ADESE'de hedef yurt dışı

ADESE'de hedef yurt dışı

27 Şubat 2008 Çarşamba 13:59

Başlarken 1991 yılında Simpaş ismiyle kurulan daha sonra ADESE adını alarak her geçen gün mağazalarına ve hizmetine bir yenisini ekleyen ADESE Alışveriş Merkezleri'nin hedefi uluslar arası firma olma


başlarken 1991 yılında Simpaş ismiyle kurulan daha sonra ADESE adını alarak her geçen gün mağazalarına ve hizmetine bir yenisini ekleyen ADESE Alışveriş Merkezleri’nin hedefi uluslar arası firma olmak. ADESE’nin gelişimi, hedefleri ve perakendecilik sektörü üzerine görüştüğümüz ADESE Genel Müdürü Ramazan Keser, ülkenin değişik illerindeki mağaza sayısını arttırdıktan sonra hedeflerinin uluslar arası bir yapıya kavuşmak olduğunu açıkladı. “Sermayenin milleti ve ırkı kalmamışken, yabancılar ülkedeki perakendecilik sektörüne sürekli yatırım yaparken bizim yerel kalmamız imkansızdır. Bizim asıl hedefimiz uluslar arası alanda hizmet veriyor olmaktır” diyen Keser, Bulgaristan, Suriye, İran, Körfez ve Afrika ülkelerinde yatırım için ön çalışmalarını başlattıklarını belirtti. Keser, yapacakları yurt dışı yatırımlarda Türkiye hatta Konya’nın ürünlerini pazarlayacaklarını vurgulayarak, bu sayede ülke ihracatının artmasına katkıda bulunabileceklerini açıkladı.
 
 
Öncelikle bize ADESE’nin tarihi ve şu anda bulunduğu noktaya gelmesini sağlayan sebepler hakkında bilgiler verir misiniz?
Her büyük atılım küçük bir adımla başlar. Bizim için o küçük adım da 1991 yılında Simpaş’ın kurulmasıydı. Asıl hedeflediğimiz şey planlı programlı, ülke ve yerel gerçekleri ve kendi gücünü bilen planlamalar yapıyor olmak ve bu planlamaları da hayata geçirebilmekti. Biz bu anlamda kısa, orta ve uzun vadeli planlamalar yapıyoruz. Bunun için gerekli olan bütçelerimiz ve nazım planlarımız var. Bu planlamaları ülke ve kendi gerçeklerinizle uyuşturabilirseniz ve planlamanızla da samimiyseniz başarı kendiliğinden geliyor zaten. Ben başarımızı buna borçlu olduğumuzu düşünüyorum.
2 BİN 500 KİŞİYE DOĞRUDAN BİNLERCE KİŞİYE DOLAYLI İSTİHDAM SAĞLIYORUZ
ADESE olarak şu anda yüzü aşkın mağazada milyonlarca insana hizmet veriyor ve 2 bin 500 kişiye doğrudan istihdam sağlıyorsunuz. Aynı zamanda birçok firmanın ürününü satarak dolaylı yoldan istihdama büyük katkıda bulunuyorsunuz. İstihdama katkılarınız hakkında bilgi verir misiniz?
İttifak Holding’in kuruluş gayesi insanlara istihdam sağlamaktı. Çok mütevazı birkaç kişinin başlattığı hareket zamanla çok büyük kitlelere ulaştı. Ana gayemizden hiç şaşmadık. Şu anda İttifak Holding’in 3 bin altı yüze yakın çalışanı var. ADESE üzerinden bakıldığında da 2 bin 500’e yakın çalışanımız var.
Bu bizim doğrudan istihdamımız. Bunun dolaylı istihdamı da var. Marketlerimizde 42 bine yakın mal satıyoruz. Bu malların üretim aşamaları, lojistik aşamaları, sunum ve perakende satış aşamalarının da çeşitli kademelerinde büyük istihdamlar var.
Perakende sektörü bu anlamda bakıldığında tekstil gibi bir iki sektör dışında birim sermaye ile elde edilebilecek istihdam verimliliği açısından en iyi sektörlerden birisidir. Biz şu anda 24 bin YTL’lik yatırımla bir kişi istihdam edebiliyoruz. Her bir kişiyi istihdam edebilmek için bir yatırım maliyeti vardır. Kısaca, buna birim insan ve birim istihdam maliyetinin yatırımsal ifadesi diyebiliriz. Tasarrufların ve sermayenin kısıtlı olduğu ülkemizde işsizlik oranı yüzde 10’u geçerken bu tür sektörler işin gerçeği istihdam için ideal sektörlerdir.
Öte yandan birçok sektörde yapılacak yatırımın ithal zorunluluğu vardır. Perakendecilik sektörünün ise ithal zorunluluğu neredeyse yok. Bir kişiyi istihdam etmek için yurt dışından ithal etmek zorunda kaldığınız tutar neredeyse sıfıra yakındır. İşsizliğin yoğun olduğu ülkelerde emeğin yoğun olduğu yatırımlar teşvik edilmeli. Bu yatırımların başında da bence perakendecilik geliyor.
ADESE’nin bu kadar büyümesinde hizmet verdiği perakendecilik sektörünün büyümesinin etkisi var mı? Perakendecilik sektörüyle ilgili değerlendirmelerde bulunur musunuz?

Bizim büyümemizde sektörün büyük etkisi var tabi. Perakendecilik sektörü reytingi en yüksek olan sektörlerden birisi. Bu reytingin yüksek olmasının sebebi, işin gerçeği, yabancı sermayenin bu alana doğrudan talebinin artıyor olmasıdır. Şu anda baktığımızda ülkedeki sektörün büyüklerinin ciddi bir kısmı ya doğrudan yabancı sermaye ya da yabancı sermaye vasıtasıyla kurulan şirketlerden oluşuyor. Bu da sektöre ciddi bir dinamizm kazandırıyor. Bu sektörün yolunun gelecekte de çok açık olduğunu düşünüyoruz.
Ülkemizdeki perakende sektörünün ancak yüzde 35’i organize olmuş durumda. Başka bir ifadeyle sektörün yüzde 65’i organize olmayanlardan oluşuyor. Bunların önemli bir kısmı kayıt dışı çalışıyor maalesef. Gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşabilmek için bu sektörün ciddi bir bölümünün disipline edilmesi ve kayıt altına alınması gerekiyor. Bu da organize olmakla mümkün. Eğer bugünkü seviyede toplam perakendeciliğin sadece yüzde 35’inin organize olduğu düşünülürse; teknik bakımdan şu anda mevcut halinden iki katına çıkma olanağı var.
Biz Türkiye ekonomisinin de büyümek üzere olduğuna inanıyoruz. Her ne kadar mali veriler iç açıcı olmasa da bunun geçici olduğunu, konjonktürel dış kaynaklı bazı hareketlenmelerden kaynaklandığını ve yılın ikinci yarısından itibaren ülke ekonomisinin daha rahat verimli büyüme sağlayabileceğini düşünüyoruz. 2008’in sonuna geldiğimizde büyüme oranımız yüzde 5’in üzerine çıkacaktır. Bu da perakendecilik sektörünü doğrudan etkileyecektir.
Daha açık ifade etmek gerekirse, birincisi, ülkedeki perakendecilik sektörü doğası gereği bir bu kadar daha organize olmak zorunda. İkincisi, ekonomideki topyekün büyüme perakendecilikte de çarpan katsayısı kadar büyümeyi sağlayacağından sektörümüzün 2008 ve 2009 da altın çağını yaşayacağına inanıyoruz.
Biz de ADESE olarak bu büyümenin gerisinde kalmamamız gerektiğini düşünüyoruz. Hatta ve hatta sektörün önünde olmalıyız. Geçtiğimiz 2 yılda biz sektörün hem ciro, hem istihdam hem de metrekare olarak ortalama büyüme hızından daha fazla büyüdük. İnşallah 2008 ve 2009’da gerçekleştirdiğimiz bu büyümeleri arttırarak devam ettireceğiz.
YABANCILAR TÜRKİYE’YE YATIRIM YAPARKEN BİZ YEREL KALAMAYIZ
2001 yılında Ankara’da açtığınız mağaza ile başlattığınız ulusallaşma sürecini 2007’de çeşitli illerdeki şubelerle hızlandırarak devam ettiriyorsunuz. Ulusallaşma süreciniz hakkında bilgiler verir misiniz?
Artık günümüzde sermayenin milleti, ulusu kalmamışken bizim yerel kalıyor olmamız zaten düşünülemez. Bu anlamda, doğrusunu söylemek gerekirse bizim de asıl hedefimiz Türkiye’nin en büyükleri arasında olmak değil uluslararası bir firma olmaktır. Bunu yapmak için sağlam dinamiklerinizi gözden geçirip test edip onlar üzerine uluslararası vizyonları ilave ediyor olmamız lazım. Biz geçtiğimiz yıllarda gerek lojistik, gerek bilgi sistemleri gerekse insan kaynakları açısından alt yapımızı oluşturduk. Şu anda mevcut kapasitemizle mevcut kaynaklarımızdan yüzde 30 fazlasına hizmet verecek yapıdayız. Yani hiçbir ek yatırım yapmadan yüzde 30 büyüyebiliriz. Kaldı ki bu alandaki yatırımlarımız da hala devam ediyor.
Biz bir yandan, biraz önce söylediğim, içerideki altyapıya ilişkin yatırım maliyetlerini sağlarken bir yandan da büyümenin maliyetlerini ödemeye çalışıyoruz. Olaya bu açıdan bakıldığında bu kadar hızlı sermaye hareketlerinin olduğu bir dönemde ADESE’nin yerel kalıyor olması zaten düşünülemez. Az önce de söylediğim gibi, bizim hedefimiz ulusal olmak değil uluslararası olmaktır.
Bunu Konya özelinde düşündüğümüzde de şehrimizde belki geçmişte x veya y firmaları varken, bir süre sonra çok daha farklı aktörlerin de burada yer aldığını göreceksiniz. Bizim de ADESE olarak başka yerlere gitmemiz çok gerekli. Biz uluslararası tüzel kişilik kazanacağız. Bu alandaki süreci inşallah 2009 yılında daha net ifade edebileceğiz.
ULUSALLAŞMAYI HIZLANDIRIP ULUSLARARASINA YÖNELECEĞİZ
Ulusal düzeyde ne gibi yatırım projeleriniz var?
Ereğli’de bir alışveriş merkezi tasarlıyoruz. İnşallah 2008 sonunda hizmete açılacak. Daha yakın tarihte bu ayın 29’unda Ankara Gölbaşı’nda şube açacağız. Nisan ayının sonunda İzmit ve Mut şubesini, Mayıs ayında ise Karaman şubesini açmayı planlıyoruz. İstanbul ve Ankara’nın çeşitli yerlerinde şube açma projelerimiz var. Bizim 2008 yılında 30 yeni şube açma hedefimiz vardı. Bunlardan birini açtık, 29 tanesini de önümüzdeki aylarda inşallah hizmete sunacağız.
Biz öncelikle sektörün ilk beşinde yer almak istiyoruz. Bu beş statik bir beş değil. Oldukça yoğun sermaye hareketlerinin ve büyümenin olduğu uluslararası şirketlerin artık her yönüyle faaliyet gösterdiği bir ilk beş. Önce ulusal olacağız, daha sonra uluslararası…
YURT DIŞINA YATIRIM İMTİYAZLARINDAN FAYDALANACAĞIZ
Bize yurt dışına yatırım yapma kararı vermenizin nedeni ve yurt dışı yatırımı konusunda yaptığınız çalışmalar hakkında bilgiler verir misiniz?
Yurt dışına direkt yatırımımız başlamadı. Bulgaristan, Suriye ve körfezdeki birkaç ülke de yatırım yapmak için ön çalışmalarımıza başladık.
Yurt dışına yatırım yapmamızın sebeplerine gelince… Artık günümüzde herkes yabancı sermayeyi kendi ülkesine çekmek istiyor. Bunla ilgili çeşitli teşvikler çeşitli cazibeler ve imkânlar sunuyorlar. Türkiye’ye gelen perakendecilikle ilgili doğrudan yabancı sermayeler de bunun nimetinden faydalanıyor. Bu anlamda bakıldığında aynı pazardayız ama onlar bizlere göre daha avantajlı konuma sahip. Çünkü bu imtiyazlardan faydalanıyor. Biz de aynı normlarıyla bir başka ülkeye gittiğimizde diğer ülkelerden bu imtiyazları alabileceğiz.
DOĞU PAZARI PERAKENDECİLİK İÇİN GELİŞMEYE ÇOK MÜSAAİT
Uluslararası hedeflerinizin daha çok doğuda olması dikkatimi çekti bunun sebebi ne?
Aslında tamamı doğuda değil. Afrika ve kuzeydeki ülkeler de yatırım hedeflerimiz arasında. Biz Almanya’da da marketçilik yaptık. Almanya’nın ekonomisinin ve tüketim eğilimin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Ama oranın büyümeye ve geleceğe ilişkin çok pozitif olduğunu düşünmüyoruz. Bu Batı Avrupa’nın geneli için de aynı.
İçinde bulunduğumuz perakendecilik sektörünün çok hızlı gelişmesine müsait ülkeler var.
Elinizdeki sermayeyi gelişmesi muhtemel olan ülkelere mi yaparsınız yoksa zor olan yere mi? Zaten onlar da kendi ülkelerinde çok zorlanıyorlar ki; bizim gibi pazarlara geliyorlar.
Bahsettiğiniz pazarları Türkiye uzun zamandır ihmal ediyor. Sizin yapacağınız yatırımlar Türkiye’de üretilen ürünlerin bu ülkelere ihraç edilmesini de sağlayacak mı?
Bu ülkelere gittiğimizde illaki ülkemizden hatta Konya’dan malları pazarlayacağız. Bunun adı da ihracat, başka bir ifadeyle döviz kazandırıcı faaliyettir. Bu anlamda bakıldığında da biraz önce bahsettiğim gibi bizim sektörümüzün yatırım maliyeti fazla yüksek değil. Esas olan bizim sektörde işletmecilik ve yönetişimdir. Böylece kapital harcamaksızın bilgi ve tecrübenizle ülkeye döviz kazandırmış oluyorsunuz. Bu bence çok önemsenmesi gereken bir unsur. İhracatın diğer türlerini küçümsemek istemiyorum; ancak çarpan katsayıları ve verimlilikleri bundan daha düşük. Ama bu anlamıyla “know-how”lardan oluşan değerler elde ettiğimizde ülkedeki değerlerimizden kaybımız neredeyse sıfıra yakın. Çünkü bilgi paylaşıldıkça büyür.
Önümüzdeki dönem için istihdam yatırım planınız nedir?
Bu yıl 850-900 ilave istihdamımızın olmasını planlıyoruz ve bunun 2009’da ve ileri yıllarda da devam ettirilmesini planlıyoruz. Biz ADESE olarak sürdürülebilir başarının gerçek başarı olduğunu ve daimi başarının da tesadüf olamayacağına inanıyoruz. Bu anlamıyla bizim geçmişten başlayan sürecimizin gelecekte de devam edeceğine inanıyoruz.
Konya’ya getirdiğiniz kazanımlar ve Konya’ya yatırım planlarınız hakkında bilgi verir misiniz?
Bizim İttifak Holding olarak bakarsak 860 trilyonluk bir ciro büyüklüğümüz var. Bu 860 trilyonluk ciro büyüklüğünün ciddi bir bölümünü Konya’da üretiyor ve muhasebeleştiriyoruz. Merkezimiz Konya. Yine geçen yıl 34 trilyon civarında çeşitli adlar altında vergi, SSK primi, stopaj gibi Konya ekonomisine kazandırdık. Türkiye’nin gayri safi milli hasılası 520 milyar dolar olarak öngörülüyor. Biz de ADESE olarak baktığımızda Türkiye ekonomisinin binde birine hitap ediyoruz. Konya’nın, Türkiye ekonomisindeki durumuna bakılırsa Konya’nın ise yüzde 2-2.5’unu oluşturmaktayız. İnşallah bizim gibi grup ve şirketlerin sayısı artar ve Konya bundan kazançlı çıkar.
YABANCILAR NEDEN PERAKENDECİLİĞE YATIRIMI ARTTIRIYOR?
Yabancılar perakendecilik sektöründe neden bu kadar ilgi gösteriyor?
Bizdeki verilere göre şu anda Türkiye’de faaliyet gösteren 18 bin tüzel kişilik var yabancı olarak. Bunlar perakendecilik, bankacılık, imalat, üretim ve hizmette var. Neredeyse hemen hemen her sektörde yabancı var. Doğal olarak bizim sektörümüzde de yabancılar çok etkin. Yani sadece bizim sektörümüzde etkili değiller.
Bir ülkenin gelecekte iyi ve istikrarlı olacağına ve uluslararası sermaye açısından cazip olacağına inanılıyorsa, o ülkeye kısa vadeli para hareketleri başlar. Önce sizin hazine bononuz ve devlet tahliliniz, ardından borsadaki hisse senetlerinizi alıp satmaya başlarlar. Eğer o ülkeden nemalanacağına inanırlarsa yavaş yavaş doğrudan yatırımlara başlarlar ve sermaye hareketleri başlar. Daha uzun süreli park etme arzusundadırlar. Bunlar da ilerleyen dönemlerde gayrimenkul alımlarına kadar uzanan süreçleri yaşar. Türkiye bu süreçlerin her aşamasını birer birer geçiyor. Ben yabancıların Türkiye’ye ilgisinin artarak devam edeceğine inanıyorum. Türkiye’ye doğrudan sermaye olarak gelen 22 milyar dolar rakamının daha da artacağını düşünüyorum. Bunun bir bölümü de tabi ki perakendecilik sektörüne girecek.
TÜRKİYE’DE YABANCILARLA REKABETTE BİR ARTIMIZ VAR
Sizin yerli ve milli bir firma olmanız sektördeki yabancılarla rekabetinizi nasıl etkiler? Uluslararası normları kendi içinizde özümseyip onu milli değerlerinizle çarpan hale getirirseniz son derece pozitif etkilediğini düşünüyoruz. Ama; sadece özenti, kıskançlık ve şovenist duygularla yaklaşırsak bir süre sonra onların çalışanı oluruz. Biz ilkini yaptığımızı düşünüyoruz. Biz onların nasıl çalıştıklarını nasıl başarılı olduklarını biliyoruz. Biz de altyapımızı bu normlar üzerine kurduk. Onlardan da bir artımız var. Halkımızı yani müşterimizi iyi tanıyoruz. Yönetişimi ve kapitalin ne anlama geldiğini onlar kadar iyi bildiğimizi düşünüyoruz. Bu nedenle biz onlardan Türkiye’de bir sıfır öndeyiz.
Perakendecilik sektörünün sorunları nelerdir?
Her sektörün sorunu olduğu gibi bizim de sorunlarımız var. Mahalli idarelerle ilgili bazı sorunlarımız oluyor. Bürokratik engeller tabi ki bizde de sürüyor. Başta yerel idarelerin çeşitli süreçleri bizi de etkiliyor. Bunun yanı sıra sektörün kalifiye eleman ihtiyacı çok fazla. Sektör çok hızlı büyüyor, emek arzı aynı yoğunlukta değil. Bu alanda yer yer sıkıntılar çekiliyor. Ya da kendimiz eleman alıp yetiştiriyoruz. Bu da işletmelerin zaman ve maliyet yükümlülükleri arttırıyor. Bunun dışında hâlâ yılan hikayesine dönüşmüş bir yasa tasarımız var. Bunun bir an önce şekillenmesini arzu ediyoruz. Ama bu tür sorunlar giderilmiş olsa da bir süre sonra başka sorunlardan bahsedeceğiz. Dikensiz bir gül bahçesi beklemiyoruz zaten.
ÜLKEDEKİ BAKKAL SAYISI AVRUPADAKİ TOPLAMINDAN FAZLA
Son olarak yıllardır bakkalların perakendecilik sektöründe hizmet veren büyük firmalara tepkisi var. Konuyla ilgili ne söylemek istersiniz?
Bizdeki verilere göre Türkiye’de 130 bin bakkal ve benzeri esnaf var. Yine bizdeki bilgilere göre Avrupa’da bu tür bakkal ve benzeri işyerlerinin sayısı 110 bin. Yani Türkiye’nin toplam bakkal sayısı Avrupa’nın toplam bakkal sayısından fazla. Küçük sermayelerle, kayıt dışı çalışarak, bireysel emekleri ön plana çıkararak, kalite ve normların kontrol edip tescillenemediği tüketici hakkının korunmadığı şekilde başarı mümkün değil. Bir tarafta siz sınırlı sermayeniz ve imkânlarınızla çeşitli mal ve hizmet gruplarını satmaya, bir taraftan da büyümeye çalışacaksınız. Bu firmaların gıda laboratuarı oluşturması, gerekli soğuk hava depolarına, yetiştirme çiftliklerine gibi gerekli tesislere sahip olmaları mümkün değil. Bunu isteseler de yapamazlar. Kaldı ki bunların büyük bir kısmı kayıt dışı çalışıyor. Eğitim seviyesi düşük, istihdam ağırlıklı ya da aile ölçeği ile çalışıyor. Siz bir tüketici olarak gıda kontrolünün, sağlık ve hijyen kontrolünün sürekli yapıldığı kayıt içi ekonomide çalışan, daha huzurlu ve güvenli ortamlarda mı alışveriş yapmak istersiniz yoksa diğer ortamlar da mı? O zaman 130 bini korumak ve kollamak adına, üstelik haksız yere koruyup kollamak adına 70 milyon insan cezalandırılmıyor mu? O zaman siz her tarafa ek kontrol sistemi mi kuracaksınız? Sağlık ocağı mı açacaksınız? Haliyle, bunun yapılması mümkün değil. Ekonominin kendi kuralları vardır. Siz bunlara karşı gelerek sadece gecikmeye sebep olabilirsiniz. Ne olursa olsun bu kurallar zaten işleyecektir.
foto altı: ADESE Genel Müdürü Ramazan Keser, perakende sektörünün gelişmesi açısından uygun olan İran, Suriye ve bazı körfez ülkelerinde yatırım çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.
 
Merhaba

1504 defa okundu...
İlgili Başlıklar» İttifak’ta hedef Borsa
» Medyanın hedefi İslam
» Şeker'de hedef büyük
» İsrail'in hedefi İslam
» PKK, Türkiye'nin hedefi
» Millet bir, hedef tek

-1°
Pazar Pazartesi Salı Çarşamba
Döviz Kurları
DOLAR          1.7650
EURO            2.3276
BORSA          59.332
Yeni tasarımımızı nasıl buldunuz?

Eskisi daha iyidi
Kararsızım
Güzel
Çok güzel
Diğer Anketler
KONYA
  • ADANA
  • ADIYAMAN
  • AFYON
  • AĞRI
  • AKSARAY
  • AMASYA
  • ANKARA
  • ANTALYA
  • ARDAHAN
  • ARTVİN
  • AYDIN
  • BALIKESİR
  • BARTIN
  • BATMAN
  • BAYBURT
  • BİLECİK
  • BİNGÖL
  • BİTLİS
  • BOLU
  • BURDUR
  • BURSA
  • ÇANAKKALE
  • ÇANKIRI
  • ÇORUM
  • DENİZLİ
  • DİYARBAKIR
  • DÜZCE
  • EDİRNE
  • ELAZIĞ
  • ERZİNCAN
  • ERZURUM
  • ESKİŞEHİR
  • GAZİANTEP
  • GİRESUN
  • GÜMÜŞHANE
  • HAKKARİ
  • HATAY
  • IĞDIR
  • ISPARTA
  • İÇEL
  • İSTANBUL
  • İZMİR
  • KAHRAMANMARAŞ
  • KARABÜK
  • KARAMAN
  • KARS
  • KASTAMONU
  • KAYSERİ
  • KIRIKKALE
  • KIRKLARELİ
  • KIRŞEHİR
  • KİLİS
  • KOCAELİ
  • KONYA
  • KÜTAHYA
  • MALATYA
  • MANİSA
  • MARDİN
  • MUĞLA
  • MUŞ
  • NEVŞEHİR
  • NİĞDE
  • ORDU
  • OSMANİYE
  • RİZE
  • SAKARYA
  • SAMSUN
  • SİİRT
  • SİNOP
  • SİVAS
  • ŞANLIURFA
  • ŞIRNAK
  • TEKİRDAĞ
  • TOKAT
  • TRABZON
  • TUNCELİ
  • UŞAK
  • VAN
  • YALOVA
  • YOZGAT
  • ZONGULDAK
Foto Galeri Video Galeri
Türkler

yeni

TSUNAMİ

unix öğreniyoruz

Konyadan Resimler

Konya'da Lale

Tüm Galeriler
konya yemekleri
Haber Arşivi  |   Künye  |   İletişim  |   Giriş sayfam yap  |   Sık Kullanılanlara Ekle  |   Sitene ekle  |  
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz