Şaban ayının 15’inci gecesi olan Berat Gecesi
mü’minler için asla ihmal edilmemesi gereken bir gecedir.
Berat’ın gündüzünü oruçla, gecesini de ibadetle geçiren kimse
Rabb’inden gelecek lütuflara hazır olmalıdır.
Manevî huzur ve sükunun kalplere doğduğu,
coşkun rahmet dalgalarının başladığı
mübârek üç ayların ikincisi olan Şaban ayı içerisinde bulunan
Berat Gecesi her Müslüman için önemli bir zaman dilimidir.
Hz. Peygamber (sas), Şaban ayına ve özellikle bu ayın on beşinci gecesine
ayrı bir önem vererek onu ihyâ etmiştir. (Tirmizî, Savm, 39)
mü’minler için asla ihmal edilmemesi gereken bir gecedir.
Berat’ın gündüzünü oruçla, gecesini de ibadetle geçiren kimse
Rabb’inden gelecek lütuflara hazır olmalıdır.
Manevî huzur ve sükunun kalplere doğduğu,
coşkun rahmet dalgalarının başladığı
mübârek üç ayların ikincisi olan Şaban ayı içerisinde bulunan
Berat Gecesi her Müslüman için önemli bir zaman dilimidir.
Hz. Peygamber (sas), Şaban ayına ve özellikle bu ayın on beşinci gecesine
ayrı bir önem vererek onu ihyâ etmiştir. (Tirmizî, Savm, 39)
Berat, Arapçadaki “berae-beraet” kelimesinin Türkçeleşmiş halidir.
Beraet, “iki şey arasında ilişki olmaması”, “kişinin bir yükümlülükten kurtulması”
veya “yükümlülüğünün bulunmaması” anlamına gelir.
Allah’ın (cc) affı ve bağışlaması ile Müslümanların günahlarından temizlenmesi ümidiyle
bu geceye Berat Gecesi denilmiştir.
Bu gecenin diğer gecelerden daha fazla ibadet ile geçirilmesinin sebebi
şu hadis-i şeriftir:
“Şaban ayının yarı gecesi (on beşinci gece) oldu mu,
onu ibadet ve taatla geçirin.
Gündüzünde oruç tutun. Zira Allahü Teâlâ o gecenin gurûb vakti
(güneşin batmasıyla) dünya semasına rahmetle tecelli eder ve
fecir doğana kadar, ‘Yok mu bana istiğfar eden (af isteyen),
onu mağfiret (af) edeyim.
Yok mu benden rızık isteyen, ona rızık vereyim.
Yok mu bir musibete uğrayan (hasta olan), ona âfiyet bahşedeyim.
Yok mu şöyle, yok mu böyle!’ der.” buyurmuştur. (İbn Mâce, “İkame”, 191)
Beraet, “iki şey arasında ilişki olmaması”, “kişinin bir yükümlülükten kurtulması”
veya “yükümlülüğünün bulunmaması” anlamına gelir.
Allah’ın (cc) affı ve bağışlaması ile Müslümanların günahlarından temizlenmesi ümidiyle
bu geceye Berat Gecesi denilmiştir.
Bu gecenin diğer gecelerden daha fazla ibadet ile geçirilmesinin sebebi
şu hadis-i şeriftir:
“Şaban ayının yarı gecesi (on beşinci gece) oldu mu,
onu ibadet ve taatla geçirin.
Gündüzünde oruç tutun. Zira Allahü Teâlâ o gecenin gurûb vakti
(güneşin batmasıyla) dünya semasına rahmetle tecelli eder ve
fecir doğana kadar, ‘Yok mu bana istiğfar eden (af isteyen),
onu mağfiret (af) edeyim.
Yok mu benden rızık isteyen, ona rızık vereyim.
Yok mu bir musibete uğrayan (hasta olan), ona âfiyet bahşedeyim.
Yok mu şöyle, yok mu böyle!’ der.” buyurmuştur. (İbn Mâce, “İkame”, 191)
Peygamberimiz, Efendimiz (sas) başka bir hadîs-i şerifinde şöyle buyuruyor:
“Allah (cc), Şaban ayının yarı gecesinde dünya semasına
lütufla tecelli edip, ‘Kelp’ kabilesinin koyun sürüsündeki kıllardan
daha çok kimselerin günahlarını mağfiret eder (bağışlar).” (Tirmizî, “Savm”, 39; İbn Mâce, “İkame”, 191)
“Allah (cc), Şaban ayının yarı gecesinde dünya semasına
lütufla tecelli edip, ‘Kelp’ kabilesinin koyun sürüsündeki kıllardan
daha çok kimselerin günahlarını mağfiret eder (bağışlar).” (Tirmizî, “Savm”, 39; İbn Mâce, “İkame”, 191)
Bir diğer hadîs-i şerifte de Hz. Muhammed (sas) şöyle buyurmuştur:
“Allah (cc), Şaban ayının yarısında kullarının hallerini gözden geçirir,
müşrik ve kindar olanlardan başka herkesin günahlarını affeder.” (Tac, II/93)
“Allah (cc), Şaban ayının yarısında kullarının hallerini gözden geçirir,
müşrik ve kindar olanlardan başka herkesin günahlarını affeder.” (Tac, II/93)
Kontv
1412 defa okundu...







NURULLAH AYDIN
MAHMUT TOPTAŞ
AYDOĞAN DEVECİ





1.5150
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?