Beyşehir Gölü’nün sorunlarının tespit edilmesi ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla Konya İl Genel Meclisi’nde oluşturulan Beyşehir Gölü Araştırma Komisyonu tarafından, Selçuk ve Süleyman Demirel Üniversitelerinden bilim adamlarının da desteğiyle gölde araştırma yapıldığını kaydeden Komisyon Başkanı İzzet Taşçı, bu araştırmanın sonucunda Çevre ve Orman Bakanlığı ile ilgili kurumlara sunulmak üzere bir rapor hazırlandığını söyledi. Taşçı, rapor konusunda, “Belki de bugüne kadar Beyşehir Gölü ile ilgili hazırlanmış en ciddi bilimsel çalışma olmuştur” dedi.
ARITMA TESİSLERİ ŞART
Raporda, diğer birçok sorunla beraber Beyşehir Gölü’ndeki kirliliğe de dikkat çekildiğini vurgulayan Taşçı, gölün etrafındaki ilçelere bağlı 20 belde ve 30 köyün foseptiğinin Türkiye’nin içilebilir en büyük tatlı su kaynağına karıştığına tanık olduklarını dile getirdi. Beyşehir Gölü’nün bu nedenle çok ciddi bir kirlenme riski altında olduğunu gördüklerini ifade eden Taşçı, üniversitelerden gelen bilim adamlarının 2 yıl boyunca Beyşehir Gölü çevresinde yaptığı araştırmalarla da bu kirliliğin açık bir şekilde ortaya konulduğuna dikkat çekti. Göle foseptiği akan yerleşim birimlerinin doğal arıtma sistemlerine kavuşturulması için bir dizi çalışma içerisinde olduklarını belirten Taşçı, Kasım ayında yapılacak İl Genel Meclisi toplantısında bölgede doğal arıtma sistemlerinin hayata geçirilerek, göle akan kanalizasyon atıklarının önüne geçilmesi için bir önerge vereceklerini belirtti.
KİMYASAL TEHDİT
Beyşehir Gölü’nün kanalizasyon atıklarının yanı sıra, kimyasal gübre tehdidi ile de karşı karşıya olduğunu belirlediklerini vurgulayan Taşçı, Beyşehir Gölü Havzası’ndaki tarım alanlarında kullanılan 9 bin ton kimyasal gübrenin önemli bir bölümünün yağmur suları ve diğer etkenlerle göle ulaştığını söyledi. Beyşehir Gölü’ndeki otlanmanın en büyük nedeninin bu olduğunu vurgulayan Taşçı, göldeki bu sorunun önüne geçilebilmesi için bölgede organik tarımın hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Taşçı, “Beyşehir Gölü’nü kimyasal gübre tehdidinden kurtarabilmek için bölgede bir organik tarım enstitüsünün kurulmasını talep edeceğiz. Ayrıca, bölgenin organik tarım bölgesi olarak teşhir edilmesi için çalışmalar yapacağız. Bu çalışmaları çiftçimizi ikna ederek de yürütmeye gayret göstereceğiz. Bunun bölgeye çok büyük katkılar sağlayacağını düşünüyoruz” diye konuştu.
İHA
1684 defa okundu...












1.8275
56.820
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?







