olan bir ilimiz. 2005 yılından itibaren Seydişehir, Tuzlukçu, Cihanbeyli, Hüyük ve Karapınar’da devam eden sondaj çalışmaları var. Seydişehir’de iki kuyu açtık. 130 litre saniyede, 42 derece sıcaklığında su çıkardık. Burada günde bir metreküp su kullanmak şartıyla 11 bin 200 yatak kapasiteli turizm tesisi kurabilirsiniz. Tuzlukçu’da sondaj yaptık, 46 derece, 60 litre saniye, bu da 5 bin 200 yatağa yetiyor. Cihanbeyli’de 49 derece, 38 litre, 3 bin 300 yataklı. Karapınar’da 450 metrelik sondajımız devam ediyor. Bunlar sadece jeotermal sondajlar.
Bir kampanya başlatmıştık. Önce enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için. Yeni kömür rezervleri tespit ettik. 16 bölgeden biri de Konya Karapınar’dı. Şu an Karapınar’da 15 binin üzerinde sondaj yaptık, yıl sonuna kadar 30 bin metre yapacağız. 550 milyon ton kömür bolduk. Bu bin megavatlık bir santralin kurulmasına yetecek kadar. Bu durum gerçekten bizi çok sevindirdi. Karapınar Konya’nın en fakir ve kurak bölgelerinden birisi. Oraya ciddi bir hayat vereceğini söyleyebiliriz. Sondajlarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. Biz bu çalışmayı bitirir bitirmez hemen santral ihalesine çıkacak. Ciddi müteşebbisler var. Konya’ya ve ülkemize ciddi bir katkı olacağını düşünüyoruz.
* Konya termal turizm merkezi olabilir mi?
Yeri gelmişken aracılığınızla duyuralım. Elektriğe uygun sahaların ihalesi devam ediyor. Isıtmaya yönelik sahaların ve daha sonra da termal tesislere uygun olan sahaların ihalesine çıkmış olacağız. Seydişehir, Tuzlukçu, Cihanbeyli’de bu yerler yol üzerinde. Termal turizm için büyük bir fırsat. Ciddi müşterileri olduğunu da görüyoruz. Çok kısa zamanda yatırımlarını gerçekleştireceğiz.
Bir diğer konu altın, metalik projemiz var bizim. Sultandağları, Beyşehir, Hüyük, tarafı. Projemiz ve sondajlarımız devam ediyor. Türkiye’nin geleninde olduğu gibi Konya’da da MTA’nın oldukça önemli çalışmalar yaptığını söyleyebilirim.
* Peki, maden arama çalışmaları noktasında istediğiniz yerde olduğunuzu söyleyebilir misiniz?
Ben, şu an maden potansiyelimiz açısından layık olduğumuz yerde olmadığımızı düşünüyorum. Çok sondaj yapmalıyız ve sabırlı olmalıyız. Bir sondajla hemen maden bulma olayı yoktur. Bir hazırlık ve araştırma devresi, jeoloji ve kurgusu vardır. En sonunda para harcanması gereken sondaj vardır. Sondaj madencilikte en ciddi aşamalardan birisi. Ben MTA’nın geçmişte yaptığını, (1950-1985 arasında) yaptığı madenciliği kısmen mostra yani görünen madencilik kısmen de az bir sondajla yaptığı madencilik olarak görüyorum. Şu an Türkiye ikinci etap madenciliğe geçti. Bu derin madenciliktir. Önce devlet geçti ve özel sektörde şu an bunun için çalışıyor. Madenlerin tamamını MTA’nın bulup ortaya çıkarması mümkün değil, MTA rehberdir nihayetinde, haritayı biz yaparız ama bunu kullanan insanlar var. MTA’da bulunan 16 bin raporu halka açtık. Eskiden bunlar el altında verilirdi ama şu an böyle bir şey yok. Çünkü biz vatandaşın parasını kullanıyoruz. Kime hizmet edeceğiz, kuruluş kanunumuzda bile var; sektöre hizmet, eleman yetiştirmek ve altyapı hizmeti.
Mesela laboratuarlarımız neredeyse kapanmak üzereydi. 10 bin numuneyi zor analiz ediyordu, şu an 50 bin numune rahat bir şekilde yapılıyor. MTA 30 bin metre sondaj yapamıyordu, şimdi 200 bin metre sondaj yapılıyor. Yıllardan sonra ilk defa rezervler değişmeye başladı. 2000’li yıllarda bizim ihracatımız 350 milyon dolardı, şu an maden ihracatımız 3 milyar dolar.
Dünyada 90 tane madenin ticareti yapılıyor, bunun 70 tanesi Türkiye’de var. 50 tanesinde kendimize yetiyoruz. Bizim esas enerji hammaddeleri petrol, doğalgaz ve kömüre ağırlık vermemiz gerekiyor. Ciddi bir kömür ithalatımız vardı santrallerimiz için. Şu an farkında olduk ve aramaya başladık. Amerika elektrik üretiminin yarısından fazlasını kömürle yapıyor. Biz biraz kolaya alıştık, madenleri kolay bulacağımızı sandık. Şu anda yerli kaynaklarımızın önemini biliyoruz. Hızlı bir şekilde aramaya başladık. Batıda bulduğumuz, 250 derece sıcaklığı olan jeotermaller var. Onlardan önce elektrik elde edeceksiniz, sonra 80 dereceye kadar düşeceksiniz, konut ısıtacaksınız ve termal turizm yapacaksınız. Sonra geri göndereceksiniz. Yani entegre kullanıma da çok uygun. Ayrıca seracılıkta kullanımı çok önemli. Biliyorsunuz seracılık; çok yoktu Türkiye’de. 3 sene önce 240 dönüm, şu an bin 200 dönüm, 2011 yılında biz 4 bin dönüm olacağını, jeotermalin potansiyelinin ortaya konmasıyla 30 bin dönüm olmasını düşünüyoruz. 30 bin dönüm demek, 30 bin insan çalışacak demek. Diğer bir hususta termal turizmde bizim Türkiye’nin yatak kapasitesi 1 milyon olacak, burada 250 bin kişi çalışacak. Demek ki sadece jeotermalde 300 bin direkt çalışan olacak, birde ailelerle düşünün.
* Özel sektörün ilgisi nasıl?
Şu an ihaleye çıktığım yerlerde inanılmaz dosya satın alınıyor. Yatırımcıda büyük hareketlilik var. Biz bundan çok memnunuz. Bunlar tabi yeni oluyor ama hızlı bir şekilde bunun gelişeceğini düşünüyorum. Madencilikte yılmadan sondaj yapmamız lazım. Yapılan sondajlar çok çok az. Bunu gerçekleştirirsek büyük kazanımlar elde edeceğiz.
* Konya’da petrol ve altın arama çalışmaları hangi aşamada?
Altın arama Türkiye genelinde olduğu gibi Konya’da da var. MTA tuz arama çalışmalarında petrole rastladı. TPAO’ya devretti. Kurumlar arası ortak çalışma da bu dönemde gerçekleşti.
* MTA olarak hedefleriniz neler?
En büyük hedeflerimden bir tanesi; jeolojik haritaları hızlı bir şekilde güncelleştirmek. Depremsellik haritamızı basmak, özel sektöre gerekli uzmanlık desteklerini sağlamak ve Türkiye’nin hak ettiği yere varabilmesi için MTA’nın maden aramacılığını sürdürmesini istiyorum. 5-6 yıl içerisinde 50 milyar dolarlık maden gelirine ulaşabiliriz. Bugün ihracatımız 3 milyar dolar, bu pekala 6 milyar dolar olabilir.
Birde Türkiye’de altınla ilgili yanlış anlaşılma var. Dışarıdan yılda 250 ton altın ithal ediyoruz. Biz yıllık 15 ton altın üretiyoruz. Altın üretimi yaptığımız alanlar da problemli, sürekli kapatılıyor. Biz hem çevremizi koruyarak hem de altın üretimini yapabiliriz. 6 bin 500 ton altın bizim altın potansiyelimiz var, 600 tonunu da görünür, işletilecek hale getirdik, üretilen ise 15 ton. Çevreyi de koruyarak -ki mümkün bu- bütün dünya bunu yapıyor. 6 milyar dolara yakın altına para veriyoruz, ciddi bir açıktır bu. Ben Türkiye’nin altın konusunda da ciddi adımlar attığını düşünüyorum.
 

ALİ ÖZCAN

Merhaba

3583 defa okundu...
İlgili Başlıklar» Bursa maçı biletleri satışa çıktı
» Şaban Çalış YÖK üyesi oldu!
» Tarihin olduğu kadar tarımın da başkenti
» Rakipler belli oldu
» Basketbol takımımız Türkiye şampiyon oldu
» AKP'nin Adayları belli oldu
» Seçim takvimi belli oldu
» Duaları kabul oldu
» Minikler şimdi okullu oldu
» Çölleşmeye model oldu
» 4 gün önce kayboldu
» Astsubay şehit oldu
» Yıldız patlayarak yok oldu
» Kamyon paramparça oldu
» Hastalara umut oldu
» Özbuğday Konya Müftüsü oldu
» ASKON Fuarına ilgi yoğun oldu
» Beyşehir'in gururu oldu
» YÖK'e danışman oldu
» 192 proje ile birinci oldu

-1°
Pazar Pazartesi Salı Çarşamba
Döviz Kurları
DOLAR          1.7650
EURO            2.3276
BORSA          59.332
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?

Eskisi daha iyidi
Kararsızım
Güzel
Çok güzel
Diğer Anketler
KONYA
  • ADANA
  • ADIYAMAN
  • AFYON
  • AĞRI
  • AKSARAY
  • AMASYA
  • ANKARA
  • ANTALYA
  • ARDAHAN
  • ARTVİN
  • AYDIN
  • BALIKESİR
  • BARTIN
  • BATMAN
  • BAYBURT
  • BİLECİK
  • BİNGÖL
  • BİTLİS
  • BOLU
  • BURDUR
  • BURSA
  • ÇANAKKALE
  • ÇANKIRI
  • ÇORUM
  • DENİZLİ
  • DİYARBAKIR
  • DÜZCE
  • EDİRNE
  • ELAZIĞ
  • ERZİNCAN
  • ERZURUM
  • ESKİŞEHİR
  • GAZİANTEP
  • GİRESUN
  • GÜMÜŞHANE
  • HAKKARİ
  • HATAY
  • IĞDIR
  • ISPARTA
  • İÇEL
  • İSTANBUL
  • İZMİR
  • KAHRAMANMARAŞ
  • KARABÜK
  • KARAMAN
  • KARS
  • KASTAMONU
  • KAYSERİ
  • KIRIKKALE
  • KIRKLARELİ
  • KIRŞEHİR
  • KİLİS
  • KOCAELİ
  • KONYA
  • KÜTAHYA
  • MALATYA
  • MANİSA
  • MARDİN
  • MUĞLA
  • MUŞ
  • NEVŞEHİR
  • NİĞDE
  • ORDU
  • OSMANİYE
  • RİZE
  • SAKARYA
  • SAMSUN
  • SİİRT
  • SİNOP
  • SİVAS
  • ŞANLIURFA
  • ŞIRNAK
  • TEKİRDAĞ
  • TOKAT
  • TRABZON
  • TUNCELİ
  • UŞAK
  • VAN
  • YALOVA
  • YOZGAT
  • ZONGULDAK
Foto Galeri Video Galeri
Türkler

yeni

TSUNAMİ

unix öğreniyoruz

Konyadan Resimler

Konya'da Lale

Tüm Galeriler
konya yemekleri
Haber Arşivi  |   Künye  |   İletişim  |   Giriş sayfam yap  |   Sık Kullanılanlara Ekle  |   Sitene ekle  |  
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz