İl Genel Meclisi’nin Ağustos Ayı Toplantısı’nın ilk konusu Beyşehir Gölü Araştırma Komisyonu’nun hazırladığı raporun değerlendirilmesi oldu. Kuraklık, ekolojik dengenin bozulması, su kaynaklarının aşırı kullanımı gibi çeşitli nedenlerle yok olma tehdidi altında olan Beyşehir Gölü ile ilgili hazırlanan rapor meclis üyelerine anlatıldı.
GÖL İÇİN SÖZLER BİTMELİ İCRAAT BAŞLAMALI
İl Genel Meclisi Beyşehir Üyesi ve Komisyon Başkanı İzzet Taşçı, 20 yıl önce gölün en derin yerinin 25 metre olduğunu bu derinliğin şimdilerde 5 metreye kadar düştüğünü vurgulayarak, “Bu tüm bölgeyi hatta ülkeyi etkileyebilecek olan önemli bir sorun. Bu güne kadar hep Beyşehir Gölü’nün sorunları anlatıldı, dile getirildi. Ama bu sorunların çözümü için hiç kimse bir şey yapmadı. Artık sözün bitmesi, icraatın başlaması gerekir. Türkiye ve Bölge’nin göz bebeği Beyşehir Gölü’nü kaybedeceğiz. Gelecek nesillere yok olmuş, kurumuş, kirlilik içinde bir göl bırakmış olacağız” diye konuştu. DSİ’nin gölün derinlik seviyesini gerçekçi olmayan rakamlarla daha yüksek gösterdiğinin altını çizen Taşçı, olaya yapıcı ve gerçekçi yaklaşılmamasından yakındı. Taşçı, göle verilen zararın ardından bir milyon hektar tarım alanının sulanabilir olmaktan çıktığını vurgulayarak, “Artık ne yaparsak yapalım bu tarım alanlarını ve bu gölü geri kazanamayız” dedi.
TEMEL SORUN, AŞIRI SU ÇEKİMİ, KİRLENME, KURAKLIK VE YÖNETİMSİZLİK
Komisyon raporunun hazırlanmasında önemli katkıları olan Rapor Editörü SÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu, gölün beş temel sorununu: kuraklık, aşırı su çekilmesi, ekolojik dengenin bozulması, kirlenme ve yönetim yetkisinin belirsizliği olarak sıraladı. Yağışların azalmasına rağmen, buharlaşmanın ve gölden çekilen su miktarının artmasının gölün kuruma tehdidi ile karşı karşıya kalmasına neden olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Babaoğlu, “Beyşehir Gölü havzanın içme, kullanma suyu gerekse sulama suyu kaynağı açısından son derece önemlidir. Hemen hemen, bütün su sistemlerinde olduğu gibi kapalı bir su sistemi olan Beyşehir Gölü’nde sorunlar yaşanmaya başlamıştır. Son iki yıldır yağışlar bir hayli azaldı. Buna rağmen buharlaşma iyice arttı çekilen su miktarı aynı şekilde kaldı. Bugün Beyşehir Gölü’nden 360 milyon metreküp su çekiliyor. Göle su gelse de gelmese de bu su çekiliyor. Gölün su miktarını korumak için yapılabilecek tek tedbir Gembos derivasyonu aracılığıyla 130 milyon metreküp su temini sağlayabilmektir.. Gembos aracılığıyla su sağlanmazsa, su çekiminin azaltılması için radikal kararlar alınmazsa, su seviyesi regülatör kontunun altında kalarak gölde su akmayacak duruma gelinecektir. Gölden su talebi fazla olan Konya Ovası’nda su tasarrufçu tüm sistemlerin ve eğitimlerinin planlanması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Prof. Dr. Babaoğlu, gölün ciddi bir kirlenme tehdidi altında olduğunu vurgulayarak, bölgedeki tüm yerleşim yerlerinin kanalizasyon ve tarımsal atıklarının gölde toplandığını söyledi. Böyle giderse kirliliğin birkaç yıl içinde hat safhaya ulaşacağını ve gölde hiçbir canlının yaşayamayacağına dikkat çeken Prof. Dr. Babaoğlu, bölgede arıtma tesislerinin kurulmasının zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Babaoğlu, gölün kirlenmesini önlemek için göl tabanının taranması, kanalizasyon arıtma, organik tarıma geçiş ve halkın bu konuda eğitimi gibi çalışmaların yapılması gerektiğini açıkladı.
Türkiye’nin en büyük gölünün birçok tehditle karşı karşıya kalmasının en önemli sebeplerinden birinin de gölün ekolojik dengesinin bozulması olduğunun altını çizen Prof. Dr. Babaoğlu, “Kuraklık ve aşırı su çekimi yetmiyormuş gibi gölün ekolojik dengesinin insanoğlunun eliyle bozulması Türkiye’nin en büyük tatlı su gölünü bu hale getirdi. 1978’li yıllara kadar göldeki balık türü sayısı 13’tü. Bu dönemde göle ekonomik değeri yüksek olduğu gerekçesi ile dişli balık atılmış. Bu balık göldeki sazan başta olmak üzere birçok otçul balığı yemiş. Otçul balıklar tükenince gölde otlanma artmış. Daha sonra göle bilinmeyen kişiler tarafından gümüş balığı atılmış. Bu balık tüm diğer balık türlerinin yavrularını yemeye başlamış. Gölün biyolojik dengesinin düzene sokulması için bu gümüş balığının çaresine bakılmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.
1866 defa okundu...












1.8275
56.820
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?







